T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/218 Esas
KARAR NO:2024/527
DAVA TARİHİ:13/10/2014
BİRLEŞEN ------ SAYILI DOSYASI
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 17/10/2016
KARAR TARİHİ:29/05/2024
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) asıl ve birleşen davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ---- poliçesiyle sigortalı, --- plakalı araç ---- sevk ve idaresinde iken, --- tarihinde --- idaresindeki ------ plakalı araca arkadan çarpması sonucu çift taraflı ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada ---- plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin kızı ------ vefat ettiğini, -------- henüz 33 yaşında olup hayatının elim kaza sonucu kaybetmesinden dolayı müvekkillerinin tarifsiz acı duyduğunu ve ömür boyu da duyacaklarını, müvekkillerinin yaşadığı acı ve üzüntünün telafisi mümkün olmamakla birlikte hakkaniyet ilkesi gereği mahrum kaldıkları desteğin zararının telafisi gerektiğini,-------- müessif kaza sonucu ölmeseydi eş ve çocuklarının yanı sıra annesinin de geçimine katkıda bulunak olduğunu, B.K. ve Yargıtay kararları çerçevesinde anne babasının destekten yoksun kalma tazminatı alma hakları bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, anne ----- için 3.000,00 TL, baba ----- için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL destekten yoksunluk tazminatının (davalı sigorta şirketi azami poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekilinin 24/07/2020 tarihli dilekçesi ile davayı 172.799,36TL olarak arttırıp ıslah ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın destekten yoksun kaldığını ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, davacı tarafından, sigortalıların kusuru ve kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu usulen ispat edilmesi gerektiğini,davacıların talebinin fahiş olduğunu, dava konusu trafik kazasında mütevaffa sigortalı araçta yolcu olarak bulunmakla, söz konusu olayda hatır taşıması bulunduğunu, kaldı ki dava konusu trafik kazası sürücünün alkollü iken seyri esnasında husule geldiğini, mütevaffanın alkollü sürücünün aracına binmesi sebebiyle müterafik kusuru bulunduğunu, bu sebeple müterafik kusur nispetinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek müvekkili şirketin asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını faizin dava tarihinden başlatılmasını, Davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA: Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine ------ sigortalı, ---- plakalı aracın -----Sevk ve idaresinde iken, ---- İdaresindeki ------ plakalı araç ile çarpışması sonucu çift taraflı ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada ---- plakalı araçta yolucu olarak bulunan müvekkillerinin kızı ---- vefat ettiğini, meydana gelen kazada -----plakalı araç sürücüsü ---- asli kusurlu olduğu ------ tarihli rapor ile tespit edildiğini, müvekkilleri yaşadığı acı ve üzüntünün telafisi mümkün olmamakla birlikte hakkaniyet ilkesi gereği mahrum kaldıkları desteğin zararının telafisi gerekitğini, -----müessif kaza sonucu ölmeseydi eş ve çocuklarının yanı sıra annesinin de geçimine katkıda bulunacağını, BK. Ve Yargıtay kararları çerçevesinde anne babasından destekten yoksun kalma tazminatı alma hakları bulunduğunu beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kaymak kaydıyla şimdilik, anne ----- İçin 1.000,00 TL baba---- için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL destekten yoksunluk tazminatının olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın 21.07.2014 tarihinde meydana geldiğini, huzurdaki davanın ise 17.10.2016 tarihinde açıldığını, KTK 'nın 109.maddesinde öngörülen 2 yıllık yasal süre içerisinde açılmamış bulunan davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddini, müvekkili şirkete trafik sigortası ile sigortalı-----plakalı traktöre arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada ---- plakalı aracın içerisinde bulunan davacıların kızı---- vefat ettiğini, kaza tespit tutanağında ---- plakalı aracın sürücüsü -----kazanın meydana gelmesinde tam olarak kusurlu olduğu, -----plakalı aracın sürücüsü------- ise kusuru bulunmadığı tespit edildiğini, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsü ---- kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, yasal hız limitinin de üstünde seyreden ------ plakalı aracın sürücüsünün almış olduğu alkolün refleks ve sürüş hakimiyetine yaptığı etki göz önünde bulundurulması gerektiğini, müteveffa --------emniyet kemeri takılı olmadığını, bu nedenle müteveffanın asli kusurlu olduğunu, müvekkili şirket ancak sigortalısı araç şoförünün kusuru bulunduğu takdirde ve kusuru oranında sorumluluğu bulunduğu söz konusu olacağını, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçeden belirtilen teminat limileriyle ile sınırlı olduğunu belirterek------- için 1.000,00 TL, baba ----- için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER : Dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri, müzekkere cevapları, ceza dosyası,----- raporu, bilirkişi raporu, Birleşen ---- sayılı dosya aslı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava ve birleşen dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma maddi tazminatı istemine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular belirlenmiş, davaya konu olan davalı Sigorta şirketine ----- sevk ve idaresinde iken, ---- tarihinde ---- idaresindeki ------ plakalı araca arkadan çarpması sonucu çift taraflı ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 11/04/2016 tarihli duruşma ara kararınca dosyanın kusur raporu alınması için -----gönderilerek; 17/07/2017 tarihli kusur raporunda; davacılar yakını --- ölümü ile sonuçlanan olayda; I.Halde; Otomobil sürücüsü --------- %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, Dava dışı traktör sürücüsü ------ %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu, Davacılar yakını yolcu ------- %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu, II.Halde; Otomobil sürücüsü ------ %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu, Dava dışı traktör sürücüsü ----- %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu, Davacılar yakını yolcu -------- %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirmiştir.Yapılan yargılama sonunda; Mahkememizin --------- Karar sayılı ilamı ile "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle trafik kazası nedeni ile davacının, davalılardan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, dosyadaki tüm kusur raporlarındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın-------- genişletilmiş kurumuna gönderilerek düzenlenen raporda olay anında traktörün arka lambalarının yanıp yanmadığına göre iki ihtimalli rapor düzenlendiği, davalıların eylemlerinin terditli olarak değerlendirildiği, olayın oluşu, davalılar ve ceza dosyasındaki tanık anlatımlarıyla mevcut delillerin mahkememizce taktiri sonucu, olay günü davalıların alkollü şekilde sevk ve idarelerindeki araçlarla trafikte bulundukları, davalı ------ traktörünün gerek arka ışıkları gerekse de tepe lambasının mevcut olmadığı, sanık ------- hızlı bir şekilde sevk ve idaresindeki vakıanın raporun 2.hal olarak tanımladığı şekilde gerçekleşmiş olduğu kanaatine varıldığı, Ceza mahkemesinin kararının 2. Hale göre verildiği ve kesinleştiği, dava öncesi sigorta şirketine başvuru olmadığı, dava dışı sürücü ----- %20 (yüzde on beş) oranında kusurlu, Dava dışı sürücü -------- %80 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu, mahkememizce 24/06/2020 tarihli ara kararınca; dosyanın aktüer bilirkişisine tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiş olduğu; Dosyada mübrez mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınan bilirkişi ek raporu da dikkate alınarak, asıl davada davalı -----sigorta ettireni ------ %20 kusurlu olduğu kabul edilerek Davacı----- için 20.206,65 TL, baba --------- için 14.353,23 TL olmak üzere toplam 34.559,88 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Birleşen davada davalı ------- sigorta ettireninin %80 kusurlu olduğu kabul edilerek Birleşen ------Sayılı dosyası yönünden Davanın kabulü ile; Davacı anne ------ için 80.826,58 TL, baba --------- için 57.412,90 TL olmak üzere toplam 138.239,48 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."Mahkememizin verilen kararına karşı; asıl ve birleşen davanın davacılarının vekili, asıl davanın davalısı ---- vekili ile birleşen davanın davalısı --- vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Mahkememizin ----- Karar sayılı ilamı-------sayılı kararı ile kaldırılarak gelmekle, Mahkememiz esas defterinin ---- sırasına kaydı yapılmıştır. ----sayılı kararı ile; "...Somut olayda, birleşen davanın ----------tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarihte 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulmadığı anlaşılmaktadır, Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Hal böyle olunca da; ilk derece mahkemesince davacılar vekiline yasada öngörülen başvuruya ilişkin eksikliği gidermesi için kesin süre verilmesi, sigorta şirketince 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde bu yöndeki dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek davanın esasına girilip deliller toplanıp değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi, kesin süre içinde başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise bu kez dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olup, HMK'nın 115/2. maddesine aykırı şekilde tamamlanabilecek nitelikteki dava şartının tamamlanması için davacıya kesin süre verilmeksizin karar verilmesi hatalı olmuştur. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde diğer bir ifadeyle zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya zarar sorumlusunun durumunu ağırlaştırmış ise kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesi (benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. Maddesinde de mevcuttur) uyarınca hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Hatır taşımaları da bir menfaat karşılığı olmadığı hallerde bu gibi taşımalarda kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51.madde hükmü uyarınca (benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43.maddesinde de mevcuttur) tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından söz edebilmek için de yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olmasının saptanması önemli olduğu gibi yarar ekonomik olabileceği gibi ortak toplumsal yararları da ilgilendirilebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişinin (sürücü) bir çıkarı veya yararı bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Bu açıklamalardan sonra somut olayda kabule göre; hatır taşıması ve müterafık kusur iddiası üzerinde durulmadan, bu yöndeki talep ve itirazların usulüne uygun olup olmadığı belirlenip, koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeden, ulaşılacak sonuç yönünden taraflar ve yasa yolu incelemesi bakımından uygun gerekçe açıklanmadan istinaf incelemesine konu kararın verilmesi hatalıdır. Sonuç olarak; davacılar vekilinin tüm ve davalı-----vekilinin sair istinaf başvuruları şimdilik incelenmeksizin, yukarıda açıklanan hususlara temas eden istinaf başvuru sebeplerinin kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/6.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına..." karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; davalı ---- nezdinde ---- poliçesiyle sigortalı ---- plakalı araç ile, davalı ---- nezdinde----- poliçesi ile sigortalı ---- plakalı aracın karıştığı trafik kazasında, ------plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların kızı -------- vefat ettiği, davacıların kusurlu olduğu iddiasıyla destekten yoksun kalma tazminatı istemiyle ---- plakalı aracın ---- aleyhine eldeki davayı, -------sigortacısı aleyhine birleşen davayı açtıkları anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Öncelikle; davalıların istinaf kanun yoluna başvurması sonucu verilen----------sayılı kararında öncelikle üç husus karar kaldırma konusu yapılmıştır. Bunlardan ilki, birleşen davada davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadan dava açılması hususudur. Kararda da belirtildiği üzere sonradan tamamlanabilir olan bu şartın davacı tarafça yerine getirildiğine dair ilgili deliller dosyaya sunulmuştur. Bundan başka, somut uyuşmazlıkta, hatır taşıması ve müterafik kusur hususlarının incelenmesi gerekmektedir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığında yapılmayan taşıma olup, bu taşımadan bahsedebilmek için ölenin karşılıksız olarak taşınmasının yanında kullanımda ölenin yararının bulunması da şarttır. Bir diğer ifadeyle, ölen karşılık alınmadan taşınmış ve taşımanın ölen için yapılmış olması gerekmektedir. Bu hususta davalı tarafa varsa delil ve tanıklarını sunması için süre verilmiş ancak dosyaya herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Bununla birlikte; tüm dosya kapsamındaki deliller ve ceza dosyası birlikte incelendiğinde; davacıların kızları olan mütevefanın bir arkadaş grubu ile seyahati sırasında kazanın meydana geldiği, bizatihi ölen yararına yapılan bir taşımanın olmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan gerekçelerle, somut olayda hatır taşıması yapılmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.Bununla birlikte, haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla bir talepte bulunulması halinde, kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, sorumluluk ve tazminat miktarı belirlenecek bu duruma göre tespit edilmelidir. Ancak kazanın meydana gelmesinde etkili olmasa dahi, zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde diğer bir ifadeyle zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zarar meydana gelmesine etki yapmış veya zarar sorumlusunun durumunun ağırlaştırmış ise kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesi (benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. Maddesinde de mevcuttur) uyarınca hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; dosya kapsamındaki delillerden vefat eden ---------kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığı anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan kaza anını gösterir kroki, ölü muayene raporu, bilirkişi raporundaki tespitler, kazanın oluş ve ölenin yaralanma şekli ile ölüm sebebi birlikte değerlendirildiğinde; müteveffa -------- emniyet kemerini takmamış olmasının sonucu ağırlaştırdığı kanaatine varılmış ve yerleşik yargı içtihatları uyarınca hüküm altına alınan tazminatta %20 müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Hüküm kurulurken, mahkememizce kaldırma kararı öncesi verilen Mahkememizin ---------- Karar sayılı kararındaki açıklanan gerekçesinde açıklanan kusur ve hesap bilirkişi raporu işbu gerekçede de aynı şekilde kabul edilmiş olup; hükmedilen tazminat tutarında ilk karardan farklı olarak %20 müterafik kusur indirimi yapılarak karar oluşturulmuştur.
Mahkemece müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirim mahiyetinde olduğundan, davalı yönünden bu kısım üzerinden redde göre vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinin göz önüne alınarak ----- davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş, yargılama giderleri aynı gerekçe ile davalılar üzerinde bırakılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacı----- için 16.165,32 TL, baba------- için 11.482,58 TL olmak üzere toplam 27.647,90 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Birleşen ---- Sayılı dosyası yönünden KISMEN Davanın KABULÜ ile; Davacı anne ------ için 64.661,26 TL, baba ------ için 45.930,32 TL olmak üzere toplam 110.591,58 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Asıl dava yönünden alınması gereken 1.888,63 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 102,47 TL harç ile 563,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.223,16 TL harcın asıl dava davalısından alınarak hazineye irad kaydına,
4-Asıl davada davacı tarafça yatırılan 25,20 TL başvuru harcı ile 102,47 TL peşin harç ile 563,00 TL ıslah harcı toplamı 690,67 TL'nin asıl dava davalısından alınarak davacılara verilmesine,
5-Birleşen dava yönünden alınması gereken 7.554,51 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 29,20 TL TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.525,31 TL harcın birleşen dava davalısından alınarak hazineye irad kaydına,
6-Birleşen dava yönünden davacı tarafça yatırılan 29,20 TL başvuru harcı ile 29,20 TL peşin harç toplamı 58,40 TL'nin birleşen dava davalısından alınarak davacılara verilmesine,
7-Asıl ve birleşen davada davacılar tarafından yapılan 1.433,10 TL bilirkişi ücreti ile posta gideri ile 913,00 TL ATK fatura ücreti toplamı olan 2.346,10 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
9-a-Asıl davada; davacı -------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 16.165,32 TL vekalet ücretinin asıl dava davalısından alınarak davacıya verilmesine,
b-Asıl davada; davacı ---------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 11.482,58 TL vekalet ücretinin asıl dava davalısından alınarak davacıya verilmesine,
10-a-Birleşen davada; davacı ---------kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava davalısından alınarak davacıya verilmesine,
b-Birleşen davada; davacı --------kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava davalısından alınarak davacıya verilmesine,
11-Asıl ve birleşen davalarda reddedilen miktar yönünden davalılar lehine vekalet ücretine yer olmadığına,
12-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333. Madde gereği talep kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde-------------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 29/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!