WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/498 Esas
KARAR NO : 2024/359
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 13/07/2023
KARAR TARİHİ: 24/04/2024

Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine alacak iddiası ile ---------- dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, davanın menfi tespit davası olduğunu, borcun bulunmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davalarında genel kuruldan ayrık olarak ispat külfeti davalı alacaklı yana yüklenmiş olduğunu, müvekkili aleyhine girişilen takipten kaynaklı davalı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı yanın soyut şekilde ileri sürdüğü alacağını ispat etme yükümlülüğü bulunduğunu, olmayan bir alacağı, dayanak belirtmeksizin soyut şekilde takibe konu eden ve müvekkilinden tahsilini talep eden davalı yanın eldeki takip dosyasın yönünden kötü niyetinin sabit olduğunu, davacının ------sayılı dosyası bakımından şimdilik 5.000,00 TL fazaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla borçlu olmadığının tespitini ve İİK md. 72'nin somut uyuşmazlığın tatbikine olmayan bir alacağı, dayanak belirtilmeksizin soyut şekilde takibe konu eden kötü niyetli davalı aleyhine %20 'den az olmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacının alacaklı olarak görünen firmaya ödenmesi gerekli hiçbir borcunun olmadığını, icra takibinin duruldurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil bankanın ----- ile davacı kredi borçlusu/lehtarı ---- arasında ---- imzalandığı, işbu sözleşmeye istinaden şirket kredi kartı üzerinden kredi kullandırıldığını, kredinin teminatı olarak ---- plakalı aracın müvekkili bankaya rehin verildiğini, verilen kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeni ile genel kredi sözleşmesinin verdiği yetkiye istinaden ---- tarihli ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, ihtarla verilen süre içinde 18.672,97 TL borcun ödenmemesi üzerine bu kez alacağın tahsili için ----- sayılı dosyası ile alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun takip ve tüm ferilerine itirazları üzerine takibin durduğunu, rehinli taşıt aracı ---- tarihinde açık artırma sureti ile ------- ihale edildiği ve ihalenin 17.02.2020 tarihinde kesinleştiğini, ihale bedelinden elde edilen hasılatla dosya borcunun kapandığını, İcra takibinden sonra açılan davada tedbir kararı verilemeyeceğini, açılan dava kısmi menfi tespit davası olduğunu, menfi tespit davasının kısmi olarak açılması mümkün olmayacağını, alacağın bir senede veya sözleşmeye bağlanmış veya taraflar arasında uyuşmazlığın değeri konusunda tartışma bulunmadığı durumlarda kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmayacağını, işbu sebeple, davanın dava konusu miktarın belirlenebilir olmasına rağmen belirsizmiş gibi açılmış olması sebebiyle davanın usulden reddinin gerekmekte olduğunu, Davalı borçlu ile ticari nitelikte sözleşmeler akdedilmiş olduğunu, 6102 Sayılı TTK 3. Maddeye göre; bir ticari işletmeyi ilgilendiren her türlü iş ticari iş sayılmayacağını, faaliyet olarak para satan müvekkilinin de tacir olduğu göz önüne alındığında faaliyetlerinin ticari iş niteliğinde olduğunu, yine aynı kanunun 8. Maddesinin 1. Fıkrasına göre ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebileceğini, Ancak ve ancak belirlenmediği hallerde 9. Maddede öngörülen kanuni temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümleri uygulanabileceğini, tarafların temerrüt faiz oranını serbestçe belirleyebileceğini, davanın her ne sebeple olursa olsun reddine karar verilmesi talep etmiştir.

DELİLLER : Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, İcra dosyası Uyap çıktıları, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, İİK 72 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır. Celp edilen ---- Esas sayılı dosyasının incelenemesinde; Kredi sözleşmesine dayalı asıl alacak, 18.672,97 TL Asıl alacak, 99,59 TL işlemiş gecikme temerrüt faizi, 4.97TL faizin %5 gider vergisi ve 337,38 TL masraf olmak üzere 19.114,91 TL asıl alacağın tahsili için davalının icra takibi başlattığı görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın,----Sayılı icra dosyasında davacının borçlu olup olmadığına yönelik olduğu hususunda toplandığı tespit edilmiştir.
Tarafların delilleri toplanarak, bankacılık konusunda uzman bilirkişiye dosyanın tevdi ile rapor tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Davalı banka ile davacı kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu) ---- pazarlama şahıs firması arasında ----akdedildiği, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan ticari nitelikli kredilerin ------öngörülen süre içinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, davalı bankanın davacı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Huzurda görülmekte olan dava bir MENFİ TESPİT davası olması nedeniyle hem TAKİP ve hem de DAVA TARİHİ itibariyle hesaplama yapılmak gerekmiştir. Hesaplama sonuçları aşağıda (A) ve (B) bentleri altında sunulmuştur. Davalı bankanın takip tarihi itibariyle alacakları, asıl alacak talep edilen: 18.672,97 TL, hesaplanan 18.672,97 TL, talep edilmesi gereken 18.672,97 TL, işlemiş faiz talep edilen 99,59 TL, hesaplanan 95,76 TL, talep edilmesi gereken 95,76 TL, gider vergisi (BSMV) talep edilen 4,97 TL, hesaplanan 4,78 TL, talep edilmesi gereken 4,78 TL, masraf (ihtarname ) talep edilen 337,38 TL, hesaplanan337,38TL, talep edilmesi gereken 337,38 TL, Toplam alacak talep edilen 19.114,91 TL, hesaplanan19.110,89TL, talep edilmesi gereken 19.110,89 TL, Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 4,02TL (19.11491-19.110.89=) reddi durumunda, TAKİP TARİHİNDEN itibaren 18.672,97 TL asıl alacak tutarı tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %24 oranında ve devamında --------3'er aylık devre halinde deklere ettiği değişen oranlarda işleyecek temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenebileceği, davalı bankanın dava tarihi itibariyle alacakları, Takibe konu edilen rehinli taşıt aracı satışından elde edilen NET hasılat bedeli alacağa TBK'nun 100 m. uyarınca mahsup edilerek yapılan hesaplama sonucunda, davalı banka alacağı 317,67 TL FAZLASIYLA ÖDENMİŞ olduğu, bu durumda davacının dava tarihi itibariyle davalıya BORÇLU OLMADIĞI, hatta 317,67 TL alacaklı olduğu bile söylenebileceği, Sonuç ve kanaatini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı banka ile davacı kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu) ----pazarlama şahıs firması arasında ------- akdedildiği, davalı bankanın ödenmeyen borç için taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, davacının icra takibinin 5.000,00 TL'lik kısmı için borçlu olmadığının tespiti için eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, yerleşik yargı içtihatları uyarınca somut olayın dayanağı ve davacının talebi dikkate alınarak menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılması mümkündür. Eldeki dava ticari kredi nedenine dayandığından davacının kısmi dava açabileceği mahkememizce kabul edilmiştir. Bu açıklamalardan sonra dosya bankacı bilirkişine tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; davalı bankanın takip tarihi itibari ile; 18.672,97 TL asıl alacak, 95,76 TL işlemiş faiz, 4,78 TL BSMV, 337,38 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 19.110,89 TL alacaklı olduğu, ancak dava tarihi itibari ile; takibe konu edilen rehinli taşıt aracı satışından elde edilen net hasılat bedeli alacağa TBK'nun 100 m. uyarınca mahsup edilerek yapılan hesaplama sonucunda, davalı banka alacağı 317,67 TL fazlası ile ödenmiş olduğu, bu durumda davacının dava tarihi itibariyle davalıya borçlu olmadığı, hatta 317,67 TL alacaklı olduğu bile söylenebileceği tespit edilmiştir. Yine icra takip dosyasının dava tarihi itibari ile yaptırılan kapak hesabında da davacının davalıya borcunun kalmadığı anlaşılmıştır. Menfi tespit davalarında dava tarihi itibari ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı tespit edilecek olup, dosyadaki delil ve bilirkişi raporundan dava tarihi itibari ile davacının davalıya borçlu olmadığı görüldüğünden olduğundan davanın davacı talebi dikkate alınarak kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE, -------------sayılı icra takip dosyasının dava tarihinde ulaştığı miktarın 5.000,00 TL’lik kısım ile davacının borçlu olmadığının tespitine, kalan kısım yönünden fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
2-Şartları oluşmayan kötüniyet tazminatının reddine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 269,85 TL peşin harcın toplamı olan 539,70TL 'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 1.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderleri olan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 60,00 TL posta/müzekkere masraflarının toplamı olan 3.560,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 24/04/2024