WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/631 Esas
KARAR NO:2024/161 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:11/09/2023
KARAR TARİHİ:21/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin takviye edici gıda üretim, satış ve pazarlaması işi ile uğraşan bir şirket olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında --------üretim sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin davalı için ürün üretmeye başladığını, bunun neticesinde gelişen ticari ilişki çerçevesinde müvekkili şirketin davalı borçlu için bir kısım ürünleri üretip teslim ettiğini, bunun sonrasında davalı şirket tarafından sebepsiz biçimde sipariş verme işlemlerinin durdurulduğunu, üretilip teslimi sağlanan ürünlere ait fatura bedellerinin vadeleri geçmesine rağmen uzun süre ödenmediğini, defalarca yapılan görüşmeler neticesinde bu alacağın bir kısmının ödendiğini, bir kısmının ise halen ödenmediğini, ödenmeyen işbu 531.126,38 TL tutarındaki alacak için davalı şirket aleyhine ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı sonrasında taraflarınca----------- dosyasında açılan itirazın iptali davasının halen sürmekte olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı eylemlerde ısrar etmesi neticesinde taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi ve ticari ilişkinin müvekkili açısından artık katlanılmaz bir hal aldığını, bahse konu sözleşmenin 12.3 maddesinde tarafların herhangi bir zamanda ve gerekçe dahi bildirmeden 30 gün önceden diğer tarafa noter kanalıyla göndereceği ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak ve tazminat yükümlülüğü altına girmeksizin feshedebileceklerinin düzenlendiğini, müvekkili şirketin izah edilen sebeplerle ve her türlü alacak ve diğer talep haklarının saklı kalması kaydıyla taraflar arasındaki sözleşmeyi bu madde doğrultusunda 20/05/2023 tarihi itibariyle feshettiğini, bu fesih işleminin davalı şirkete gönderilmiş olan --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, bu sözleşmenin 12.6 maddesinde müvekkilinin fesih halinde davalı şirkete ait bütün başlangıç malzemelerini, yarı mamul ürünleri, bitmiş ürünleri ve ambalaj malzemelerini fesih tarihinden itibaren 15 gün içinde davalıya veya göstereceği kişilere iade edeceğinin belirtildiğini, ihtarnamenin 20/04/2023 tarihinde davalı şirkete tebliğ olmasına rağmen davalı tarafından müvekkili şirkete resmi hiçbir bildirim yapılmadığını, bedeli karşılığında davalıya fatura edilmek suretiyle iadeleri sağlanacak ürünlerin listesi ve bedelleri davalı şirket avukatı olan --------- tarafından 04/05/2023 tarihli eposta ile istenildiğini, 09/05/2023 tarihli eposta ile talep edilen listenin kendisine iletildiğini, davalı tarafından bu epostaya rağmen cevap verilmediğini, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyen 15 günlük sürenin bitimi ve fesih tarihi sonrasında müvekkili şirket tarafından bahse konu ürünler için -------Euro bedelli üç adet elektronik fatura tanzim edilerek elektronik sistemden davalıya aynı tarihte tebliğ edildiğini, aradan geçen süreye ve yapılan görüşmelere rağmen bu fatura bedellerinin ödenmediğini, yine elektronik sistemden davalıya tebliğ olunan ------ adet faturanın da ödenmediğini, davalı şirketin dava konusu 5 adet faturayı ödememesi üzerine davalı şirkete gönderilen ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu faturaların ihtarnamenin kendilerine tebliğinden itibaren 7 gün içinde müvekkiline ödenmesinin ihtar edildiğini, bu ihtarın davalıya 23/06/2023 günü tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ve cevap verilmediğini, bunun üzerine alacaklarının tahsili için--------- sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibe, takip konusu asıl alacak borçlarına, işlemiş ve işleyecek faizlerine, ihtarname masrafı ile diğer tüm ferilere itirazda bulunulduğunu, icra takibinin durmasına neden olduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu tüm itirazların haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, ödemeyi geciktirmeye yönelik olduğunu, tarafların öncelikle TTK.m5/A hükmü uyarınca ticari arabuluculuk başvurusu yapıldığını, bu başvuru sonucu anlaşma sağlanamadığını, davalının müvekkili tarafından üretilen ürünlerin kusurlu olması iddiasına dayalı zarar iddiaları üzerinden yapmış oldukları itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu konunun dava ve takip konusu alacak ile bir ilgisinin bulunmadığını, davalının itirazlarını kabul etmediklerini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davalının-------- takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %40'ı tutarında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili şirketin siparişlerine nazaran daha fazla hammadde iade etmek istediğini, müvekkili şirketin siparişlerinin çok üzerinde hammadde alındığını, bundan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davacı tarafın iade etmek istediği hammaddelere ilişkin belirlediği fiyatların sözleşme kapsamında anlaşılan fiyatın ve piyasanın çok üzerinde olduğunu, davacı tarafın sözleşmenin feshinden önce üretilecek ürünlere ilişkin birim maliyeti tek taraflı olarak arttırdığını, davacı ile bu konuda görüşmeler yapıldığını, ürün bedellerine ilişkin bu sorunun bir süre sonra çözülse de yaşanan bu gecikmenin sipariş konusu ürünlerin müvekkili şirkete geç teslim edilmesine yol açtığını, ürünlerin geç teslim edilmesinin stoğunda ürün kalmayan müvekkili şirketi zarara uğrattığını, bu durumun davacının keyfi hareket ettiğinin açık göstergesi olduğunu, malzeme ve ambalaj bedellerine ilişkin faturaların kabul edilemez olduğunu, ambalaj ve etiketlerin üzerinde ürünlerin davacı şirket tarafından üretildiğinin yazılı olduğunu, bu durumun sözleşmeye aykırı olduğunu, bu haliyle ambalaj ve etiketlerin kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirket tarafından -----markalı------------- ürünün üretildiğini, bu içeriğin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında üretilen ürüne muadil olduğunu, davacı tarafın piyasadan müvekkili şirketin siparişleri için satın aldığını iddia ettiği hammaddeleri kendi ürettiği ------- markalı ürünlerde kullanabileceğini, dava dilekçesinde bu hammaddelerin davacı ürünlerinde kullanılamayacağı ileri sürülmüşse de ürün içerikleri göz önüne alındığında bu iddianın doğru olmadığının anlaşıldığını, davacının iade etmek istediği hammaddeleri kendi ürünlerinde kullanmak yerine müvekkili şirkete satmayı tercih etmesinin bir sebebinin olması gerektiğini, davacı tarafın bozuk ayıplı hammaddeleri müvekkili şirkete satarak haksız kazanç elde etmeçabasında olduğunu, müvekkili şirketin siparişi üzerine davacı şirketin ürettiği ---------- ürünlerinin gizli ayıp içerdiğinin ortaya çıktığını, davacı şirketin ürünleri sıcaklık koşuluna bağlı olmaksızın yüksek sıcaklığa maruz kalmasa dahi bozulma gösterdiğinden bu durumun ürünlerin ayıplı olduğunu gösterdiğini, yabancı para birimi üzerinden talepte bulunulmasının yasaya aykırı olduğunu, mahkememizde açılan işbu davanın --------sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline ilişkin olduğunu, davacı tarafın başlattığı icra takibinde TL, USD ve Euro cinsinden düzenlediği fatura bedellerine yönelik toplam 1.708.196,00 TL alacak iddiasında bulunulduğunu, davacı tarafın işbu davadan önce müvekkili şirket aleyhine ------- esas sayılı dosyası ile aynı ticari ilişki nedeniyle düzenlediği faturalar için alacak talebinde bulunduğunu, müvekkili şirketin itirazı üzerine ----- esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, her iki davanın sebebinin taraflar arasındaki fason üretim sözleşmesinden kaynaklandığını, ------ Mahkemesinde görülen davaya konu faturaların bitmiş ürün bedellerine ilişkin olduğunu, mahkememizde açılan davaya konu ürünleri sözleşmenin feshi üzerine davacının iade etmek istediği hammadde bedellerine ilişkin olduğunu, her iki davanın aynı hukuki ilişkiden kaynaklanması ve ticari ilişkinin bir bütün olarak incelenmesi gereği nazara alındığında işbu davanın ----- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, haksız ve dayanaksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle İİK 67 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf davalı ile aralarında imzalanan fason üretim sözleşmesinin feshi nedeniyle elinde bulunan hammadde, yarı mamul ürünler ile ambalaj malzemelerinin davalıya iadesi için fatura düzenlemiş, davalı tarafça kabul edilmemesi üzerine icra takibine konu etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile mahkememizde açılan davanın ------ sayılı dosyası ile birleştirilmesi talep edildiğinden dosya getirtilerek incelenmiş, davanın itirazın iptali davası olduğu, taraflarının aynı olduğu, uyuşmazlığı da aynı sözleşmeden kaynaklı olup -----dosyasında davacının üretip davalıya teslim ettiği ürünlerin bedeline ilişkin olarak düzenlediği faturalar nedeniyle dava açtığı, davalı yanın gerek mahkememiz dosyasına sunduğu gerekse -----sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesindeki savunmalarının birebir aynı olduğu anlaşılmıştır.HMK 166. maddesinde davaların birleştirilmesi hususu düzenlenmiş olup aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması halinde davanın her aşamasında talep üzerine yahut mahkemece kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemedeki dava ile birleştirilmesinin mümkün olduğu, Aynı maddenin 4 fıkrasında da davaların aynı yahut benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantının var sayılacağı kabul edilmiştir. Mahkememizde açılan dava ile----- dava dosyası arasında gerek taraflar ve gerekse konusu bakımından fiili ve hukuki irtibat bulunması itibariyle daha sonra açıldığı anlaşılan mahkememiz dava dosyasının ----- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememiz dosyasının--------ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
Esasın bu şekilde kapatılmasına,
2-Yargılamaya birleştirilen dosya üzerinden devam edilmesine,
3-Yargılama gideri ve vekalet ücretinin birleştirilen dosyada karara bağlanmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, esas hükümle birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/02/2024