T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/394 Esas
KARAR NO:2024/114
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 28/01/2021
KARAR TARİHİ: 15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının --------tarihleri arasındaki dönemde davacı müvekkil şirkket bünyesinde satış müdürü sıfatıyla istihdam edildiğini, satış müdürü pozisyonunda olması sebebi ile imzalanan sözleşmelere tamamen vakıf olduğu, davalının hizmet akdinin sona ermesinden sonraki dönemde davacı müvekkil şirketin bilgisi ve onayı dışında ----- isilmli ------- ile doğrudan bağlantı kurduğu, sözü geçen bu firmanın ürünlerini tanıttığı ve fiyat teklifleri verdiği, davalıya hitaben ---- ihtarname sunulduğu,----- avukatı tarafından temerrüt ihtarına cevap gönderildiğini,---- firmasının davalı ile birlikte müştereken hareket etmek suretiyle davacı şirketin bilgisi ve onayı dışında ------- doğrudan satış yaptığını, davalının haksız rekabet teşkil eden bu eylemleri sonucunda kuracağı satış sözleşmeleri kapsamında şahsen maddi bir menfaat elde ettiği ve etmeye de devam edeceğini beyan ederek davalının haksız rekabet eyleminde bulunduğunun tespitine ve haksız rekabetin önlemesine, hüküm kesinleşinceye kadar geçecek süre yönünden ------ marka ürünlerin davalı tarafından şahsen ya da temsilci sıfatlarıyla üçüncü kişilere yönelik olarak pazarlanmasının teminatlı veya teminatsız olarak yasaklanmasına, hükmün kesinleşmesinden sonra hüküm özetinin ------ genelinde yayınlanan en yüksek tirajlı 5 gazeteden birinde ilan masrafları davalıdan alınmak üzere beş iş günü süreyle yayınlanmasına , maddi ve ticari prestij kaybına dayalı manevi zarar kalemlerinin davalıdan tazmin edilmesi yönündeki talep haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderli ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalının iş sözleşmesi işveren tarafından -haklı bir neden bildirilmeden- feshedildiğinden iş akdini kendi isteği ile sona erdiren işveren davacının, iş akdi sona erdikten sonra herhangi bir rekabet yasağı ya da sadakat borcu olduğunu iddia edemeyeceğini, her ne kadar iş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağına ilişkin bir iddia ile dava açılmışsa da, iş akdinin işveren tarafından haklı bir neden bildirilmeksizin feshedilmiş olması karşısında işçi olan müvekkilin iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra rekabet borcu olmadığının her türlü izahtan vareste olduğunu, davacı tarafın davasının haksız rekabete bu olmadığı takdirde sadakat borcuna aykırılık hükmüne bağladığını, ancak işçinin sadakat yükümlülüğünün ancak iş sözleşmesi devam ederken işverene karşı işçiyi bağlayacağını, Türk Borçlar Kanunu, İş Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca; iş akdi, işçiye yüklenecek haklı sebep olmaksızın feshedilen işçinin, iş akdinin feshedildiği tarih itibariyle herhangi bir rekabet etmeme yasağı ya da sadakat borcu da kalmadığını, yani davalının rekabet etmeme yasağı davacının 30.06.2020 tarihinde iş akdinin haklı neden olmaksızın feshettiği tarihte sona erdiğini, TBK 447/2. fıkrası gereğince iş akdi “haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından… feshedilirse, rekabet yasağı sona erer”. Hükmünü havi olduğunu, davalının işten çıkış kodu “04” olup, işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın iş akdi feshedildiğinden rekabet yasağının da 30.06.2020 tarihi itibariyle son bulduğunu, emsal ----- da bu yönde olduğunu, iş akdi davacı işveren şirket tarafından haklı bir neden olmaksızın tek taraflı feshedildiğinden davalının davacıya karşı iş akdi sonrası herhangi bir sadakat borcu olmadığından davanın reddinin gerektiğini, davalı müvekkil ile davacı arasında iş akdi sona erdikten sonra rekabet yasağını düzenleyen herhangi bir rekabet yasağı sözleşmesi imzalanmadığını, davalı tarafça kabul edilmiş, yazılı olarak akdedilmiş, Türk Borçlar Kanunu uyarınca tüm geçerlilik şartlarını haiz bir rekabet yasağı sözleşmesi olmadığından davalının rekabet yasağı olduğundan bahsedilmesinin söz konusu olamayacağını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava ve uyuşmazlık TTK 54-55 madde hükümleri uyarınca açılan haksız rekabetin tespiti ve meni davasıdır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Dosyanın satış ve pazarlama konusunda uzman bilirkişi ile hesap uzmanı bilirkişiye tevdi ile; dosyadaki bilgi belge ve deliller kapsamında, davalının haksız rekabet teşkil edici iş ve eylemlerinin bulunup bulunmadığının pazarlama işinin niteliği kapsamında değerlendirme yapılarak rapor alınmıştır.Bilirkişilerin 11.10.2023 tarihli raporunda: Davalının iş akdinin feshi sonrası, tek bir mail yazışması ile davacının tek dağıtıcısı olduğu ürünler için 3.kişiye teklif sunduğunu, bu tekliften ana tedarikçi firmanın haberdar olduğunu, davalının tek başına hiçbir maddi menfaat olmadan pazarlama faaliyeti yapmayacağını, Tek bir mail yazışması dışında başkaca somut delilin dosyada mevcut olmadığını, Davalının herhangi bir teklif sonrası, satışa aracılık ederek, satışı gerçekleştiğine, davalının maddi bir menfaat elde ettiğine dair somut bir delilin de dosya kapsamında mevcut olmadığını, Maddi bir menfaat temininin bulunmadığı anlaşılan olayda, haksız rekabetten bahsedilemeyeceğini belirtmişlerdir. Dosyanın incelenmesinde davalının 3. Kişiye fiyat tekliflerini içeren mail yazışmasına dayanarak davacının haksız rekabet iddiasında bulunulduğu ancak bu mail yazışmasının akıbeti hakkında dosyada bildi ve belge bulunmadığı, incelenen ihtarnameler de göz önüne alındığında söz konusu mailin teklif edilen firma tarafından davacıya iletildiği ve davacının da ihtarname gönderdiği dikkate alındığında gerçekleşmiş bir satış işleminin olamayacağı, davalının maddi menfaat elde ettiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı ayrıca davalının fesih sonrası gerçekleşen bir satışa aracılık ettiğine dair de delil bulunmadığı, tek bir mail yazışmasının (akıbetinin de belli olmadığı) davalının haksız rekabet ettiğini ispata yeter olmadığı, maddi menfaat temininin de ispatlanamadığı davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE ,
2-Karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacı taraftan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile-------- Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
15/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!