T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/540 Esas
KARAR NO:2024/555
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 23/01/2008
KARAR TARİHİ: 05/06/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:İşbu dosyada mahkememizin evveli olan ----- dosyası ile yargılaması başlayan dosya olup; bu dosyada ------ ile; "Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yapıldığını, takibe konu bono imzalanmasını gerektirecek borç ilişkisinin olmadığını, davalıyı hiç tanımadığını, senet metninden borcun ihdas sebebinin anlaşılamadığını, takibe mesnet bono ile -----Esas sayılı dosyası ile icra takibine konularak, daha önce işçilik hak ve alacaklarının hüküm altına alınması ve bononun iptaline karar verilen ----- dayalı olarak icra takibi yapılan------- nolu dosyasına haksız olarak davacı tarafça haciz konulduğunu, üzerine haciz konulan bu ilamlı icra dosyasında -------- borçlu olduğunu, bahse konu konu -----İş Mahkemesi kararı ile işe girişte teminat olarak imzalatılan ve boş olarak imzalatılan bononun iptali yönünde hüküm verildiğini, hiç tanımadığı bu icra dosyasından davalının haberdar olmasının düşündürücü olduğunu, bu dosyanın ---- İş Mahkemesinde görülen dava ile illiyetinin olduğunu, --------- firmasında transport şoförü olarak işe başlarken her nakliyat firmasında işe giriş şartı olarak boş teminat senedi imzalamanın genel uygulama olduğunu, sadece keşideci kısmını imzaladığını, tanzim tarihi, vade tarihi, meblağ, vade, lehtar kısımlarının boş bırakıldığını, bu firmayla olan iş sözleşmesinin sona ermesine rağmen işe girişte imzalatılan boş senedin iade edilmediğini, bu nedenle önce ------ sayılı dosya ile gerçek bir borç ilişkisinden doğmayan bononun iptalini talep ettiğini, ardından -------sayılı dosya ile işçilik alacaklarının tahsilini dava ettiğini, her iki dosyanın birleştirilmesine karar verildiğini, yargılama sonunda sefer prim alacağı ile boş imzalatılan bononun iptaline karar verildiğini, firma hakkında ilamlı icra takibi başlattığını ileri sürerek, 15.02.2005 tanzim tarihli, 23.3.2005 tediye tarihli ve 46.000.- TL bedelli senetten kaynaklanan borcu olmadığının tespitine, -----sayılı takibin iptaline, davalının % 40'tan aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı avukatı cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin davacıya nakit verdiğini ve karşılığında takip konusu senedi aldığını, dava dilekçesinde belirtilen hususların gerçek dışı olduğunu, davacının sözünü ettiği eski iş yerini ve ilişkileri ile bilgilerinin olmadığını, kambiyo hukuku esaslarına göre bononun mücerret bir borç ikrarını havi belge olduğunu, keşideci ile lehtar arasında cereyan eden, senet metninde yer almayan ve ciro da görmemiş olan bu alacağı üçüncü kişilerle olan ilişkileri ile irtibatlandırılmasının anlaşılamadığını, müvekkilinin borçludan takip konusu bonodan kaynaklanan bir alacağının olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, İİK'nun 72. ve devamı maddelerine dayanmaktadır.Davacı,---------- Sayılı takip dosyasında aleyhine yapılan takibe dayanak 46.000 TL bedelli 15.02.2005 keşide tarihli 23.03.2005 vadeli alacaklısı davalı olan bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir.----- takip dosyasının celp olunarak yapılan incelenmesinde; davaya konu bono nedeniyle davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığı, takibin kesinleştiği görülmüştür.------- Sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından dava dışı -----------aleyhine açtığı davada davalı şirkette tır şöförü olarak çalıştığını ve işten ayrıldığını, işe girişte boş olarak bono imzalatıldığını belirterek bononun iptalini talep ettiği, davalı şirketin mahkemeye hitaben verdiği 25.02.2003 tarihli yazıda; "Uluslararası taşıma yapan tüm şirketlerde olduğu gibi kendi şirketlerinde de taşıma sırasında ağır kusuru nedeniyle yüke veya araca vereceği zararlardan ve tahsil ettiği navlun ücretlerinin iadesinin teminatı olarak işe alınan şöförlerden teminat amacıyla bono alındığını, işten ayrılan şöförlerin bonolarının şirkete borçlarının olmaması halinde iade edildiğini ancak davacı------ bedelli navlun bedelini iade etmediği bu nedenle bononun kendisine iade edilmediğini" belirtmiştir. Davacı yine aynı mahkemede işçilik alacakları nedeniyle aynı şirket aleyhine dava açmıştır. Birleştirilen dava dosyalarının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davacının bir kısım alacaklarının tahsiline ilişkin karar -------- davacının talep ettiği sefer prim alacaklarının da kabulü gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda birleştirilen davada iptale konu olan senedin incelenmesine gerek görüldüğünden dosya geri çevrilmiş ise de senedin aslının ibrazı için şirkete çıkartılan muhtıraya cevaben senet aslının şirket kayıtlarında rastlanmadığı bildirilmiştir. ----- sayılı ilamı ile davacı işçinin birleşen dosyada işe girerken boş olarak verdiği bononun iptaline ilişkin istemin iddiaya konu senetle ilgili olarak devam eden bir icra takibi ile menfi tespit davasının bulunduğu, davacının işe girerken imzaladığı bononun hiç tanımadığı ------ kişi tarafından icra takibine konu edildiğini açıklamış olması nedeniyle bonoyla ilgili uyuşmazlığın İİK'nun hükümlerine göre derdest olan menfi tespit davası içinde çözümlenmesi gerektiğinden bahisle kararı bozmuştur.Bozmaya------- esasına kaydetmiş olup bu dosya içerisinde-------takip dosyası ile takibe konu 23.03..2005 tarihli 46.000,00 TL bedelli senet fotokopisi bulunmaktadır.Davacının daha önce çalıştığını bildirdiği dava dışı olan ve senedi imzalayıp verdiğini belirttiği -------- yıllarına ait çalışan sigortalı sayısı gösteren aylık pirim ve hizmet belgeleri celp edilmiş yapılan incelenmesinde davalı ile aynı soyadı taşıyan ------- şirkette çalıştıkları, davalı ---- celp olunan nüfus kayıt örneğinden de -----oldukları tespit edilmiştir.Yapılan yargılama sonucunda dosyadaki tüm deliller kül olarak değerlendirildiğinde davaya konu bononun dava dışı şirkete davacının işe girerken teminat amaçlı verildiği, işten çıkarıldığında senedin kendisine iade edilmediği, davalının davacıya senede dayalı herhangi bir borç para verdiğine dair herhangi bir delil yada belge ibraz edilemediği, taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisi doğuracak hukuki işlem yada fiilin bulunmadığı gibi dava dışı işveren şirketin dava konusu bononun davacıya iade edilmeme nedeni olarak gösterilen davacıdan 3000 Euro navlun alacağına ilişkin hiçbir delil yazılı belgede dosyaya ibraz edilmediğinden dava konusu senet nedeniyle davacının borçlu olmadığı vicdani kanaate varılarak,
1-Yargılama sonucunda yerinde bulunduğu ve ispatlandığı belirlenen ------ sayılı menfi tespit davasının kabulüyle;
a-Davalı tarafça davacıya karşı -----------sayılı icra takibine dayanak yapılan 46 bin TL miktarlı bir adet bonoya bağlı olarak ve dolayısıyla anılan icra takibine bağlı olarak takip borçlusu davacının takip alacaklısı davalıya borcunun bulunmadığının belirlenmesine,
b-Takip dayanağı ve dava konusu yukarıda belirtilen bononun iptaline,
2-Bu menfi tespit davası ile birlikte davacı taraf davalının kendisine % 40 oranında kötü niyet ödencesine hükmedilmesini istemiş ise de, dava konusu icra takibinin davalı tarafça kötü niyetle yürütüldüğü davacı tarafça ispatlanmadığından ve buna gör İcra ve İflas Yasasının 72/5 maddesinde ön görülen kötü niyet ödencesi koşullarının davacı takip borçlusu yararına gerçekleşmediği belirlendiğinden davacının kötü niyet ödencesi isteminin reddine, "
KARAR VERİLMİŞTİR.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiş olup
-------sayılı hükmünde; "Davacı, dava dışı ---- girerken boş teminat senedi imzalayıp verdiğini, kendisinin iş akdini feshetmesine rağmen bononun iade edilmediğini, senedi ele geçiren davalının senede dayalı olarak icra takibi yaptığını ileri sürerek 23.05.2005 vade tarihli 46.000.000. 000 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, takibin iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacının senedin bedelsiz olduğu ve teminat olarak verildiği iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, ------ sayılı dosyasında davaya konu senette açığa atılmış bulunan davacı imzasının kötüye kullanıldığı gerekçesiyle müvekkili hakkında açılan ceza davasının görüldüğünü, bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, davacının davaya konu bonoyu dava dışı ------- girerken teminat amacıyla verdiği, işten çıkarıldığında bononun davacıya iade edilmediği, davalının aldığı senede karşılık davacıya borç para verdiğine ilişkin delil ibraz edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,davacının davalıya senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının % 40 kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Davalı hakkında dava konusu senetle ilgili olarak “Açığa-------- suçundan dava açıldığı ve ceza davasının halen derdest olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 53. maddesi uyarınca maddi vakıayı saptayan ceza mahkemesi kararlarının hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek anılan ceza davasının sonucu beklenerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir."
GEREKÇESİ İLE BOZULMUŞ,Mahkememizce bozma ilamına uyulmuş ve bozma ilamında işaret edilen ceza doyasının sonucunun beklenmesine başlanılmış,Bekletici mesele teşkil eden----- sayılı kararı ile sanıklar --------- hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan 21/01/2020 tarihinde TCK.nın 66/1 CMK.nın 223/8 maddeleri uyarınca ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmiştir. Oluşan duruma göre dosya incelendiğinde; Ceza davasında dava ve uzamış ceza zamanaşımı dolmuş bulunduğundan düşme kararı verilmiştir. Karar kesinleşmemiş olsa da senet tanzim tarihinin 15/02/2005 olduğu, suç tarihinin bu olarak kabul edilmesi gerektiği, 12 yıllık uzamış zaman aşımı süresinin 17/02/2017 tarihinde dolmuş olduğundan esasen ceza dosyasından verilebilecek başkaca bir karar kesinlikle mümkün değildir, bu nedenle kesinleşmenin beklenmesi gerekmemiştir.
Ceza dosyası ile mahkememiz sonucu etki edecek bir husus kalmadığından dosyadaki deliller ve hukuki olgular değerlendirilmiş olup; mahkememizce verilen --------- tarihli kararı ile "Davanın Kabulüne, davalı tarafça davacıya karşı 23/05/2005 vade tarihli, 46.000,00 TL bedelli senetten dolayı ------ sayılı dosyasındaki takipten dolayı davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, davacının %40 oranında ispatlanamayan kötü niyet takip tazminatının şartları oluşmadığından reddine" dair verilen kararı ------------.Davacı, dava dışı şirkette işe girerken boş teminat senedi imzalayarak verdiğini, iş akdinin fesih olmasına karşın senedin iade edilmediğini, söz konusu senedin davalı tarafça ele geçirilerek takibe konulduğunu iddia etmiştir. Davalı hakkında açığa atılı imzanın kötüye kullanılması suçu nedeniyle açılan kamu davasında davalı hakkında düşme kararı verilmiştir. Bono, bağımsız borç ikrarını içeren sebepten mücerret bir kambiyo senedi türüdür. İspat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden davacıya aittir. Davaya konu bononun ihdas nedeni olarak nakden kaydı bulunmakta olup, davalı da davacıya borç para verdiğini ileri sürmektedir. Bu durumda davacı, bononun teminat amacıyla verildiğini ancak yazılı delil ile ispatlayabilir. Sonuç olarak mahkemece, tüm bu hususlar değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir..."denilmekle bozulmakla mahkememizin ---- esasına kaydı yapılmıştır. Bozma ilamına uyulmuştur. 14/06/2017 tarihli duruşmada davacı taraf mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması sebebiyle HMK'nın 150. Md uyarınca 3 ay yenileninceye kadar işlemden kaldırıldığı, davacı tarafından süresi içerisinde yenilenerek yargılama kaldığı yerden devam edildiği, miktar yönüyle basit yargılamanın uygulandığı, davacının mazeretsiz olarak 05/06/2024 tarihinde tekrar duruşmaya katılmadığı anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın açılmamış sayılmasına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL harcın, 621,00 TL peşin harç ile 2.111,40 TL bakiye karar harcı olmak üzere toplam 2.732,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.304,80 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı mirasçıları üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 66,00 TL yargılama giderinin davacı mirasçılarından alınarak davalıya verilmesine,
5-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı mirasçılarından alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yoluna başvurma yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 05/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!