WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/470 Esas
KARAR NO:2024/314
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/07/2023
KARAR TARİHİ:27/03/2024

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin bir süre davalı şirketin araçlarına bakım ve onarım hizmeti verdiğini, hizmet bedelinin ödenmesinde aksamalar olması üzerine servis hizmetinin durduğunu, biriken 71.151,98 TL bakiye cari hesap alacağının ödenmesini talep ettiğini, davalı bakiye alacağı ödemek yerine borcunu düşürmek ve ödememek için kötüniyetli olarak asılsız ve dayanaksız olarak usulsüz şekilde davalı tarafından; ---------plakalı araç için düzenlenmiştir” notu yer alan “fiyat farkı” konulu fatura kesildiğini, bahsi geçen aracın bakım ve onarımı davalının talebiyle sınırlı olarak eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde 21.10.2022 tarihinde 30.680,00 TL bedelle davacı şirket tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, fatura tarihine kadar eksik ve ayıplı ifa ihbarında bulunulmadığını-----, davalıya fazla tahakkuk edilen bir fiyatlandırma da olmadığını, faturaya konu herhangi bir sebebe bağlı bir davalı alacağının bulunmadığını,--------- plakalı araç için düzenlenmiştir” notu yer alan “fiyat farkı" konulu fatura kesidiğini, bahsi geçen aracın bakım ve onarımı davalı talebi ile sınırlı olarak eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde 29.08.2022 tarihinde 1.970,00 TL bedelle davacı şirket tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, fatura tarihine kadar tarafımıza eksik ve ayıplı ifa ihbarında bulunulmadığını, davalıya fazla tahakkuk edilen bir fiyatlandırma bulunmamakta olduğunu, faturaya konu her hangi bir sebebe bağlı bir davalı alacağı bulunmadığını, kaldı ki bu talep hizmet bedelini dahi aştığını, faturalar, elektronik posta ile iletilmiş olduğunu, posta davacı şirketin posta adresine ---- tarihinde düşmüş olduğunu, TTK'nın 21/2 maddesi uyarınca ------- yevmiye no.lu ihtarname ile süresinde faturalara itiraz edildiğini, bakiye borcun ödenmesi talep edilmiştir.İhtarnamenin tebliği üzerine davalı tarafça 10.000 TL kadar kısmi bir ödeme yapılmış olduğunu, bakiye 67.757,98 TL cari hesap alacağının ise ödenmediği, bakiye 67.757,98 TL cari hesap alacağımızın tahsili için davalı borçlu şirket aleyhine ------------ sayılı dosya ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine davalının hiçbir haklı sebep göstermeksizin haksız ve kötü niyetli olarak itirazın iptali ile takibinin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

DELİLLER:Dava dilekçesi, icra dosyası ---- çıktıları, Tarafların ---- kayıtları, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ------- sayılı dosyasının incelenemesinde; 67.757,98 TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlattıkları, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davacının davalıdan ----- sayılı dosyasına dayanak cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle;Tüm delillerin münakaşası, işlemiş faiz ile İİK md.67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri, her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme ye ait olmak üzere, dava ve takip dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile tarafların defter kayıtlarıyla müstenitleri üzerinde Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun 4.a.1. bölümünde davacı --------yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; -------- yıllarına ilişkin fiziki ortamda tutulan Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin noter açılış/kapanış onaylarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalı ------ yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde;------- yıllarına ilişkin elektronik ortamda tutulan Yevmiye, Defter-i Kebir e-defter beratları ile aynı yıllara ilişkin Envanter defterlerinin noter onaylarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacının Alacak Talebi Yönünden: Davacının -----sayılı takip dosyasındaki 67.757,98 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin, davacı şirketin raporun ---- bölümünde incelenen kendi ticari defterlerinde----- no.lu davalı açık hesabından ----takip tarihi itibariyle ----- tutarında alacaklı gözüktüğü takip tarihinde sonra ise; ------ olmak üzere toplamda 28.436,00 TL davalı açık hesabına davalı lehine alacak kaydedildiği, bu durumda takip tarihinden sonra yapılan ve davacının kabulünde olan ödeme kayıtları neticesinde 2023 yılı sonu itibariyle davacının 39.318,98 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin de raporun 4.b.2. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında ------- takip tarihi itibariyle davacı şirkete 28.436,97 TL tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların ticari defter kayıtları arasındaki 39.318,01 TL tutarındaki uyumsuzluğun ise raporun 4.b.3. Bölümünde lehte/aleyhe kaydedilen işlemlerin ayrı ayrı irdelenmesi neticesinde ispat yükü davalıda olan -------tutarlı 2 adet satış faturası açıklamalı faturalara ilişkin davacının bahse konu bu faturalar içeriğindeki mal/hizmeti aldığı yönünde bağlı bulunduğu kendi vergi dairesine davalı lehine herhangi bir bildiriminin bulunmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan; raporun 4.c. bölümünde tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerine yapmış oldukları ------ bildirim formları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davalı şirketin ---- yılında davacı şirketten toplamda 51 adet fatura karşılığı -----, tutarında “alım”, davacı şirketinde ------ yılında davalı şirkete 51 adet fatura karşılığı ------tutarında “satış” yaptıklarına ilişkin bildirimde bulundukları, tarafların ------- bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu, bahse konu bildirimlerin davacı şirketin raporun 4.b.1l. bölümünde incelenen ticari defter kayıtlarında davalı aleyhine borç kaydettiği faturalardan ibaret olduğu, bu durumda hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği mal/hizmetin davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu tespit ve incelemeler çerçevesinde; davacının-------sayılı takipteki 67.757,98 TL tutarlık asıl alacak talebine ilişkin az yukarıda tespit ve izah edildiği üzere ---- takip tarihinden sonra davalı tarafından davacı şirkete yapılan toplamda 28.436,00 TL tutarındaki ödemeler dikkate alındığında davacının 39.318,98 TL tutarlık kısmını talep edebileceği, takip tarihinden sonra yapılan ödemeler neticesinde; davacı alacağının TBK m.100 kapsamında öncelikle avukatlık ücreti, işlemi. iz ve ferilere mahsup işlemi yapılarak 03/07/2023 dava tarihi itibariyle davacı şirketin talep edebileceği tutara ilişkin nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde kanaatine varılmıştır. FAİZ: davacı/alacaklı takip öncesi için faiz talebinde bulunmadığı, taleple bağlılık kuralı gereği bu hususta ilave bir değerlendirme yapılmamıştır. Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k.m.2/2 kapsamında yasal faizi talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdaafları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, icra inkar tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı kanaatlerini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının icra takibine itirazı sonrasında davacı tarafından hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterlerinin incelenmek sureti ile rapor hazırlanması için dosya mali müşavir bilirkişine tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda "...Davacının------ takip dosyasındaki ------ tutarlı asıl alacak talebine ilişkin, davacı şirketin raporun 4.b.1. bölümünde incelenen kendi ticari defterlerinde ----no.lu davalı açık hesabından ------ takip tarihi itibariyle 67.754,98 TL tutarında alacaklı gözüktüğü takip tarihinde sonra ise; -------- olmak üzere toplamda 28.436,00 TL davalı açık hesabına davalı lehine alacak kaydedildiği, bu durumda takip tarihinden sonra yapılan ve davacının kabulünde olan ödeme kayıtları neticesinde ----- yılı sonu itibariyle davacının ----- tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin de raporun 4.b.2. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında ------- takip tarihi itibariyle davacı şirkete 28.436,97 TL tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların ticari defter kayıtları arasındaki 39.318,01 TL tutarındaki uyumsuzluğun ise raporun 4.b.3. Bölümünde lehte/aleyhe kaydedilen işlemlerin ayrı ayrı irdelenmesi neticesinde ispat yükü davalıda olan ----tarihinde --------adet satış faturası açıklamalı faturalara ilişkin davacının bahse konu bu faturalar içeriğindeki mal/hizmeti aldığı yönünde bağlı bulunduğu kendi ------- davalı lehine herhangi bir bildiriminin bulunmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan; raporun 4.c. bölümünde tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerine yapmış oldukları ------ bildirim formları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davalı şirketin ------ yılında davacı şirketten toplamda 51 adet fatura karşılığı-------, davacı şirketinde ---- yılında davalı şirkete ---- adet fatura karşılığı --------, tutarında “satış” yaptıklarına ilişkin bildirimde bulundukları, tarafların ------ bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu, bahse konu bildirimlerin davacı şirketin raporun 4.b.1l. bölümünde incelenen ticari defter kayıtlarında davalı aleyhine borç kaydettiği faturalardan ibaret olduğu, bu durumda hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği mal/hizmetin davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir..." tespiti yapılmıştır.Tüm dosya kapsamı, deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının 67.757,98 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, nitekim davalının ----- yılında davacı şirketten toplamda 51 fatura karşılığı KDV hariç 219.330,00 TL tutarında alım yaptığına dair ilgili vergi dairesine bildirimde bulunduğu, tarafların ------- bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu oldukları, bahse konu bildirimlerin davacı şirketin ticari defter kayıtlarında davalı borç olarak kaydettiği faturalardan ibaret olduğunun bilirkişi tarafından da tespit edildiği, bu durumda hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere alım olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceği, bu sebeple işbu fatura içeriği mal ve hizmetin davalı tarafa teslim edildiği kabulünün gerekeceği, nitekim davalı tarafça hizmetin alınmadığı veya bedelin tamamen ödendiğinin ispat edilmediği anlaşılmış olup, açıklanan nedenlerle, davacının 67.757,98 TL tutarında alacaklı olduğu, davalının takipten sonra ödediği ve davacı tarafça da kabul edilen 28.436,00 TL ödeme düşüldüğünde bakiye 39.318,98 TL tutarın kaldığı, her ne kadar takipten sonra davadan önce yapılan ödemelerin öncelikle takip tarihinden sonra işleyecek faizden mahsup edilmek sureti ile alacak miktarının tespit edilmesi gerekirse de bilirkişi raporunda asıl alacak miktarından düşülmek sureti ile davacının 39.318,98 TL talep edebileceği tespiti yapılmış olup, davacının rapora itirazı bulunmadığından davalı lehine usuli kazanılmış hak gözetilerek davanın kısmen kabulüne, her ne kadar takip tarihinde davacının icra takibine koyduğu miktarla alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de takipten sonra gerçekleşen ödemeler nedeniyle davalının ------------ sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 39.318,98 TL asıl alacak, takipte belirtilen cins ve faiz üzerinden devamına karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak davacının icra inkar tazminatı etmekte haklı olduğu, mahkememiz kısa kararında her ne kadar 52.754,98 TL üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatı verileceği yazılmış ise de, icra inkar tazminatının dava yolu ile istenebilen bir tazminat olup, takip anında değil dava anındaki haksızlığa göre belirleneceği, mahkememiz kısa kararında sehven açık bir maddi hata yapıldığı, nitekim asıl alacak olarak kabul edilen 39.318,98 TL üzerinden takibin devamına karar verildiği hususunun kısa kararda da yazıldığı anlaşılmış olup, hak kaybına sebebiyet vermemek adına mahkememiz kısa kararında yapılan maddi hata iş bu hükümde düzeltilmek sureti ile asıl alacak olan 39.318,98 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, her ne kadar takip tarihinde davacının icra takibine koyduğu miktarla alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de takipten sonra gerçekleşen ödemeler nedeniyle davalının -------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 39.318,98 TL asıl alacak, takipte belirtilen cins ve faiz üzerinden devamına,
2-Asıl alacak olan 39.318,98 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatı davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 2.685,88 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta alınan 818,35 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.867,53 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ile 818,35TL peşin harç olmak üzere toplam 998,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan ve yargılama gideri olarak kabul edilen 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul-red oranı dikkate alınarak 1.810,49 TL'sinin davalıdan tahsili, 1.309,51 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafça yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 50,00 TL tebligat gideri olmak üzere 3.550,00TL yargılama giderinin kabul-red oranı dikkate alınarak 2.060,10 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 27/03/2024