WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/94 Esas
KARAR NO:2024/512
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/09/2014
KARAR TARİHİ: 24/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREKÇE:Mahkememizin---------- Karar sayılı hükmünde;
'' Davacı vekili, taraflar arasında bir eser sözleşmesi kurulduğunu, 2012 yılında kurulan bu eser sözleşmesi gereğince, davalı firma tarafından üretilen ------------ santralinin satın alınması ve yine davalı tarafından santralin kurulması hususunun düzenlendiğini; müvekkilinin iş veren davalının ise yüklenen konumunda bulunduğunu; davalı firmanın beton santralini kendi belirtmiş olduğu proje kapsamında faal hale getirmeyi taahhüt etmiş olmasına rağmen kurulmadığını ve bedeli ödenen ürünler yerine fiyat farkı bulunan daha düşük kalitede ürünler gönderildiğini; müvekkilinin büyük bedeller ödeyerek başka firmalara beton santrali kurdurduğunu; davalının gönderdiği ürünlerle de ---------------olarak adlandırılan ürünlerin kullanılmak zorunda kaldığını belirterek satılan ürünle müvekkile gönderilen ürün arasında fark olması sebebiyle yine büyük meblağlar ödenerek proje ve altyapı davalı tarafça gönderilen daha düşük kapasiteli santrale uygun hale getirildiğinden müvekkilinin yeterli verimi alamadığını daha az üretim yaptığını ve maddi zarara uğradığını belirterek davalıya gönderilen tüm ihtarlara rağmen sonuç alınamadığını bildirerek müvekkil tarafından uğranılan zararların karşılığında fazlaya dair haklarını saklı tutarak 50.000,00 TL'nin sözleşme tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin ----- santralinin rizing yoluyla davacıya sattığını; müvekkili şirketin --------- da davacıya teslim ettiğini; taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacının müvekkili şirket tarafından sağlanan projeye uygun olarak sağ betonlarının dökümünü yapıp, su elektrik bağlantılarını kurması gerektiğini; montaj için gerekli mobil vinç düz işçi ve sair gerekli malzemeleri sağlayınca da müvekkili tarafından beton santrali montajına başlanacağını; beton santralinin kurulması ve sağlıklı çalışması için gerekli alt yapının sağlanmasına yönelik projenin davalı şirket tarafından 18/05/2012 tarihinde e-mail yoluyla davacıya gönderildiğini, davacının 29/05/2012 tarihli yazıyla gerekli hazırlıklarını tamamladığını bildirdiği; bunun üzerine 01/06/2012 tarihinde müvekkili şirketin montaj elemanlarının ------ şantiyeye gönderdiğini ancak montaj elemanlarının davacının şantiye sahasının projede belirtildiği gibi hazırlanmadığını, bu durumda montaj yapılmasının mümkün olmadığını, durumun davacının şantiyesi yetkilisi ------ ismiyle kendisini tanıtan şahsa bildirildiğini; bunun üzerine şantiye yetkilisi tarafından montaj elemanlarına ve davalı şirket yetkililerine küfür ve tehditlerde bulunulduğunu; konaklama giderlerininde karşılanmayacağının beyan edildiğini belirterek bu nedenle montaj elemanlarının ---- ayrılmak zorunda kaldıklarını; bundan sonra yeniden davacı tarafça montaj talep edildiğinde ----tarihinde yine ---- montaj elemanlarının gönderildiğini ancak yine sahanın hazır olmadığını ve yine-------- isimli yetkilinin küfür ve hakaretlerine maruz kaldıklarını; bu şahsın müvekkili şirketin montaj elemanlarının üzerine yürüdüğünü, montaj elemanlarının can güvenliklerinin bulunmaması sebebiyle şantiyeyi terk ettiklerini; sonra tekrar davacı şirket ile montaj konusunda görüşmeler yapıldığını fakat 11/06/2012 tarihinde başlayan görüşmelerin bir ay kadar--------- depremi nedeniyle sonuçsuz kaldığını, 12/06/2012 tarihinde montaj elemanlarının tekrar sahaya gittiğinde sahanın yine hazır olmadığı hususunun görüldüğünü ve yine hakarete uğradıklarını; bu hususların mail ve fakslarla yapılan yazışmalarda belli olduğunu; en nihayet davacının montaj işlemleri için müvekkili şirketten yeniden yardım istediğini, bunun üzerine 14/06/2012 tarihinde müvekkili şirketin elektrik personelinin 19/06/2012 tarihinde de programcı personellerinin davacının şantiyesine giderek santralin çalışmasını sağladıklarını ve hatta yanlış zemin üzerinde montajdan kaynaklanan sorunları dahil giderdiklerini ve santrali çalışır hale getirdiklerini belirterek; ----- iş sayılı dosyasında da santralin halen çalışır halde olduğunun ----- tarihli keşif sonunda tespit edildiğini; üçüncü şahıslara monte ettirilmesinin mümkün olmadığını, montajın kendileri tarafından yapıldığını; davacı tarafın daha düşük model emtia teslim edildiğine dair iddialarınında doğru olmadığını zaten müvekkilinin ---- hiç sahip olmadıklarını ancak davacının kurdurmak istediği ----kullanıldığını; ---- sözleşmeye yazılan ifadenin yazım hatasından kaynaklandığını zaten -----davacının kurduracağı santrallerde değil ----santrallerde kullanılabildiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini savunduğu görülmüştür. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasıdır. Davacı işveren olup, eserin bedelinin ödenmediği yolunda bir ihtilaf yoktur. İhtilaf, eser sözleşmesi gereğince montajın davacı tarafça yapılıp yapılmadığı; üçüncü şahıslara yaptırılıp yaptırılmadığı ve davacıya ait olacak santrale davalı tarafından gönderilen emtiaların daha düşük kalitede sözleşmeye aykırı olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davalı tarafın yaptırdığı değişik iş delil tespit dosyası incelenmiş, ----- talimat yoluyla inceleme yaptırılıp rapor alınmış; makinelerin değerleri yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmış, tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir. Makine mühendisi ---- tarihli raporu ve ------ tarihli ek raporunda; taraflar arasında 26/12/2011 tarihli sözleşmenin konusu olan ve 07/11/2019 havale tarihli bilirkişi raporuyla tespit edilen ------- santralinin sözleşme satış fiyatının KDV hariç 195.000 Euro olduğu ve teslim tarihi olan 17/07/2012 tarihi itibariyle teslim edilen emtianın piyasa rayicine uygun olduğu; davalının davacıya düzenlediği 10/03/2012 tarihli proforma fatura ile ---- sayılı faturada sehven ---- yazıldığı; cünkü ----- bulunmadığı; ayrıca ----- mikser kullanılması halinde daha kaliteli beton elde edileceğinden ve esasen piyasada --------- daha pahalı olduğu için durumun davacının daha lehine olduğu tespit edilmiş ve bu rapor ile ek rapor hükme esas alınmış; davalıca teslim edilen emtianın, taraflar arasında kurulması kararlaştırılan beton santraline uygun emtia olduğu; sehven yazıldığı anlaşılan emtianın tarafların sözleştiği beton santraline değil daha farklı olan santrale ilişkin olduğu; bu sebeple sözleşmeden farklı emtia teslim edilmekten dolayı davacının bir alacağının bulunmadığı; Montajın üçüncü şahıslara yaptırıldığı iddiası ve buna dayalı iddia yönünden davalının göstermiş bulunduğu iki adet tanıktan ------------ dinlenmiş; bu tanık montajı davalı şirketin yaptığını, söz konusu montajın davacının denetim ve gözetimi altında gerçekleştiğini; montajdan sonra da makine çalışırken gerek bilgisayar gerekte telefonla ve her tür ortamda davacı şirkete sürekli teknik destek verildiğini; montajda ayaklarda herhangi bir hata bulunmadığını, çelik ayak ve devamında beton ayak kullanıldığını; müşterinin fark verir ve talep ederse tamamını çelik ayak olarak kurduklarını; davacı şirketin önce normal montaj talep ettiğini daha sonra fatura kesildikten sonra çelik ayak istediğini bu nedenle davalı şirketinde fark istediğini, davacı fark ödemediğinden dolayı çelik ayak ve devamında beton ayak olarak montaj yaptıklarını; montajı da süresinde yaptıklarını beyan etmiştir. Bu hususta davacı taraf herhangi bir tanık göstermediğinden dinlenmemiştir.
Mahkememizce--------Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yoluyla alınan raporda, bilirkişi heyeti davalının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun modeli teslim ettiğini ve taraflar arasındaki sözleşmeye göre ---------- karıştırıcının projeye gönderilmesini ve montajının anlaşmaya konu beton santraline uygun olduğunu; ancak projeye aykırı monte edilmesinin söz konusu olabileceğini bu nedenle de daha az üretim yapılmasından kaynaklı kar azalabileceğini rapor etmişlerdir. Bu rapora katılan makine mühendisi açık açık kendi incelemesi esnasında tarafların anlaşmalarındaki projeyle sahadaki projenin farklı olduğunu, büyük bir ihtimalle projenin revize olduğunu; uygulama sırasında projelerin revize olmasının sıkça karşılanılan bir durum olduğunu; bu iddiaların incelemesinin elindeki projelere uygun olarak yaptığını; sistemin çalışırken göremediğini, bu nedenle verimli çalışıp çalışmadığı hususunda dışarıdan yaptığı incelemelerle kanaate ulaşabildiğini; santralin bu kuruluş haliyle tam verimli çalışamayabileceğini ve zararın ortaya çıkabileceğini rapor etmiş ise de, makine mühendisi ----- tarafından hazırlanan bu raporun sistemin çalışması görülerek hazırlanan bir rapor olmadığı oysa ----- Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan tespitte sistemin çalıştığı ve rapor hazırlayan bilirkişi makine mühendisi ------------çalışır durumda işleyen sistemi görerek; sözleşmeye ekli olan ve verilen proje ile uygulama sırasında farklılıklar ortaya çıktığını, çimento silolarının beton ayaklar ile kabin kısmının projedeki haliyle uygulanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle zorunlu olarak revize edilmesinin gerektiğini; bu revize çerçevesinde yapılan değişikliklerin projeye göre daha doğru ve santralin emniyeti ve iş güvenliği yönünden gerekli olduğunu; proje ile uygulamadaki diğer farklılıkların santralin çalışması emniyeti bakım ve onarım yönünden aksaklık yaratacak bir konumda olmadığını; beton santralin faal olup üretim yapmaya devam ettiği; bu kalemden dolayı iş verenin herhangi bir zararının söz konusu olamayacağını bildirdiği nazara alınarak; davalı tanığının montajın davacının bilgisi dahilinde ve onun denetim ve gözetiminde yapıldığı hususundaki beyanları ve hayatın olağan akışı içinde de davacıya ait bir şantiye içinde davalının montajı davacının bilgisi ve kabulü dışında yapmasının mümkün olmadığı değerlendirildiğinde; davacının gerek farklı emtia iddiası çerçevesinde maddi bir kaybının olmadığı gerekse de montajdan ötürü davalıya atfedilebilecek bir zararının olmadığı mahkememizce kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir''
ŞEKLİNDE VERİLEN HÜKÜM DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İSTİNAF EDİLMİŞ, ------ Karar sayılı hükmüyle:
''Mahkemece, Makine Mühendisi ------- kök ve ek raporuna göre, taraflar arasındaki sözleşmeye konu santralin -----karıştırıcıya ( miksere ) sahip olan ----- bunkerli beton santrali olduğu, davalının davacıya düzenlediği ------- sayılı faturada sehven ----- --------------yazıldığı, çünkü ------ bulunmadığı, ayrıca ----- mikser kullanılması halinde daha kaliteli beton elde edileceğinden ve esasen piyasada ---------karıştırıcıdan daha pahalı olduğu için durumun davacının daha lehine olduğu, buna göre davalıya teslim edilen emtianın, taraflar arasında kurulması kararlaştırılan beton santraline uygun emtia olduğundan davacının sözleşmeden farklı emtia teslim edilmekten dolayı bir alacağının bulunmadığı, montajın üçüncü şahıslara yaptırıldığı iddiası yönünden; davacının tanık bildirmediği, davalı tanığı --------- işin sözleşmeye uygun yapıldığını, davacı şirketin önce normal montaj talep ettiğini, fatura kesildikten sonra ise çelik ayak istediğini, ancak fark ödemediğinden dolayı çelik ayak ve devamında beton ayak olarak montaj yaptıklarını belirttiği, -----------Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yoluyla alınan raporda bilirkişi heyetinin, davalının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun modeli teslim ettiğini ancak projeye aykırı monte edilmesinin söz konusu olabileceğini, bu nedenle de daha az üretim yapılmasından kaynaklı kâr azalabileceğini rapor ettikleri, bu rapora katılan makine mühendisi; kendi incelemesi esnasında tarafların anlaşmalarındaki projeyle sahadaki projenin farklı olduğunu, büyük bir ihtimalle projenin revize olduğunu, uygulama sırasında projelerin revize olmasının sıkça karşılanılan bir durum olduğunu, bu iddiaların incelemesinin elindeki projelere uygun olarak yaptığını, sistemin çalışırken göremediğini, bu nedenle verimli çalışıp çalışmadığı hususunda dışarıdan yaptığı incelemelerle kanaate ulaşabildiğini, santralin bu kuruluş haliyle tam verimli çalışamayabileceğini ve zararın ortaya çıkabileceğini rapor etmiş ise de, makine mühendisi ----- tarafından hazırlanan bu raporun sistemin çalışması görülerek hazırlanan bir rapor olmadığı, oysa ----- Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan tespitte sistemin çalıştığı ve rapor hazırlayan bilirkişi makine mühendisi --------, çalışır durumda işleyen sistemi görerek; sözleşmeye ekli olan ve verilen proje ile uygulama sırasında farklılıklar ortaya çıktığını, çimento silolarının beton ayaklar ile kabin kısmının projedeki haliyle uygulanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle zorunlu olarak revize edilmesinin gerektiğini, bu revize çerçevesinde yapılan değişikliklerin projeye göre daha doğru ve santralin emniyeti ve iş güvenliği yönünden gerekli olduğunu, proje ile uygulamadaki diğer farklılıkların santralin çalışması emniyeti bakım ve onarım yönünden aksaklık yaratacak bir konumda olmadığını, beton santralin faal olup üretim yapmaya devam ettiğini, bu kalemden dolayı iş verenin herhangi bir zararının söz konusu olamayacağını bildirdiği, bu rapor ve davalı tanığının montajın davacının bilgisi dahilinde ve onun denetim ve gözetiminde yapıldığı hususundaki beyanları ve hayatın olağan akışı içinde de davacıya ait bir şantiye içinde davalının montajı davacının bilgisi ve kabulü dışında yapmasının mümkün olmadığı değerlendirildiğinde; davacının gerek farklı emtia iddiası çerçevesinde maddi bir kaybının olmadığı gerekse de montajdan ötürü davalıya atfedilebilecek bir zararının olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmiş, davalı tarafla olan yazışmalar, dava öncesinde alınan tespit raporları ve yargılama sırasında sunulan tüm delillere rağmen Yerel Mahkemece eksik incelemeye ve hukuken hatalı ve denetlenebilir olmayan son rapora göre hüküm ihdas edildiğini, yargılama aşamasında birden fazla bilirkişiden kök ve ek raporlar alınmış olup, raporlar arasında büyük farklılık ve çelişki olduğunu, hükme esas alınan son bilirkişi raporunun ise önceki bilirkişi raporlarıyla çelişkili, aynı zamanda zorlama ve gerçek dışı beyanlarla hazırlanmış olduğunu, Mahkemece bilirkişinin görev alanı belirlenmesine rağmen raporunu sunan bilirkişi tarafından görev alanının dışına çıkıldığını, teknik verilerden ve denetimden uzak bir rapor sunulduğunu, davalı tarafından satılan ürünün piyasa rayicine uygun olduğunu belirttiğini ancak bunun için hiçbir kıyaslama ve başkaca bilgi verme ihtiyacı duymadığını, Mahkeme ara kararında özellikle değer tespiti yapılırken, gerekli araştırmayı piyasalardan yapıp topladığı verileri de raporuna eklemek suretiyle raporunu hazırlaması gerektiğini belirtmesine rağmen adeta savunma dilekçesi hazırlar gibi doğrudan davalının beyanlarını destekler hukuki görüşlere yer verdiğini, kök rapora itirazlarında dosyanın farklı bir bilirkişiye gönderilmesi talebinde bulunmalarına rağmen Mahkemece dosyanın ek rapora gönderildiğini, bilirkişinin özetle --------------- verilseydi üretilen beton daha kalitesiz olacağı için davacı alıcı ----------beton aleyhine olurdu” ifadesinin iki ana sebepten dolayı hatalı olduğunu, birincisi; karıştırıcının (mikser) sadece ----------görevini ifa edeceğini, kalitenin kullanılan hammaddelerin kalitesine ve oranlarına bağlı olduğunu, ikincisi; bilirkişiden istenen, makine mühendisi olduğu için iki makine arasındaki fiyat farkının ne olduğunun piyasa araştırmaları ile desteklenmek suretiyle rapor hazırlaması iken görev alanının dışına çıkmak suretiyle adeta inşaat mühendisi veya beton teknolojisi uzmanı gibi yorumlar ile konu ve görev alanı dışına çıktığını, bilirkişinin dikkat etmediği hususun hazır betonda kalite milimetrekaredeki dayanım olduğunu, ----- sınıf için istenilen mukavemetin------- olduğunu, dolayısıyla -------------- düşürülmesi daha kaliteli beton elde edilir ifadesinin gerçek dışı olup ilaveten sıkıştırma teorisinin de gerçek dışı olduğunu, -------------------- ürünün kırma taştan elde edilen iri veya ince taneli mıcır olup herhangi bir karıştırıcıda(mikser) harmanlama suretiyle hacminin değiştirilemeyeceğini, ilaveten bu karıştırıcının(mikser) çimento, su ve kimyasal katkının da hacmini bu eylemle değiştiremeyeceğini, bilirkişinin “beton santralında üretim miktarını kapasite ve kalitesini de sıkıştırma miktarı belirler” cümlesiyle başlayan paragrafın tümüyle kurmaca olduğunu, ilaveten “Davacı alıcı kalitesiz beton sipariş edildiğinde Santral ayarları değiştirilerek 4.5 m3 fatura etmesinde engel yoktur” ifadesinin mantık sınırlarını zorlayan bilirkişice de belgelendirilmemiş bir yorum olduğunu, çünkü hazır beton üretiminde kalitesiz beton diye bir sınıf olmadığını, bilirkişinin sunmuş oldukları ----------------------karıştırıcı ------- videosunda açıkça çalışma prensibi görünmesine ve herhangi bir sıkıştırma işlemi olmamasına rağmen hiçbir bir açıklama yapmadığını, sundukları fotoğraflarda karıştırıcının mekanik özellikleri görünmesine rağmen karıştırıcının-------sıkıştırıcı bir aparatının veya mekaniğinin olmadığı gözüken fotoğraflara şu noktada sıkıştırma yapar ispatlama çabası yerine ürün görselidir beyanı ile geçiştirerek gerçeği gizlediğini, -------firmasının ------ ait resimlerini sundukları ---------olduğunu iddia eden bilirkişinin, işaretlemiş oldukları listeyi sırasıyla kontrol etmiş olsaydı sicoma firmasının mao serili ürünlerini sıralarken kapasitesini belirleyen ikinci rakamları kullandığını anlayacak --------- beyan ettiği fark “çünkü daha yüksek sıkıştırma oranı elde edebilmek için daha yüksek kapasiteli ve daha pahalı motor ve kompresör gerekir” beyanının da gerçeğe aykırı ve hukuken yanlış olduğunu, çünkü karıştırıcıda kompresör olmadığını ve motorlar sadece karıştırıcı -------eksenleri etrafında dönme hareketine güç sağladığından -------- kullanıldığını, sonuç ----- daha iyi olduğu iddiasının davalı satıcıyı haklı çıkarma gayesinden kaynaklanmakta olduğunu, ------------ olduğu için bilirkişinin karıştırıcının --------- mekaniğinde olmayan sıkıştırma teorisi ile küçük olanı daha makbuldür daha pahalıdır gibi gerçeği yansıtmayan --------- üretmek zorunda kaldığını, bilirkişinin raporunun denetimden uzak ve hatalı olduğunun değerlendirilmesi için, karıştırıcı ----- hakkındaki tespitlerin makina mühendisliği odasından, hazır beton ile ilgili tespitlerin ----------- görüş alınması ile belirlenebileceğini, davalı adına dinlenen tanığın davalı şirkette servis şefi olarak görev yapan birisi olduğunu, dava konusu olan ürünün montajında hiçbir zaman bulunmadığını, dolayısıyla montajda ve mahalde hiçbir zaman bulunmayan bir kişinin dava konusu ürünün de çalışır vaziyette montajının yapılıp yapılmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, davalı taraf savunmalarında sözleşmeye ve faturaya sehven --------yazıldığı, böyle bir ürünlerinin olmadığı ifade edilmiş, dosyadan bir kısım bilirkişiler ise hiçbir inceleme ve araştırma yapmaksızın böyle bir ürünün bulunmadığını ifade ederek davalı tarafı destekler rapor sunmuş iseler de, ------------firmasının ------- internet sayfasında kırmızı ok ile belirtilen ----------- serili mikserleri olduğunun açıkça görülmekte olduğunu, buna ilişkin ekran görüntüsünün -----tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri ekinde ----- tarihli raporda -------yollandığı, davalının böyle bir ekipman olduğunu inkar edemeyeceği, sunulan internet adresi linkinde böyle bir modelin mevcut olduğu, internette yapılan araştırmalarda böyle bir modele ulaşılabildiği" rapor edildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı -----sahibi, davalı yüklenicidir.Dava, davalı yüklenicinin taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu işi sözleşmeye aykırı ve eksik yaptığı iddiasıyla uğranılan zararın davalıdan tazmini talebine ilişkin olup, davalı tarafça işin sözleşmeye uygun olarak yapılıp teslim edildiği belirtilerek davanın reddi istenmiştir.Taraflar arasındaki ihtilaf, eser sözleşmesi gereğince montajın davacı tarafça mı yapıldığı yoksa davacı tarafından üçüncü şahıslara mı yaptırıldığı, davalı tarafından gönderilen emtiaların sözleşmedekine göre daha düşük kalitede ve sözleşmeye aykırı olup olmadığı, bu kapsamda bir verim kaybı ve davacı----- oluşan bir zararının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.Taraflara arasında ------ numaralı teklif mektubunda teknik özellikleri belirtilen ----- davalı firma tarafından --------- tarihli sözleşme imzalanmış olup, atıf yapılan teklif mektubunda söz konusu beton santralinin kapasitesinin -----model olduğu belirtilmiştir. Ancak davacı tarafındad bu sözleşmeye ilişkin olarak düzenlenen -------- mal tanımı yapılırken ----- tanımlanırken karıştırma kazanının modeli ------ olarak yazılmıştır.
Yargılama sırasında makine mühendisi ---------- elektrik-elektronik mühendisi, yeminli mali müşavir ve hukukçu öğretim görevlisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 11/04/2016 tarihli kök rapor ile makine yüksek mühendisi ---- alınan 30/03/2020 tarihli kök ve 24/08/2020 tarihli ek raporlarda da belirtildiği üzere, davacı--------- kazanının (mikserin) üretim kapasiteleri -------olup, birbirleri ile uyumlu oldukları gibi taraflar arasındaki sözleşmeye de uygun bulunmaktadırlar. Davalı yüklenici tarafından sonradan düzenlenen ---- tarihli proforma fatura ile ----- faturada karıştırıcı ----------yazmış olması sözleşmede ve teklif mektubunda yazılı olan modelin değiştirilmiş olduğu şeklinde kabul edilemez. Esas olan taraflar arasında imzalanan sözleşme ve sözleşmede atıf yapılan teklif mektubudur. Bu nedenle davacı ------- sahibinin, taraflar arasındaki sözleşmeye konu beton santralinin ana unsuru olan karıştırıcının (mikserin) sözleşmeye aykırı olarak ifa edildiği iddiasıyla talep ettiği tazminat kalemi yerinde bulunmamaktadır.Davacı---- tarafından talep edilen diğer bir zarar kalemi olan, beton santralinin sözleşmeye aykırı ve düşük kalitede imal edilmesinden kaynaklı olarak meydana geldiği iddia edilen veri kaybına ilişkin tazminat kalemi bakımından değerlendirme yapıldığında;Dava öncesinde------- dosyası üzerinden alınan ---- tarihli makine mühendisi ---- tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna ve yargılama sırasında makine mühendisi ------- yeminli mali müşavir ve hukukçu öğretim görevlisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 17/05/2018 tarihli ek rapor ile makine mühendisi------ yeminli mali müşavir ve hukukçu öğretim görevlisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan------- tarihli rapora göre, taraflar arasındaki sözleşmeye konu beton santralinin mevcut durumunun veri kaybına sebebiyet vereceği teknik olarak ispat edilemediği gibi, makine mühendisi -----------, yeminli mali müşavir ve hukukçu öğretim görevlisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 17/05/2018 tarihli ek raporun 8. Sayfasında, davacı firma tarafından sözleşme öncesi ve sonrası yıllara ilişkin sunulan bilanço ve gelir tabloları üzerinden yapılan değerlendirmeden anlaşılacağı üzere, böyle bir durumun mevcut olduğu varsayılsa dahi davacı -----------sahibi tarafından bu nedenle zarara uğramış olduğunun ispat edilememiştir. Ayrıca yine bu ek raporda, davacının talep ettiği; bunker ve silo ayaklarının projeye uygun olarak imal edilmemesinden kaynaklı verim düşüklüğü, hidrofor genleşme tankı ve mikser iç yıkama ünitesinin projeye uygun yapılmadığı, projenin hatalı uygulanması nedeniyle kapasite düşüklüğü gibi diğer tazminat kalemlerinin de yerinde olmadığı ayrı ayrı açıklanmış bulunmaktadır. Dava dilekçesinde bahsi geçen eksik ve ayıplara ilişkin olarak ise (aşağıda değerlendirilecek olan kurulum-montaj işleri haricinde) istinaf dilekçesinde ayrıca ve açıkça bir istinaf itirazında bulunulmadığı gibi, bunların ispatına yönelik olarak bir delil de sunulamamıştır. Bu nedenle davacı ----- sahibinin bu kapsamda talep etmiş olduğu tazminat kalemi de yerinde bulunmamaktadır.
Davacı ----- sahibi tarafından talep edilen, söz konusu beton santralinin kurulumunun davalı yerine kendisi tarafından yapılmasından kaynaklı alacak kalemi bakımından değerlendirme yapıldığında ise;Taraflar arasındaki sözleşme içeriğinden anlaşılacağı ve tarafların da kabulünde olduğu üzere, sözleşmeye konu beton santralinin karıştırıcı ( mikser ) kısmı ile kontrol ve kumanda kısmı----- alınacak, konstrüksiyon kısmı ise davalı tarafından ---- imal edilecek, sonrasında bunların davacı -----yerine nakli davacı tarafından sağlanacak, davacı ----- yerindeki kurulum ve montaj işleri ise (davacı tarafından verilecek projelere göre saha betonlarının dökülmesi, su ve elektrik ile ilgili gerekli malzemenin, düz işçinin ve montaj için gerekli mobil vincin davacı ---- tarafından temin edilmesi sonrasında) davalı yüklenici tarafından yapılacaktır.Davalı yüklenici vekilince sunulan cevap ve aşamalardaki beyan dilekçelerinden de anlaşılacağı üzere, sözleşmeye konu beton santralinin kurulum ve montaj işlemlerine davacı --------- tarafından başka şirketlerden temin edilen kişiler tarafından başlanılmış ve kurulum işlemi bu şekilde gerçekleştirilmiş olup, davalı yüklenici elemanları tarafından bu kurulum sonrasında gerekli ayarlamalar yapılıp, montajdan kaynaklanan sorunlar giderilerek santralin çalışması sağlanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedelli olduğu ve sözleşmede belirlenen bedelin bu montaj-kurulum işlemlerini de kapsadığı göz önünde bulundurulduğunda, davalı yüklenicinin de kabulünde olduğu üzere davacı ------ tarafından başkaca firmalara yaptırıldığı anlaşılan ve "eksik iş mahiyetinde olan" montaj-kurulum işlemlerine ilişkin masrafların davalı tarafça davacıya ödenmesi gerekmektedir. Davalı yüklenici tarafından, kurulumu yapmak istediği ancak davacı ----------sahibi tarafından yerin hazır edilmemesinden dolayı yapamadığı belirtilmiş ise de, bu yönden bir zarar (mahsup) talebi olmadığı gibi, söz konusu kurulumun davacı------- tarafından yapılmış olması nedeniyle davalı yüklenici tarafından kurulum bedeli kadar sebepsiz zenginleşilmiştir. Bu kapsamda mahkemece, taraflar arasındaki götürü bedelli sözleşme dikkate alınarak, söz konusu davacı ------- yapılan kurulum-montaj işlemlerine toplam sözleşme bedelinden isabet eden miktarın ne kadar olduğu bilirkişi heyetinin "fiziki oran yöntemine göre" hesaplattırılarak, neticesine göre davacının bu alacak kalemi yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken, bu yönde bir hesaplama yaptırılmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir''ŞEKLİNDE MAHKEMEMİZ KARARI KALDIRILMIŞTIR.Mahkememizce kaldırma kararı üzerine yeni esasımıza kaydedilen davada; bilirkişiden kaldırma kararı çerçevesinde ek rapor alınmış ve dosya yeniden incelenerek sonuca varılmıştır.
Davacının 2 talebi bulunup;Bunlardan ilki, kendilerine farklı makine verilmesinden kaynaklı alacak kalemidir. Mahkememiz ilk kararında davacıya verilen makinenin, verilmesi gerekenden daha iyi olması nedeniyle bu kalemden dolayı bir alacağının doğmadığı kabul edilerek, bu kalemden dolayı talebi reddedilmiş; bu husustaki kararımız-----tarafından da yerinde bulunmuştur.Davacının ikinci talebi ise, makinenin montajı sözleşmeye göre davalı tarafından yapılacak olup, yapılmadığı nedeniyle oluşan alacak kalemine ilişkindir. Mahkememiz ilk kararında ''montaj yapılacak yerin davacı tarafından davalıya teslim edilmediği, edilseydi montajın yapılacağı'' sebebiyle bu talepte reddedilmiş olup; ----------Mahkemesince kararımızın kaldırılma sebebi bu kaleme ilişkindir. Kaldırma sebebi çerçevesinde, makinenin montajını gerçekleştirmeyen davalının, bunu yapmamakla elde ettiği kazanç bilirkişiye hesaplatılmış olup bunun 4.719 EURO olduğu, her ne kadar davacının yazılı beyanda bulunan 4.719 EURO' nun ıslah tarihi itibarıyla 164.000,00 TL olduğunu bildirerek harç karşılamış ise de; taraflar arasındaki makine alım satımı EURO üzerinden gerçekleşmiş ise de, davacımızın anlaşmak döviz üzerinden gerçekleşmekle birlikte onun TL karşılığı üzerinden dava açmakla, tercihini TL üzerinden kullandığı; tercih hakkı kullanıldıktan sonra geriye dönülerek artan EURO bedeli üzerinden bir hesap çıkarıp yeniden o hesaba göre TL cinsinden talepte bulunulması mümkün değildir. Ancak artık harcı karşılanarak yapılan ıslahla talep 164.000,00 TL ye çıkarıldığından mahkememizce 4.719 EURO'nun dava tarihindeki değeri olan 13.590,72 TL'na hükmedilmiş ve aşağıdaki karar tesis olunmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
13.590,72 TL nin davalıdan 15/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, davacıya verilmesine,
Fazlaya dair talebin reddine,
Alınması gereken 952,92 TL ilam harcının; peşin olarak karşılanan 853,90 TL ve ıslahla tamamlanan 947,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.847,98 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,
Tamamı davacı tarafça karşılanan 879,10 TL başvuru harcı ve peşin ilam harcının tamamı ile; 8.150,00 TL bilirkişi inceleme ücretleri ve keşif ücreti, 723,10 TL tebligat, talimat posta gideri ve tanık ücretlerinin kabul ve ret oranları gereğince; 735,27 TL lik kısmının toplamı 1.614,37 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince davacı lehine takdir edilecek nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından ve vekalet ücreti de asıl alacağı geçemeyeceğinden 13.590,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ret olunan kısım üzerinden de 24.065,44 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar yönünden davalı açısından kesin, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren davacı için 2 hafta içinde -----------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 24/05/2024