WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/466
KARAR NO : 2024/316

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/07/2023
KARAR TARİHİ : 04/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında süre gelen ticari ilişki kapsamında cari hesap kaydı tutulduğunu, davalı tarafından dava konusu icra dosyasına sunulan 10.06.2022 tarihli itiraz dilekçesinde “Alacaklı tarafından icra takibine konu yapılan borç, müvekillerinin alacaklıya ödenmiştir.” ifadesi kullanılarak taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı açıkça ikrar edildiğini, söz konusu ticari ilişki kapsamında cari hesap bakiye borcunun ödenmesi için talepte bulunulmuş ise de bu konuda herhangi bir dönüş yapılmadığını ve dava konusu alacak halen tahsil edilemediğini, 37.502,01 TL cari hesap bakiye alçağı için davalı aleyhine----. İcra Müd. ---- Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazı sonucunda takibin durduğu ve itirazın iptali davasının açıldığı beyan ederek, davalının haksız itirazının iptaline, davalı aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki söz konusu olmadığını, davacıdan mal veya hizmet alımı yapılmadığını, davaya konu faturaya istinaden müvekkili şirket temerrüde düşürülmeden faiz işletilemeyeceğini, usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden davacının takip talebinde işlemiş faiz istemiş olması hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, davacının, müvekkili nezdinde herhangi bir alacağı bulunmadığından hukuki dayanaktan yoksun ve tamamen gerçek dışı olan iddialara dayanan davanın tümüyle reddini istemiştir.Mahkememizce ------. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 37.502,01 TL asıl alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça 10/06/2022 tarihinde itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek bilirkişiden rapor aldırılmış olup özetle; davacının davalıdan icra takip tarihi 08/06/2022 tarihi itibariyle 37.502,04 TL alacağı bulunduğu, ancak davacının icra takibinde 37.502.01 TL asıl alacak talebinde bulunduğunu, davacının, davalıya satışını yaptığı mal ve hizmete ait elektronik ortamda düzenlenen 2021 yılında 10 adet toplam 20.763,57 TL (KDV Hariç) fatura düzenlendiğini ve davacı tarafından BS Formu ile beyan edildiğini, davalının da ayını adet ve tutarda mal ve hizmet alışına ait BA formu ile beyan ettiğini, başka bir anlatımla tarafların beyanlarının bir birini teyit ettiğini, inceleme günü usulüne uygun olarak tarafa 18/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davalı tarafın 22/12/2023 tarihinde mahkeme kaleminde yapılan inceleme katılmadığı, defter ve belge ibrazında bulunmadığı yönünde rapor hazırlanmış olduğu anlaşılmıştır.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;
Taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde ilişkin tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisi tarafından defterlerin inceleme yapılmasına karar verildiği, inceleme gün ve saatinde davalı tarafların hazır bulunmadığı ve mazeret dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın ticari defterleri talimat mahkemesinde incelenmiş buna ilişkin mali müşavir bilirkişi raporu dosya içerisine sunulmuştur. 04/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı firmaya ait defterlerin açılış-kapanış onaylarının yapılmış olduğu, takip tarihi 08/06/2022 tarihi iytibariyle davacı firmanın davalı şirketten 37.502,04 TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir. Davalı tarafa ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş olup inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği ve mazeret sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının talep ettiği alacağının varlığını ispatladığı mahkememizce kabul edilerek davanın kabulüne, davalının----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin aynen devamına, alacak likit olmakla hüküm altına alınan tutarın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan tutarın %20 oranında 7.500,40 TL nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı olan ‭2.561,76 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 452,94 TL'den mahsubu ile eksik kalan ‭2.108,82‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 452,94 TL harç masrafı ile 179,90 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan ‭3.109,25‬ TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
8-Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ---- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.