T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/744 Esas
KARAR NO:2024/112
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:20/12/2013
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ----- SAYILI DOSYASI
DAVA TARİHİ:20/12/2013
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ----- SAYILI DOSYASI
DAVA TARİHİ:20/12/2013
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ----- SAYILI DOSYASI
DAVA TARİHİ:20/12/2013
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ----SAYILI DOSYASI
DAVA TARİHİ:20/12/2013
KARAR TARİHİ:02/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE:
Mahkememizin ---- kaydedilen ilk davada verilen ret kararı ---- tarafından bozulduktan sonra mahkememizin ----- Esasına kaydedilen dosyada verilen karar yeniden ------ tarafından bozulmuş olup, en nihayet mahkememizin ----Esasına dosya kaydedilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda; Mahkememizin ------ tarihli kararında; "Davacı sigorta şirketi vekili, müvekkili ile dava dışı --------bulunduğunu; sigortalısı olan ------ sayılı dosya ile ilgili olayda ----, diğer dosyalarda ise --------- bulunan dava dışı üçüncü şirketlerden emtialar aldığını, bunların ----- taşınması işleminin davalı ---- üstlendiğini, diğer davalı olan-------- zorunlu sigortası olduğunu belirterek; iş bu dosyaya ve birleşen dosyalara konu olan her bir taşıma işleminde; taşınan emtiaların varış yeri olan ------- ıslak ve paslı olarak teslim edildiğini, bu hususun tutanaklarla sabit olduğunu; ticari malın tamamen kullanılmaz hale geldiğini ve pert edildiğini; bu nedenle sigortalısının zararını ödeyen müvekkili davacının; ticaret kanunundan kaynaklanan halefiyet haklarını kullanmak suretiyle iş bu davada ve birleşen dosyalarda davalı taşıyıcı ve onun zorunlu sigortasına rücu etmekte olduğu belirterek iş bu dosyada ---- tarihinden itibaren yıllık %5 oranında, birleşen -----tarihinden itibaren %5 oranında, birleşen ----- tarihinden itibaren yıllık %5 oranında, birleşen ---- Esas sayılı dosyada ----- tarihinden itibaren yıllık %5 oranında, birleşen ---Esas sayılı dosyada ------tarihinden itibaren yıllık %5 oranında CMR faizi ile beraber davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı --------- iş bu davada ve birleşen dosyalarda; davanın haksız olduğunu, emtianın ambalajında delik, yırtık, defarmasyon bulunduğuna dair bir tespitin söz konusu olmadığını, taşımada kullanılan araçların brandalarında, teknik malzemelerinde herhangi bir sorun olmadığını; söz konusu ıslaklık ve paslanmanın ambalajlanma kusurundan doğmuş olabileceğini, bundan da müvekkili taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını; zaten 5 ayrı taşımanın söz konusu olduğunu, her birinde de aynı sorunla karşılaşıldığını; buradan da kusurun taşıyıcıda değil, malda ya da ambalajlanmasında olduğunun anlaşıldığını; bu nedenle müvekkilinin taşıyıcının sorumluluğunu gerektirecek şekilde hiç bir kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Davalı sigorta şirket vekilinin ise, taşıyıcının sorumlu olup olmadığının usulünce araştırılmasına, kendilerinin taşıyıcının zorunlu sigortası olduklarını ancak taşıyıcıya yüklenecek herhangi bir kusur yoksa davanın da reddi gerektiğini savunduğu görülmüştür.Dava, eski TK 1301 ( yeni TTK 1472 ) gereği açılan rücuan tazminat davasıdır.
Davacı şirket ile dava dışı -------- isimli şirket arasında ------ sigorta poliçesi bulunduğu, iş bu davaya konu taşınan mal ile birleşen dosyalara konu taşınan malların bu poliçe kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığı, her bir dosya için ayrı ayrı olmak üzere 5 adet mal taşıma işleminin söz konusu olduğu, biri ---- diğerleri ---- bindirilen malların, varış yeri olan ----- getirildiği; tutulan tutanaklarla varış yeri olan ---- ıslak ve paslı olarak sigortalı şirkete teslim edildiği; söz konusu olan ticari emtiaların bu nedenle kullanılmaz halde olduğu ve perte ayrıldığı, davacı şirket tarafından da sigorta poliçesi gereği ------- zararlarının ödendiği, her bir taşıma işleminden doğan zarar nedeniyle de bu taşımaları gerçekleştiren ----- ve onu sigortalıyan davalı -------- şirketine rücu etmekte olduğu ihtilafsızdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, bu malzemelerin ıslak ve paslı hale gelmesinden taşıyıcının sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Mahkememizce bu hususta rapor ve ek rapor alınmış; davacı taraf da bununla ilgili uzman görüşü ibraz etmiştir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, taşıma belgeleri, malların bindirme yerlerindeki tutanakları, varış noktasındaki tutanakları getirtilmiş, malların hasarlı haldeki fotoğrafları ile sigorta dosyasındaki tüm belgeler ve ödeme belgeleri de temin edilmiştir.Toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ile uzman görüşü birlikte değerlendirildiğinde;Taşınan ticari emtia niteliğindeki tellerin orijinal paketlenmesinin teknolojiye uygun olduğu, asıl ve birleşen dosyalarda taşımada kullanılan araçların kasasına su girdiğine dair bir tespitin bulunmadığı, taşıma sürecinde sağlam bobinler içine su sızdıracak kadar yoğun yağmura maruz kaldığını gösteren meteorolojik bir veri olmadığı, teslim yerinde ambalajların içine su girebilecek ya da sızabilecek şekilde bir yırtığın ya da deliğin bulunduğuna dair bir tespitin söz konusu olmadığı ve tutanaklarda böyle bir şeyin yer almadığı, öte yandan 5 ayrı taşımada da aynı problemin yaşandığı, sadece ambalaj içindeki nem ya da nemin yoğunlaşmasının değil dış ortamdan difizyon yoluyla neme nüfus etmesi sonucu ancak bu denli bir bozulmanın yaşanabileceği şeklindeki bilirkişilerin teknik tespitleri karşısında; taşımaların tamamının farklı tarihlerde farklı araçlarla yapılmış olması, emtiaların alıcı adresine ulaştığında yapılan kontrollerinde davacının delili olan ekspertiz raporlarıyla da sabit olduğu üzere bahsedilen bu hususların ortaya çıktığı; bilirkişilerin açıkladığı difizyon nedeni olarak taşımanın güzergahı ile uyumlu bir şekilde deniz yolu ile özellikle gündüz - gece ısı farkı ve yoğun nemli havada bulunduğu da nazara alınarak; mevsim şartlarında mevcut ortamın yarattığı ambalaj üzerinden difizyon yoluyla nüfus edebilecek suyun taşıyıcının basiretli bir tacir olarak alacağı tedbirle önleyebilmesinin mümkün olmadığı; problemin ambalajlamadan kaynaklandığı, bundan da taşıyıcının sorumlu olmadığı kanaatine varılmak suretiyle iş bu davanın ve birleşen dosyalardaki davaların reddine karar vermek gerekmiş"
DENMEK SURETİYLE İŞ BU DAVA VE BİRLEŞEN DOSYADAKİ DAVALAR REDDEDİLMİŞ;
Kararı davacı vekili istinaf etmiş, ------Karar sayılı hükmünde; "Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda müvekkili ile dava dışı -------bulunduğunu; sigortalının asıl dosyada ----- birleşen diğer dosyalarda ise ---- bulunan dava dışı üçüncü şirketlerden emtialar aldığını, bunların ------ taşınması işleminin davalı ---- üstlendiğini, diğer davalı olan ------- olduğunu belirterek; asıl ve birleşen dosyalara konu olan her bir taşıma işleminde; taşınan emtiaların varış yeri olan ------ ıslak ve paslı olarak teslim edildiğini, bu hususun tutanaklarla sabit olduğunu; ticari malın tamamen kullanılmaz hale geldiğini ve pert edildiğini; taşıyıcı firmanın ve sigortacısının bu hasar-zarardan sorumlu olduğunu, bu nedenle sigortalısının zararını ödeyen davacının; halefiyet haklarını kullanmak suretiyle davalı taşıyıcı ve onun zorunlu sigortasına rücu hakkını kullandığını belirterek asıl dosyada ---- tarihinden, birleşen ---- sayılı dosyada ----- tarihinden itibaren, birleşen -------- itibaren yıllık %5 oranda CMR faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı -------firması vekili, davada ve birleşen dosyalarda; davanın haksız olduğunu, emtianın ambalajında delik, yırtık, defarmasyon bulunduğuna dair bir tespitin söz konusu olmadığını, taşımada kullanılan araçların brandalarında, teknik malzemelerinde herhangi bir sorun olmadığını, söz konusu ıslaklık ve paslanmanın ambalajlanma kusurundan doğmuş olabileceğini, bundan da müvekkili taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, zaten 5 ayrı taşımanın söz konusu olduğunu, her birinde de aynı sorunla karşılaşıldığını, buradan da kusurun taşıyıcıda değil, malda ya da ambalajlanmasında olduğunu gösterdiğini, bu nedenle müvekkili taşıyıcının sorumluluğunu gerektirecek bir kusurunun bulunmadığını öne sürerek davanın reddini savunmuştur.Davalı sigorta şirket vekili, taşıyıcının sorumlu olup olmadığının usulünce araştırılması gerektiğini, kendilerinin taşıyıcının zorunlu sigortacısı olduklarını, ancak taşıyıcıya yüklenecek herhangi bir kusur yoksa davanın da reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkememizce, taşınan ticari emtia niteliğindeki tellerin orijinal paketlenmesinin teknolojiye uygun olduğu, asıl ve birleşen dosyalarda taşımada kullanılan araçların kasasına su girdiğine dair bir tespitin bulunmadığı, taşıma sürecinde sağlam bobinler içine su sızdıracak kadar yoğun yağmura maruz kaldığını gösteren meteorolojik bir veri olmadığı, teslim yerinde ambalajların içine su girebilecek ya da sızabilecek şekilde bir yırtığın ya da deliğin bulunmadığı belirtilerek; 5 ayrı taşımada da aynı problemin yaşanmış olmasından dolayı sadece ambalaj içindeki nem ya da nemin yoğunlaşmasının değil dış ortamdan difüzyon yoluyla ürüne nüfuz etmesi sonucu da bu şekilde bir bozulmanın yaşanabileceği bilirkişilerce tespit edilmesi karşısında; taşımaların tamamının farklı tarihlerde farklı araçla yapılması, emtiaların alıcı adresine ulaştığında yapılan kontrollerde bu hususların ortaya çıktığını, bilirkişilerin açıkladığı difüzyon nedeni olarak taşımanın güzergahı ile uyumlu bir şekilde deniz yolu ile özellikle gündüz - gece ısı farkı ve yoğun nemli havada bulunduğu da nazara alınarak, mevsim şartlarında mevcut ortamın yarattığı ambalaj üzerinden ürüne nüfuz edebilecek havadaki nemin önlenmesinin,taşıyıcının basiretli bir tacir olarak alacağı tedbirle mümkün olmadığı, problemin ambalajlamadan kaynaklandığı, bundan da taşıyıcının sorumlu olmadığı kabul edilerek asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, dava konusu hasarlanan emtianın asıl dava dosyasındaki ----- diğerlerinin ---- yüklenmesine rağmen asıl bilirkişi raporunun taşıma sadece asıl dosyada ve ------- yapılmış gibi değerlendirme yapıldığını, diğer dosyalardaki taşımalar açısından değerlendirme yapılmadığını, tahkikatın gereği gibi yapılmadığını, metalürji mühendisinin eklenmesiyle alınan 12/12/2016 tarihli ek bilirkişi raporunun mahkemece nazara alınmadığını, taşıma sözleşmesine aykırı olarak taşınan emtiaların taşıma sürecinde başka araçlara yüklenerek taşındığını, hasarın bu yüzden oluştuğu yönündeki iddialarının mahkemece tartışılmadığını, taşıyıcının hasarın oluşmasında sorumlu olmadığını ispatı gerektiğini bunu da yerine getirmediğini, emtianın yukarıdan aşağıya giren su ile ıslanması nedeniyle hasarlandığını, taşımanın uygun araçlarla yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, taşıyıcının müterafık kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılmadığını öne sürerek kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf incelemesinde;Bilirkişi raporunda birleşen davalarda taşınan emtialar da dahil olarak ayrıntılı değerlendirme yapıldığı görülmektedir. Metalürji mühendisinin katılımıyla alının ek rapordan sorumluluk açısından kök raporun aksine bir görüş çıkmamıştır. Ek raporda taşınan emtiadaki reaksiyonlar analiz edilerek buna neyin sebep olabileceği konusunda değerlendirmeler yapılmıştır. Taşınan emtiaların taşıma sürecinde------- bir aktarma deposunda farklı araçlara aktarıldığı sabit olup bu hususta ihtilaf da yoktur. Emtianın ambalajlanmasının taşıyıcı tarafından yapılmadığı sabit olup, CMR belgesinde bu konuda açıklama bulunmadığı gibi, teslim anında tutulan tutanakta da ambalajların sağlam olduğu belirtilmiştir. Bu durumda aktarmadan dolayı, yükün ambalajında bir risk oluşmadığı ve dış koşulların emtiaya nüfuz etmesine yol açan bir müdahale de bulunmadığı kabul edilmek durumundadır.Emtianın niteliğine göre taşımanın özel nitelikli araçla ------- yapılması gerektiğine dair bir ispat vasıtası sunulmadığına ve bulunmadığına göre hasarın bu yüzden gerçekleştiğini kabul etmeye imkan bulunmamaktadır. Uyuşmazlığa uygulanması gereken ----------- maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonun 17/4-b-d maddelerinde, malın ambalajlanmaması veya hatalıambalajlanmasından kaynaklanan hasarlardan taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenlenmiştir. CMR Konvansiyonun 17. Maddesi aynen şöyledir:
1. Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.
2. Eger kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.
3. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı sorumludur.
4. Madde 18 paragraf 2 ila 5`e uygun olmak üzere kayıp veya hasar durumları aşağıda belirtilen koşullardan bir veya bir kaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz.
a) Kullanılmasında anlaşmaya varılmış ve sevk mektubunda açıkça belirtilmiş olduğu üzere, madeni levha ile kaplanmamış açık taşıtlar kullanılması,
b) Ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması,
c) Yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması,
d) Özellikle kırılma, paslanma, çürüme, kuruma, normal fire yahut da güve ve haşerattan kısmen veya tamamen zarar görebilecek malların özelliği,
e) Sandık veya paketlerin üzerindeki marka veya numaraların yetersiz veya hatalı oluşu
f) Canlı hayvan nakli,
5. Kayıp, hasar ve gecikmeye neden olan faktörlerden bazıları bakımından bu maddeye göre sorumlu oldugu faktörlerin kayıp, hasar ve gecikmeye yaptıkları katkı oranında sorumlu olacaktır.CMR Konvansiyonunun 18. Maddesinde de: Kayıp, hasar ve gecikmenin madde 17 paragraf 2 de öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamanın taşımacıya ait olduğu, taşımacının, durumun koşulları bakımından kayıp veya hasarın Madde 17 paragraf 4 de öngörülen özel risklerin bir veya daha fazlasına atfedilebildiği belirlendiğinde, bunların bu nedenlerden ileri geldiğinin kabul edileceği, hak iddia eden kimsenin, kayıp veya zararın bu risklere kısmen veya tamamen bağlı olmadığını kanıtlamak hakkına sahip olduğu ifade edilmiştir. Taşınan emtianın özel nitelikli emtia olduğu ve çevre koşullarından yalıtılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu özelliğine rağmen özel bir taşıma sistemi öngörülmemiş olup, CMR belgesinde bu yönde bir açıklama olmadığı gibi, davalı taşıyıcının dava konusu emtianın ambalajlanmasında yahut yüklenmesinde özel bir müdahale ve nezaret görevi ve sorumluluğu olmadığına göre (zira özel nitelikli emtianın nasıl ambalajlanması ve yüklenmesi gerektiği emtiayı gönderen- yükleten- taşıtanının yapabileceği bir iş olup, yükletenin emtianın taşınması konusunda taşıyana bir talimatı olduğu ortaya konulmuş değildir) davalı taşıyanın müterafık kusurunun bulunduğu kabul edilemez. Taşınan emtianın yolda aktarma yapılmadan direkt taşınması yönünde taşıtan tarafından bir talimat verilmediğine (verildiği ispatlanmadığına) ve emtianın ambalajlarında bir hasar tespit edilmemesine göre hasarın aktarmadan kaynaklanmadığı, bu durumda da taşıyıcının sorumluluğunun söz konusu olamayacağı kabul edilmek durumundadır.
Taşınan emtianın çelik üretiminde kullanılan ------- sahip olduğu, bu nitelikteki element ve bileşiklerden oluşan emtianın havadaki ----------- girme potansiyeli olduğu, böylelikle oluşabilecek bileşiklerin (bozulmanın) önlenebilmesi için bu nitelikteki emtianın üreticileri tarafından orijinal paketlemesinin yapılmasının gerektiği, dava konusu emtiadaki bozulmanın (paslanma) ambalaj içinde kalabilecek bağıl nem ya da nemin yoğunlaşmasından (terlemeden) kaynaklanmayacak boyutta olduğu, daha fazla nem ya da dış etken gerektirdiği, ambalajlarda da bu yönde bir yırtık, yıpranma ve delik olmadığı, bu durumda emtiadaki bozulmanın (yeni bileşikler oluşumunun) havadaki, yahut ambalaj üzerinde-etrafında biriken element ve bileşiklerin difüzyonu yoluyla gerçekleşmiş olduğu, ya da dava konusu taşınan emtianın ambalajında dışarıdan girebilecek bir hasar ve yırtık-delik v.s bulunmadığına göre emtianın su yahut neme maruz kalmış vaziyette ambalajlanmış olabileceği, dava konusu emtialardaki hasarın taşıyıcının CMR 17/4-d maddesi kapsamında malların özelliği sonucu ortaya çıktığı yahut CMR 17/4-b maddesi kapsamında malların taşıyıcının sorumlu olmadığı bir ambalaj kusurundan kaynaklandığı kabul edilmek durumundadır. Bu koşullarda taşıyıcının ve sigortacısının oluşan hasarlardan-zararlardan sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığından ;Sonuç olarak ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu varılan sonuç, dosya (birleşen dosyalar dahil) içeriğine uygun olup, usul ve yasaya uygun olan hükme karşı öne sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş,
Karar bu kez davacı vekili tarafından temyiz edilmiş,
--------- hükmü ile;
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan asıl davada verilen hükme yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1. maddesi uyarınca -------- Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl ve birleşen davalar, CMR Konvansiyonu kapsamında farklı tarihlerde yapılan taşımalar sonucunda emtiada meydana gelen zararların davalı taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, dosya kapsamında bulunan ve hükme esas alınan 21.12.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna göre, mevsim şartlarında mevcut ortamın yarattığı ambalaj üzerinden diffüzyon yoluyla nüfuz edebilecek suyun taşıyıcı tarafından önlenmesinin mümkün olmadığı, sorunun ambalajlamadan kaynaklandığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu da ----- Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Asıl davaya konu taşıma -----, birleşen davalara konu taşımalar ise -----yapılmış, taşımaya konu ------- gönderen firma tarafından ambalajlanmış, ancak varma yerinde düzenlenen tutanaklardan da anlaşıldığı üzere tellerin ıslak ve paslı olduğu anlaşılmıştır. Düzenlenen eksper raporlarında, hasarın nerede ve ne zaman meydana geldiği tam olarak bilinmemekle birlikte, nakliyeci firma sorumluluğunda iken, nakliyenin bir aşamasında ve/veya aktarmalarda (muhtemelen yağmurlu havada uzun süre araç dışında ve açık sahada bekletilmesi sonucu ıslanarak hasarlanmış) meydana geldiği sonucuna varılmış, 18.06.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda ise somut hiçbir veri olmadan, fiziki terleme hadisesini de yok sayarak sevkiyatın bir aşamasında ve/veya muhtemelen yağmurlu havada araçtan araca yapılan aktarmada yada açık sahada bekletilip ıslandığı için paslandığı sonucuna varılamayacağı ifade edilmiştir. Davacı vekilinin itirazları üzerine heyete metalurji mühendisi dahil edilerek yeni bir rapor alınmış, hükme esas alınan işbu raporda ise, emtiadaki bozulmanın terleme sonucu oluşmayacak nitelikte olduğu, daha fazla miktarda ve ambalaj dışı bir su kaynağının veya çok nemli bir ortamda bekletilmesi sonucunda dış ortamdan ambalajlanmış ürünler üzerine diffüzyon yoluyla suyun nüfuz etmesi sonucu ancak bu denli bir bozulmaya neden olabileceği sonucuna varılmıştır. Davacı tarafça dosyaya sunulan uzman görüşünde de benzer şekilde bozulmaya neden olan suyun nem (terleme) yerine dış bir etkenden kaynaklanabileceği veya çok daha fazla miktarda nem içeren bir ortamda olması gerektiği teknik olarak açıklanmıştır.Yapılan tespitler, açıklamalar ve dosya kapsamında bulunan belgeler değerlendirildiğinde; öncelikle emtianın ambalajının taşımaya uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, birleşen dosyalardan ------------ sayılı dosyada, yer alan ekspertiz raporunda satıcı firmanın ------------- ifadesinin açıkça yer aldığı, bu durumda eksper raporları, bilirkişi raporları ile davacı tarafından sunulan uzman görüşü ve tarafların itirazları da dikkate alınarak, taşımaya konu emtianın taşıma güzergahına, taşıma koşullarına ve günümüz teknolojik verilerine uygun ambalajlanıp ambalajlanmadığının, emtianın terleme özelliğinin olup olmadığının, ambalaj içerisine rutubet riskini önlemek için özel bir folyo koyulması gerekip gerekmediğinin tespiti, ayrıca dış ortamdan gelen suyun naylon ile ambalanmış (ambalajda delik yırtık vs. olmadığı halde) ürün üzerine sirayet etmesinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise bunun nasıl gerçekleşebileceği, mevcut ambalajlı haliyle ürünün dış etkilere karşı yeterince korunaklı olup olmadığının hertürlü soyut yaklaşımdan uzak ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde açıklanmak üzere işin uzmanlarından oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir denilmek suretiyle,Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin -----Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA,"DENMEK SURETİYLE MAHKEMEMİZ KARARI BOZULMUŞTUR.
Bozma ilamı üzerine mahkememiz ----- esasına kaydedilen yeni dava dosyasında;Bozmaya uyulmasına karar verilmiş, uyulan bozma ilamı doğrultusunda kimya mühendisi, metalürji mühendisi, sigorta hakimi, makine mühendisi ve sigorta taşıma alanında hukukçu bilirkişiden bir heyet raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının poliçe teminatı kapsamında bulunan zararı iş bu dosya ve birleşen dosyadaki sigortalılarına ödediğini; TTK 1472 maddesi gereğince aktif dava ehliyetine sahip olduğunu, CMR taşıma senedi ve sair sevk evrakına göre davalının fiili taşıma sıfatıyla üstlenilen taşımada taşıyıcı sıfatına haiz olduğu ve davalı taşıyıcıya husumet yöneltilebileceği, diğer davalının da onun sigorta şirketi olması nedeniyle ona da husumet yüklenebileceği; davalı taşıyıcının CMR konvansiyonun da taşıyıcının taşıma süresinde gerçekleşen hasar ve zarardan sorumluluğuna ilişkin hükümleri incelendiğinde, taşıyıcının eşyanın kendisi tarafından teslim alındığı tarih ile gönderilenen teslim ettiği tarih arasında uğramış olduğu hasar ve ziyandan CMR 17/1 maddesi gereğince karine olarak sorumlu olduğu; bu sorumluluktan kurtulmak isteyen taşıyıcının kendisine talimat vermeye yetkili kişinin kusurundan, bu kişi tarafından verilen talimattan, eşyadaki ayıptan ya da kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir olaydan doğduğunu ispat etmesi halinde CMR 17/2 maddesi ve 18. Madde gereğince sorumluluktan kurtulabileceği; somut olayda davalı tarafından taşınan emtianın teslim alındığı yerden --------- bulunan merkez depoya getirilerek ve başka araçlara aktarma yapılarak --------varış limanına getirilmesi sürecinde hasara uğradığının ihtilafsız olduğunu; taşıyıcının eşyanın kendisi tarafından teslim alındığı tarih ile gönderilenen teslim ettiği tarih arasında meydana gelen hasardan sorumlu olmayacağını ispatlaması gerektiğini; ancak ambalaj yetersizliğine ilişkin taşıyıcının herhangi bir çekince kaydının bulunmadığını, bu hususun kayıt altına alınmadığını; ambalajlanma hatasının bulunduğu hususlarında davacının iddiasını ispatlayamadığını; dava konusu emtianın da alıcısına hasarlı teslim edildiğinin sabit olduğunu; bu nedenle taşıma devam ederken gerekli özen ve dikkatin gösterilmediği hususunun kabul edilmek zorunda olduğu belirtilmiş; bilirkişi heyetinin kanaatine göre hasarın ambalajlanma ve istiflenme esnasında meydana gelmediği; bu nedenlerden meydana gelmediği; davalı taşıyıcının bu yöndeki savunmalarının varit görülmediği, kök dosya ve birleşen her bir dosya yönünden bildirilmiş olup; Mahkememizce de son alınan bu rapor gerekçeleriyle birlikte ve Yargıtay bozma ilamı çerçevesinde yerinde görülmüş; Bilirkişi heyetinin bu tespitinden sonra her bir dosya yönünden talep edilebilecek miktarın hesaplandığı; bu hesaplama yapılırken taşıyıcının ağır kusuru bulunmadığından dolayı bire bir zararın hesaplanmadığı; CMR hükümlerine göre kasten verilen zararlar dışındaki metodun uygulanmasının doğru bulunduğu; iş bu dosyada ve birleşen dosyalarda davacının ödediği tazminatların sigorta kapsamı içinde kaldığı, mahkememiz görevi belirlenirken kök dosya ve birleşen her bir dosya yönünden görevin ayrı ayrı belirleneceği, bunun da mahkemenin heyetle bakmayacağı dosyaların sınırı içinde kaldığı; zararın SDR üzerinden hesaplanması gerektiği, bilirkişi heyetinin buna göre hesaplama yaptığı; CMR hükümlerine göre yapılan hesaplamanın doğru olduğu; davacı her ne kadar daha fazla ödeme yapmış ve buna göre talepte bulunmuş ise de; rücu en tazminatta haklı olduğu miktarın ancak hesaplanan miktarlar olabileceği nazara alınarak;Kök dosyada davacı taraf 37.995,10 Euro talep etmiş ise de; 29.394,79 Euro'ya, Birleşen ------------- Esas sayılı dosyada davacı 33.379,86 Euro talep etmiş ise de, 29.394,79 Euro'ya,Birleşen mahkememizin ------- Esas sayılı dosyada davacı 32.821,56 Euro talep etmişse de, 29.960,94 Euro'ya,Birleşen mahkememizin -----sayılı dosyada davacı 31.929,35 Euro talep etmişse de, 29.168,02 Euro'ya,Birleşen mahkememizin ------sayılı dosyada davacı 32.181,55 Euro talep etmişse de, 27.141,67 Euro'ya hükmedilmiş; Bunlara ödeme tarihleriyle tahsil tarihleri arasında CMR gereği yıllık %5 oranında (yabancı para alacağı olması sebebiyle ) faiz işletmesine karar verilmiş;Mahkememizce verilen karar bu kez davalı vekillerince temyiz edilmiş,------ Karar sayılı hükmüyle;
''1.Asıl ve birleşen davalar, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemiz bozma ilâmına uyularak yapılan değerlendirme sonrası asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2.Asıl davaya konu taşıma ----, birleşen davalara konu taşımalar ise ---- yapılmış, taşımaya konu ------- özlü teller bobin halinde gönderen firma tarafından ambalajlanmıştır. Asıl ve birleşen dosyalar içerisinde bulunan tespit tutanaklarında "...aracın çadırında her hangi bir hasar olmadığı, fakat araçta bulunan ... eşyanın ıslak, su birikintileri ve malzemede paslanma olduğu tespit edilmiştir." şeklinde imzalı tespitlerin yer aldığı, bu durumun dosya içerisinde bulunan fotoğraflardan da net şekilde anlaşıldığı, yine varma yerinde düzenlenen eksper raporlarında da naylon ambalajın içine su sızdırabilecek kadar yırtıldığına, yıprandığına yada delindiğine veya dış yüzeylerinde de ıslaklık olduğuna dair tespite yer verilmediği tespit edilmiştir.
3.CMR Konvansiyonu'nun 17 nci maddesine göre, taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Ancak eğer hasar yüke has bir kusurdan yahut taşıyıcının önlemesine olanak bulunmayan bir halden meydana gelmişse yada hasar, hasara uğrayan malların hatalı ambalajlanmış olması ve yahut malların özelliğinin doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, taşıyıcı zarardan sorumlu tutulamaz.6102 sayılı Kanun'un 898 inci maddesinde de benzer şekilde taşıyıcının sorumluluktan kurtulma sebeplerine yer verilmiştir. Buna göre, taşıyıcı, gönderen tarafından yapılan paketleme veya etiketleme yetersizse, taşıyıcı tarafından ambalajlanmamış olan eşya taşınmışsa, eşya doğal veya ayıplı yapısı dolayısıyla, özellikle kırılma, işlev bozukluğu, paslanma, bozulma veya sızma gibi sebeplerle kolaylıkla zarar görebilecek nitelikteyse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.
4.Asıl ve birleşen davalara konu taşımalarda, bobinlerin gönderen tarafından naylon ambalaj ile sarıldığı, davalı taşıyıcının CMR Konvansiyonu'nun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yükün ve bunların ambalajının görünürdeki durumunu kontrol ettiği, 9 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre taşıma senedine çekince koymaması malların tam ve sağlam teslim alındığının teyidi gibi düşünülmekte ise de taşıyıcının yükü kontrol mükellefiyetinin eşyanın ve ambalajın görünür durumu kontrol ile sınırlı olduğu, herhangi bir araştırma yapmadan emtianın özelliğini ve paslanabileceğini öngörüp çekince koymasının beklenemeyeceği, taşıma esnasında ambalajın hasar görmediği, varma yerinde ambalajda herhangi bir yırtık yada delik tespit edilmediği, ambalajların dış yüzeyinin ve araç içinin kuru olmasına rağmen ambalaj içinde ıslaklık ve bundan kaynaklı emtiada paslanma görüldüğü, bu durumun taşıyıcının kusurundan değil de emtianın niteliğine uygun ambalajlanmamış olmasından kaynaklandığı, emtianın özelliği gereği nasıl ambalajlanması gerektiğini taşıyıcının bilebilmesinin ve bu hususta çekince koymasının beklenemeyeceği, o halde meydana gelen hasardan davalı taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı gibi taşıyıcının sigortacısı ----- sorumluluğunun da gündeme gelmeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken varsayıma dayalı bilirkişi raporlarına itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir'' Denilmek suretiyle mahkememiz kararı yeniden bozulmuş; Mahkememizce dosyanın yeniden ele alınması sonunda,İlk verilen ------ sayılı dosyası üzerinden verilen ------- sayılı hükmünde de vurgulandığı üzere, taşıyıcının somut olayda bir kusurunun bulunmadığı, asıl davaya konu taşımanın ------ birleşen davalara konu taşımaların ise ----- başlayarak ---------- yapıldığı, tüm taşımalar için tutulan tespit tutanaklarında tırların çadırlarında herhangi bir hasarın bulunmadığı ancak araçta bulunan eşyanın ıslak olduğu ve paslanmaların oluştuğu şekildeki tespite nazaran ve ayrıca dosya içerisinde bulunan fotoğraflardan da anlaşıldığı üzere, naylon ambalajın içinde taşınan emtiaya dışarıdan bir su sızmasının söz konusu olmadığı, emtianın sarıldığı ambalajlar üzerinde de yırtık bulunmadığı, bu nedenle taşıyıcının CMR konvensiyonunun 17. Maddesine göre taşıma esnasında kısmen veya tamamen meydana gelecek zararla sorumlu olmakla birlikte eğer hasar yüke has bir kusurdan yahut taşıyıcının önlemesine imkan bulunmayan bir halden meydana gelmişse ya da hasarın hatalı ambalajdan kaynaklanması veya malların özelliğinin doğal sonucu olan özel risklerden gerçekleşmesi halinde taşıyıcıların sorumlu olmayacağı; hal böyle olunca somut olaydaki hasarların taşıyıcının kamyonlarındaki çadır ya da emtianın sarıldığı ambalajların dış yüzeylerinden sızan sulardan kaynaklanmadığı, bu tür su sızmalarının dava konusu taşımalar yönünden gerçekleşmediği; artık ambalaj malzemesinin içindeki emtiaya nazaran uygun ve kaliteli olup olmadığının taşıyıcı tarafından denetlenemeyeceği, bundan eşyayı yükleyen satıcının sorumluluğunun söz konusu olduğu, ambalaj içindeki emtianın da niteliğine göre kullanılacak ambalaj malzemesini taşıyıcının belirleyemeyeceği, böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği nazara alınarak;İş bu dava ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere
İş bu davanın ve bu dosyayla birleşen mahkememizin ---------------dosyalarındaki davaların REDDİNE,
İş bu davada ve birleşen davalarda maktu ret harcının mahsubu ile bakiye kalan; iş bu davada 1.819,05 TL'nin, birleşen ------ Esas sayılı dosyada 1.570,45 TL'nin, birleşen ---- Esas sayılı dosyada 1.543,95 TL'nin, birleşen ----- Esas sayılı dosyada 1.500,85 TL'nin, birleşen ------- Esas sayılı dosyada 1.513,05 TL'nin bakiye harç olarak talebi halinde davacıya iadesine,
İş bu dosyada ve birleşen her bir dosyada tamamı davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, ancak iş bu dosyada ve birleşen dosyalarda karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa talebi halinde davacı tarafa iadesine,
Karar tarihindeki AAÜT iş bu davada ve birleşen dosyalarda hesaplanan nispi vekalet ücretleri maktunun altında kaldığından ; gerek bu dosya gerekse birleşen her bir dosya için ayrı ayrı 17.900,00'er TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dair karar davacı vekilinin ve davalı ---------- yüzüne karşı davalı -----------yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verildi. Açıkça okundu. Usulen tefhim olundu. 02/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!