T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/18 Esas
KARAR NO:2024/150
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/01/2021
KARAR TARİHİ: 20/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı --------- dava dilekçesinde özet ile; Davalı ile aralarında bulunan ticari uyuşmazlık sonucunda dava şartı nedeniyle arabulucuya başvurulduğunu ve taraflarca anlaşıldığını, arabuluculuk anlaşma tutanağına göre ödeme miktar ve tarihlerinin taksitler şeklinde belirlendiğini, davacının bir kısmı belirlenen tarihlerle aynı bir kısmı belirlenen taksitlerden farklı tarihlerde ödemeleri yaptığını, yapılan 100.000-TL'lik ödemeye rağmen 3 gün sonra davacının icra edilebilirlik şerhi için Sulh Hukuk Mahkemesine başvurduğunu, mahkemenin davalının talebini kabul ettiğini ve işbu kararın davacı tarafından istinaf edildiğini, ödemeler yapılmasına rağmen davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, haciz sonrası konulan banka blokeleri nedeniyle davacının ticari hayatının ve itibarının bittiğini, davalının kötü niyetinin ortada olduğunu beyan ile teminat karşılığı davalı tarafından başlatılan icra takibi üzerinden konulan hacizlerin fekkini, davacının borçlu olmadığının tespitini ve davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA;Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özet ile, tarafların tacir olduğunu, davacının imzalanan arabuluculuk anlaşmasının 5. Maddesine göre 500.000 -TL' yi taksitle ve belirlenen vade tarihlerinde ödemeyi taahhüt ettiğini, yine aynı maddenin son paragrafında her hangi bir ödemenin belirtilen vade tarihlerinde ödenmemesi halinde sonraki tarihli ödemelerinde muaccel hale geleceği konusunda mutabık kalındığını, tarafların Arabuluculuk kanununun 18/2 maddesine göre bir anlaşmaya varılmışsa icra edilebilirlik şerhi verilmesini talep edebileceklerini ve bu belgenin ilam niteliğinde bir belge haline geleceğini, davacı tarafın daha ilk vade tarihinde anlaşmaya aykırı olarak ödeme yapmadığını, davalının da icra edilebilirlik şerhi alarak ilamlı icraya koyduğunu, davacının ilk taksiti geciktirmesiyle alacağın tamamının muaccel hale gelmesi ile alacağın tamamının talep edildiğini, davacının alacağın tamamının muaccel hale gelmediği iddiası ile işbu menfi tespit davasını açmasının haksız olduğunu, davacıya karşı gidilen takip yoluna karşı menfi tespit davası açılamayacağını, davacı borçlunun TBK 117 ye göre temertüde düştüğünü, sonraki vadeli ödemelerin de muaccel olduğunu, davacının vade tarihinden sonra yaptığı ödemenin muacceliyeti engellemeyeceğini, davacının davasının haksız ve kötü niyetli oluğunu beyan ile davanın reddini ve ayrıca dava esas değerinin % 20 si oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak bilirkişi 11/11/2022 tarihli raporunda özetle; taraflar arasında arabuluculuk tutanağının mevcut olduğu, anlaşma tutanağına göre borçların vadesinde ödenmemesi halinde diğer kalemlerinde muaccel hale geleceği konusunda anlaşıldığı, ancak bakiye alacak kalemlerinin muaccel hale gelip gelmediği konusunun mahkemenin takdirinde olduğunu, taraflardan her birinin anlaşmanın varlığı halinde arabuluculuk tutanağı için icra edilebilirlik şerhini her aşamada alınabileceğini, ancak SHM nin kesinleşme şerhineulaşılamadığından, icra edilebilirlik şerhinin geçerli olup olmadığının tespit edilemediğini, ayrıca ------- dosyasına ulaşılamadığından, gerekli incelemenin yapılamadığını, eksiklikler giderildikten sonra yeniden değerlendirme yapılabileceğini beyan ve rapor etmiş,
Bilirkişi raporunda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra yeniden aynı bilirkişiden 19/07/2023 ek rapor aldırılmış, bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporu tekrar ederek---- kesinleşme şerhi bulunduğundan, davaya konu edilmemesi hususunun geçerli olduğu, icra dosyasından bakiye alacak için takibe geçildiğinden takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin öncelikle faiz ve ferilerden mahsubu gerekceğinden, davacının bu husustaki iddialarının yerinde olmadığı, icra inkar tazminatının mahkemenin takdirinde olduğuna ilişkin beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi kök ve ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taraflar ve dava dışı ------ tarihinde imzalanan arabuluculuk anlaşma belgesi ile sonuçlanan anlaşma ile davalının muaccel bir alacak olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davası olup uyuşmazlığın davacı tarafından, taraflar arasında yapılan anlaşmaya uyulup uyulmadığı, borcunu zamanında ifa edip etmediği ve davalının alacağının olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşıldı.Davalı ---- davacı ---- dava dışı -----------ortaklık payının diğer taraflara belli oranda devri ile bunun karşılığında devralan diğer tarafın başvurucuya ödeyeceği bedel ve tarihlerini içerir ihtiyari arabuluculuk tutanağının tarafı bulunduğu, işbu tutanağa göre herhangi bir ödemenin belirlenen vadede ödenmemesi halinde sonraki ödemelerin de muaccel hale geleceği hususunda mutabık olduklarının anlaşıldığı ve yapılan incelemede belirlenen vadelerden sonra yapılan bir çok ödeme bulunduğu, dava tarihinden sonra olan davacı vekilinin 16.03.2022 günlü dilekçe ile borcun ödendiğini ve menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğünün anlaşıldığı, ----tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesinin talep edilebileceği, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağı hükümlerinin amir olduğu, tüm bu yapılan incelemeler neticesinde--------- dosyasında davalının icra edilebilirlik şerhi verilen arabuluculuk tutanağına dayanarak icra takibi başlattığı ve ihtiyari arabuluculuk tutanağına göre herhangi bir ödemenin belirlenen vadede ödenmemesi halinde sonraki ödemelerin de muaccel hale geleceği hususunda mutabık olduklarının anlaşıldığı ,yapılan incelemede belirlenen vadelerden sonra yapılan bir çok ödeme bulunduğu da dikkate alındığında davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar ve harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.404,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.976,47 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ---------- Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!