WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/351
KARAR NO:2024/88
DAVA: Tespit, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/06/2021
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/10/2021
KARAR TARİHİ : 06/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tespit ve İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirket arasında elektrik enerjisi satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davalı, -----ve ilgili ------ hatları aracığı ile davacının işyeri olarak kullanmakta olduğu ------- tanımlı adrese toptan elektrik satmayı taahhüt etttiğini, davacı söz konusu işyerini kiracı sıfatı ile kullanmakta iken, taşınmazın mülkiyeti el değiştirdiğini ve yeni malikin ihtarı üzerine işyerinin davacı tarafından tahliye edildiğini, davacının işyerinde ticari faaliyette bulunmasının imkansız hale geldiğini, davacının elektrik satın almasının imkansızlaştığını, davalı tarafından 3 yıl sonra 21.05.2021 - tarihli, ------ numaralı, Cezai Şart Bedeli adı altında 161.000,00 TL tutarında fatura gönderildiğini, dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı faturaya davacı tarafından -----Noterliği, 27.05.2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiğini, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı tarafından davacıya yöneltilen cezai şart bedelinin hukuka aykırı olması sebebi ile davacının borçlu olmadığının tespitine, cezai şart bedelinde tenkis uygulanmasına, davalı aleyhine %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline, karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı arasında imzalanan elektrik enerjisi satış sözleşmesinin süresinden önce feshi nedeniyle davalı şirket tarafından sözleşme ve mevzuata uygun olarak cezai şart faturası tanzim edildiğini, davacının elektrik kullandığı işyerini boşaltmak durumunda kalması bir mücbir sebep hali olmayıp hayatın olağan akışının bir parçası olduğunu, davacı tahliye etmek durumunda kalmış ise sözleşmenin devamını etkileyecek nitelikteki tahliyeyi de derhal davalı şirkete bildirmekle mükellef olduğunu, cezai şart fatura numarasının hatalı bildirildiğini, genel işlem koşulu ve davalının aydınlatılmadığı iddiasının abesle iştigal olduğunu, davacının iddialarının aksine sözleşmedeki cezai şartın dayanağı sözleşmenin 9.3 nolu maddesi olup, ortada muğlak olan bir hükmün söz konusu olmadığını, davacı basiretli bir tacir olma yükümlülüğüne aykırı nitelikteki davranışı ile davalıyı zarara uğrattığını, davalının da buna dayalı olarak sözleşmesel cezai şart talep hakkını / kullandığını ve davacının son iki aylık fatura bedelleri toplamı olarak kararlaştırıldığını ve bu şekilde davacıya fatura edildiğini, şartın dayanağı sözleşmenin 9.3 nolu maddesi olup, sözleşmenin feshinin davalı şirket tarafından değil davacı tarafından tahliye yolu ile gerçekleştirildiğini, davacının davalı şirketin fesih beyanı olmadığı yönündeki iddiasının incelenme imkanının bulunmadığını, davacının cezai şartın indirilmesini talep etme hakkının bulunmadığını belirterek; davanın reddine, davacının %40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Birleşen -----ATM'nin ----- sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Merkezi Takip Sistemi ----- sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa ilişkin takip başlatıldığını, davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz olarak icra dosyasına itiraz ettiğini belirterek davalı şirketin yaptığı haksız itirazın iptaline, takibin devamına, borçlu şirketin %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 29/11/2021 tarihli dilekçesi ile dosyanın----Asliye Ticaret Mahkemesinin----- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen------ ATM'nin ---- sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil şirket arasında elektrik enerjisi satış sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında davacı, ----ve ilgili ---- hatları aracığı ile müvekkilin işyeri olarak kullanmakta olduğu----- tanımlı adrese toptan elektrik satmayı taahhüt ettiğini, müvekkil söz konusu işyerini kiracı sıfatı ile kullanmakta iken, taşınmazın mülkiyeti el değiştirdiğini ve yeni malikin ihtarı üzerine işyeri müvekkil tarafından tahliye edilmiş, müvekkilin işyerinde ticari faaliyette bulunması imkansız hale geldiğini, müvekkil şirket, elektrik alım sözleşmesine konu işyerini mücbir sebep dolayısıyla tahliye etmek zorunda kaldığını, müvekkil şirket elektrik alım sözleşmesini feshetmediğini, müvekkil şirket tarafından davacıya yapılmış bir fesih bildiriminin olmadığını, müvekkil şirket, davacı ile akdettiği sözleşmeye kiracı olarak kullandığı taşınmazdan çıkarılana dek riayet ettiğini, taşınmazdan çıkarıldıktan sonra elektrik kullanımı objektif olarak imkansız hale geldiğini belirterek, davalı tarafından müvekkile yöneltilen cezai şart bedelinin hukuka aykırı olması sebebi ile davanın reddine müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine, ilk talebi kabul edilmemesi halinde cezai şart bedelinde tenkis uygulanmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin birleşen dosyadaki davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE :Asıl dava hukuki niteliği itibariyle açılan menfi tespit davası, birleşen dava hukuki niteliği itibariyle İİK 67 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Asıl davada uyuşmazlık konusu, davalı şirketin davacı hakkında uyguladığı cezai şart bedelinin hukuka aykırı olduğundan bahisle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti, aksi halde cezai şart bedelinde tenkis uygulanması talebi olup, birleşen davada uyuşmazlık konusunun davalı şirketin elektrik sözleşmesini süresinden önce bildirimsiz ve tek taraflı olarak feshetmesi nedeniyle sözleşme hükümleri uyarınca ceza tutarından sorumlu olduğundan bahisle ceza bedeli faturasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin 26/10/2021 tarihli ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanarak bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.Birleşen davanın konusunu teşkil eden Merkezi Takip Sistemi----- no.lu takip dosyasının incelenmesinde; davacının davalı hakkında----- nolu cezai şart fatura alacağı olan 161.000,00 TL ile 2.032,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 163.032,57 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliğ ile davalının süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, mahkememizde açılan davaların süresinde olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında imzalanan 05/07/2017 tarihli sözleşme hükümleri incelendiğinde sözleşmenin konusunun elektrik enerjisi satışına ilişkin olduğu, satılacak elektrik enerjisinin miktarı birim fiyatı toplam satış bedeli, indirim oranları ve kar miktarının yeniden belirlenmesi hususlarının sözleşmenin 5. maddesinde kararlaştırıldığı, toplam satış bedelinin ne şekilde ödeneceğinin 7. Maddede düzenlendiği,9 maddesinde ise SÖZLEŞMENİN SONA ERMESİ ve FESİH başlığı altında aynen;
9.3) Sözleşme'nin Alıcı Tarafından Feshi ve Tedarikçi Değişikliği
Satıcı'nın Sözleşme'de yer alan şartlara ve esaslara uygun olarak taahhütlerini yerine getirmemesi ve söz konusu ihlalin Alıcı tarafından yapılacak yazılı bildirimi takip eden 10 (on) iş günü içerisinde Satıcı tarafından giderilmemesi veya Satıcı'nın işbu Sözleşmedeki madde 5.4'teki hallere dayanarak indirim oranını Alıcı aleyhine değiştirmesi durumunda değişikliğin yapıldığı fatura tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yazılı bildirim yapmak şartı ile, Alıcı Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir. Bu durumda feshin yürürlüğe girebilmesi için işbu Sözleşme'nin 9.1'inci maddesinde belirtilen koşulların yerine getirilmiş olması şartı aranır. Şayet, işbu Sözleşme hitam tarihinden önce üst paragrafta ve/veya işbu Sözleşme'de belirtilen şartlar dışında bir sebep gösterilerek veya sebepsiz yere Alıcı tarafından tek taraflı olarak fesih edilirse veya tedarikçi değişikliği yapılır ise alıcı satıcıya son iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını ceza bedeli olarak kendisine yapılan yazılı bildirimin ulaşmasından itibaren 7 (yedi) iş günü içerisinde nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder. Bu durumda alıcı vermiş olduğu teminatların irat olarak kaydedileceğini, teminat bedelinin borcu karşılamaması veya teminat bulunmaması durumunda satıcının yasal yollara başvurma hakkının saklı bulunduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder.
9.4) Sözleşme'nin Taraflarca Feshi
İşbu Sözleşme'nin 9.2 ve 9.3'üncü maddeleri saklı kalmak kaydıyla Sözleşme, hitam tarihinden önce ancak tarafların mutabakatı ile sonlandırılabilir. Şöyle ki, taraflardan biri işbu Sözleşme yükümlülüklerine uymaya devam ettiği sürece, diğer taraf işbu Sözleşmeyi Sözleşme hitam tarihinden önce tek taraflı olarak feshedemez." şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Birleşen davanın konusunu teşkil eden cezai şart faturalarının dayanağı olarak davacı tarafça bu maddedeki düzenlemeler gösterilmiştir.Asıl dava ve birleşen davada uyuşmazlık konuları, birleşen dosyada takip dosyasında takibe konu edilen faturanın şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, taraflar arasında imzalanan 05/07/2017 tarihli sözleşme uyarınca ticari ilişkinin ne şekilde devam ettiği, davalı şirketin ticari defter ve dayanak kayıtlarında borç durumunun ne şekilde görüldüğü ve ayrıca cezai şart faturaları yönünden davalı tarafça fahiş olduğu ileri sürülmekle cezai şart talebinin kabulü halinde davalı şirketin ekonomik olarak mahvına yol açacak tutarda olup olmadığının belirlenmesi bakımından elektrik mühendisi, nitelikli hesap uzmanı mali müşavir bilirkişisinden oluşan heyetten rapor alınmıştır.
06/12/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; asıl davada davalı tarafın sözleşmenin akdedildiği 2017 yılında davacı tarafa 2 adet, 2018 yılında 2 adet elektrik faturası tanzim ettiği, davacı tarafın son aldığı elektrik faturasının 01.02.2018 tarihi olduğu, bu tarihten sonra davalıdan elektrik almadığı, davalının davacıya kestiği son iki fatura toplamının 161.020,49 TL olduğu, davalının davacı yana tanzim ettiği 12.07.2021 tarihli ----- no.lu cezai şart içerikli faturanın 161.000,00 TL olduğu, yani son iki fatura toplamı kadar olduğu, faturada son ödeme tarihi olarak 12.07.2021 tarihinin yer aldığı, son iki elektrik faturasının her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının dava konusu cezai şart faturası kendi defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, 161.000,00 TL tutarındaki cezai şartın davacı şirketin mahfına sebep olmasa da cari dengesini bozacağından mevcut ekonomik ortam dikkate alındığında cezai şart miktarında indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir.Birleşen dosya yönünden dosya elektrik ve sözleşme hesap uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek yeniden rapor aldırılmıştır.14/11/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin genel işlem koşullarına dayalı olarak geçersiz olmasının mümkün olmadığı, davacının sözleşmenin eki olarak ‘Tüketici Bilgilendirme Beyanını' imzaladığı,ceza bedelinin dayanağı sözleşmenin 9.3. maddesi olduğu, davacı şirketin, sözleşmeyi hitam tarihinden önce sona erdirdiği, sözleşmenin 9.3 maddesinde; `Şayet işbu sözleşme hitam tarihinden önce üst paragrafta ve/veya işbu sözleşmede belirtilen şartlar dışında bir sebep gösterilerek veya sebepsiz yere alıcı tarafından tek taraflı olarak feshedilirse veya tedarikçi
değişikliği yapılır ise alıcı satıcıya son iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamının ceza bedeli olarak kendisine yapılan bildirimin ulaşmasından itibaren 7 işgünü içerisinde nakden veya defaten ödeyeceğini beyan, ikrar ve kabul eder' hükmünün yer aldığı, davacı şirketin, sözleşmenin 9.3. maddesine göre hesaplanan 161.000 TL’yi ödemesi gerektiği, son iki ayın faturasına göre ceza bedelinin 82.069,59 TL + 78.950,90 TL= 161.020,49 TL olarak hesaplandığı, davalı şirketin ceza bedelini 161.000 TL olarak yuvarladığı, davacının, kiralayarak kullandığı işyerinin yeni malik tarafından tahliye edilmesi dolayısıyla sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi mücbir sebep olmadığından davacının sözleşme ile kararlaştırılan 161.000 TL tutarındaki ceza bedelini ödemekle yükümlü olduğu, ancak 161.000 TL tutarındaki ceza bedelinin orantılı olmadığı, 06.12.2021 tarihli heyet bilirkişi raporunda mali bilirkişi tarafından yapılan incelemede keşide edilen ceza-i şart faturasının davacı şirketin ekonomik durumunu büyük ölçüde sarsacağı kararlaştırıldığından ceza bedelinde %50 indirim yapılarak 80.500 TL düşürülmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
Yapılan yargılama toplanan deliller alınan bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde, davacı ve davalı şirket arasında elektrik satışına ilişkin olarak 05/07/2017 tarihli elektrik satış sözleşmesi imzalandığı, sözleşme nedeniyle davalıya elektrik tedarikinin sağlandığı ve davacı tarafça satış faturalarının düzenlenmiş olduğu, faturaların iki tarafın ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, davacının, kiralayarak kullandığı işyerinin yeni malik tarafından tahliye edilmesi dolayısıyla
sözleşmenin süresinden önce feshedilmesinin mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca cezai şartın ifanın yerine kararlaştırılan bir cezai şart olduğu, cezai şartın önceden kararlaştırılan bir tazminat olduğu, talep edilmesinin alacaklının zarara uğraması şartına bağlı olmadığı, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart miktarının bilirkişilerce hesaplandığı ve 161.000-TL'nin birleşen dosyada dava konusu takip dosyasındaki alacak miktarıyla uyumlu olduğu, asıl davada davacının cezai şart bedelinden sorumlu olduğu anlaşıldığından asıl davanın ve şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, birleşen dosya yönünden her ne kadar davalı taraf sözleşme hükümlerinin müzakere edilemeden tek taraflı olarak davacı tarafça belirlendiğini ileri sürmüşse de davalı tacir olup basiretli bir tacir gibi sözleşme hükümlerini incelemesi gerektiği, bu nedenle bu yöndeki ve sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırı olduğuna yönelik itirazının da yerinde olmadığı davalının cezai şart faturası bedellerini ödemekle yükümlü olduğu mahkememizce kabul edilmiş, alınan bilirkişi raporunda davacının cezai şart faturalarının davalı tarafın ekonomik durumunu büyük ölçüde sarsacağı belirlendiğinden, TBK'nın 182/2. maddesi uyarınca cezai şart tutarından takdiren % 30 oranında indirim yapılarak toplam 161.000,00 TL'nin %30'u kadar indirim yapılmak suretiyle 112.700,00 TL üzerinden hüküm kurulması gerektiği sonucuna varılmış, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca faiz yürütülmesine, davacı taraf inkar tazminat talebinde bulunmuş olsa da cezai şart tutarı taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenecek olup, cezai şart tutarında indirim yapılabilecek olması ve alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebiyle davacı tarafın inkar tazminat talebinin reddine, davacı taraf takip başlatmakta haksız olmadığından davalı tarafın kötü niyet talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. ( Yargıtay -----Hukuk Dairesinin ------ sayılı emsal mahiyette kararı)Birleşen dosyada davacının, TBK'nın 182/2. maddesi uyarınca tenkis edilen cezai şart tutarını önceden takdir ve tespit etmesi mümkün değildir. Bu nedenle sözleşme ile belirlenen cezai şartın tahsilini talep hakkına sahip davacının, açtığı dava neticesinde cezai şartın mahkememizce fahiş görülerek tenkisi nedeniyle, tenkis edilen miktardan dolayı davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği açıktır. Diğer bir ifadeyle, hakimin takdir hakkını kullanarak TBK'nın 182/son maddesini uygulamak suretiyle yapmış olduğu indirim miktarı vekalet ücretinin hesabında dikkate alınamayacağından, reddolunan kısım üzerinden davalı lehine karşı vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmeyerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ----- Esas, ----- Karar sayılı 18/11/2009 günlü içtihadı)

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Devam eden duruşmaların olması ve iş yoğunluğu nedeniyle ayrıntısı bir aylık süre içerisinde yazılacak gerekçeli kararda gösterileceği üzere ;
A-)1-Asıl davanın REDDİNE,
2-Asıl davada davacının köyü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
6- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B-)1-Birleşen davanın KISMEN KABULÜ ile;
(toplam 161.000,00TL'nin %30'u kadar indirim yapılmak suretiyle) davalının Merkezi Takip Sisteminin ------sayılı takip dosyasında itirazının 112.700,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İcra inkar tazminatının reddine,
3-Alınması gerekli 7.698,54-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.784,19-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.914,35-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30-TL. başvurma harcı, 2.784,19-TL peşin harcın toplamı olan 2.843,49-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 1.522,85-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 18.032,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 06/02/2024