T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/791 Esas
KARAR NO:2024/99
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/10/2022
KARAR TARİHİ: 31/01/2024
Mahkememizde görülen Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 09.05.2019 tarihli çerçeve sözleşme imzalandığını; davalı ile akdedilmiş sözleşme kapsamında 2019 yılından bu yana düzenlenmiş poliçeler doğrultusunda davacı yanca 65.148,37 TL ödeme yapıldığını; akdedilen sözleşme doğrultusunda, davalının ------- isimli uygulaması üzerinden dava dışı üçüncü kişilerin/müşterilerin risk raporunun oluşturulmasının sağlandığını; bu risk raporu doğrultusunda uygun görülen müşterilerin 15.000 TL’ye kadar yapacak olduğu alışverişlerin davalı tarafından sigortalanarak, sigorta poliçesi oluşturulduğunu; davacı tarafından poliçe prim bedelinin zamanında ve eksiksiz ödendiğini; bu doğrultuda müşteri -----no.lu taksitli satış sözleşmesi akdedilirken de, aynı adımların izlendiğini; müşteriye ------ imzalatıldığını; sistemce onanmasını müteakip 7.900,00 TL bedelli taksitli satış sözleşmesinin noksansız düzenlendiğini; müşterinin ödemesini gerçekleştirmemesi nedeniyle sigortalanmış bedelin ödenmesi istemi ile davalı yana başvurulduğunu;-----dosyası incelendiğinde, poliçe başlangıç tarihinin ----, fatura tarihinin ----- olduğu yer almaktadır. Çerçeve sözleşmesinde: Şirket, mal ve hizmet satışına istinaden ilgili faturasını mobilya ürünlerinde en geç 60 gün, diğer ürünlerde en geç 30 gün içinde düzenlemek ve satış anında ibraz edilmeyen faturasını ------- iletme yükümlüdür” ibaresinin açıkça yer almaktadır…” gerekçesi ile talebin ----- tarihinde reddedildiğini; talep 27.06.2022 tarihinde ihtarname ile yinelense de, sonucun menfi olduğunu; davalının ödememe gerekçesi olarak yer vermiş olduğu 5.17. maddede yer alan düzenlemenin kanuna aykırı olduğunu; VUK. m. 231 f. 1 b. 5’te “Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenlenir…” hükmünün mevcut olduğunu; davacının fatura yükümlülüğünü ihmali halinde, kamu kurumlarınca yasal yaptırım uygulanabilecekken, bu durumdan davalının kendi lehine sonuç elde etmeye çalışmasının kabul edilemeyeceğini; davacı yanca dava dışı 3. kişilere henüz teslim edilmemiş ürünlerin, 30 gün içerisinde faturasının kesilmesi gerekliliğine ilişkin sözleşme hükmünün kanuna aykırı olduğunu; ilgili maddeden dolayı sözleşmenin kısmi butlanına hükmedilmesini dilediklerini; davacının mobilya sektöründe faaliyet gösterdiğini; bu sektörde ürünlerin kampanya sezonlarında satın alınıp, çok uzun süreler sonrasında teslim alınmasının sıklıkla karşılaşılan bir durum olduğunu; hatta ticari örf ve adetten olduğunu; bunun en yoğun örnekleri ile düğün alışverişlerinde karşılaşıldığını; sözleşme özgürlüğünün istisnasının TBK. m. 27/1’de düzenlendiğini; buna göre ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğunu; açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle şimdilik meydana gelen zararın tazmini istemiyle ----- tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin itirazlarından sonra, sigortalanan poliçe konusu fatura bedelinin 7.900,00 TL olduğunu; poliçenin ----- maddesinde teminat limitinin 15.000 TL olduğunu ve bu tutarın hiçbir şekilde aylık ödeme tutarları aslı dışında kalan, takip, dava masrafları, faiz, vekalet ücreti ve her ne ad altında olursa olsun borç aslı dışında olan ferilerini içermediğini; poliçenin ---- maddesi gereğince aksi kararlaştırılmadıkça sigorta teminatının, sigorta süresi içinde yurtiçinde satılmış ve teslim edilmiş olan mallardan doğan alacakları, bu mallarla ilgili faturaların, sigorta süresi dahilinde ve azami fatura dönemi içinde düzenlenmiş olması kaydıyla kapadığını; davacı tarafından düzenlenen ------- sayılı taksitli satış sözleşmesine istinaden sigortalanan fatura bedelinin 7.900,00 TL olarak beyan edildiğini; davacının 2.640,00 TL alacağı olduğuna dair üçüncü kişiye ihtar gönderdiğini; davacı tarafından davalı şirketten işbu bedelin tamamının talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu; poliçe kapsamındaki davalı şirketin ödeme yükümlülüğünün davacının taksitli satış sözleşmesine istinaden ödemeyen taksitlerin faiz ve sair hiçbir ferileri dahil olmadan yapılmasına yönelik olduğunu; tüm taksitlerden ve fatura bedelinden davalının sorumlu tutulamayacağını; taraflar arasındaki sözleşmenin ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olduğu ve konusunun imkansız olduğu iddiasına itiraz ettiklerini; davacının süresinde fatura düzenlemediğini; taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini; davacının başvurusu ile ---- sayılı dosyanın açıldığını ve gerekli incelemeler yapılarak davacının talebinin reddi gerektiğini; çerçeve sözleşmesindeki 5.17’de; “Şirket, mal ve hizmet satışına istinaden ilgili faturasını mobilya ürünlerinde en geç 60 gün, diğer ürünlerde en geç 30 gün içinde düzenlemek ve satış anında ibraz edilmeyen faturasını ---- iletmekle yükümlüdür” maddesinin yer aldığını; ilgili dosyanın poliçe başlangıç tarihinin ----- tarihli taksitli satış sözleşmesine istinaden davacının ürünleri (mobilyaları) teslim tarihinin ------ ve fatura düzenleme tarihinin ---- olduğunu; bu nedenle davacının talebinin reddi gerektiğini; poliçenin B1 maddesinde “Borç ile ilgili herhangi bir temerrüt hali, Sigortalı tarafından vade tarihinden itibaren 45 gün içinde sigortacıya bildirilir. Bu bildirim yapılmadığı takdirde sigortalı teminattan yararlanma hakkını kaybeder.” hükmü gereğince davalıya süresinde durumun bildirilmediğini; poliçenin B2 maddesinde “Tüketicinin kalan borcun en az onda birini oluşturan ve birbirini izleyen en az üç taksiti ödememesi halinde, ödenmeyen üçüncü taksitin vadesinden itibaren bir hafta içerisinde tüketiciye 30 gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması zorunludur. Muaccel kılınan taksitlerin hesaplanmasında faiz, komisyon,
ve benzeri masraflar dikkate alınmaz” hükmünün yer aldığını; devamında, “Şayet tüketici muaccel borçlarını 30 (otuz) gün içinde ödememiş ise “müdahale talebi” amacıyla gerekli belgeler (eksiksiz) eklenerek ---- posta yolu ile gönderilmesi gerekmektedir. -------- bildirim, tüketiciye gönderilen ihtarname tarihinden itibaren en geç 60 (altmış) gün içinde yapılmalıdır. Bu hak düşürücü süredir. Bu süreyi aşan bildirimlerde Sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır” hükmünün davacı tarafından yerine getirilmediğini; poliçenin B3 maddesinde “Alıcı/Müşterinin kredili satış sözleşmelerinden kaynaklanan borçlarını ödeyememesi sonucu Sigortalının uğradığı maddi zarar için B.2 maddesinde belirtilen müdahale talebinin Sigortacıya intikal etmesinden itibaren 30 gün sonra Sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğü doğar” hükmü düzenlendiğini; rizikoya ilişkin olarak sigortalının yükümlülüklerini ihlal ettiğini; dolayısıyla davalı şirketten talep edebileceği herhangi bir alacağı olmadığını; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, avans faiz talebine de itiraz ettiklerini; açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, davacı ile davalı arasında imzalanan fatura güvence sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan bedelin ödenmemesinden kaynaklı uğradığı zararın davalıdan tazminine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda mahkemece uyuşmazlığın; davacı tarafından dava dışı 3. Kişiye satışı yapılan mobilyalar için düzenlenen Taksitli Satış Sözleşmesine istinaden davacı ile davalı arasında imzalanan fatura güvence sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan bedelin ödenmemesinden kaynaklı uğramış olduğu zararın davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığı, varsa miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce; Teminat sigortasına karşı açılan alacak davası olduğundan, teminat sigortaları TTK da düzenlendiği anlaşılmakla, sigorta sebebi olan tüketici alım satımına değil davadaki taraflar arasındaki ilişkiye bakılacağından mahkememiz görevli olduğu anlaşılmakla; davalının görev itirazının esas hükümle birlikte İstinafa tabi olmak üzere reddine, karar verilmiştir. Dosyanın mahkememizce resen seçilen sigorta bilirkişisine verilerek sözleşme hasar dosyası , davacının fatura tarihleri ve davalının sözleşmeye uygun fatura kesilmediği için ödeme yapmadığına dair savunmaları da nazara alınarak davacının dava tarihinde muaccel alacağının oluşup oluşmadığı ve alacağın miktarı hususunda sigorta bilirkişisinden rapor aldırılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişi 13/07/2023 günlü raporunda; Mal tesliminden veya hizmet ifasından önce (erken) fatura düzenlenmesi KDVK.nun 10. maddesi ve 173 no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile mümkün kılındığından, sigorta sözleşmesindeki sigortalının belli süreler zarfında fatura düzenleme ve sigorta şirketine teslim etme yükümlülüğüne ilişkin hükmün batıl olmadığı, ---------- davacının sözleşmenin 5.17. maddesinde düzenlenen sürelerde faturaları kesip, sigorta şirkete teslim etmemesi halinde sigorta korumasından yararlanma hakkını yitireceği, dosyaya sunulu taksitli satış sözleşmesi ile faturanın incelenmesi neticesinde davacı şirketin Çerçeve Sözleşme m. 4.1.1’de düzenlenen yükümlülüklerine uymadığı ve sigorta korumasından yararlanma hakkını yitireceği, Mahkemece davalı şirketin zarardan sorumlu olduğunun takdir edilmesi halinde, davacının alacak miktarının hesaplanabilmesi için davacı yanca dava dışı ----- tarafından ödenmeyen tutara ilişkin açıklama yapılması gerektiği rapor edilmiştir. Dosyanın davacı vekilinin itirazları doğrultusunda önceki bilirkişiye tevdii ile ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine, karar verilmiştir. Bilirkişi 12/12/2023 günlü ek raporunda; tarafların beyanları ve delilleri ışığında, kök raporlarından ayrılmayı gerektirir bir husus bulunmadığı rapor edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçelerde dikkate alınarak; Davacı ile davalı arasında ----tarihinde ''Çerçeve sözleşme'' akdedildiği, davacı tarafından ---tarihli ---- doğrultusunda yapılan ----kapsamında kalan -----hasar dosyasında kayıtlı zarar talebinin, faturaların süresinde tanzim edilip sigortacıya iletilmediği gerekçesiyle reddedilmesi sebebiyle iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan ---- tarihli ---- teminat altına alınan risk gerçekleştiğinde hasar ödemesi yapılabilmesi için zorunlu ön şartlar/özel şartlara aşağıda yer verilmiş olup, bu şartlar eksiksiz ve usulüne uygun yerine getirilmediği sürece------ hasar ödeme sorumluluğu olmayacak ve red ile dosyaları sonuçlandıracaktır. ŞİRKET iş bu sözleşmeyi imzalamakla bu hususları öncelikle, ayrıca ve açıkça kabul etmiştir. ------ sırasında veya 5.17 maddede belirtilen sürelerde usulüne uygun şekilde faturaların düzenlenmemiş olması'' Aynı sözleşmenin 5.17. maddesine göre; “ŞİRKET, mal ve hizmet satışına istinaden ilgili faturasını mobilya ürünlerinde en geç 60 gün, diğer tüm ürünlerde en geç 30 gün içinde düzenlemek ve satış anında ibraz edilmeyen faturasını ---- iletmekle yükümlüdür.” Fatura --------- Poliçesi'nin “Sigorta Sözleşmesinin Kapsamı” başlıklı A.3 maddesine göre; “...Aksi kararlaştırılmadıkça sigorta teminatı, sigorta süresi içinde yurtiçinde satılmış ve teslim edilmiş olan mallardan doğan alacakları, bu mallarla ilgili faturaların, sigorta süresi dahilinde ve azami faturalama dönemi içinde düzenlenmiş olması kaydıyla kapsar.” düzenlemesi yer aldığı, bu nedenle sigortalıya mal ve hizmet satışına istinaden ilgili faturasını mobilya ürünlerinde en geç 60 gün, diğer tüm ürünlerde en geç 30 gün içinde düzenlemek ve satış anında ibraz edilmeyen faturasını ----- iletmek görevi yüklenmiş ve sözleşmesel görevin ihlalinde sigorta korumasından yararlanma hakkının yitirileceği düzenlenmiştir. Somut olayda davacı şirket ile dava dışı----- arasında yapılan ----- olup, mobilyaların teslim tarihi ise ------ olarak belirtilmiştir. Çerçeve Sözleşme'nin 5.17. maddesinde düzenlenen sürelerin başlangıç tarihinin sözleşmenin imza tarihi olarak kabul edilmesi halinde davacı şirketin en geç ----- tarihinde faturayı düzenlemek ve davalı sigorta şirketine iletmekle yükümlüdür. Çerçeve Sözleşme'nin 5.17. maddesinde düzenlenen sürelerin başlangıç tarihinin teslim tarihi olarak kabul edilmesi halinde ise davacı şirketin en geç ------ tarihinde faturayı düzenlemek ve davalı sigorta şirketine iletmekle yükümlüdür. Davacı şirket ise faturayı ---- tarihinde düzenlemiştir. Buna göre, davacı şirketin Çerçeve Sözleşme m. 4.1.1'de düzenlenen yükümlülüklerine uymadığı ve sigorta korumasından yararlanma hakkını yitireceği tespit edilmiştir. Nitekim taraflar arasında satış taksitli satıştır. Poliçe gereği taksit ödenmeyince malın faturasının ya da hizmetin faturasının poliçedeki süre içinde sigortalıya bildirilmesi zorunludur. Ancak davcının taksit ödenmeyince faturayı bilahare kesip süresinde olacak şekilde göndermiştir. Fakat bu durumda da fatura gerçek bir fatura değerini yitirmiştir. Faturanın malın tesliminden önce kesilebileceği gibi sonrasında kesilebilir. Ancak dosyaya sunulu taksitli satış sözleşmesi ile faturanın incelenmesi neticesinde davacı şirketin Çerçeve Sözleşme m. 4.1.1’de düzenlenen yükümlülüklerine uymadığı ve sigorta korumasından yararlanma hakkını yitireceği tespit edilmiş olup; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Peşin alınan 80,70 TL harçtan, alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın, davacıdan tahsil ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı taraflar kendilerini vekil ile temsil ettiklerinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan 4.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından artan tutar varsa hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----------Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. . 31/01/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!