WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/143 Esas
KARAR NO:2024/504
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 15/06/2015
KARAR TARİHİ: 27/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin üst işvereni olan ve aralarında ticari ilişki bulunan davalı şirketin işçilerin haksız olarak işten çıkarılması halinde olası tazminat ödemelerine karşılık yaptığı kesintiyi müvekkiline iade etmediğini ve başlattıkları icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve %20 icra inkâr tazminatı talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibinin cari hesaba dayanılarak yapıldığını cari hesaptan kaynaklanan talepler için öngörülen 5 yılık zamanaşımı süresinin geçtiğini ve 10 yılık genel zamanaşımı süresinin de dolduğunu savunarak davanın zamanaşımından reddini istemiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık alt işveren üst işveren ilişkisi nedeniyle davacının davalıdan olan alacağını tahsil için-----sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali, davanın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmış, Yargıtay bozma ilamına uyularak, bilirkişiden rapor aldırılmak suretiyle sonuca gidilmiştir. ---------üzerinden celp edilmiş olup, yapılan incelemede; Davacı alacaklının davalı borçlu aleyhinde konusu cari hesap alacağı olan 125.139,16 TL Asıl alacak miktarı üzerinden 22.04.2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, takip borçlusunun süresi içerisinde takibe ve borcun tamamına itiraz ettiği ve icra takibinin durdurulduğu görülmüştür.Mahkememizin------- sayılı dosyasında "taraflar arasında ticari ve cari hesap ilişkisi bulunduğu, takibe konu alacağın da cari hesaba dayandırıldığı, TTK’nın 101. maddesine göre cari hesaptan kaynaklanan talepler 5 yıllık zamanaşımına tabi olup davacının takibiyle ilgili sunduğu makbuzların 2002-2006 tarihleri arasında olmasına göre zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine" dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş;--------- Sayılı ilamı ile; "Somut olayda taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunduğu iddiası mevcut değildir. Zamanaşımını düzenleyen TBK nın 146. ve 147. maddelerde zamanaşımı süreleri taraflar arasındaki ilişkiye göre 10 yıl veya 5 yıldır (sebepsiz zenginleşme hariç). Bu nedenle mahkemece tarafların arasındaki ticari ilişkinin niteliği belirlenerek TBK nın 146., 147. maddelerdeki zamanaşımı süreleri nazara alınarak sonuca gidilmesi gerekirken somut olayda uygulama imkanı bulunmayan TTK nın 101. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle davanın reddi doğru görülmemiş olup, ilk derece mahkememesinin kararının bozulmasına " dair karar verildiği ve dosyanın yeniden mahkememizin işbu esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; Uyuşmazlık taraflar arasındaki alt işveren üst işveren ilişkisinden kaynaklanmakta olup, davalı şirketin işçilerin haksız olarak işten çıkarılması halinde olası tazminat ödemelerine karşılık davacıdan teminat amacıyla yapmış olduğu kesintilerin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İşbu davada genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık zaman aşımı süresi uygulama alanı bulacaktır. İcra takibinin başlatıldığı ve işbu itirazın iptali davasının açıldığı tarih dikkate alındığında davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmış, davalının zaman aşımı itirazları yerinde görülmemiş, itibar edilmemiştir.Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak 25.03.2021 tarihli Mali müşavir bilirkişisinin raporunda özetle; Davacı şirket tarafından ibraz edilen ticari defterlerin noter açılış ve yasa gereği yapılması zorunlu yevmiye defter noter kapanış onamalarının usul ve yasaya uygun olarak yasal sürelerinde yaptırılmış oldukları, takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının ticari defterlerinin HMK.'nın 222 uyarınca lehine delil niteliğinin bulunduğu, hesap incelemesi sonucu davacı şirketin davalı şirketten açık C/H' tan kaynaklanan 25.139,15 TL asıl alacağı bulunduğu, davalı şirketin ticari defterlerinin noter açılış onamalarının sürelerinde yaptırıldıkları, ancak yasa gereği yapılması gereken noter kapanış onamalarının kısmen yaptırıldıklarının tespit edildiği, hesap incelemesinde davalı şirketin davacı şirketten 26.194,57 TL alacaklı durumda bulunduğu, aradaki mutabakatsızlığın 2013 yılından devir ile gelen 6.644,89 TL devir farkı ile davalı kayıtlarında yer alıp, davacı kayıtlarında yer almayan toplam tutarı 44.688,84 TL olan 8 kalem işlem kaydından kaynaklandığı, bu 8 adet işlem kaydına ilişkin hukuki nitelikli dayanak belgelerin sunulması gerektiği, ilgili belgelerin dosyaya sunulması halinde borç alacak ilişkisi ve miktarı belirlenerek ek rapor tanzim edilebileceği belirtilmiştir.Bilirkişi raporu doğrultusunda taraflara dayanak belgelerin sunulması için süre verilmiş, eksiklikler giderildikten sonra dosya ek rapor için bilirkişiye gönderilmiştir.07.10.2021 tarihlin ek raporda özetle; Davalı şirketin mutabakatsızlığa konu 44.688,84 TL olan kayıtlarından, 3.038,42 TL tutarlı denkleştirme belgesi ve 467,94 TL teminat kesintisi açıklamalı kayıtlar haricindeki kayıtlarını dayanaklandırmış olması nedeniyle, dayanaklandırılan ve toplam tutarı 41.182,48 TL olan ödeme kayıtlarına itibar edilebileceği, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında kayıtlı olmayan ve davalı şirketçe dayanaklandırılan toplam 41.182,48 TL olan ödeme dekontlarını ticari defterlerine kaydetmesi halinde açılıştan lehine gelen 6.644,89 TL devir farkına rağmen, kendi kayıtlarında yer alan ve huzurdaki takip ve davaya konu edilen 25.139,15 TL alacak bakiyesinin 41.182,48 TL - 25.139,15 TL = 16.043,33 TL borç bakiyesine dönüşeceği ve davalı şirketin davacı şirketten 16.043,33 TL alacaklı olduğu tespit ve rapor edilmiştir.Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan ödeme dekontları ile ödeme konusunda davacı tarafından üçüncü bir şahsa yetki verildiğine dair 22.07.2014 belgenin davacı tarafça inkar edilmesi üzerine Grafoloji uzmanından rapor aldırılmıştır.01.11.2023 Tarihli Grafoloji uzmanı bilirkişinden alınan raporda özetle; İnceleme konusu 22.07.2014 tarihli belgede ----- kaşesi üzerine atılmış imza ile davacı şirket yetkilisi ----- karşılaştırma imzaları arasında, ----- üzerine atılmış imzanın, mevcut karşılaştırma imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilisi ----- eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.İmza incelemesi sonrası dosya yeniden Mali müşavir bilirkişine tevdi edilmiş olup; 17.01.2024 tarihli ek raporda özetle; ------ toplamı 33.715,05 TL'nin 22.07.2014 tarihli belgede yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edildiğinden davalı şirketin ticari defter kayıtlarında yer alan 26.194,57 TL' den tenzil edildiklerinde, davalı şirketin davacı şirkete 37.220,41 TL -26.194,57 TL = 11.025,84 TL borçlu duruma geçeceği, bu tutarın davacı kayıtları yönünden de sağlaması yapıldığında, davacı şirket ticari defter kayıtlarında mevcut 25.139,15 TL alacak bakiyesinden 2013 yılı ve öncesinden süre gelen 6.644,89 TL devir farkının ispatlanamamış olması, davacı kayıtlarında yer almayan 7.468,43 TL'lik davalı şirket ödemesinin davalı yanca dayanak dekontunun sunularak ispat edilmiş olması karşısında, davacı şirket alacağının 25.139,15 TL - 6.644,89 TL - 7.468,43 TL = 11.025,84 TL olacağı tespit ve rapor edilmiştir.Tarafların bilirkişi ek raporuna yapmış olduğu itirazların değerlendirilmesi için dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, 02.06.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Hesaplamaların dayanak belgeler değerlendirilmek suretiyle yapıldığı, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında dayanağı olmayan belgeler yönünden kayıtların yok hükmünde sayıldığı, 17.01.2024 tarihli ek raporla tespit olunan 11.025,84 TL davacı şirket alacağında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı tespit ve rapor edilmiştir.Tüm dosya kapsamından; Aralarındaki ticari ilişki sebebiyle üst işveren konumunda olan davalının işçilerin haksız olarak işten çıkarılması durumunda olası tazminat ödemelerine karşılık davacıdan yapmış olduğu kesintilerin davalıdan geri alınması için davacı tarafından başlatılan icra takibine konu alacak yönünden, davalının ticari defter ve kayıtlarında yer alan---------toplamı ile ilgili 22.07.2014 tarihli belgede yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş olup, bu miktar yönünden ödeme iddiası davalı tarafça ispat edilememiştir. 17.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalı şirketin, ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirkete 11.025,84 TL borçlu durumda olduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davacı kayıtlarına göre mevcut bulunan 25.139,15 TL alacak bakiyesinden 2013 yılı ve öncesinden süre gelen 6.644,89 TL devir farkının davacı yanca ispatlanamamış olması, davalı şirket tarafından davacıya yapılan 7.468,43 TL'lik ödeme dekontunun sunulmuş olması karşısında bu miktarların alacak miktarı üzerinden düşülmesi sonucu davacı şirketin davalıdan 25.139,15 TL - 6.644,89 TL - 7.468,43 TL = 11.025,84 TL alacaklı durumda olduğu anlaşıldığından davalının ------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 11.025,84-TL üzerinden devamına, hüküm altına alınan 11.025,84 TL alacak miktarının %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE
Davalının------- Sayılı dosyasına yapılan itirazının kısmen iptali ile takibin 11.025,84-TL üzerinden devamına,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi işletilmesine
2-Asıl alacak miktarının %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
3-Alınması gerekli 753,18-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 303,62-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 449,56-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 27,70-TL başvurma harcı, 303,62-TL peşin harcın toplamı olan 331,32- TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 2.653,30-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%43,86 kabul %56,14 ret oranında ) olmak üzere 1.163,72-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından sarfedilen toplam 150,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%43,86 kabul %56,14 ret oranında ) olmak üzere 84,21-TL 'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 11.025,84-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı vekili için takdir olunan 14.113,32-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı 27/06/2024