T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/459 Esas
KARAR NO:2024/447
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:27/06/2023
KARAR TARİHİ:04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı-----müvekkil şirket arasında karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası akdedilmiştir. Müvekkil ile sigortalı davalı --- arasında ---- poliçe numaralı, ----akdedilmiştir. Anılan poliçe ile ------- tarihleri arasında sigortalanmıştır. 22.01.2022 tarihinde sigortalı araç karayolları trafik kanunu'na uygun bir şekilde yüklenmemesi sebebiyle aracın üzerinde bulunan kanalizasyon borusu park halindeki araçlara çarparak hasara sebebiyet vermiştir. 22.01.2022 günü saat 10.15 sıralarında ----mevkiinde seyir halinde olan ------sokak üzerinde ilerler iken araç üzerinde bulunan ---- kanalizasyon borusunu park halinde bulunan ---plakalı aracın ön kısımlarına----- aracın da ön kısımlarına ----- plakalı aracın da arka kısımlarına düşürmesi neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiştir. Vuku bulan trafik kazası neticesinde zarar gören üçüncü kişilerin tazminatları trafik sigortası poliçesi ile müvekkil sigorta şirketi tarafından karşılanmıştır. Kazada zarar gören araçların hasarı için yapılan başvuruları neticesinde açılan hasar dosyası ile 5684 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarınca bağımsız ve uzman eksper tarafından hasarın niteliğinin ve miktarının tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırılmış; tespit edilen toplam 12.804,00-TL hasar/değer kaybı tazminatı poliçe limiti kapsamında Müvekkil Sigorta şirketi tarafından zarar görenlere ödenmiştir. Açıklanan nedenlerle,----------dosyasına vaki itirazın 12.804,00-TL alacak açısından iptali ile takibin 10.03.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, ---- idaresindeki ------ plakalı araç üzerinde bulunan ------- boru ----- ----içinde yer almaktaydı. Bu ---------- ------ maddelerinden üretilmektedir. Davacı tarafın iddia ettiği üzere istiap sınırı aşılmamıştır. ---- hacmi ve ağırlığı aracın istiap haddini aşmamaktadır. Kaza tespit tutanağında 2918 s. Karayolları Trafik Kanunu'nun 65/1-h maddesinin --------- tarafından ihlal edildiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Bu görüş esasen hatalı nitelik taşımaktadır. Belirtilen maddede "Yü karayoluna değecek, düşecek, “cek, saçılacak, sızacak, akacak, kayacak, gürültü çıkaracak şekilde yüklenmesi yasaktır” denmektedir. Koruge boru, damperli kamyonun arızalanan damper kapağından düşmek suretiyle maddi hasarlı kazaya sebebiyet vermiştir. Ancak bu demek değildir ki koruge boru düşecek şekilde yüklenmiş olduğu anlamına gelsin. Hasarın meydana geldiği aşamadan sonra hazırlanan tespit tutanağı koruge borunun; kamyona nasıl yüklendiği, kamyonun içinde nasıl göründüğü, hacmi ve ağırlığı hakkında bilgi vermemektedir. Kaza tespit tutanağı esasen 2918 s. Karayolları Trafik Kanunu'nun 65/1-h maddesi bakımından değerlendirme yapma imkanı veremez. Çünkü --------- boru tutanağın hazırlandığı sırada damperli kamyonun kasasında değil ki yükün değecek, düşecek, dökülecek, saçılacak, sızacak, akacak, kayacak veya gürültü çıkaracak şekilde yüklenmesi hakkında görüş ve kanaate varılabilsin. ----- üzerinde bulunan koruge boru yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap sınırı aşıyorsa bu aşımın hangi nicelikten kaynaklandığını davacı taraf ispat yükü altındadır. Bir -------- boru nasıl olabilir de ------- kamyonun istiap sınırını aşmasına sebebiyet verebilir? Bu borunun hacmi ve ağırlığı istiap sınırını hiçbir şekilde aşamaz. Rizikonun gerçekleşmesine sebebiyet veren dorse kapağında yaşanan bir arıza sebebiyle koruge borunun açılan kapaktan dışarı düşmesinden kaynaklıdır. Esas itibariyle müvekkilimin kazanın meydana gelmesinde kasti bir hareketi olmamıştır. Asli kusur ile ağır kusuru birbirinden ayırmak gerekir. Maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde koruge borunun düşmesi zarara uğrayan tarafından --------plakalı aracı sevk ve idare edeni asli kusurlu yapsa da bu durum ağır kusurlu olduğu anlamına gelmez. Diğer türlü sigortacı her durumda sigorta ettirene rücu edebileceği düşünücelektir. Kişi kasti ve ağır kusur ile hareket etmediği sürece yalnız asli kusurlu olduğundan bahisle sigorta ettirene rücu edilemez. Ne var ki, ödenen tazminatın ağır kusur nedeni ile sigorta ettirenden rücu edilebilmesi için aranan kusurun, asli kusur değil, kasta yaklaşan bir kusur olması gerekir.------ilamında da “ ağır kusurda, hal ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden kurallara tam bir aldırmazlık söz konusudur. Ağır kusur bağışlanması kesinlikle olanaksız olan irade eksikliği esasına dayanır.” şeklinde açıklanmıştır. Nitekim;-----------kararında ".. trafik kazasının; davalıya ait aracın tespit edilemeyen nedenle damperli kasasının açılması sonucu kasanın baş kısımları ile yolda bulunan plaka tanıma sisteminin takılı olduğu demir çatı direklerine çarparak yola devirmesiyle oluştuğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kazada araçların azami yüksekliği -------- ihlal edildiğinden ve beyanlarına göre kaza anında gürültü duyduğu kazadan 200 mt sonra durduğu halde damperi indirip yola devam etmesi nedeniyle %100 asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu durumun da kasta yaklaşan bir kusur durumu olan ağır kusur olarak kabul edilmesi doğru değildir. O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle rücu şartlarının oluşamadığı göz önüne alınarak davalı hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." denerek davalı lehine karar bozulmuştur. Müvekkilin yerleşim yerinin -----olması ve kazanın --------yaşanması nedeniyle davanın yetkisizliğine ve reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Celp ve tetkik edilen --------sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından 25/07/2022 tarihli takip talebi ile, 12.804,00 TL rücu bedeli ve 432,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.236,53 TL alacak için davalı takip borçlusu hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 08/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 08/08/2022 tarihinde borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak MAKİNE MÜHENDİSİ VE SİGORTA UZMANI BİLİRKİŞİLER 22/04/2023 TARİHLİ RAPORLARINDA ÖZETLE; ------ plaka sayılı araç maliki ve sürücüsü ---- kazanın meydana gelmesinde % 100 asli kusurlu olduğu, ----plakalı aracın sürücüsü -----kazada herhangi bir kusurunun olmadığı, hasar zarar bedelinin KDV hariç 9.900 TL olduğu, Değer kaybı bedelinin 3.000 TL olduğu, davacı --- davalı-----numaralı, ------- akdedilmiştir. Anılan poliçe ile ---- plaka numaralı araç ----tarihleri arasında sigortalanmıştır.---kaza tarihi sigorta süresi ----- dahilinde olup,----- kaza tarihi itibari ile geçerli araç başı maddi zarar bedelinin (Değer Kaybı hasarları dahil) 50.000.-TL olup, Davacı ------ plakalı araç için: Hasar bedeli olarak 9.900 TL ödemiş olduğu, Değer kaybı bedeli olarak 2.904 TL ödemiş olduğu, Davacının zarar bedeli olarak toplamda 12.804 TL ödemiş olduğu, dekontların dosyada mevcut olduğu, Heyetimizce ZMSS-Trafik Poliçesi B.4. ZARAR GÖRENLERİN HAKLARININ SAKLI TUTULMASI VE SİGORTACININ SİGORTALIYA RÜCU HAKKI maddesinde belirtilen haller (yukarı bölümde tamamına yer verilmiştir) açısından kaza üzerinde yapılan incelemede “sigortanın kendi sigortalısına rücu başvurusu” yapma hakkını sağlayacak illiyet bağı tespit edilmemiş olduğu, davacı sigortanın kendi sigortalısına rücu hakkı bulunmadığını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafından rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmadığı görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE: Somut olayın 22.01.2022 tarihinde dava dışı ----- idaresindeki davacıya sigortalı ve davalı----plakalı araç ile ------ plakalı araçlar arasında meydana geldiği, alınan kusur raporuna göre davalıya ait araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, kazaya karışan ------ plakalı araçta meydana gelen zarar için davacı tarafından 9.900 TL hasar bedeli ve 2.2904 TL değer kaybı olmak üzere 12.804,00 TL davacı tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakla davalının----dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan 13.236,53 TL'nin %20'si olan 2.647,30-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının ---------- dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-Hüküm altına alınan 13.236,53 TL'nin %20'si olan 2.647,30-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 904,19 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 724,29 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ve 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 120,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.000,00 TL (4.000,00 TL +4.000,00 TL) bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 8.120,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 7 TL yargılama gideri üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 13.236,53 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olarak karar verilip usulen okunup anlatıldı.04/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!