WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/99 Esas
KARAR NO: 2024/193
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:21/03/2016
KARAR TARİHİ:29/02/2024

Mahkememizin ------ kararını davalı vekili, dava öncesinde yapılan ödeme ve düzenlenen ibraname ve kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğine ilişkin talebi ile dosya istinafa gönderilmiş,------- sayılı ilamıyla mahkememiz kararının kaldırılarak, yeniden mahkememizin ---- Esas sırasına kaydı yapıldıktan sonra yapılan yargılama sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.11.2011 tarihinde sürücü --- sevk ve yönetimindeki ------- plaka nolu aracı ile seyir halindeyken, karşı istikametten gelen---- sevk ve yönetimindeki ------ plaka nolu ---- çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini,---- plaka nolu motosiklette sürücü olan ------ yolcu olan müvekkilinin trafik kazası sonucunda yaralandıklarını ve sakat kaldıklarını, kazanın oluşumunda ------- plaka nolu araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğunu, müvekkilinin kazada yaralandığını ve sakat kaldığını, ------ alınan raporda müvekkilinin maluliyet oranının %14 olarak tespit edildiğini ileri sürerek müvekkilinin trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu zararın tazmini için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli işgöremezlik tazminatı olarak 2.000,00-TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 1.000,00-TL olmak üzere toplam 3.000,00-TL'nin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aynı talep ve konuya ilişkin açmış olduğu 3. dava olduğunu, bu nedenle kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere davacı tarafından öncelikle aynı talep ve konuya ilişkin -------- dosyasıyla dava açıldığını, dava sırasında davacı taraf ile sulh olunduğunu ve dava sırasında imza altına alınan ibraname gereğince 44.000,00-TL.nin------ ödendiğini, dava sırasında imza altına alınan ibranamenin geçersizliğinin taraflarca iddia edilmesinin mümkün olmadığını, davacının söz konusu dava dosyasında sulh olunmasına rağmen tekrar ------ müracaat ettiğini, ------- taraflar arasında yürütülen yargılamaya ilişkin olarak kesin hüküm bulunduğunu tespit ile 26/02/2016 tarihinde dosyayı işlemden kaldırdığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca, kusur oranlarının tespiti bakımından mahkemenin dosyayı ---- sevk etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamında olmamak üzere, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın -------gönderilmesi gerektiğini, 6111 sayılı yasa kapsamında müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın iş kazası olup olmadığının araştırılarak iş kazası ise ------ tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzili talep ettiklerini, davacının ceza dosyasında şikayetçi olup olmadığının belirlenerek şikayetçi olmaması halinde dava açma hakkı ortadan kalkacağından davanın bu sebeple de reddi gerektiğini, davacının olay esnasında kask takmadığını, koruma önlemleri almadığını, bu yüzden müterafık kusur indirimi yapılmasını istediklerini, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde sorumluluğuna hükmedilmesi halinde dava tarihine kadar yapılmış herhangi bir başvuru bulunmadığından faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilebileceğini, yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuş, dosyaya süresinde ibraz ettiği cevap süresi uzatım dilekçesiyle aynı zamanda zaman aşımı itirazını ileri sürdüğü görülmüştür.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; haksız fiilden doğan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı 13/11/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ağır şekilde yaralandığını belirterek kazaya karışan ------ plaka sayılı aracın trafik sigorta poliçesini düzenleyen davalıdan poliçe limitleri dahilinde olmak kaydıyla geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının tahsili istemiyle dava açmıştır. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 04/10/2016 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartı ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacıya ait hastane dosyaları, davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen hasar dosyası, kazaya karışan araçların tescil kayıtları, sigorta tahkim komisyonuna ait dosya,----------Mahkemesine ait dava dosyası getirtilerek dosya içine alınmış, davacıya meydana gelen trafik kazası nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği tahakkuk ettirilmediği ---- gelen cevap ile anlaşılmıştır. Davalı,------ dosyasında aynı dava konusuna ilişkin olarak yürütülen yargılama esnasında tarafların sulh olduklarını, davacıya 44.000,00 TL.ödeme yaptığını, bu nedenle sorumluluğu kalmadığını belirterek kesin hüküm itirazında bulunmuştur------- sayılı dosyasının incelenmesinden davacı tarafça dava konusu kaza sonrasında davalıya karşı açılan davada sürekli iş gücü kaybı karşılığı tazminat talep edildiği, dosyanın ilk duruşması olan 26/05/2015 günü taraflar gelmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı ve 28/09/2015 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. Davalı vekili bu dosyanın yargılaması sürerken tarafların sulh olduğunu belirterek HMK 315 maddesi uyarınca kesin hüküm itirazında bulunmakla birlikte ilgili dosyaya tarafların sulh olduğuna dair hiçbir belgenin yansımadığı görülmüştür. Mahkeme dışı sulhun tarafları bağlaması ve mahkeme tarafından dikkate alınmasının iki halde mümkün olduğu, 1.halde tarafların mahkeme dışında sulh oldukları sözleşmeyi mahkemeye verip sulh olduklarını bildirerek bu hususu tutanağa geçirtip imzalamaları ki bu durumda sulhun mahkeme içi sulhe dönüşeceği, 2.halde de iki tarafın sulh olduklarını mahkemeye bildirmeyip taraflardan birinin böyle bir sözleşmeyi kabul etmemesi durumunda mahkeme dışı sulhe dayanan tarafın bunu kanıtlamakla yükümlü olduğu hususlarıyla KTK 111.maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup yetersiz ya da fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ve uzlaşmaların da yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilecekleri, bu kanunda öngörülen hukuki sorumlulukları kaldıran-daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, yasal düzenlemeleri karşısında sunulan ibranamenin geçerliliğinin tartışılması gerektiğinden davalının kesin hüküm itirazının reddine karar verilmiştir.Davalı yanın bir diğer itirazı ise zaman aşımına ilişkin olup 2918 sayılı Yasa'nın 111.maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içinde davanın açıldığı, zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı belirlenmekle bu itirazın da reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.Davalı vekili davacının ceza dosyasında şikayetçi olmaması halinde dava açma hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. Getirtilen ---------- dosyasında davaya konu trafik kazası nedeniyle yürütülen ceza yargılamasında davacının katılma talebinde bulunduğu görülmüştür. Davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin değerlendirilmesi bakımından ----- tarihli rapor alınmış, raporda davacının %10.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayıldığı ve olay tarihinden itibaren iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği belirlenmiştir.Olaydaki kusur durumunun tespiti ve davacının talep edebileceği tazminat miktarlarının hesabı yönünden dosya bilirkişi heyetine verilmiş 11/05/2018 tarihli rapor alınmıştır. Kusur bilirkişisi yaptığı değerlendirmede davalı sigorta şirketine trafik sigortalı ---------- plaka sayılı araç sürücüsünün meskun mahal dışındaki çift yönlü virajlı yolda yolu ve aracının durumunu dikkate almadan oldukça hızlı seyretmek, viraja yaklaştığında yavaşlamamak aynı hızla viraja girip direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçip, karşı yönden gelen motorsiklete çarparak kazaya neden olmaktan ötürü olayın meydana gelmesinde 1.derecede ve tam kusurlu olduğunu bildirmiş, davacının yolcu olarak bulunduğu motorsikletin sürücüsünün ise kendi yol ve şeridinde kurallara uygun şekilde seyri sırasında meydana gelen trafik kazasında kusursuz olduğunu, alabileceği herhangi bir önlem de olmadığını ifade etmiştir. Ceza dosyasında alınan kusur raporunda da ------plaka sayılı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olarak kabul edilmiş, bu rapor hükme esas alınmak suretiyle hakkında ceza tayin edilmiş, verilen hüküm kesinleşmiştir. Saptanan kusur durumu ve alınan maluliyet raporu uyarınca yapılan hesaplama ile davacının 13/11/2011 tarihli trafik kazası nedeniyle davalının yaptığı ödeme de dikkate alınarak 6.272,15 TL.sı geçici iş göremezlik ve 21.607,57 TL.sı sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 27.879,72 TL.tazminat talep edebileceği alınan bilirkişi raporuyla belirlenmiştir. Davacı vekili sunduğu 17/05/2018 tarihli talep arttırım dilekçesiyle, bilirkişi raporu uyarınca dava değerini 27.879,72 TL.na yükselttiklerini beyan ve tamamlama harcını yatırmıştır. Talep arttırım dilekçesinde davacı vekili hükmedilecek tutara kaza tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi isteminde bulunmuştur. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporlarıyla meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının %10.3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, davalı tarafından ------- plaka sayılı aracın sürücüsünün olayın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, sigorta poliçesinin dava konusu olayı kapsadığı, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davacının trafik kazası nedeniyle maluliyet oranına isabet eden tazminat tutarının 21.607,57 TL.geçici iş göremezlik tazminatı tutarının ise 6.272,15 TL.olarak hesaplandığı, yapılan hesaplamanın gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olduğu mahkememizce kabul edilmiş, bu miktarlar üzerinden davanın arttırılan haliyle kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafça davacının kask takmadığı, koruma önlemlerini almadığı ileri sürülerek müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği savunulmuş ise de davacının olay nedeniyle bacak bölgesinden yaralandığı, dolayısıyla kask takıp takmamasının meydana gelen yaralanmaya bir etkisinin olmayacağı anlaşıldığından müterafık kusur indirimi yapılmamıştır.Davacı taraf mahkememizde HMK 107 kapsamında açtığı davada temerrüt tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep etmiş, talep arttırım dilekçesinde ise kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinde bulunmuştur. ------- kaza tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması mümkün değildir. Meydana gelen kazadan sonra davacının davalı sigorta şirketine ilk başvuru tarihi 08/07/2013 olup sigorta şirketince aynı tarihli yazı ile sakatlık derecesini gösterir heyet raporunun sunulması talep edilmiş, davacı taraf söz konusu raporu 27/11/2014 tarihinde sigorta şirketine ibraz etmiştir. Raporun sunumundan itibaren 8 iş gününün ilavesi ile davalının temerrüdünün 10/12/2014 tarihinde oluştuğunun kabulüyle davalı bu tarihten itibaren faizle sorumlu kılınmış, kazaya karışan araçların ticari nitelikte olmadığı, hususi araç olduğu gözetilerek temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmek suretiyle aşağıdaki hüküm kurulmuş,

İSTİNAF İLAMI;
Ancak davalı vekili, dava öncesinde yapılan ödeme ve düzenlenen ibraname ve kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğine ilişkin talebi ile dosya istinafa gönderilmiş, --------sayılı ilamı özetle; "Davanın tarafları işbu davanın açılmasından önce 26/12/2014 tarihli sulh ve ibra anlaşması uyarınca tazminat miktarına ilişkin anlaşmaya varmışlardır. Davalı sigorta şirketi tarafından ibraz edilen hasar dosyasında mübrez 17/12/2014 tarih 2086 sayılı hesap raporunda davacının zararı 42.241,45 TL olarak hesaplanmış, taraflar arasında yapılan ibra anlaşmasında ise herhangi bir ayrım yapılmaksızın faiz, avukatlık ücreti ve sair ferileriyle birlikte 44.000,00 TL konusunda mutabakata varılmıştır.KTK'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yargıtay ilke kararlarına göre yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en dikkate alınması gerekir.Davacı tarafından --------- dosyası üzerinden davalı aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, usuli nitelikteki bu kararın kesin hüküm teşkil etmesinin mümkün olmadığı,-------- yapılan başvurunun da yine aynı şekilde karara bağlanmadan komisyon müdürünce ------ Karar ile işlemden kaldırıldığı, dolayısıyla bu başvurunun da kesin hüküm teşkil etmesinin söz konusu olmadığı, ----- sayılı dava dosyasında bilirkişi incelemesi yapılmadan açılmamış sayılma kararı verilmiş olması nedeniyle. ibra anlaşmasının, KTK'nın 111. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerektiği, anlaşmanın 26/12/2014 tarihinde yapıldığı, 21/03/2016 tarihinde açılan eldeki davanın ise 2 yıllık yasal süre içerisinde açıldığı, ancak mahkemece, taraflar arasında yapılan anlaşmanın fahiş ve yetersiz olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmadan karar verildiği görülmektedir.O halde, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında dava öncesinde yapılan ibra anlaşması tarihindeki veriler üzerinden hükme esas tutulan 11/05/2018 tanzim tarihli asıl rapordaki maluliyet ve kusur durumu aynen esas alınmak suretiyle yeniden hesaplama yaptırılarak, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde yapılan anapara ödeme tutarına göre sorumluluğunun sona erip ermediği, sorumluluğu sona ermese dahi yapılan ödemenin fahiş ve yetersiz olup olmadığı, giderek KTK'nın 111. maddesi yönünden anlaşmanın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere HMK’nn 352/1-a/6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın yeniden görülmesi" gerektiğinden bahisle davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek, mahkememizin ------ sayılı kararı kaldırılarak dosya mahkememize intikal etmekle, dosya mahkememizin ---- sırasına kaydı ile yapılan yargılamada; Mahkememizin --- dosyasının yapılan yargılaması ile dosya bilirkişiye tevdiine karar verilerek,İstinaf ilamı doğrultusunda; bilirkişi----------aldırılan 18/08/2022 tarihli raporunda özetle; Hasar dosyasında mevcut hesap raporundan davacıya sadece sürekli iş göremezlik maddi zarar ödemesi yapıldığı, geçici iş göremezlik maddi zarar ödemesi yapılmadığının görüldüğü, bu durumda davacının geçici iş göremezlik maddi zararını talep edebileceği kanaatine varıldığı, bununla birlikte, ödeme tarihindeki verilere göre davacıya 5.012,77 TL eksik bir şekilde sürekli iş göremezlik maddi zarar ödemesi yapıldığı ve davacının ödeme tarihindeki sürekli iş göremezlik maddi zararının %90 oranında karşılandığı, davacıya %90 oranında yapılan sürekli iş göremezlik maddi zarar ödemesi ile ödeme tarihindeki sürekli iş göremezlik maddi zararı arasında açık nispetsizlik olup olmadığı hususundaki takdir mahkemeye ait olmak üzere kök rapor tarihindeki verilere göre de inceleme yapıldığı, davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 6.299,30 TL olduğu, kök rapor tarihindeki verilere göre davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 27.415,73 TL olduğu, temerrüt başlangıcının 10.12.2014 dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğunu beyan ve rapor etmiştir.Davacı vekilinin itirazları ve güncellenmiş asgari ücretler esas alınması talebi ile bilirkişi--------- raporunda özetle; Hasar dosyasında mevcut hesap raporundan davacıya sadece sürekli iş göremezlik maddi zarar ödemesi yapıldığı; geçici iş göremezlik maddi zarar ödemesi yapılmadığının görüldüğü; bu durumda davacının geçici iş göremezlik maddi zararını talep edebileceği kanaatine varıldığı; bununla birlikte; ödeme tarihindeki verilere göre davacıya 5.012,77 TL eksik bir şekilde sürekli iş göremezlik maddi zarar ödemesi yapıldığı ve davacının ödeme tarihindeki sürekli iş göremezlik maddi zararının --------oranında karşılandığı; davacıya -------- oranında yapılan sürekli iş göremezlik maddi zarar ödemesi ile ödeme tarihindeki sürekli iş göremezlik maddi zararı arasında açık nispetsizlik olup olmadığı hususundaki takdir mahkemeye ait olmak üzere kök rapor tarihindeki verilere göre de inceleme yapıldığı, Davacının nihai ve gerçek geçici İş göremezlik maddi zararının 6.299,30 TL olduğu, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının;
1. Seçenekte: ------ kaldırma ilamı öncesindeki hükme esas alınan bilirkişi raporu tarihindeki verilere göre 27.415,73 TL olduğu,
2. Seçenekte: Güncel verilere göre bakiye teminat limitiyle sınırlı olarak 156.000,00 TL olduğu,Temerrüt başlangıcının 10.12.2014 dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğunu beyan ve rapor etmiştir.Taraf vekillerinin beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişi ------- aldırılan 16/01/2024 tarihli raporunda özetle; Hasar dosyasında mevcut hesap raporundan davacıya sadece sürekli iş göremezlik maddi zarar ödemesi yapıldığı; geçici iş göremezlik maddi zarar ödemesi yapılmadığının görüldüğü; bu durumda davacının geçici iş göremezlik maddi zararını talep edebileceği kanaatine varıldığı; bununla birlikte; ödeme tarihindeki verilere göre davacıya 5.012,77 TL eksik bir şekilde sürekli iş göremezlik maddi zarar ödemesi yapıldığı ve davacının ödeme tarihindeki sürekli iş göremezlik maddi zararının 690 oranında karşılandığı; davacıya 4690 oranında yapılan sürekli iş göremezlik maddi zarar ödemesi ile ödeme tarihindeki sürekli iş göremezlik maddi zararı arasında açık nispetsizlik olup olmadığı hususundaki takdir mahkemeye ait olmak üzere kök rapor tarihindeki verilere göre de inceleme yapıldığı, Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 6.299,30 TL olduğu,Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının;
1. Seçenekte: -------- kaldırma ilamı öncesindeki hükme esas alınan bilirkişi raporu tarihindeki verilere göre 27.415,73 TL olduğu,
2. Seçenekte: Güncel verilere göre bakiye teminat limitiyle sınırlı olarak 156.000,00 TL olduğu,Temerrüt başlangıcının 10.12.2014 dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğunu beyan ve rapor etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:İstinaf ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde alınan bilirkişi raporunda 6.299,30 TL geçici iş göremezlik, bakiye teminat limitiyle sınırlı olarak 156.000,00 TL olmak üzere 162.299,30 TL maddi zararının bulunduğu anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
2-162.299,30 TL (156.000,00 TL sürekli iş göremezlik+6.299,30 TL geçici iş göremezlik olmak üzere) maddi tazminatın 10.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar harcı olan ‭11.086,66 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 29,20 TL, ıslah harçları 460,00 TL + 66,03 TL'den mahsubu ile bakiye kalan ‭10.531,43‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan peşin harç, ıslah harcı ve başvuru harcı olmak üzere toplam ‭584,43‬ TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan ‭2.655,50‬ TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 25.967,89 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ----------- Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/02/2024