T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/355 Esas
KARAR NO:2024/166
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/05/2023
KARAR TARİHİ:22/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ------ teknoloji sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu ve yazılım ürünlerinin alım-satımı ile ilgilendiğini, davalı firma ---- müvekkili firmanın sattığı ------- son kullanıcılara satışı amacıyla firmadan alımını gerçekleştirmekte olduğnu, firmanın ve davalı firmanın bu doğrultuda bir süredir ticari ilişkilerini sürdürdüğünü, ancak davalı firmanın, bugüne kadar kendisine yönelik tanzim edilmiş olan faturalara ait toplamda 651.424,82-TL tutarındaki borcunu ödemediğini, borcun muaccel olan kısmına ait; ----- numaralı faturaların toplamda 404.622,57-TL'lik tutarına ilişkin olarak ----- dosya kapsamında icra takibi yapılmış ve borçlu yanın itirazı üzerine -------Sayılı dosya ile yargılamaya başlanmış olduğundan, ilgili faturalarrı dosyaya konu talebin dışında bırakıldığını, davalı yanın ilgili icra takibine dahil edilmeyen, faturalara istinaden yaptığı alımlara ilişkin ücretin 246.802,25-TL tutarındaki kısmı da taraflar arasında kararlaştırılan ve faturalar üzerinde belirtilen vade tarihi geçtiği halde halen ödenmediğini,-------- icra takibi başlatılmış, davalı tarafın takibe haksız şekilde itiraz ederek durmasına sebep olduğunu, ----- dosya ile arabuluculuk süreci de tamamlanmış ve arabuluculuk yolundan netice alınamadığını belirterek, davalı yanın ----dosyaya yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, -------- sayılı dosyasından müvekkiline gönderilen örnek 7 ödeme emri usul ve yasa aykırı olduğu için itiraz edildiğini, davacının açtığı icra takibi ile itirazın iptali davası arasında çelişkilerin olduğunu ve icra takibinde borcun dayanağı olarak "Firmamızca düzenlenen faturalara ait bakiye ticari alacağımızdır" ibaresi yer alırken, bu faturaların ne olduğu açıkça belirtilmediğini, ancak buna rağmen itirazın iptali davasında bir takım faturalara dayandırıldığını, fatura ve içeriklerine itiraz ettiklerini de belirterek, ----------Müvekkiline gönderilen ödeme emrindeki borcun dayanağının yasal düzenlemelere uygun olmaması, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava olması sebebiyle davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce ------- icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine 246.802,25 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, ancak davalı tarafça icra takibine, faiz ve tüm ferilerine itiraz edilerek takibin durmuş olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde ilişkin tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisi tarafından defterlerin inceleme yapılmasına karar verildiği, inceleme gün ve saatinde davalı tarafların hazır bulunmadığı ve mazeret dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın ticari defterleri talimat mahkemesinde incelenmiş buna ilişkin mali müşavir bilirkişi raporu dosya içerisine sunulmuştur. 11/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı firmaya ait defterlerin açılış-kapanış onaylarının yapılmış olduğu, davacı ticari defter kayıtlarına göre davalıdan takip tarihi itibari ile 651.424,83 TL alacaklı olduğu,--------sayılı İcra takibine konu faturaların toplam tutarının 246.802,25 TL olduğu , davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından faturaların ödendiğine dair bilgi ve belgelerin dosyada mevcut olmadığı belirtilmiştir. Davalı tarafa ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş olup inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği ve mazeret sunmadığı anlaşılmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının talep ettiği alacağının varlığını ispatladığı mahkememizce kabul edilerek davanın kabulüne, davalının ------ dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin aynen devamına, alacak likit olmakla hükmedilen tutarın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının---------sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan miktarın %20'si oranında 49.360,45 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Karar harcı olan 16.859,06 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.980,76 TL'den mahsubu ile eksik kalan 13.878,30 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Davacı tarafından yapılan 2.980,76 TL harç masrafı ile 179,90 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 3.115,25 TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 39.020,34 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7- 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8- Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde ----numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde------ konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!