WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/504
KARAR NO : 2023/732

DAVA : İtirazın İptali ( Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/09/2018
KARAR TARİHİ : 11/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ( Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ------ arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, müvekkilince dava dışı şirkete ticari kredili mevduat ve teminat mektubu kredisi kullandırıldığını, davalıların krediden kaynaklanan borçları ödemediklerini, davalılara -----Noterliği'nin 20/06/2018 tarih ------ yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek borcun ödenmesinin istendiğini, ancak borcun tamamının ödenmediğini, borcun tahsili amacıyla davalılar hakkında------. İcra Müdürlüğü'nün -----sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalıların takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu belirterek davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın 2.000.000 TL.değer göstermek suretiyle dava açmasının hatalı ve haksız olduğunu, takip dosyasında yapılan itirazın kısmi itiraz olup yalnızca işlemiş faiz ve işleyecek faiz oranına itiraz edildiğini, bu nedenle tüm takibe itiraz edilmiş gibi dava açılmasının doğru olmadığını, takip öncesi %58 oranında faiz işletilmesiyle takibin devamında %30,24 temerrüt faizi istenmesinin fahiş olduğunu, gönderilen kat ihtarına da itiraz edildiğini, ihtarnamede hangi oranda faiz ve temerrüt faizi uygulandığına dair açıklayıcı bir bilgi olmadığını, asıl borçlu şirket hakkında açılan konkordato davasında mühlet kararı verildiğini, bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile;İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce yürütülen yargılama neticesinde 05/02/2020 tarih, ----Sayılı karar ile davalılar -----yönünden açılan davanın HMK 114/1-h maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalı----- yönünden açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkememiz kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiş,----Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesi'nin 01/06/2023 tarih, -----. Sayılı ilamı ile "Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan banka alacağının tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali talebine ilişkindir.İlk derce mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalılar -----aleyhine açılan davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, diğer davalı ----- aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, davalı ------yönünden kuralan hükme yönelik yasal sürede istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı yanca davalılar hakkında ---- icra müdürlüğünün----- sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde, davalı borçlu----- tarafından nakit kredi borcu yönünden takipte istenen 1.090.855,88 TL ile gayrı nakti kredi borcu yönünden takipte istenen 94,85 TL işlemiş faiz tutarları ile faiz oranına itiraz ederek kısmi itiraz yöneltildiği, eldeki itirazın iptali davasının da bu yönüyle açıldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki bu husus ilk derece mahkemesi gerekçesinde de işaret edilmiştir.
Ancak ilk derece mahkemesince, davalı ----- yönünden kurulan hükmün 2 nolu bendinde; açılan davanın kısmen kabulüne, bu davalı yönünden ----. İcra Müdürlüğü----- sayılı takip dosyasında takibin; Gayrinakdi kredi borcu için: 14.874.569,50 TL asıl alacak, 655.187,07 TL işlemiş akdi faiz, 54.542,80 TL BSMV,1.120,54 TL masraf olmak üzere toplam 15.585.419,91 TL üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %51,50 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, Ticari kredili mevduat borcu için; 142,13 TL asıl alacak, 72,56 TL işlemiş akdi faiz, 4,74 TL BSMV, 3.299,49 TL masraf olmak üzere toplam 3.518,92 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %30,24 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, toplam 15.588.938,83 TL alacağın şimdilik 2.000.000,00 TL'sinin asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren alacağın tamamen tahsiline kadar yukarıda belirtilen oranlarda temerrüt faizi, faizin gider vergisi ve diğer ferileri ile birlikte tahsili yönünden takibin devamına, Fazla talebin reddine, Hükmedilen tutarın %20'si oranında davalı ----- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
HMK'nun 297/c, 27/c maddelerinde, mahkeme kararlarında her iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonucu ve hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür.
Yukarıda belirtildiği ve ilk derece mahkemesi gerekçesinde de yer verildiği üzere, davalı -----yönünde açılan davanın konusu, borçlu davalının aleyhine başlatılan takipte istenen işlemiş faiz ve faiz oranına yönelttiği itiraz iken, ilk derce mahkemesince toplam takip tutarı üzerinden hüküm kurulmuş olması ve buna göre de hükmün ferileri değerlendirilerek sonuca gidilmesi yasa ve usule aykırı olmuştur. Yine ilk derce mahkemesince kurulan hükmün 2/son bendinde, hükmedilen tutarın %20'si oranında davalı ----- tahsili ile davacıya ödenmesine şeklinde kurulan hükümde de takibe itiraz üzerine kabul edilen tutarın ne olduğu, bu yönüyle hangi tutarın %20 oranının esas alınarak inkâr tazminatı olarak hesaplanacağı yönünden hükmün açık olmadığı ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalara göre, ilk derece mahkemesi kararı, bu haliyle istinaf incelemesine elverişli değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir." mahkememiz kararı kaldırılmıştır.Dosya mahkememize gelmekle yeniden esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Davacı,--- ile dava dışı -----arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, dava dışı şirkete ticari kredili mevduat ve teminat mektubu kredisi kullandırıldığını, davalıların krediden kaynaklanan borçları ödemediklerini, davalılara ----. Noterliği'nin 20/06/2018 tarih -----yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek borcun ödenmesinin istendiğini, ancak borcun tamamının ödenmediğini, borcun tahsili amacıyla davalılar hakkında ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalıların takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu belirterek davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, sunduğu kısmi ıslah dilekçesi ile de dava dilekçesini yeniden düzenleyerek davalıların takibe kısmi itirazının iptaline karar verilmesini istediklerini bildirmiştir. Davalılar takip dosyasına yapılan itirazın kısmi itiraz olup yalnızca işlemiş faiz ve işleyecek faiz oranına itiraz edildiğini, bu nedenle davacı yanın 2.000.000 TL.değer göstermek suretiyle dava açmasının hatalı ve haksız olduğunu, takip dosyasında yapılan itirazın kısmi itiraz olup yalnızca işlemiş faiz ve işleyecek faiz oranına itiraz edildiğini, bu nedenle tüm takibe itiraz edilmiş gibi dava açılmasının doğru olmadığını, takip öncesi %58 oranında faiz işletilmesiyle takibin devamında %30,24 temerrüt faizi istenmesinin fahiş olduğunu, gönderilen kat ihtarına da itiraz edildiğini, ihtarnamede hangi oranda faiz ve temerrüt faizi uygulandığına dair açıklayıcı bir bilgi olmadığını, asıl borçlu şirket hakkında açılan konkordato davasında mühlet verildiğini, bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
----.İcra Müdürlüğünün ----- sayılı takip dosyası getirtilmiş, davacının davalılar hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalılar ---- ile ------20/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, bu davalıların takibe yasal 7 günlük süre dolduktan sonra 31/07/2018 tarihli dilekçe ile itiraz ettikleri, itirazları süresinde olmadığından haklarındaki takibin kesinleşmiş olduğu dolayısıyla davacının bu davalılar yönünden dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı belirlenmiştir. Diğer davalı -----ise takibe süresinde kısmi olarak itiraz ettiğini bildirmiş takipte talep edilen işlemiş faiz miktarı ile faiz oranına itiraz ettiği, asıl alacak ve diğer talep edilen alacak kalemlerine bir itirazının olmadığı anlaşılmıştır. İtiraz dilekçesi davacı tarafa tebliğ edilmediğinden mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür.
Davalı taraf kredi asıl borçlusu şirket hakkında----ATM ------.sayılı dosya ile konkordato talepli dava açıldığını ve 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiğini belirterek bu dosyanın mahkememiz dosyası yönünden bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yer alan davalılar yönünden etkisinin olmadığının kabulüyle bu talep reddedilmiştir.
Davacı bankanın ------Ticari Şubesi kayıtlarında bilirkişiye yerinde inceleme yapma yetkisi verilmek suretiyle inceleme yaptırılarak davalı yanın takibe kısmi itirazının değerlendirilerek davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği işlemiş faiz miktarı ile takip sonrasında talep edilebilecek temerrüt faiz oranlarının belirlenmesi yönünde rapor hazırlanmak üzere dosya bilirkişiye verilmiş alınan 07/05/2019 tarihli kök rapora taraf vekillerince itiraz edilmiştir. Davacı ile dava dışı -----arasında 21/10/2013 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin imzalandığı, davalıların da bu kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davacı bankanın 25/05/2018 tarihi itibariyle de hesabı kat edip 19/06/2018 tarihli ihtarnameyi gönderdiği, davalılardan -----tebliğ edilemediği, diğer iki davalıya ise 22/06/2018 tarihinde ihtarın tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı yan 03/07/2018 tarihinde 2. kez ihtarname düzenlemiş ve hesabın 26/06/2018 tarihi itibariyle kat edildiğini bildirerek ödeme için tebliğden itibaren 7 gün süre verildiğini ihtar etmiştir. Bu ihtarname de davalılardan------ tebliğ edilememiş diğer iki davalıya ise 05/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Hesabın kat edilmesiyle muacceliyet gerçekleşmekle birlikte ihtarın tebliğ edilmiş olması kefil yönünden temerrüd için zorunlu olduğundan, ----- yönünden takip öncesinde temerrüde düşürülmediği dolayısıyla takip tarihine kadar işlemiş temerrüd faizi talep edilemeyeceği mahkememizce kabul edilmiş, bilirkişiden de takdiri mahkememize ait olmak kaydıyla buna dikkat edilerek rapor hazırlanması ve taraf vekillerinin itirazlarının karşılanması bakımından ek rapor istenmiş, iki ayrı ek rapor alınmıştır. Alınan 11/11/2019 tarihli son ek raporda bilirkişi, davacı yanın itirazlarına ilişkin olarak teminat mektupları için hesaplamalarda şubede banka kayıtları itibariyle alınan tazmin tarihleri ve cari faiz oranlarını dikkate aldığını, tazmin tarihleri ve cari faiz oranları ilgili olarak banka şubesi kayıtlarından temin edilen belgeler, şube yetkililerinin imzasını da içeren tutanak ilişiğinde kök rapora eklediğini, davacının temerrüt faiz oranı olarak %51,5 oranının uygulanabileceğini temerrüt faizi hesaplamasında mektuplar için temerrüt oluştuğu tarihte geçerli olan Banka cari faiz oranının %29 olduğunu, dolayısıyla temerrüt tarihleri itibariyle uygulanması gereken temerrüt faiz oranın% 58 (cari faiz oranının 2 katı) olması gerektiğini ileri sürdüğünü, kendisi tarafından temerrüt faiz oranlarının, şubede fiilen uygulanmış olan akdi faiz oranlarının genel kredi sözleşmesi koşullarına uygun hesaplanması sonucunda bulunduğunu, akdi faiz oranlarının da banka şubesi kayıtlarından temin edilip şube yetkililerinin imzasını da içeren tutanak ilişiğinde kök rapora eklediğini, davalı----- yönünden mahkeme ara kararı uyarınca hesaplama yaptığını bildirmiş davalı itirazları bakımından da davalı ----- için takip öncesi temerrüt oluşmadığı belirtilmiş olmasına rağmen takip öncesi için temerrüt faiz hesabı yapılmasının yerinde olmadığı yönünde itiraz ileri sürülmüş ise de temerrüdün takip tarihinde gerçekleşmesinin, temerrüt tarihine kadar hiç faiz tahakkuk ettirilmeyeceği anlamında değil, temerrüt faiz oranının uygulanamayacağı anlamına geldiğini, bankanın, faiz maliyetli banka kaynağından kullandırdığı paranın faizini talep edebileceğini, ancak faizin akdi faiz olabileceğini, hesaplamaların da takip/temerrüt tarihine kadar akdi faiz oranları üzerinden yapıldığını, davalı tarafın akdi faiz işletilmesine yönelik itirazının yerinde olmadığını belirtmiştir. Bilirkişi 2. Ek raporundaki bu tespitler mahkememizce yerinde görülmüş taraf itirazlarının karşılandığı sonucuna varılmıştır.( Yargıtay -----. Hukuk Dairesi -----... kat ihtarları davalı kefillere tebliğ edilmemiştir. Bu durumda davalı kefillerin takip öncesi temerrüde düşürüldüğünden söz edilemez ise de bu husus kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizin kefalet limiti dahilinde kalmak kaydı ile davalı kefillerden talep edilebilmesine engel teşkil etmez.") Bilirkişinin 2. Ek raporda davacı tarafından, dava dışı borçlu firmanın gayrinakdi kredi borcu ile ilgili olarak; 14 874.569,50 TL asıl alacağın 20.02.2018-18.07.2018 tarihleri arasındaki % 58 temerrüt faiz oranı üzerinden hesapladığı 1.090.855,88 TL'lik faizi talep ettiğini, ancak, gayrinakdi kredilerin, 26.03.2018-29.06.2018 arasında tazmin edilip banka kaynağına dönüştüğünü, davacı tarafından faizin hangi gerekçeye dayanılarak (Alacağın henüz oluşmadığı) 20.02.2018 tarihinden itibaren istenildiğine dair bir açıklaması bulunmadığını ,bu nedenle ödeme emrinde gösterilen 20.02.2018 /18.07.2018 tarihleri arasındaki dönem itibariyle hesap yapılamadığını, 20.02.2018 tarihi itibariyle oluşmuş ve faize tabi olabilecek nakdi bir alacak bulunmadığını, bu nedenle hesaplamalarda, faize tabi olacak alacağın miktarının işlemler itibariyle araştırılması ve faize tabi olabileceği tarihin saptanması gerektiğini, itirazın yalnızca faize yönelik olduğu dikkate alındığında asıl alacak üzerinde bir inceleme ya da hesaplama yapılması gerekmediğini ancak faizin irdelenmesi için tazmin tarihleri ve asıl alacağın miktar ve süre yönünden ortaya çıkarılması olmadan faiz hesabının yapılmasının da mümkün olamadığını aksi takdirde; ödeme emri ile takibe yapılan itiraz göz önüne alındığında; 14.874.569,50 TL tutarındaki asıl alacağın 20.02.2018 ile ilk tazmin tarihi olan 26.03.2018 tarihi arasındaki sürenin faizinin de hesaplanan 655.073,37 TL'lik faize ilave edilmesi gerekeceğini, 14.874.569,50 TL tutarındaki asıl alacağın 20.02.2018 ile ilk tazmin tarihi olan 26.03.2018 tarihi arasındaki 34 günlük sürenin faizinin;(14.874. 569 50 x 34 x 23) / 36.000= 323.108,70 TL olduğunu buna göre; (Takipte istenilmesine ve davalı tarafça da hesaplanması istenilen, ancak alacağın-faize tabi alacağın- bulunmadığı 20.02.208-26.03.2018 dönemine ilişkin faiz rakamının da ilavesiyle) faiz tutarının (655.073,37+ 323.108,70) 978.182,07 TL olarak hesaplandığını, bu hesaplamanın 20.02.2018-26.03.2018 tarihleri arasında asıl alacağın “0” olması nedeniyle yapılamayacağını, hesaplamanın asıl alacağın oluştuğu tarihler esas alınarak yapıldığını, hesap kat tarihleri ile tahsilat tarihleri ve yine tahsilat tarihi ile takip tarihi arasındaki dönem için talep edilebilecek toplam faiz tutarının 655.073,37 TL olduğunu, hesaplamanın akdi faiz oranları esas alınarak yapıldığını bildirmiştir. Dosya kapsamında sunulan belgeler, alınan bilirkişi raporlarıyla davalı ----- kat ihtarnamelerinin tebliğ edilemediği, dolayısıyla bu davalı yönünden takip öncesinde temerrüt oluşmadığı davacının temerrüt faizi talep edemeyeceği ancak bu süreçte akdi faizin işlemeye devam edeceği ve takip tarihine kadar davalının işleyecek akdi faizden sorumlu olduğu , 2. Ek rapordaki hesaplamanın yerinde ve denetlenebilir nitelikte olup davacının takipte gayri nakdi kredi borcu yönünden takip tarihi itibariyle 655.073,37 TL akdi faiz talep edebileceği davalı ----- itirazının bu miktar yönünden iptali gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bilirkişi 2. Ek raporunda takipte istenen ticari kredili mevduat hesabı borcu ile ilgili olarak da hesaplama yapılmış , davacının, dava dışı borçlu firmanın ticari kredili mevduat hesabı borcu ile ilgili olarak 142,13 TL asıl alacak için 01.06.2018-18.07.2018 arasındaki süre için yıllık %30,24 üzerinden 94,85 TL faiz talebinde bulunduğu, davalı taraf itirazının da 94,85 TL'ik işlemiş faize yönelik olduğu değerlendirildiğinde talep edilebilecek akdi faiz tutarının 4,09 TL olarak hesaplandığını, davalı-borçlular yalnızca faiz tutarına itiraz ettiklerinden faizin fer'i olan BSMV hesabı yapılmadığını belirtmiştir. Davalının takibe itiraz sebepleri ile sınırlı olarak yapılan bu hesaplamaya mahkememizce de itibar edilerek davalı ----- ticari kredili mevduat hesabı borcu için takip tarihi itibariyle 4,09 TL akdi faiz talep edilebileceği, davalı ------ itirazının bu miktar yönünden iptali gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davalı -----yönünden takip tarihi itibariyle temerrüdün oluşacağı mahkememizce kabul edilmiş olup davalı yanın bir diğer itirazı ise takipte talep edilen faiz oranlarına yöneliktir. Genel kredi sözleşmesinin temerrüt ile ilgili 10.5.maddessinde, temerrüt faizi"Banka'ca Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranı” olarak belirlenmiştir. Gayrınakdi krediler için tazmin olunan bedelin müşteriden tahsil edilememesi durumunda uygulanacak faiz oranı sözleşmede ayrıca belirtilmemiştir. Ancak genel kredi sözleşmesinin gayri nakdi kredileri de içermesi nedeniyle gayri nakdi kredilerin nakde dönüşmesi halinde genel kredi sözleşmesi hükümlerine tabi olacağı açık olup tazmin olan gayrinakdi krediler için Genel Kredi Sözleşmesinin temerrüt ile ilgili 10.5.maddesi gereği bankaca- borçlu cari hesap şeklinde-çalışan kredilere (Temerrüt/Takip tarihinde şubece fiilen) uygulanmış olan oranın yıllık % 25,75 olması nedeniyle, takipten sonra da bu oranın 2 katı olan yıllık % 51,50 oranının uygulanabileceği, bankanın kredi müşterisi ile genel kredi sözleşmesi irnzalayarak temerrüt faiz oranını akdi faizin fazlası/katı olarak tayin ettikten sonra, çıkardığı bir iç genelge ile bu kurala uymayan bir oran tespit etmesi ve bu oranı uygulaması/uygulanmasını istemesinin yerinde olmadığı bilirkişi tarafından açıklanmış bilirkişinin tespitleri sözleşme hükümleriyle uyumlu olduğundan itibar edilerek tazmin olan gayrinakdi krediler için takip tarihinden itibaren %51.50 oranında temerrüt faizi uygulanması mahkememizce de kabul edilmiştir. KMH açısından ise bilirkişi tarafından takip talebinde yıllık % 30,24 oran üzerinden talepte bulunulduğu, bankaca cari hesap şeklinde çalışan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı oranında temerrüd faizi istenebileceği bu oranın yıllık % 48 'e tekabül ettiği, ancak davacının bu oranın altında kalarak % 30,24 oran üzerinden talepte bulunması nedeniyle bu oranın uygun olduğu, aynı zamanda -----tarafından tespit ve ilan edilen, KMH'na uygulanması öngörülen faiz oranı ile de uyumlu olduğu belirtilmiş olup bu tespit mahkememizce de uygun bulunmuş, davacının takipte talep ettiği temerrüd faiz oranına yönelik davalı itirazının yerinde olmadığı kabul edilerek davanın davalılardan----- yönünden KISMEN KABULÜNE, bu davalının -----. İcra Müdürlüğü'nün ------sayılı takip dosyasındaki kısmi itirazının itiraza konu gayrinakdi kredi borcu için 655.073,37 TL işlemiş akdi faiz ve ticari kredili mevduat borcu için 4.09 TL işlemiş akdi faiz tutarı yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına ve ayrıca bu davalının takipten sonra talep edilen temerrüt faizi oranlarına yönelik itirazının da kısmen iptali ile takibe konu gayrinakdi kredi için takip tarihinden itibaren %51.50 ve ticari kredili mevduat borcu için takip tarihinden itibaren %30.24 oranında temerrüt faizi yürütülmek suretiyle takibin devamına, fazla talebin reddine, davalının itirazında haksız ve alacağın likit oluşu göz önünde bulundurularak hükmedilen tutarın %20'si oranında 131.015,49 TL icra inkar tazminatının davalı ----- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş mahkememizin daha önceki kararı kaldırılmış olduğundan hükümde bütünlük olması açısından diğer davalılar hakkındaki karar da hükümde tekrar edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar----- yönünden icra takibine süresinde itiraz etmediklerinden haklarındaki takibin kesinleşmiş olması nedeniyle bu davalılar hakkında davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığından davanın HMK 114-1/h maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan REDDİNE,
2-Davanın davalılardan------ yönünden KISMEN KABULÜNE, bu davalının ------. İcra Müdürlüğü'nün------ sayılı takip dosyasındaki kısmi itirazının itiraza konu gayrinakdi kredi borcu için 655.073,37 TL işlemiş akdi faiz ve ticari kredili mevduat borcu için 4.09 TL işlemiş akdi faiz tutarı yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına ve ayrıca bu davalının takipten sonra talep edilen temerrüt faizi oranlarına yönelik itirazının da kısmen iptali ile takibe konu gayrinakdi kredi için takip tarihinden itibaren %51.50 ve ticari kredili mevduat borcu için takip tarihinden itibaren %30.24 oranında temerrüt faizi yürütülmek suretiyle takibin devamına,Fazla talebin reddine,Hükmedilen tutarın %20'si oranında 131.015,49 TL icra inkar tazminatının davalı ------ tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
3-Karar harcı 44.748,34TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 24.155,00 TL ile icra dosyasına yatırılan 10.000,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.593,34 TL harcın davalı ------ tahsili ile Hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 24.155,00 TL harcın davalı ------ tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 41,10 TL ilk masraf, 314,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 600,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 955,10 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmı(%60) ve davalılar ------ hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması göz önünde bulundurularak 500,00 TL.nin davalı------ tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen toplam (655.077,46 TL) üzerinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 97.710,84 TL vekalet ücretinin davalı -----alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar ------- hakkında açılan dava hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddedildiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, (önceki karar bu davalılar yönünden istinaf edilmediğinden önceki karardan aynen alınmıştır.)
Davalı ------kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddedilen kısmı göz önünde bulundurularak(435.873,27TL üzerinden) karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 67.022,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı ve davalı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı ve davalı tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.