T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/338 Esas
KARAR NO: 2024/474
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/06/2021
KARAR TARİHİ: 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yürütülen ticari ilişki kapsamında mal alım satımlarının gerçekleştiğini, bu ilişkide müvekkiline düşen mal teslim edimlerinin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, buna ilişkin olarak faturaların tanzim edildiğini, taraflar arasında gerçekleşen mal satımına ilişkin ticari ilişki neticesinde 04.01.2021 tarihinde “fiyat farkı bedeli”ne ilişkin 146.640,00 TL tutarında faturanın düzenlerek borçluya teslim edildiğini, söz konusu fatura davalıya iletildikten sonra borçlu şirket tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, müvekkili şirketin cari hesap kayıtlarına göre davalıdan 142.139,96 TL alacaklı olduğunu, düzenlenen vade farkı faturasının ödenmemesi üzerine------- dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, söz konusu tutarın davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin de karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, davaya herhangi bir cevap vermemiş, HMK 128. madde hükmü uyarınca davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Celp ve tetkik edilen --------sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından 27/02/2021 tarihli takip talebi ile 142.139,96 TL asıl alacak, 145.010,02 TL faizle birlikte toplam alacak için davalı takip borçlusu hakkında ilamsız takip başlatıldığı, takibin borçluya 30/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 31/03/2021 tarihinde borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.SMMM ------TARİHLİ RAPORUNDA ÖZETLE; Düzenlenen e-faturaların yasal defter ve muhasebe kayıtlarına 213 muhasebe genel ilke ve esaslarına göre tam ve doğru olarak kaydedildiği, Vergi Usul Kanunu, Davacı------ tarafından ---- dutarlı e-taturaya Davalı ------ tarafından e-faturaya ilişkin GİB e-fatura sistemi üzerinden bir itiraz ettiğine yönelik bilgi ve belge bulunmadığı, ayrıca harici yöntemler olarak zikredilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18. Maddesi 3. fıkrasında belirtilen noter aracılığıyla, taahhütlü meklupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi aracılığıyla itiraz edildiğine yönelik bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen --------- tutarlı faturaya, davalının aynı tularlı “Fiyat farkına itiraz” açıklamalı faturasının düzenlenme tarihinin ise 19/01/2021 tarihi olduğu, Davalının faturaya itiraz faturası tarihinin Davacının düzenlediği faturadan 14 gün sonrasına tekabül ettiği, dosya kapsamında 6102 sayılı TTK 18/3 kapsamında harici yöntemlerle nc de GİB e-fatura portalından itiraz edilip edilmediğine dair bilgi ve belge olmadığından; bu bilgiler ışığında davalının, Davacının düzenlediği ---- tarihli faturaya yasal itiraz süresi geçtikten sonra itiraz ettiğinin anlaşıldığı, davacı ------Davalı ------ faturası düzenlenerek, Davalı tarafından ödendiğinin yasal defter ve kayıtlarında yer aldığı, bu faturalara da Davalı Davalı ----------- tarafından itiraz edilmeden ödendiği de anlaşıldığından. zaman zaman fiyat farkı faturası kesilmesinin davacı ve davalı arasındaki ticari ilişkide mutat bir uygulama olduğunun anlaşıldığı, 2020 yılı sonunda bakiye olan ve davalı lehine oluşan 4.500,04-TL. tutarın, 2021 yılına devrettiği ve 30/06/2021 tarihli yevmiye kaydıyla Davalının alacağı olarak kaydedilmesiyle, bu tutarın da dava konusu 146.640,00-TL'den düşüldüğü de görüldüğünden: davacı ----Davalı --------- alacağı bulunduğunun Davacının yasal defter ve belgeleri ile kayıtları ile uyumlu olduğunu beyan ve rapor etmiştir.
Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak NİTELİKLİ HESAPLAMA UZMANI BİLİRKİŞİ ------- TARİHLİ RAPORUNDA ÖZETLE; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacının davalıya vade farkı faturaları düzenlediği, bahse konu vade farkı faturalarının ise davalı tarafından ödenmiş olduğu, ancak somut olayda düzenlenen faturanın vade farkı değil, fiyat farkı olduğu, bu hususun hukuki yorum ve takdirinin Mahkemeye ait olduğunu, davacının tanzim ettiği fiyat farkı içerikli faturanın bir mal veya hizmet teslimini içermediği, ancak muhasebesel düzeltmeye konu olabileceği, bu yönüyle TTK 21.de bahsedilen mal veya hizmet teslimine ait karinenin bu fatura için uygulanmasının mümkün görülmediği, dosyada bulunan bilirkişi raporunda davalının davacıya keşide ettiği iade-itiraz faturasının süresinde tanzim edilmediği gerekçesiyle hesaba katılmamasının gerçekçi bir yaklaşımı yansıtmadığı, bu konuda yeniden bir mali inceleme yaptırılıp yaptırılmaması yönünden hukuki yorum ve takdirin Mahkemeye ait bulunduğunu beyan ve rapor etmiştir.
NİTELİKLİ HESAPLAMA UZMANI BİLİRKİŞİ 12/02/2024 TARİHLİ EK RAPORUNDA ÖZETLE; Takip tarihi ve dava tarihi arasında geçen süre için hesaplanan faiz tutarının 5.826,76 TL olduğu, açıklanan içtihatlar kapsamında dava dosyası içeriği bu yönü ile incelendiğinde; teknik bilirkişi raporundaki tespitlerin davacı lehine usuli kazanılmış hak olarak değerlendirilmesi gerektiğini beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi kök ve ek raporunun taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE:Somut olayda davalı tarafa dava dilekçesinin usulünce tebliğine rağmen yasal sürede cevap dilekçesi sunulmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında mal alım satımlarının gerçekleştiği ve davacının sunduğu cari hesap hareketlerinin incelenmesinde taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen vade farkı faturalarının davalı tarafça ödendiği, huzrdaki davada düzenlenen vade farkı içerikli bazı faturaların davacının ticari defterlerinde vade farkı olarak değil fiyat farkı olarak kaydedildiği ve ticari teamülde birbirinden farklı olan işbu ifadelerden fiyat farkı olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafa bu kapsamda tanzim edilen --------- bedelli faturanın davalı tarafından tebellüğ edilerek 19.01.2021 tarihli fiyat farkına itiraz içeriği ile iade edildiği, davaya konu faturanın temel fatura senaryosu şeklinde düzenlendiği ve elektronik yolla tebligat yapılan yerlerde 8 günlük itiraz süresinin düzenlemeden sonraki 5. Günün sonunda başladığı dikkate alındığında normal faturaya itiraza ilişkin sürenin 18.01.2021 tarihinde dolduğu, davacı tarafça düzenlenen fiyat farkı içerikli faturanın herhangi bir mal yahut hizmet teslimini içermediği, incelenen ticari defterlerden anlaşıldığı üzere davacının davalıdan 142.139,96 TL alacaklı göründüğü ve taraf defterlerinin bu konuda uyumlu olduğu anlaşıldığından davalının ----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, alacak faturaya bağlı ve likit olmakla yasal şartları oluştuğundan hüküm altına alınan 145.010,02 TL'nin %20 si olan 29.002,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının ------------dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine,
2-Hüküm altına alınan 145.010,02 TL'nin %20 si olan 29.002,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 9.905,63 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.751,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.154,27 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 1.751,36 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.810,66 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 2.243,95 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 23.201,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ---Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!