T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/496
KARAR NO : 2024/264
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 11/10/2022
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ----- nolu kasko poliçesi ise sigortalı ---- - ait ----- plakalı araç ile davalı şirket nezdinde kaza tarihinde ----- nolu ZMM poliçesi ile sigortalı ---- ait ----plakalı araç 13/11/2021 tarihinde ---- maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, ---- İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden yönlendirilen polis memurları tarafından tutulan tutanakta ve çizilen kroki de görüleceği üzere söz konusu kazada müvekkil şirket sigortalısı araç maddi hasara uğradıklarını, müvekkil şirket sigortalısı tarafından uğranılan maddi zararın ödenmesi adına müvekkil şirkete başvuru yapıldığını, sigortalının başvurusu sonrası yine sigortalı vekili tarafından maddi hasar bedeli ---- İcra Dairesi ------ esas Sayılı dosya nezdinde icraya konulmuş müvekkil şirket tarafından yapılan araştırmalar ve alınan raporlar doğrultusunda sigortalı tarafından icra takibiyle talep edilen tutar 01/07/2022 tarihinde 114.056,36 TL ilgili icra dosyasına ödenmiştir. %25 kusura göre icra ödemesi sonrası asıl alacak davalı şirketten tahsil edilmiş olup faiz ve ferilerin ödenmediğini, işbu tutarın ödenmesiyle müvekkil şirket sigortalısının haklarına TTK m. 1472 hükmü uyarınca ödediği tazminat miktarı kadar halef olduğundan davalıya rücu haklarının doğduğunu, davalı şirkete mail yoluyla başvuru yapılmış olup bu doğrultuda ödenmeyen tazminat miktarı kadar müvekkilin alacağının tahsili için ----. İcra Dairesi ---- Esas sayılı dosyasından Genel Haciz Yolu ile İlamsız İcra Takibine başlanmıştır. Takipten sonra davalı/borçlu------. davaya konu icra takibine haksız bir şekilde itiraz ettiklerini, müvekkil şirket sigortalısının dava dışı ----- ve davalı şirket sigortalısının dava dışı ---- olduğu, kazaya karışan her iki aracın da kullanım amacının "Yolcu Nakli - Hususi" olması sebebiyle her ne kadar davacı ve davalı taraf sigorta şirketi olsa da halefiyet ilkesi sebebiyle ortada ticari bir ilişki olmadığından davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığını, yukarıda açıklanan nedenlerle borçlunun itirazın iptali için işbu davayı açmak zorunluluğumuz hasıl olduğunu, müsnet olayda, davaya konu alacak miktarı belgeye dayalı olup, davalı-borçlu %100 oranında kusurludur. Bu bakımdan davaya konu alacak miktarı davalı tarafça kolayca belirlenebilir olduğundan ve davalı-borçlu tarafından bu husus bilinerek kötü niyetli olarak borca ve icra takibine itiraz edildiğinden, davalı borçlunun %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini de talep ettiklerini, rücu hakkı kapsamında sigortacı, ödeme tarihinden itibaren faiz talebine hak kazandığını, esasen zarardan sorumluluğu bulunan kişilerin sorumluluğun kaynağı haksız fiile dayanıyor ise faiz başlangıcı zarara sebebiyet veren olayın meydana geldiği tarih olduğunu, ancak, uygulamada ve doktrinde sigorta şirketinin ödeme tarihinden itibaren faize hak kazandığı kabul edilmiştir. Bu sebeple müvekkil şirketin sigortalısına ödediği ve dekontla da sabit olan ilk ödeme tarihi 01/07/2022 tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte tazmin edilmesi gerektiğini, arz olunan ve resen nazara alınacak sebeplerle fazlaya dair diğer tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla İcra takibine haksız itirazın iptali ile takibin devamına, Haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle davalıların %20’tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı Taraf; ------ plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ( trafik ) ile sigortalı olduğundan bahisle tazminat talep ettiklerini, davanın hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf hmk 121.maddesine göre dava ile ilgili delillerini müvekkil şirkete tebliğ etmeli olduğunu, HMK madde 121 gereğince davacı, dava konusu olaylara ilişkin dayandığı hususları tevsik eden delillerini davalı taraflara tebliğ ettirmek zorundadır. davacı bu lâzımeyi yerine getirmediklerini, bu sebeple de davaya ancak vakıf olduğumuz bilgiler çerçevesinde cevap verebilmekteyiz. bu eksiklik giderildikten sonra gerekirse daha ayrıntılı cevap hakkımızı saklı tuttuklarını, davacının delillerinin tarafımıza tebliğinden sonra mukabil delillerimizi sunacağız. davacı tarafa bu noksanlığın ikmal ettirilmesini talep ettiklerini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davadan önce davacı taraf dava konusu aracın kaskocu şirketi olup, mezkur kazadan kaynaklı olarak karşıladığı hasar tazminatı gereği müvekkil şirkete başvuru yapmış , müvekkil şirket tarafından davacı tarafa halefiyet ilkesi gereği ve sigorta şirketleri arası protokol gereği rücuen ödeme gerçekleştirdiğini, halefiyet ilkesi gereği belirttiğimiz üzere davacı kaskocu şirket ödediği rakamı müvekkil şirketten rücuen tahsil ettiğini, tazminata ve davaya konu aracın araç hasarı tazminatı için kasko sigortacısı olan davacı sigorta şirketi halefiyet ilkesi gereği müvekkil şirkete başvurmuş olup, müvekkil şirket tarafından -------- sayılı hasar dosyası açıldığını, tazminata ve davaya konu aracın araç hasarı tazminatı için kasko sigortacısı olan davacı sigorta şirketi halefiyet ilkesi gereği müvekkil şirket tarafından 22.500,00TL ödendiğini, müvekkil şirket tarafından ------ sayılı hasar dosyasının celbi ve ödemeye ilişkin dekontun mahkeme dosyasına celbi gerektiğini, müvekkil şirket mezkur kazada bilhassa atfedilen kusur sorumluluğu gereği talep edilen zararının tamanını karşılamış olup, sorumluluğu kalmadığını, hiçbir şekide davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf, sigortalımızın kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, davacı taraf sigortalımız araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu iddia etmiştir. ancak bu iddiayı kabul etmediklerini, kazanın hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde iddia edildiği gibi meydana geldiğinin ispatı gerekmektedir. davacı taraf, iddiasını belgeleriyle ispatla yükümlü olduğunu, maddi vakanın ispatı halinde müvekkil şirket, davacının gerçek zararını tazminle sorumlu olduğunu, davacı tarafından istenen meblağ fahiş olduğunu, sigortalısının kusuru ve davacının zararı konularında bilirkişi tetkikatı yapılması gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, müvekkil şirkete davadan önce başvuru yapılmış ve davacının zararı karşılandığını, karayolları trafik kanunu’nun 99.maddesi gereğince, sigorta şirketinin hasar ödeme mükellefiyeti hak sahibinin belgeleri ile usulen sigorta şirketine müracaatından itibaren 8 işgünü sonra başlamadığını, müvekkil şirket usulen temerrüde düşürülmediği için faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, her halükarda araç hasarı tazminatına ilişkin kasko sigortacısı şirkete rücuen yapılan ödeme sonrası davanın reddine , aksi halde müvekkil şirket tarafından bakiye poliçe limitimizin karar verilirken dikkate alınmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce ---- . İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 6.211,35 TL toplam alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;
Rücunun kapsamı, davacının mahkum olup ödediği para, bu paranın kendisi hakkındaki davada verilen hükmün kesinleşmesine kadar işleyecek faizi, önceki davada hükmedilen avukatlık ücreti ve yargılama giderleri toplamından davalının payına düşen kısmıdır. Kendi kusurlu davranışı ile işin icraya düşmesine yol açan davacı, bu ihmali nedeniyle yapılmış olan icra giderlerini ve hükmün kesinleşmesinden sonra geçen sürede işleyecek faizi isteyemez. Çünkü sözü edilen giderlerle davalının eylemi arasında uygun sebep sonuç bağı yoktur. ( Yargıtay ----. HD' 08/10/2015 tarih ve----- -
O halde; eldeki davada rücuya konu alacak, davalı tarafından davacı aleyhine yapılan icra takip talebinde belirtilen, davacının tahkim dosyası neticesinde ödemek zorunda olduğu destekden yoksun kalma tazminatı, bu tazminatın takip tarihine kadar işlemiş faizi ile tahkim dosyası kapsamındaki aleyhine hükmedilen yargılama gideri ile vekalet ücreti olup, ödeme yapmayarak, ayrıca takip yapılmasına neden olan davacının kendi neden olduğu icra giderlerini ve hükmün kesinleşmesinden sonra geçen sürede işleyecek faizi davacıdan talep etmesi mümkün olmadığından, toplam 1.768,75 TL yönünden davalının sorumluluğu cihetine dilmesi gerekir.
1.975,00 TL yargılama gideri+ 5.100,00 TL vekalet ücreti= 7.075,00
7.075,00 / 4= 1.768,75 (davalının %25 kusur oranına göre payına düşen miktar)Ödeme tarihinden (01/07/2022) takip tarihine (15/09/2022) kadar olan faizi= 58,03Tüm bu açıklamalar dikkate alınarak davanın kısmen kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davalının ----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 1.768,75 TL asıl alacak 58,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.826,78 TL üzerinden devamına, 1.768,75 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, bakiye talebin reddine,
2-Alacak likit olmakla, hüküm altına alınan miktarın % 20'si oranında 365,35 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı olan 427,60 TL'nin peşin harç olarak alınan 80,70 TL'sinden mahsubu ile eksik kalan 346,90 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam da 161,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından dava nedeniyle yapılan 133,25 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden hesaplanan 38,43 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri masrafı bulunmadığından ret edilen miktar yönünden değerlendirilme yapılmasına yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 1.826,78 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddolunan miktar dikkate alınarak takdir edilen 1.826,78 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ---- ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!