WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/154 Esas
KARAR NO:2024/342
DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/09/2015
KARAR TARİHİ: 18/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREKÇE:Mahkememizin ----- Karar sayılı hükmünde iş bu dosya için;'' İş bu dava mahkememizin ( Ticaret Mahkemeleri Tek hakimli iken ----- sayılı dosyasında ) açılmış olup, mahkememizce HMK 18 maddesi gereğince yetki sözleşmesi yapılamayacağı, davanın taşınmazın aynına ilişkin bir dava olduğundan bahisle ve taşınmazında ----olduğundan bahisle ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğundan dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş,----------------sayılı hükmünde, taraflar arasındaki anlaşmanın rekabet kurulu kararı doğrultusunda ön görülen süreden önce sonlandırılması nedeniyle davacı lehine davalı taşınmaz kaydında tesis edilen intifa hakkı süresi nazara alınarak davacı yanca yapılmış olan ödemelerin kullanılmayan süreye isabet eden tutarının denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanacak güncellenecek miktarın tahsiline ilişkin; gayrimenkulün aynına ilişkin bir dava bulunmadığı ortada bir alacak davasının bulunduğundan bahisle mahkememizin yetkisizlik kararı kaldırılmış, dosya mahkememizin ---- kaydedilmiş, yapılan yargılama sonunda, "Davacı vekili, taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunup, müvekkilinin dağıtım şirketi, davalının bayi olduğunu; davalının malik olduğu ve davacı lehine 20/09/2007 tarihinde, 17 yıl 9 ay 4 gün için intifa hakkı tesis olunan taşınmazın, bayilik anlaşması gereğince davalı bayiye tevdi edildiğini; intifa hakkı kapsamında davalıya faturalar karşılığı ödeme yapıldığını; ancak---- kararı gereğince, anlaşmaların öngörülen süreden evvel 20/09/2012 tarihi itibarıyla sonlandığını; taşınmazda davacı lehine tesis edilen hukuksal tasarruf hakkı kapsamında davalıya peşin olarak ödenen bedellerin intifa hakkının davacı yanca kullanılmayan süresine tekabül eden kısmının denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanacak güncelleştirilen miktarını davalının ödemesi gerektiğini belirterek; 4.955.746,30 TL + KDV 'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,Davalı vekili; intifa bedelinin tapuda da yazılı olduğu üzere 300.000,00 TL olduğunu; davacının da intifa bedeli olarak 300.000,00 TL ödemiş bulunduğunu; intifanın kullanılmayan kısmı için en fazla 215.557,00 TL istenebileceğinin; davacı yanca gönderilen diğer paraların “yatırım bedeli” olduğunu, iade istenemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, Dava, taraflar arasındaki -----kararı doğrultusunda öngörülen süreden evvel sonlandırılması nedeniyle, daavacı lehine davalı taşınmaz kaydında tesis edilen intifa hakkı süresi nazara alınarak, davacı yanca yapılmış olan ödemelerin kullanılmayan süreye isabet eden tutarının denkleştirici adalet uilkesine göre, hesaplanacak güncellenmiş miktarının tahsili istemine ilişkin olduğu, Yargılama da; taraflar arasındaki ihtilafın; davacı yanca ödenen intifa bedelinin; davacı yanca iddia edilen miktar mı? Yoksa davalımızca savunulduğu ve tapuda da kayıtlı olduğu 300.000,00 TL' mi? olduğu; davacının gönderdiği diğer paraların yatırım bedeli olup olmadığı hususunda toplandığı; araştırmaların ve alınan bilirkişi raporlarının da bu çerçevede incelemelerden oluştuğu görülmüş,Ancak, intifa hakkının süreden önce sona ermesi sebebiyle kullanılmayan döneme ilişkin bedelin talep edilebilmesi için, intifa hakkının TERKİN ETTİRİLMESİ ön koşul olduğu,--------- sayılı ilamında “dava tarihi itibarıyla intifa hakkının terkin edilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Lehine intifa hakkı tesis edilen davacı şirketinde intifa hakkını terkin ettirme hakkı bulunmaktadır. Her ne kadar, davacı tarafca bu konuda davalı şirket yetkililerine vekaletname verilmiş ise de, intifa hakkının terkin edilmemesi durumunda, davacının basiretli davranıp intifa hakkını terkin ettirdikten sonra dava açması gerekirdi. Bu durumda mahkemece, intifa hakkı terkin edilmeden dava açılamayacağı gözetilerek; zamansız açılan davanın reddine karar vermek gerekirken; yerinde olmayan gerekçelerle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır” denildiği, Mahkememizce bu husus nazara alınarak ve getirtilen güncel tapu kaydında da halen davacı adına taşınmaz üzerinde takyidat devam ettiğinden; zamanından evvel açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, kararın niteliği gereği, davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği gerekçeleriyle;İpotek terkin edilmeden açılan davanın zamanından önce dava olması nedeniyle davanın usulden reddine" KARAR VERİLMİŞTİR. Mahkememiz kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, ----- Karar sayılı hükmünde; " Mahkemece getirtilen tapu kaydında intifaya ilişkin bir kaydın bulunmadığı ve tapu kaydında 05/01/2016 tarihli bir ipotek kaydının bulunmasına rağmen; dava konusu edilmeyen ipotekten bahsedilerek hüküm tesisi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş öncelikle davacı lehine tesis edilen intifa hakkının tesisine ilişkin tapu akit tablosu getirtilerek ve intifa hakkının davadan önce terkin edilip edilmediğinin tespiti ile, terkin edilmiş olması halinde intifa bedelinin ne olduğunun ve akit tablosundan daha fazla bir miktarın ödenip ödenmediğinin davacı tarafından sunulan delillerle ispat edilip edilemeyeceğinin araştırılıp, ispat edilmesi halinde intifa bedelinin karşılıksız kalan kısmına yönelik kısmın sözleşme hükümlerine göre tespitinden ibarettir. Eksik ve yanılgılı gerekçelerle kurulan hükmün bozulması gerekmiştir. " şeklinde bozulduğu; Mahkememizin ----- kaydedilen davada, bozma ilamına uyulmuş, bozma ilamı çerçevesince intifa akit tablosu ve intifa hakkının hangi tarihte kaldırıldığı sorulmuş, ----- gelen belgede, intifa hakkının bedelinin 300.000,00 TL olarak gösterildiği, intifa hakkının bu parsel üzerindeki taşınmazları ve bu taşınmazlar üzerinde halen mevcut olan ve intifa hakkının süresinin sonuna kadar yapılacak bütün akaryakıt, ----- donanımını, mütemim cüz ve teferruatlarını kapsadığının bildirildiği, intifa hakkının 17 yıl 9 ay 4 gün ile kurulmuş olduğu görülmüştür. Tapudan gelen kayıtlardan intifa hakkının ----- yevmiye nolu işlemle yani davadan önce kaldırıldığı belirlenmiştir. Toplanan bu deliller çerçevesinde, rekabet kurulu kararıyla bu tür sözleşmelerin 5 yılla sınırlanması nedeniyle sözleşmenin 20/09/2012 tarihinde sona erdiği ancak taraflar arasındaki sözleşmeyle ön görülen süreden önce sonlandırılması nedeniyle davacı lehine davalı taşınmaz kaydında tesis edilen intifa hakkı süresi nazara alınarak, davacı yanca yapılmış olan ödemelerin kullanılmayan süreye isabet eden tutarının ulaştığı değere göre hesaplanacak güncellenmiş miktarının tahsilinin gerektiği; davalı tarafın, davacının iddia ettiği intifa bedelini kabul etmediği, bu bedelin tapudaki akit tablosunda gösterildiği üzere 300.000,00 TL olduğunu, davacının yaptığı ödemelerden bu miktarın dışında kalan tutarların " bayilik hizmet bedeli " olarak ödenen ve işletme sözleşmesi gereğince kalıcı teknik yatırımlara ait olan bir bedel olduğunu savunduğu; davacı tarafından ibraz edilen faturaların ispat hukuku açısından resmi senet niteliğinde olmadığını savunduğu görülmüşse de; bizzat davalı tarafından davacıya 4 adet fatura kesildiği, faturaları davalı şirketin hazırladığı, ----- nolu olan faturada toplam----------- dahil ------ nolu olan faturada toplam ----- -----nolu olan faturada toplam ---------- bedelli oldukları; bizzat davalı tarafından kesilen bu faturaların cinsinin " gayri maddi hak bedeli " şeklinde kesildiği; bu nedenle davalı tarafın savunduğu üzere bayilik hizmet bedeli olamayacağı; davalının bayi olduğu, davacının dağıtıcı firma olduğu; işletme sözleşmesi gereği kalıcı teknik yatırımlara ilişkin olsa faturalarda gayri maddi hak bedeli olarak değil yatırım bedeli olarak ve yatırımın cinsi gösterilmek suretiyle faturanın kesilecek olması; kaldı ki, taraflar arasında---------- dosyasında, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi gereğince davalı bayinin sözleşme kapsamında satın aldığı ürün bedellerinden ödemediği kısımların ve sözleşme kapsamında davalıya ariyet olarak verilen malzeme ve teçhizatın sökülme ve nakliye paralarının dava konusu edildiği; söz konusu bu davada da bu faturaların verilen teçhizat faturaları olarak yer almadığı nazara alınarak; davacının dayandığı ve bizzat davalı tarafından kesilen gayri maddi hak bedeli olarak faturalandırılan bedellerin davalı tarafından intifa bedeli olarak alındığı; paranın tahsil edildiği hususunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı; ------bozma ilamından önce mahkememizce raporlar alındığı; ----- uygulamalarına göre 20/05/2017 tarihli hesap bilirkişisinin raporunun hükme esas alınması gerektiği; alınan raporda intifa hakkının 17 yıl 9 ay 4 gün olarak akdedildiği; terkin edildiği sürenin tam 5 yıl olduğu; faturalarla ödenen intifa hakkı bedelinin 2.683.763,45 TL + KDV olmak üzere toplam 3.166.840,87 TL olduğu; kullanılmayan devreye isabet eden intifa hak bedelinin ödendiği tarih ile terkin edildiği tarih arasında denkleştirici adalet ilkesine göre ulaştığı alım gücünün 4.250.111,51 TL olarak belirlendiği; bilirkişi raporunun hazırlanış şekli, hesap biçimi ve tespit ettiği bedeller yönünden yerinde olduğu; bu bedelin iadesine karar verilmesi gerektiği, davacının ------ günü ---- yevmiye numarasıyla davalıya 04/02/2013 tarihinde tebliğ edildiği, verilen mehilin 3 gün olduğu, bu nedenle temerrütün 08/02/2013 tarihinde gerçekleştiği nazara alınarak bu miktarın 08/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği nazara alınarak

DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
---- itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,
Fazlaya dair talebin reddine
----------- KARAR VERİLMİŞ OLUP
Söz konusu karar taraf vekillerince TEMYİZ EDİLMİŞ,
---------------hükmünde:
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Tesis edilen intifa hakkına karşılık 2.683.763,45 TL + KDV olarak ödeme yapıldığı anlaşılmış olup intifanın tesis edildiği tarih ile terkin edildiği tarih aralığı dışında bakiye süreye ilişkin intifa bedelinden, güncelleme yapılmadan -------- metodu ile hesaplanacak miktarı davacı isteyebilir. Mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Denilmek suretiyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalı vekilinin temyiz itirazının ise (2) nolu bozma kapsamı dışında kalanlarının reddine karar vermek suretiyle dosya mahkememize gönderilmiş,
Mahkememizce bozma ilamına uyulmuş, bozma ilamı doğrultusunda 18/04/2024 tarihli duruşma celsesine geçirildiği gibi: Uyulan bozma ilamı doğrultusunda kıstelyevm metodu gereğince mahkemece orantı kurmak sureti ile hesaplama yapıldı; 17 yıl 9 ay 4 günde infa hakkının kurulduğu tarih ile terkin edildiği tarih arasındaki dönem düştükten sonraki kalan döneme ödendiği sabit olan 2.683.763,45 TL KDV'siz 3.166.840,87 TL KDV'li rakama nazaran isabet edecek bedelin 2.264.178,84 TL olduğu, basit hesap ile belirlendiği taraflara bildirilmiş,
Mahkememizin yapmış bulunduğu bu tespite hesaplama yönünden taraf vekillerinin herhangi bir itirazda bulunmadığı, davacı vekilince önceki kararda direnilmesinin talep edildiği, davalı tarafça ise davanın reddine karar verilmesi talep edildiği görülmüş;
Mahkememizce --------------- metodu gereğince yapılan hesaplamaya göre aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İL E;
2.264.178,84 TL'nin 08/02/2013'den itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,
Fazlaya dair talebin reddine,
Alınması gereken 154.666,05 TL ilam harcında peşin olarak alınan 84.631,80 TL harcın mahsubu ile eksik 70.034,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Tamamı davacı tarafından karşılanan 84.656,10 TL başvuru harcı ve peşin karar harcının tamamı ile 15 normal tebligat ve 8 elektronik tebligat gideri 173,00 TL ile bilirkişi inceleme ücretlerinin toplamı 3.000,00 TL nin kabul ve ret oranı gereğince (davacının talebi 4.955.746,30 TL + KDV = 5.847.780,63 TL olduğu nazara alınarak) 1.228,60 TL lik kısmının toplamı 85.884,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 251.208,94 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 309.508,05 TL nispi vekalet ücretinin ise davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.18/04/2024