T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/173 Esas
KARAR NO:2024/101
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 27/02/2023
KARAR TARİHİ: 31/01/2024
Mahkememizde görülen 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalının yapılan icra takibine itiraz ettiğini, yapılan itiraz mesnetsiz ve hukuka aykırı olup davacının alacağına kavuşmasını uzatmak gayesiyle kötüniyetle yapıldığını, davalı borçlunun sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle borcunu ödemeyen borçlu hakkında ----- numarası ile takip başlatıldığını, davalı borçlu, bu takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmiş ve takibi durdurduğunu, borçlunun yapmış olduğu borca itiraz yerinde olmadığını, borçlu aleyhine usulüne uygun olarak başlatılan icra takibinin dayanağı kredi başvurusu ve diğer belgeler bizzat borçlu tarafından imzalandığını, açıklanan nedenlerle davacının alacağına kavuşması amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile ------ Esas sayılı dosyası ile başlatılmış olan icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere İcra İnkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklı alacak uyarınca başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacı tarafça icra takibinde alacağın dayanağı olarak gösterilmeyen bilgi ve belgelerin işbu dava ikame edilirken sunularak delil olarak kullanılması usule aykırı olduğunu, Zira İİK m.58 hükmüne göre alacaklı, alacağını ispat eden belgenin aslını yahut tasdik edilmiş bir örneğini takip talebinde bulunurken icra dairesine tevdi etmek zorunda olduğunu, Nitekim bu kuralın devamı olarak İİK m.61 hükmünde de borçlu tarafa gönderilecek ödeme emrinin ekinde, alacağın dayandığı belgenin tasdikli bir suretinin bulunması gerektiğine yer verildiğini, dolayısıyla alacaklı tarafın, takip talebinde bulunurken alacağı ispat etmeye yarayan evrakları takip dosyasına eklemek zorunda olduğunu, davacı tarafça icra takibine dayanak edilmeyen genel kredi sözleşmesinin işbu dava açılırken ileri sürülerek kullanılması usulen mümkün olmayıp taraflarınca da bu duruma muvafakat edilmediğini, Dolayısıyla icra takibine dayanak edilmeyen belgelerin huzurdaki davada delil olarak kullanılmamasını ve yargılamanın bu usul dairesinde yürütülmesini öncelikle talep ettiklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde icra takibi aşamasından sonra kendilerine bir miktar ödeme yaptığını belirtmiş; Müvekkili tarafından yapılan ödemelerden ise hiç bahsetmemiş, dilekçesinin "sonuç ve istem" bölümünde ise hiçbir kısmilik belirtmeyerek itirazın tüm icra dosyası yönünden iptalini talep ettiğini, Şu halde davacı tarafın her ne kadar eksik dahi olsa kendi ikrarıyla bile Müvekkili tarafından ödeme yapılmış olduğu kabul edilmiş olmasına rağmen takibin tamamı yönünden itirazın iptalinin istenmesi usulen hatalı olduğunu, davacı tarafça işbu dava açılması akabinde Müvekkilinin halen banka müşterisi olmasına rağmen davaya konu hesaplarla ilgili mobil ve internet bankacılığı kanalları üzerinden bilgi alması engellenmiş, ilgili ekranlar kapatılarak bloke edildiğini, Söz konusu tutumun Müvekkil'in hesap hareketleri ve kredi kartı ekstrelerini kullanmak suretiyle kendi lehine olan delilleri elde etme imkanını kısıtladığını, İşbu durumla ilgili olarak başta Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu nezdinde olmak üzere davacı Banka hakkındaki her türlü başvuru ve şikayet haklarını saklı tuttuklarını, davacının açık bir şekilde usule aykırı deliller ile hak çıkarma gayretine girişmiş, mahkemeye sunmuş olduğu eksik bilgi ve belgelerle uyuşmazlığından aydınlatılmasını engellemiş ve Müvekkil'e yönelik hal ve tutumu ile de adeta delil elde etme imkanını ortadan kaldırmaya çalıştığını, İİK m. 67/2 hükmüne göre takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı, davaya konu edilen meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminatla mahkum edilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü dava, talep, şikayet ve başvuru hakları saklı kalmak kaydıyla: Haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, Açıkça kötü niyetli olduğu anlaşılan davacı tarafın asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacı banka ile davalı arasında ticari kart sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye istinaden ticari kredili mevduat hesabı ve kredi kartı kullandırıldığı ancak borcun ödenmemesinden kaynaklı takip başlatıldığı, icra takibine karşı davalı tarafından itiraz edildiği anlaşılmakla; davacının takibe alınan muaccel alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Dosyanın bankacı bilirkişiye verilerek rapor aldırılmasına, bankacı bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yapabilmesi için yerinde inceleme yetkisi verilmesine, karar verilmiştir.Bilirkişi ----- Tarihli raporunda; davacı ----, davalı ------ takip tarihi itibariyle, ------- numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış, 50.449,10 TL asıl alacak, 4.120,88 TL faiz ve 49,35 TL Banka ve ----- olmak üzere; toplam 54.619,33 TL alacağının olduğu, Takip tarihinden sonra yapılan 7.733,74 TL kısmı tahsilatın, faiz, gider vergisi ve asıl alacağa mahsup edilmesi suretiyle kalan alacağının 46.885,59 TL asıl alacak olduğu, -------- numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış, 44.150,23 TL asıl alacak, 765,42 TL faiz ve 4,26 TL -------- Vergisi olmak üzere; toplam 44.919,91 TL alacağının olduğu, Takip tarihinden sonra yapılan 500 TL kısmı tahsilatın, faiz ve gider vergisine mahsup edilmesi suretiyle kalan alacağının, 44.150,23 TL asıl alacak ve 269,68 TL faiz olmak üzere; toplam 44.419,91 TL olduğu, davacının hesaplanan alacağının, taraflar arasında imzalanan -------- kapsamına uygun olduğu ve Ticari Kart Sözleşmesi’nin “Delil Sözleşmesi” başlıklı 6.7. maddesine göre Banka kayıtlarının incelenmesi suretiyle tespit edildiği, davalı --- davacı -------- nezdinde, bu davanın konusu olmayan, başkaca kredi ve kredi kartı borçlarının olduğu ve davalının bu kredilere de yapmış olduğu kısmı ödemelerinin bulunduğu, Örneğin, 30.09.2022 tarihinde 6.000 TL + 6.000 TL + 2.600 TL olmak üzere toplam 14.600 TL kısmi ödemesinin bulunduğu, bu ödemelerin, 30.09.2022 tarihinde, davacının -------- numaralı kredi kartının borcuna mahsup edildiği, yine davalının 14.10.2022 tarihinde ---- geri ödemesinin bulunduğu, ---- tarihinde, bu ödemenin ---- kısmının davacının -------numaralı takip hesabında izlenen kredisine mahsup edildiği, ---- de davacının ------- numaralı kredi kartının borcuna mahsup edildiği, davalının dosyaya sunduğu davacı banka mobil bankacılık - ---- son ödeme tarihli ve ekstre borcu bulunmayan - kredi kartı ekran görüntüsünün; davacının, bu davaya konu edilmeyen ---- numaralı kredi kartına ait olduğu, Tahsilde tekerrür oluşturmamak ve Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca, kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubu sağlanmak kaydıyla, Takip tarihinden asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar, ------ numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış, --- asıl alacak tutarına ----- numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış, 44.150,23 TL asıl alacak tutarına yıllık % 23,16 ve Kredi kartları ve kredili mevduat hesaplarına uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranlarının belirlenmesi görevi verilen ------- üçer aylık dönemler itibariyle kamuoyuna duyurduğu azami gecikme faiz oranlarını geçmemek üzere, davacı Banka’nın ticari kredi kartı ve ticari kredili mevduat hesabı borçlarına uyguladığı, dönemler itibariyle değişen oranlardaki gecikme faiz oranları üzerinden, temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle, takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği rapor edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; Davacı banka ile davalı borçlu ---- tarihinde ----- imzalandığı borcun ödenmediği, davacı bankanın ihtarı sonrası alacağın ödenmediği, davacı bankanın vermiş olduğu kredi alacağının ve kredi kartı borçlarının tahsili için icra takibi başlattığı, davalı yanca itiraz dilekçesinde asıl alacağa, faize, faiz oranına ve ferilerine ayrı ayrı itiraz ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmış ve rapor alınmıştır. Bankacı bilirkişi hazırladığı raporunda, davalının imzaladığı sözleşme nedeniyle, ödenmeyen takip konusu alacağın ---- numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış, 50.449,10 TL asıl alacak, 4.120,88 TL faiz ve 49,35 TL Banka ve -----olmak üzere; toplam 54.619,33 TL alacağının olduğu; takip tarihinden sonra yapılan 7.733,74 TL kısmı tahsilatın, faiz, gider vergisi ve asıl alacağa mahsup edilmesi suretiyle kalan alacağının 46.885,59 TL asıl alacak olduğu; ------ numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış, 44.150,23 TL asıl alacak, 765,42 TL faiz ve 4,26 TL Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi olmak üzere; toplam 44.919,91 TL alacağının olduğu, takip tarihinden sonra yapılan 500 TL kısmı tahsilatın, faiz ve gider vergisine mahsup edilmesi suretiyle kalan alacağının, 44.150,23 TL asıl alacak ve 269,68 TL faiz olmak üzere; toplam 44.419,91 TL olduğu ve takip tarihinden asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar, --- numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış, 46.885,59 TL asıl alacak tutarına yıllık -------- ------numaralı ticari kredi kartından kaynaklanmış, 44.150,23 TL asıl alacak tutarına yıllık % 23,16 oranı üzerinden temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle, takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği tespit edilmiş ve mahkemece hükme esas alınmıştır. Hal böyle olunca, davalının itirazının yerinde olmadığı belirlenmiş olup davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; banka sözleşmelerinden kaynaklı alacakların likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
Davanın KABULÜ İLE;
1-Davalının ------- sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile;
Takibin ------- hesabı yönünden,
46.885,59 TL asıl alacak üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen DEVAMINA,
Takibin ------ nolu Ticari Kredi yönünden,
44.150,23 TL asıl alacak, 269,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.419,91 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen DEVAMINA,
2-Davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 91.035,82 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 6.237,08 TL harçtan, peşin alınan 1.061,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.175,51 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ve 1.061,57 TL peşin harcın ve 2.599,75 TL bilirkişi ücreti ve posta giderleri olmak üzere toplam 3.841,22 TL' nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -------- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/01/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!