WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/852 Esas
KARAR NO:2024/98
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 26/10/2022
KARAR TARİHİ: 31/01/2024

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;----no.lu ---- sigortalı bulunan ---- tarafından, nihai olarak ---- yerleşik ---- ünvanlı firmaya sevk edilmek üzere, ---- tarih ve ---- no.lu mal faturası karşılığı satılmış olan 37 Palet – 1623 adet – 16.645 net kg – 18.716 brüt kg alüminyum profil emtiasının, ---- kara yolu ile nakliyesi işi, ---- no.lu navlun faturası karşılığında davalı/borçlu ----- üstlenildiğini; sigortalı emtiaların, nakliyeyi gerçekleştirecek olan fiili taşıyıcı ---- plakalı araca yüklenip, --- sonra ------- bulunan alıcı tesisine sevk edildiğini; sigortalı emtiaların 16.12.2021 tarihinde, alıcı tesislerine varması akabinde yapılan kontrollerde sigortalı emtiaların kısmen hasarlı olduğunun tespit edilmesi üzerine CMR belgesi üzerine; ------ notu düşülerek, hasarlı ürünlerin numaraları ------- yazıldığını; taşıma sırasında meydana gelen hasarın davacı şirket nezdindeki sigorta poliçesinden karşılanmasına ilişkin yapılan hasar ihbarı üzerine -------- no.lu hasar dosyası üzerinden yapılan değerlendirmeler sonucu; "Sigortalı emtialarda oluşan zararın toplam 2.721,56 Euro olduğu, hasar izlerinden nakliye esnasında araç hareketine bağlı olarak yükün kayması, birbirine çarpması ve sürtmesi ile hasarın oluştuğu tahmin edildiğini, Bunun sebebi yolda şoförün bazı kısımlarda çukur veya tümseklere hızlı girmesi veya yükü savuracak şekilde viraja girmesinin olabileceğini, Yüklemeyi sigortalı yapmış olmakla birlikte emtia kasada/palette ambalajlıdır ve yükleme sonrası yapılan istif/sabitlemeye nakliyecinin bir itirazı olmamıştır yani yapılan yüklemeyi nakliyeci yeterli bulup zımnen onaylamış anlamına gelmediğini, Ayrıca yükün özelliği gereği nakliyeci de gerek gördüğü bağlama/sabitlemeyi yapabilecek durumda olduğunu, Yükü fabrikadan teslim alıp çıkış yaptıktan sonra sorumluluk nakliyeciye geçmekte olduğunu, Hasar nakliye sürecinde meydana geldiğini, Varış yerine hasarlı teslim edildiği belirlenmiş olup, bu sebeple hasarın poliçe teminatı kapsamında yorumlanmasının mümkün olduğunu, Nakliyeci ----- rücu imkânı bulunduğu" yönünde görüş ve kanaat belirtildiğini; davacı ---- davaya konu olay nedeniyle, 31.01.2021 tarihinde sigortalısına 2.721,56 EUR sigorta tazminatı ödediğini; davacının TTK. 1472. maddesi uyarınca, yapmış olduğu ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğundan davalı/borçlu tarafın sorumluluğunu karşılayan 2.721,56 EUR alacak için zarar sorumlusuna rücu hakkı doğduğunu; davalı ------- faturası kapsamında davaya konu taşımayı üstlenmiş olup taşıyıcı sıfatına sahip olduğunu; davalı/borçlu taşıyıcı şirketin yükü teslim aldığı andan, teslim ettiği ana kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından, hasara uğramasından sorumlu olduğunu; sigortalı emtiaların, ------- karayolu ile nakliyesi işi davalı tarafından üstlenildiğinden ve davalı/borçlu taşıyıcıya sağlam ve eksiksiz olarak teslim edilen sigortalı emtianın hasarlı olarak teslim alındığı, CMR üzerine düşülen hasar notu ve renkli hasar fotoğrafları ile sabit olduğundan taşıma sırasında meydana gelen hasardan dolayı davalı taşıyıcı şirket sorumlu olup hasarı tazminle mükellef olduğunu; davacı tarafından ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsili için davalı/borçlu nakliyeci firmaya gönderilen rücu ihtarından sonuç alınamaması üzerine davalının aleyhine--------asıl alacak ve fer'ilerinin tahsili için ilamsız icra takibi
başlatılmış ise de davalının icra takibine haksız şekilde itirazda bulunması ile takibin durduğunu;
davalının ------- sayılı dosyasına karşı yaptığı tüm haksız itirazlarının iptaline, takibin asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu md. 1472 kapsamında sigortacının halefiyetinden söz edebilmek için geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunması, sigortalının dava hakkı bulunması ve sigorta bedelinin ödenmiş olması şartlarının gerçekleşmiş olması gerektiğini; bunlardan bir tanesinin yokluğunun halefiyet iddialarını geçersiz kılacağını; sigortalının taşıyana karşı herhangi bir alacak hakkı olması için öncelikle sigortalının dava konusu taşımadan zarar görmesi gerektiğini; taşıma sırasında emtianın hasara uğradığı iddia edildiğine göre bu hasardan sigortalının zarar görmesi için satışın gerçekleşmemiş olması ve sigortalının dava dışı alıcıdan mal bedelini tahsil etmemiş olması gerektiğini; bu hususta herhangi bir delil dosyaya sunulmadığını; alıcı firmaya teslimatın yapıldığını; ne alıcı firmanın ne de davacının sigortalısının hasardan kaynaklı bir zararı bulunmadığını; davacının sigortalısı olan satıcının mal bedelini alıcıdan tahsil edip etmediğinin anlaşılamadığını; ancak işbu taşıma emtia faturası karşılığı yapıldığından, alıcının satıcıya mal bedelini ödediği karine olduğunu; emtiaya ilişkin mal varlığının aktifinde azalma meydana geldiği iddia edilen alıcı olduğundan satıcının herhangi bir kaybı veya zararı söz konusu olmayacağını; satıcının emtiaya ilişkin hukuki bir menfaati kalmamasına rağmen emtiaya ilişkin hasar bedelini davacı taraftan talep ettiğini ve davacının da ilgili bedeli malın satıcısı ve gönderici olan sigortalısına ödediğini; satıcı hukuken zarara uğramış sayılamayacağından, davacı tarafından satıcıya yapılan ödemenin--------yani lütuf ödemesi olduğunu ve davalıya rücu edilebilir bir tazminat bedeli olmadığını; TTK’nın 1421. maddesi uyarınca sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının prim borcunun ilk taksitini ödemesi ile başladığını; davacı sigorta şirketinden sigortalısının prim ödeme tarihinin sorulmasına ve gerektiğinde davacının ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmesini talep ettiklerini; dava konusu taşımada davalı şirketin taşıyıcı sıfatı bulunmadığını; davalının söz konusu taşımada yalnızca taşıma işleri komisyoncusu sıfatını haiz olduğunu; bu zarardan dolayı tüm sorumluluğun davalının işi tevdi ettiği fiili taşıyıcı ------ firma üzerinde olacağını; dava konusu taşımada emtiayı uhdesinde bulundurmadığından ve taşıyıcı sıfatını haiz olmamasından dolayı sorumluluk atfedilemeyeceğini; bu hususun CMR senedinden de açıkça görülmesine rağmen kötü niyetli olarak dava sürecine fiili taşıyıcının dâhil edilmediğini; davalının işbu taşıma kapsamında taşıyıcı sıfatı bulunmadığını; davalı şirketin, işbu taşımadaki sorumluluğunun TTK. m. 928 “Taşıma işleri komisyoncusu, zilyetliğinde bulunan malın zıyaından veya hasarından kaynaklanmayan bir zarardan sadece 918 inci madde uyarınca kendisine düşen bir yükümlülüğü ihlal etmesi hâlinde sorumlu olduğunu, Tedbirli bir tacirin göstereceği özene rağmen zarar önlenemeyecek ise komisyoncu sorumluluktan kurtulur.” kapsamında hüküm altına alındığını; TTK m. 928’in taşıma işleri komisyoncusunun sorumluluğunu düzenlediğini ve bu hükme göre taşıma işleri komisyoncusunun, zilyetliğinde bulunan eşyanın zıyaından ve hasarından sorumlu olduğunu; mezkûr olayın, emtianın davalı şirketin zilyetliğinde değilken gerçekleştiğini ve bu halde davalının iddia olunan olaydan sorumlu tutulamayacağını; sorumluluğu kabul anlamına gelmemek üzere davalı şirketin sorumluluğunun CMR madde 23/3 gereğince düzenlenen sınırı aşamayacağını; açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini talep talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacı tarafından dava dışı sigortalısı olan ------- kapsamında ödenen taşımadan kaynaklı hasar bedelinin davalı taşıyana rücuen tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına yönelik olduğu tespit edilmiştir.
Dava dosyasının mahkememizce resen seçilen CMR bilirkişisi ile sigorta bilirkişisi tevdi ile ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlığı çözümleyen rapor düzenlemesinin istenilmesine, karar verilmiştir. Bilirkişi 06/10/2023 Tarihli raporunda; dava dosyasına intikal eden bilgi ve belgelere göre,“davacı sigorta şirketinin somut olay için davalı taşıyıcıdan rücuen talep edebileceği alacağının bulunmadığı” rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacının,----sigortalı bulunan dava dışı ------- kara yolu ile taşıma işinin davalı tarafından üstlenildiği, alıcı tesislerine varması akabinde yapılan kontrollerde sigortalı emtiaların kısmen hasarlı olduğunun tespit edildiği ve sigorta şirketi tarafından taşıma ilişkisine konu emtiayı ------- hasar dosyası nezdinde sigortalısına haricen 2.721,56 Euro ödeme yapmakla iş bu bedelin tahsili amacıyla davalıya rücu ettiği anlaşılmaktadır. 6102 Sayılı TTK 1472-(1) maddesi uyarınca halefiyet ilkesi dahilinde dava hakkının sigorta şirketine geçtiği açıktır. Zarara konu edilen emtiaların taşınması sırasında hasara uğramasında davalının kusurlu olup olmadığının tespiti uyuşmazlık konusudur. Bu minvalde bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespitlerde de ifade edildiği üzere; derdest davada tartışılan yük, taşıyıcının sorumluluğu altında farklı alıcılara ait emtia ile birlikte aynı araca yüklenip sabitlenmesi gereken türde “parsiyel yük” olmadığından ve 37
palete istiflenmiş brüt ağırlığı 18 tonu aşan dava konusu --------- alüminyum profil türü yükü, gönderenden teslim alıp taşıyıcı adına araç sürücüsünün tek başına sevk aracına yükleyip sabitleyebilmesi (veya dıştan muntazam görünümlü paletlerin ve ambalajlanıp paletlere istiflenmiş kolilerin araca sabitlenmesinin veya ambalajının kifayetsiz kalabileceğini, aracın mutat salınımlarına mukavemet edemeyeceğini kendi tecrübesiyle ve “basit bir değerlendirmeyle” fark edebilmesi; nezaret görevi esnasında gönderenin yükü araç dorsesine istiflerken yaptığı “sabitleme-yükleme” hatasını veya kifayetsiz ambalajı tespit edip üretici konumundaki göndereni uyarması) sadece teknik olarak değil fiilen de mümkün olmadığından; somut olay konusu zararın tazmini bağlamında CMR Md. 17/4-c`ye göre davalı taşıyıcının kendi akidi konumundaki dava dışı satıcıya/göndericiye ve dolayısıyla da davacıya karşı, derdest davada tartışılan zararın tazmininden, “sorumlu olmadığı” belirtilmiştir. Somut olayda emtiaların yüklenmesi ve sabitlenmesi sigortalının yükümlülüğünde kalıp, emtianın niteliği ve ağırlığına nazaran alüminyum profillerin kaymasının taşıyan tarafından öngörülmesi beklenemeyeceği bu nedenle sürücüden yola çıkmadan evvel emtianın sabitlenmesini yükleniciden istemeliydi şeklinde bir sorumluluk beklenemeyeceği, aracın yol şartlarına göre uygun kullanılmadığı ispat edilemediği, aracın herhangi bir kaza geçirmediği taşıma konusu alüminyum profillerin birbiri üzerine kayabileceği ve kaymış olduğu bunun istif hatası ve dolayısıyla yükleme hatası bulunduğu, aradaki yol mesafesi ve yol şartları nazara alındığında emtia sahibinin gerekli tedbirleri alması gerekeceği sebebiyle; davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebi şartları oluşmadığından reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebi şartları oluşmadığından REDDİNE,
3-Peşin alınan 619,54 TL harçtan, alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 191,94 TL harcın, hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından artan tutar varsa hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
--------Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. . 31/01/2024