WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/325 Esas
KARAR NO:2024/365
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:04/05/2023
KARAR TARİHİ:09/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------ sayılı kuruluş kanununa göre sermayesinin---------ait olmak üzere --------- olarak faaliyetlerini hali hazırda yürütmekte olduğunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 62'nci maddesi birinci fikrasının (e) bendi uyarınca yapılan ihaleler kapsamında, davacı Banka bünyesinde temizlik ve yardımcı hizmetler güvenlik ve yönlendirme hizmetlerinin ifası için alt işverene bağI ihdam edilen personelden, iş sözleşmeleri tazminat almaya hak edecek şekilde sona erenlere ödemelerinin, 4857 Sayılı İş Kanunu 112. ve iğer maddeleri ile ilişki yönetmelikler çerçevesinde kamu kurum ve kuruluşlarına yüklenen hukuki sorumluluk gereği davacı Banka tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili Banka'nın taşeronu olarak yürüttükleri hizmetlerde çalışmakta olan işçilerden-------- iş akdinin tazminat almayı hak edecek şekilde sona erdiği, müvekkil Bankada taşeron işçi olarak çalışmış olduğu döneme ------ ilişkin 24 Yıl 19 günün karşılığı olarak hesaplanan brüt 81.348,30 TL Kıdem tazminatının , brüt 6.313,21 TL İhbar Tazminatının ve brüt 2.931,13 TL izin ücretinin yani toplam brüt 90.592,64 TL ' nin net tutarı olarak toplam 88.518,39 TL'nin kamu kurum ve kuruluşlarına yüklenen hukuki sorumluluk gereği 28.06.2019 tarihinde müvekkili banka tarafından asıl işveren sıfatıyla işçi hesabına yatırıldığını, Türk Borçlar Kanunu ile İş Kanunu hükümleri ve ayrıca asıl işveren olan müvekkili Banka ile alt işveren davalılar arasında akdedilen Hizmet Alım Sözleşmeleri ile Teknik Şartname, İdari Şartnamelerin "Yüklenicin Yükümlülükleri" maddeleri uyarınca tüm işçi ödemelerinden alt işverenin sorumlu olduğu, İşçi alacaklarından alt işverenin sorumlu olduğuna dair hükümler de gözetilerek, iç ilişkide rücu hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini belirterek, ödeme tarihinden itibaren tahsiline kadar işleyecek kanuni faizi ile birlikte alt-işveren davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce usulüne uygun olarak davalılara dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak cevap vermedikleri görülmüştür. Mahkememizce bilirkişiden rapor aldırılmış olup, bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen 77.876,85 TL nin ------ kayıtlarında çalışılan gün sayısı ve şirket bazında alacağının;15.832,38 TL' nin -------- ------4.545,45 TL'nin ------10.366,32 TL' nin davalı -------- 2.780,97 TL' nin davalı ------ 7.000,38 TL' nin davalı --------1.697,35 TL' nin davalı --------, 6.914,08 TL'nin davalı ----- 12.102,03 TL'nin ----------- Adına ------ Brüt 6.313,21 TL İhbar Tazminatı Açısından Son yüklenici taşeron firma sıfatı ile ------Brüt 2.931,13 TL İzin Ücreti Açısından Son yüklenici taşeron firma sıfatı ile -------Adına Müteselsilen --------davacı banka tarafından toplamda 77.876,85 TL lik alacağını talep edebileceği ve şirketlerin bu tutarlardan ayrı ayrı sorumlu olduğu yönünde rapor sunduğu anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı tarafından asıl işveren sıfatıyla ödenen işçilik alacağının allt işveren sıfatıyla davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167.---------- maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılmalı, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Sözleşme ve eki şartnamelerde sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmadığı hallerde, ------ sayılı ilamında ve diğer yerleşik uygulamalarında da belirtildiği üzere davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkememizce alınan -------- tarihli raporda, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmadığı hallerde alt işverenin dava dışı işçiye ödenen tazminatın tamamından sorumlu olduğu, sözleşmede sorumluluğa ilişkin bir hüküm bulunması halinde bu düzenlemeye göre ve davalı alt işverenlerin sadece kendi dönemleri ile sınırlı sorumlu oldukları da gözetilerek hesaplama yapıldığı anlaşıldığından usul ve yasaya uygun bulunan bilirkişi raporu, taraflar arasındaki sözleşmeler ve dava dışı işçiye ödenen işçi alacak ve tazminatları göz önünde bulundurularak açılan davanın kabulü ile davacı kurum tarafından dava dışı işçi ----- alt işveren konumundaki davalılara, işçiyi çalıştırdıkları süre ile orantılı olarak payları oranında rücu edebileceği anlaşıldığından açılan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-DAVANIN KABULÜ ile toplam------- alacaktan,
----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ------ alınarak davacıya ödenmesine,
---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı------ alınarak davacıya ödenmesine,
----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ------ alınarak davacıya ödenmesine,
---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ----- alınarak davacıya ödenmesine,
---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı---- alınarak davacıya ödenmesine,
----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---- alınarak davacıya ödenmesine,
---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar -------müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
----tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı------ alınarak davacıya ödenmesine,
---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı------ alınarak davacıya ödenmesine,
---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
Alınması gerekli 5.319,76 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan ‭5.589‬,00 TL yargılama gideri masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücreti alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluklarında, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/05/2024