T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/481 Esas
KARAR NO:2024/113 Karar
DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/06/2022
KARAR TARİHİ:14/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalıdan veri analizi raporlama, satış takiplerini yapabilmek adına yazılım programı satın aldığını, müvekkili şirketin çok geniş bir müşteri portföyüne sahip olduğu için bu zamana kadar çalıştığı müşterilerin bilgilerini de ------- verilerin silinmesi ya da kaybolması vb. durumlar için tedbir almak maksadı ile verilerini yedeklemek istediğini, bu sebeple programın yedekleme, veri erişim ve güvenlik programını da satın aldığını, 12/03/2022 tarihinde müvekkili şirkete -------- tarafından bir mail gönderildiğini, 600 USD karşılığında tüm verilerin eski hale getirileceği ve sistemdeki açıklarının paylaşılacağının aktarıldığını, bu gelen mail üzerine müvekkili şirketin bu gibi durumlar karşısında önlemini aldığını düşündüğü için satın almış olduğu yedekleme programının hizmetinden faydalanmak istediğini ve program dosyalarını geri almak istediğini, bu taleplerine karşılık olarak dosyaların yedeklenmediği bilgisinin müvekkili şirkete iletildiğini, bu mağduriyet karşısında müvekkilinin sistemlerini satın aldığı firma ile mail üzerinden iletişime geçtiğini, durumla alakalı bilgi almak isteyen müvekkili şirkete 2 gün sonra isim benzerliğinden kaynaklı farklı bir firmaya kurulum yapıldığının iletildiğini, isim benzerliği olarak belirttikleri firma ismi sorulduğunda -------- kuralları uyarınca bilgi verilemeyeceğinin iletildiğini, müvekkili şirketin aldığı tüm önlemlere rağmen yıllarca emek verdiği müşteri portföyünü, tüm verilerini kaybettiğini, davalı firmanın müvekkilinin mağduriyetini gidermek adına da herhangi bir işlem yapmadığını, özür dilemekle yetindiğini, müvekkili şirketin 2015 yılından beri ticari hayatını devam ettirdiğini, yaşanan bu olay nedeniyle 8 yıllık emeğinin hiç olduğunu, maddi ve manevi olarak büyük zarara uğradığını, 1 hafta kadar yeni sistem kurulana kadar faturalarını kesemediğini, açık hesap çalıştıkları müşterilerine dair alacak ve borç ilişkisinin ortadan kalktığını, ne kadar borçları ve alacakları olduğu bilgilerinin de bu verilerin kaybolması ile birlikte yok olduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, davalı şirketin hizmet sözleşmesindeki hizmeti müvekkili şirkete karşı ifa etmediğini, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bağımlılık unsurunu edimini de yerine getirmediğini, özen borcuna aykırı davrandığını, davalı tarafından mağdur edilen müvekkili şirkete bilirkişi raporu ile ortaya çıkacak olan zararlarına ilişkin hakları saklı kalması kaydı ile şimdilik 300.000,00 TL maddi tazminat, 300.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin olduğunu, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında açılan işbu davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin --------- ticaret mahkemeleri olduğunu, davacı yanın manevi tazminat talebinin dayanağı olan hukuki nitelendirmesinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı yanın tüzel kişiliğe sahip olduğunu, davacının ticari hizmetten kaynaklı manevi zararının doğmasının hukuken mümkün olmadığını, manevi zararın gerçek kişiler için geçerli olduğunu, tüzel kişilerin sadece kişilik haklarına yönelik bir saldırı olduğunda manevi tazminat yolunun açık olduğunu, ticari ilişkiden kaynaklı bir zararda ise manevi bir zarardan bahsedebilmenin mümkün olmadığını, davacı şirketin birçok programı müvekkili şirketten aldığını, dava konusu uyuşmazlığın sadece program yedeklemekten kaynaklandığını, diğer programlarda bir eksiklik olmadığı gibi hali hazırda davacı şirketin müvekkili şirkete ait programları kullanmaya devam ettiğini, davacı şirketin müvekkili şirketin destek ekibine ulaşarak bilgisayarlarının -------- saldırısına uğradığını ve tüm verilerinin şifrelendiğini, düzeltilmesi karşılığında 600 USD istenildiğini bildirdiğini, davacı şirketin bu duruma istinaden müvekkili şirketten -------- yedeğini istediğini, yedek alma sisteminde davacı şirketin yedek dosyasının olmadığının görüldüğünü, durumun kendilerine bildirildiğini, bu durum ile ilgili firma yetkilisine hackerdan verilerin geri alınabileceğini, bedelin müvekkili şirketçe karşılanabileceğinin bildirildiğini, ancak davacı firma yetkilisinin daha önceki yıllarda da ----------- saldırısı yaşadıklarını, bedelini ödeyerek verilerini geri aldıklarını, bu sistemi bildiklerini, buna karşı önlem aldıklarını bildirdiklerini, resmi muhasebe için -----kullandıklarını, ticari verilerinin orada da bulunduğunu, bir kayıp yaşamayacaklarını, bilgisayarda bulunan ------gibi diğer dosya türlerinin fazla önemi olmadığını, bu nedenle ---------- ile iletişime geçmeyeceklerini söylediklerini, davacı şirket ile ---------- arasında uzun bir yazışma olmadığı gibi herhangi bir pazarlığın da yapılmadığının anlaşıldığını, davacı şirketin bilgisayara format işlemini yaptırıp müvekkili şirketle iletişime geçtikten sonra uzaktan bağlantı ile ------ kurulumunun yapıldığını, davacı şirkete ait el terminallerinde bulunan cari, stok kartları ve son yapılmış işlem hareketlerinin kopyası alınarak bilgisayardaki ------ veri dosyasına eklenerek sistemin çalışır hale getirildiğini, tüm bu işlemlerin müvekkili şirket çalışanı tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin yedekleme programını isim benzerliği sebebiyle yanlış firmaya kurduğunu, edimini yerine getirmediğini, müvekkili şirketin bunu kabul ettiğini, bundan kaynaklı bir zararın doğmadığını, müvekkili şirketçe iade faturası karşılığı davacı şirketin ödediği ücretin iade edilebileceğini ya da talepleri doğrultusunda yedekleme programının kurulumunun yapılabileceğinin bildirildiğini, davacı şirketin talebi doğrultusunda programın kurulumunun yapıldığını, dava konusu olayın tamamen yedekleme programının kurulmamasından ibaret olduğunu, müvekkili şirketten alınan diğer programlar ile ilgili bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığını, ticari etik gereği ilgili firmaya yedek alma programını 2 yıl ücretsiz kullanabileceklerinin bildirildiğini, yedek alma programının düzgün çalışabilmesi için ilgili firmada bilgisayarın sürekli açık olması, internet bağlantısının hızlı ve kesintisiz olması gerektiğini, çok önemli olan bu kriterler her zaman sağlanmadığı için yedek alma programı satılırken ilgili alıcıya veri güvenliği konusunda hiçbir taahhüt ve güvencenin müvekkili şirketçe verilmediğini, veri güvenliği ve yedekleme işlerinin pahalı ekipmanlar ve yazılımlar gerektirdiğini, firmaların bu nedenle her yıl binlerce dolar bütçe ayırmak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin yedek alma programı, firmaların alacakları tedbirlere ilave bir ürün olduğunu, kesin bir garantinin verilmediğini, 1 yıllık ücretinin 500,00 TL olduğunu, dava konusu programın aslında çok ucuz olduğunu, davacı şirketin ödediği 500,00 TL karşılığında müvekkili şirketten haksız olarak 600.000,00 TL alma derdinde olduğunu, açık bir şekilde hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davacı şirketin tüm verilerinin kaybolduğunun gerçek dışı olduğunu, böyle bir durumun söz konusu olmadığını, davacının kötü niyetle haksız bir kazanç elde etmenin peşine düştüğünü, davacı tarafın vergi kaçakçılığı işlediğini kabul ettiğini, açık hesapların silindiğini iddia ettiğini, bu verileri resmi muhasebe programlarına aktaramayacaklarını, buradan alınacak raporların -------- ilgili birime beyan edildiğini, davacı şirketin 1 hafta kadar fatura kesemediğini beyan ettiğini,bilgisayarın------- saldırısına uğradığını beyan ettiklerini, ------ bilgisayara müvekkili şirketçe programın kurulduğunu, çalışmaya hazır hale getirildiğini, taraflar arasında ticari bir satış sözleşmesi söz konusu olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, olay gününe kadar yapılan bir bildirim, ihtarın da söz konusu olmadığını, davacı şirketin gerçekten bir veri kaybı olmadığını, müvekkili şirketin elinden geleni yapmaya hazır olduğunu da bildirdiğini, davacı şirketin tazminat talep edebilmesinin ön şartının gerçek bir zararının olması olduğunu, ortada ispatlanır bir zararın söz konusu olmadığını, zamanaşımı itirazlarının da bulunduğunu, açıklanan nedenlerle davanın yetkisizlik nedeniyle ve haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle davacı ile davalı arasındaki Yedekleme, ---------- ilişkin sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden doğan tazminat davasıdır. Davacı yan bedelini ödemek suretiyle davalıdan yedekleme programı satın aldığını ancak davalının kurulumu yapmamasından ötürü zarar gördüğünü iddia ederek dava açmış davalı da bedelini tahsil etmek suretiyle ürün satışı yaptığını, ancak yedekleme programını isim benzerliği nedeniyle bir başka firma için kurduğunu kabul etmekle birlikte davacının bu yüzden bir zarara uğramadığını ileri sürmüştür.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 26/10/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanarak bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Davalı yan mahkememizin yetkisine itiraz ederek yetkili mahkemenin ikametgahının bağlı olduğu -------- olduğunu ileri sürmüş ise de davacı davasını haksız fiil iddiasına dayandırdığından HMK 16 maddesi hükmü gözetilerek davalının mahkememizin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı, davanın zaman aşımına uğradığını ileri sürmüş bu iddiasını ----- günlü duruşmada,davacının ticari bir zararı var ise 8 günlük ihbar süresi içinde bu durumu kendilerine bildirmemesi nedeniyle talebin zaman aşımına uğradığı yönünde açıklamıştır. ------- yazısı davacıya 2022 yılının 3. ayında gelmiş davacı ve davalı arasındaki yazışmalar da aynı ay içinde yapılmıştır. Davanın 30/06/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Haksız fiilden doğan tazminat istemlerinde zaman aşımı TBK 72. maddesinde zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren 2 yıl olarak kabul edildiğinden davalı tarafın zaman aşımı itirazı da yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin talebi üzerine -------müzekkere yazılarak davacının kendilerinden hizmet alıp almadığı, aldı ise hangi programları kullandığı, 12/03/2022 tarihli --------- saldırısını bildirip bildirmediği, ve yedekleme hizmeti alıp almadığı sorulmuş, ilgili şirket tarafından davacıya satışı yapılan ürünler ve kullanım süreleri bildirilmiştir.Davacı ve davalı tarafın bildirdiği tanıklar dinlenmiş davacı tanığı -----duruşmada yeminli beyanında ------ben davacı şirkette 2 yıldan fazla bir süredir ön muhasebe elemanı olarak çalışıyorum. Çalıştığım davacı şirketin esasen bir muhasebe programı vardır. --------- programıdır. Ancak daha kapsamlı bir muhasebe programı almak istediğimiz için ------- muhasebe programı satın aldık. Yedekleme işlemini manuel olarak biz yapamadığımız için muhasebe programının yedekleme işlemini sürekli olarak davalı firmanın çalışanlarını arayıp yaptırmak zorunda kalıyorduk. Bu yüzden de daha hızlı olması için söz konusu programın yedekleme programını da satın aldık. Muhasebe programı satın alındıktan sonra yedekleme programının kurulumunun yapıldığı söylenerek bir tarih belirtilip bu tarihten itibaren bir yıl içinde tüm yedekleme verilerin alınacağı söylendi. Ben de bu programın kurulduğuna güvenerek ve tüm verilerin yedekleneceğine güvenerek bilgisayara format attırıp tüm bilgileri sildirdim. Kendilerinden yedekleme ile ilgili tekrar bir kurulum istediğimde yedeklemenin gerçekleşmediği söylendi. Daha sonra mail atarak yedeklenmenin neden alınmadığını sordum. Bana başka bir firmanın yedeklemesinin yapıldığı, benim çalıştığım firmamın yedeklemesinin yapılmadığını söylediler. Özür dilediler. 1 hafta içerisinde tekrar bağlandılar ve yedekleme sistemini başlattılar. Bu süreçte baya bir veri kaybı yaşandı. Programı kapsamlı bir biçimde 6 aydır kullandığımız için tüm veriler 6 aylık şekilde programın içindeydi. Bir haftalık süre içerisinde yedekleme programının olmamasından ötürü kaybedilenler arasında carilerin yani mal alıp sattığımız firmalarla aramızdaki mutabakatları sağlayamadık. Ödeme yapmak için mutabakat talep edildiğinde karşı tarafa verebileceğimiz bir veri elde kalmamıştı. 200 ve üzeri cari ile çalışılmaktaydı. -------- olayının yaşandığı ay içerisinde 3.000.000,00 TL civarında bir satış gerçekleşmişti. Ancak daha önceki verilere ulaşmak mümkün olmamıştır. Mutabakat sağlanamayınca da karşı müşteri ödeme yapmamıştır. Dolayısıyla o dönem ki ödemelerimizde aksama yapılmıştır. Sistemin davalı tarafça kurulumundan sonra da daha önceki bilgilere ulaşılması mümkün olmamıştır------- önce çalıştığım firma tarafından satılan ancak henüz faturası kesilmemiş olan satış işlemlerine ilişkin bilgiler kaybolduğundan bunlara ilişkin fatura kesilememiştir. Bunlarla ilgili ürünü sattığımız firmanın mutabakatı ne şekilde doğruysa bunu kabul etmek suretiyle bunun üzerinden fatura düzenledik. Eksik yada fazlasını bilemiyorum----- programını fatura düzenlemek amacıyla kullanıyorduk. ------ muhasebe programımız ---- idi. ----- programında kendimiz manuel olarak yedekleme alıyorduk. Muhasebe programı olarak aslında ----kullanıyoruz.---- bilgi amaçlı olarak satın aldık. ---- bağlı olarak aldığımız yedekleme programı ----- verileri yedeklemeyi sağlamaz. -----geldikten sonra bilgisayarı formatladıktan sonra davalı şirket ile iletişime geçtim. Şu an kiminle görüştüğümü hatırlamıyorum. Telefonla konuşmuştum. Yedeklemenin alınmadığı söylenince ben de mail şeklinde iletişime geçtim." demiştir.Davalı Tanığı--------ben davalı firmada yazılım geliştirme uzmanı olarak 6 yıldır çalışıyorum. Davacı firmaya veri analizi raporlama ve satış takiplerini yapmak için yazılım programı satıldığını ve bu programın yedekleme programının satıldığını biliyorum. Davacı firmadan isminin -----olduğunu bildiğim sanırım duruşma salonunda hazır bulunan kişidir. Beni arayarak ------- programına giriş yapamadığını söyledi. Ben de şahsın bilgisayarına uzaktan masa üstü ile bağlanıp sistem dosyalarını kontrol ettim. Bunların şifrelendiğini fark ettim. Bununla ilgili çözüm olarak bir yedeklemesinin olması gerektiğini ilettim. Kendisi de bana bu yedeklemeyi zaten siz yapıyorsunuz dedi. Bunun üzerine ben de kendi sistemimi kontrol ettim. Herhangi bir kayıt göremedim. Daha sonrasında kendisiyle yaptığım görüşmede kendisine şu şekilde önerilerde bulundum. Kullanılan el terminalinden verileri kurtarabilirim dedim. Bunun dışında ----tarafından --------bu fatura kayıtlarının geri getirilebileceğini söyledim. Sonrasında bu hackerlerin bir ödeme karşılığında bu verileri tekrar geriye açabildiğini ilettim. Daha sonrasında kendisinden bana teklif geldi. ----- isimli programda bu kaybolduğu söylenen verilerin orada olduğu söylendi ve bana ------ yazılıma bunları aktarıp aktaramayacağımı sordu ben de aktarabileceğimi söyledim. Aynı gün içerisinde bilgisayarlarına format attırıp tekrardan ben kurulum yaptım. -----hazır hale getirdim. ------ kurmalarını ve beni aramalarını söyledim. Çünkü ----- aktarım yapacaktım. Ancak bana dönüş olmadı. ----benim tarafımdan ------- isimli şahısla görüşmemden bir buçuk saat sonra yine uzaktan bağlanmak suretiyle kurulmuştur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Aynı duruşmada tutanağa "Duruşma salonunda hazır bulunan tanık ----- huzurda bulunan tanığın sesini tanıyıp tanımadığı soruldu ; tanımadığını söylemesi üzerine hazır bulunan tanık ------ konuştuğum kişinin telefonu telefonumda kayıtlıdır. Dedi. Arama yaptırıldı.---- telefonunun çaldığı görüldü.
Lüzumu üzerine tanık -------- tekrar soruldu; olayın üzerinden 9 aylık bir zaman geçmiştir. Ben yedekleme programının 1 haftalık süre içinde kurulduğunu hatırlıyorum ama tam zamanını bilemiyorum.dedi. Davalı vekilinin istemi üzerine tanık ----soruldu; telefonla bana bilgi verilmesinden sonra uzaktan bağlandığımda hacklenme durumunun yaşandığını fark ettim. Benimle görüşüldükten sonra bilgisayara format atıldı. Benimle görüşmeden öncesinde bilgisayara format atılmışsa uzaktan bağlanma yöntemiyle bunu tespit edemezdim. dedi.Davacı vekilinin istemi üzerine soruldu; ben kişisel olarak siber güvenlik alanı ile ilgileniyorum. Bizden hiç yedekleme hizmeti almayan firmaların başına gelen durumlarda 200-300 dolar arasında ödeme yapılarak sistemlerinin geri açık hale getirildiğini, yani şifrelemenin kaldırıldığını biliyorum ve gördüm. Bu nedenle beni arayan kişiye de bu yönde öneride bulundum." yönünde tanık beyanları da geçirilmiştir. 12/03/2022 tarihli -------- maili sonrasında taraflar arasında yapılan yazışmalar, davacı ve davalı tarafın iddia ve savunmaları, dosya kapsamında sunulan tüm beyanlar, duruşma zabıtlarına geçen beyanlar ve tanık anlatımı ile toplanan deliller bir arada değerlendirilerek davacının --------- saldırısı nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, zarar varsa davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı, zarar ile davalı eylemleri arasında illiyet bağı olup olmadığı, zararın miktarı, manevi zarar talebine esas olarak da davacı tarafça müşterilerin verilerine ulaşılamadığı için gerek mutabakatlara ve gerekse müşteri portföyüne sonradan ulaşılması gibi bir durum yaşanıp yaşanmadığı hususlarında davacının bilgisayarları (özellikle davalının talebi uyarınca-------kayıtları ve lisans kontrol kayıtları) ile 2022 yılı ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde de inceleme yapılarak rapor sunulması için dosya bilirkişi heyetine verilmiştir. Bilirkişi raporunda ----- tarafından gönderilen mailin 12/03/2022 tarihli olduğu, aynı tarihte davacının davalıya durumu bildirerek yedekleme için talepte bulunduğu davalı tarafından 14/03/2022 tarihli mail ile cevap verildiği ve yedekleme için kurulum yapılmadığının bildirildiği, bunun yanı sıra davacının “mal satımı yapıldıktan ve mal teslim edildikten ve 2-3 aylık süreçlerde parça parça ödeme aldığı, bazı durumlarda da malı alıp daha sonra ödemeyi birkaç ay içinde gerçekleştirdiği, müşterilerinin yıllardır birlikte iş yürüten şirketler olduğu için mevcut satımların deftere kaydedildiği, ödeme alındıktan sonra ya da mal tamamen teslim edildikten sonra faturaların kesildiği ve gerekli işlemlerin yapıldığı”, başka bir ifade ile beyandan anlaşıldığı üzere; önce malı teslim edip birkaç ay ödemeleri aldıktan sonra fatura kestiği yönündeki iddiasının vergisel anlamda fatura nizamına ilişkin VUK 231/5'inci maddesindeki hükme aykırılık teşkil ettiği, yasa maddesinde belirtilen “faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı” hükmüne göre, mal tesliminde sevk irsaliyesinin, bunu takip eden 7 gün içerisinde de faturanın kesilmesinin yasal bir zaruret olduğu, şayet davacı yan bu yasa maddesine uymadıysa, bundan dolayı oluşan zararın mesuliyetinin de mali açıdan kendisinde olduğu görüşüne varıldığı, ayrıca davacının defter bilgilerine ve dolayısı ile müşteri bilgilerine ulaşılamadığı yönündeki iddiası değerlendirildiğinde; e- defterlerin zayi olması halinde ne yapılması gerektiğinin EDGT'nin 7/1. maddesinde düzenlendiği, buna göre ilgili tacirin, VUK m. 13'de öngörülen mücbir sebeplerden birinin gerçekleşmesi ve bu kayıtların fiziksel ortamda birebir tutulmaması ve e-defter saklama hizmeti veren --------- kuruluşlarından veya başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, ilgili durumun öğrenilmesinden itibaren on beş gün içerisinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesine başvurarak zayi belgesi verilmesini talep etmesi gerektiği, somut olayda davacının bu şekilde bir zayi belgesini talep ettiğine dair dosya içerisinde bir belgenin olmadığı sonuç olarak davacının zarar ettiğini iddia ettiği konulardaki zarar kalemlerini tek tek belirtmediği, müşteri portföyünü kaybettiği yönündeki iddiasının ise; elektronik defterlerin içerisinde mali verilerin bulunması ve davacının e-defterini zayi ettiğine ilişkin bir zayi belgesi sunmadığı görülmekle; bu iddiasının belgesel olarak izaha ve ispata muhtaç göründüğü, davacının iddialarına konu zararın hangi kalemlerden ve ne miktardan oluştuğunun zarar kalemlerini tek tek belirtmediği, müşteri portföyünü kaybettiği yönündeki iddiasının ise; elektronik defterlerin içerisinde mali verilerin bulunması ve davacının e-defterini zayi ettiğine ilişkin bir zayi belgesi sunmadığı görülmekle; bu iddiasının belgesel olarak izaha ve ispata muhtaç göründüğünün belirtildiği anlaşılmıştır.Dosyada yapılan yargılama, toplanan deliller , taraflar arasındaki yazışmalar , dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi heyeti raporu ile taraflar arasında ---------- konusunda bir satım sözleşmesi yapıldığı davacının ürün bedelini ödediği, ancak davalı tarafından kurulumun yapılmadığı ve bu durumun davacıya gelen ---------- mesajı sonrasında davalıdan yedekleme yapılması talebi üzerine ortaya çıktığı uyuşmazlık konusu değildir. Davalı sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmemiş bu nedenle mevcut ise davacının zararını gidermekle yükümlü hale gelmiştir. Davacı yan durumun davalıya bildirilmesinden bir hafta sonra yedekleme programının kurulduğunu bu süre içinde yeni sistem kurulana kadar faturalarını kesemediğini, açık hesap çalıştıkları müşterilerine dair alacak ve borç ilişkisinin ortadan kalktığını, ne kadar borçları ve alacakları olduğu bilgilerinin de bu verilerin kaybolması ile birlikte yok olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. TBK 50 maddesinde zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla yükümlü olduğu düzenlenmiş olup davalının edimini ifa etmemesi nedeniyle kusurunun bulunduğu açıktır. Ancak davacının bu kusur nedeniyle zarar uğradığını da ortaya koyması gerekir. Davacının zararın ispatına yönelik olarak somut bir delil sunmadığı mali bilirkişi tarafından açıklanmış olup mahkememizce dinlenen davacı tanığı tarafından da davacının zaten bir muhasebe programı kullandığı, bu programda manuel olarak yedekleme alındığı, led programının bilgi amaçlı olarak satın alındığı, programa bağlı olarak alınan yedekleme programının --------- kaydındaki verileri yedeklemediği beyan edildiğinden, davacı tarafın bildirimi üzerine gerekli yedekleme programının davalı tarafça kurulduğu ve davacının zarar iddiasının mevcut delillerle ortaya konulamadığı sonucuna varılmakla davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Davacının, manevi tazminata hak kazanması için de manen zarara uğradığını, yani borcun gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle kişilik hakkının (ticari itibarının vb.) zedelendiğini ispat etmesi gerekmekte olup davacının sunduğu deliller itibariyle bu hususu da ispat edemediği anlaşılmış ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 10.246,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.818,90 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafındanyapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT uyarınca maddi tazminat yönünden hesaplanan17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT uyarınca manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!