WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/473 Esas
KARAR NO:2024/278
DAVA: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 22/06/2022
KARAR TARİHİ: 13/03/2024

Mahkememizde görülen 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Dava dışı ----- numaralı ---- istinaden asıl borçlu ------- lehine kredi tesis edildiğini ve kullandırıldığını, ---- da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla borçtan sorumlu bulunmakta olduğunu, sözleşme uyarınca ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine borçlulara ------- yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, söz konusu ihtarnamenin, davalının sözleşme yazılı adresine gönderildiğini, sözleşmede yer alan kanuni ikametgaha ilişkin hüküm gereği ihtarnamenin sözleşme adresine ulaştığı tarihin tebliğ tarihi olarak kabulünün gerekmekte olduğunu, sözleşme uyarınca ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine borçluların temerrüde düştüğünü, akabinde müvekkili ---- alacağı temlik aldığını, kullandırılan kredi alacaklarının tahsili amacıyla-------- sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, haklı takibi sürüncemede bırakmak ve müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını kötü niyetli engellemek maksadıyla borçlu -------tarafından takipteki borcun tamamına, ferilerine, faize ve faiz oranına itiraz edildiğini, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin taraflarınca -------- sayılı başvuru numarası ile başvuruda bulunulduğunu, ---- arabuluculuk numarasını haiz dosya kapsamında ----- tarihinde arabuluculuk toplantısının yapıldığını, görüşmeler sonunda anlaşamamaya dair tutanağın tutulduğunu, borçlu/davalının itirazlarının mesnetsiz ve delilsiz olduğunu, dolayısıyla davalının itirazının iptalinde hiçbir sakınca bulunmamakta olduğunu, davalının itirazına ilişkin olarak kendisine gönderilen ihtarnameye itiraz etmediğini ve borcun ödenmesi konusunda da herhangi bir girişimde bulunmadığını, borçlu tarafından takip konusu alacağa ve ferilerine ilişkin yapılan itirazın borçlunun da altında imzası bulunan Ticari Kredi Sözleşmesi'nin ilgili maddeleri karşısında geçersiz olduğunu, zira söz konusu sözleşmelerde müşterinin gecikmeye düşmesi halinde alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren alacaklıya fiili ödeme tarihine kadar, kredi şartlarında yazılı gecikme faiz oranı üzerinden gecikme faizi ödemeyi kabul ve taahhüt ederler denmekte olduğunu, bu şartlarda kabul edilen yıllık faiz oranlarının borçluya gönderilen ödeme emrinde de sözleşmelere ve kanuna uygun olarak talep edildiğini, bu durumun sözleşme ve kredi şartlarında da açık ve aleni bir şekilde kabul edilmiş olduğunu, davalının vaki itirazlarında bu durumu kabul etmemesinin hiçbir yasal ve hukuki geçerliliğinin bulunmamakta olduğunu, aynı zamanda tarafların tacir olduğunu ve TTK madde 8 uyarınca ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenebileceğini, borçlu sözleşme gereği ödeme yapmadığından ve maddi olarak ortada vaki borç bulunması sebebiyle temerrüde düştüğünü ve tüm borcun muaccel hale geldiğini, bununla beraber davalının borçlu olmadığını herhangi bir belge ile de ispat edemediğini davalının haksız ve mesnetsiz itirazlarının tamamen takibi sürüncemede bırakmak amacını taşıyan kötü niyetli itirazlar olduğunu, icra inkar tazminatının ödenmesinin gerekmekte olduğunu beyan ederek, davalının -------- sayılı dosyası ile açılmış takibe ve ferilerine ilişkin itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin müşterek borçlu müteselsil kefil olmadığını, bu durumun davacı tarafından isnat edildiğini, davacı tarafın bu güne kadar alacağını asıl borçludan talep etmediğini, borcun müvekkili açısından zamanaşımına uğradığını, alacaklı tarafın öncelikle asıl borçluya müracaat edip öncelikle ona karşı takip yapmadan müvekkili hakkında icra takibi yapıp itiraz üzerine huzurdaki davayı açmasının yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki müvekkilinin sözleşme içeriğine de tam vakıf olmadığını, ------- kararlarında da açıkça öncelikle asıl alacaklıya müracaat edilmesi gerektiği, kefil hakkında icra takibi dahi yapılamayacağının belirtilmekte olduğunu, bu nedenle bugüne kadar asıl alacaklı hakkında icra müracaatta bulunmayan alacaklının müvekkili hakkındaki yapmış olduğu icra takibinin zamanaşımını dahi kesmeyeceğini, müvekkilinin eline ihtarın da geçmediğini ve savunma hakkının kısıtlandığını, müvekkilinin söz konusu borçtan ve ferilerinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili davalı hakkında temerrüdün gerçekleşmediğini, hakkında takip dahi yapılamayacağını, müvekkilinin kefalet durumunun, sözleşmede de imza attığı ismi üzerinde de yazdığı üzere adi kefalet olduğunu, bu nedenle borçtan sorumlu olmadığı gibi borcun zamanaşımına uğradığını, öncelikle asıl borçluya müracaat edip sonuçsuz kalması, ondan sonra davalıya müracaatının gerektiğini, bu nedenle davanın reddinin gerekmekte olduğunu savunarak, arz ve izah edilen nedenlerden dolayı, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile, talep edilen alacağa ve ferilerine itiraz ettiklerini, öncelikle asıl borçluya başvurulmadığından ve zamanaşımından dolayı haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olduğundan yetkisizlik kararı verilmesine, davacının % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir.Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde inceleme yapılarak krediden kaynaklı ödeme olup olmadığı, ilk ödenmeyen taksidin hangi sözleşmeye uygun olarak takibe konu kalemler hesaplanmış mı, hesaplanmamış ise her bir takip kalemi yönünden alacak kalemlerinin hesaplanması için dosyanın Mahkememizce resen seçilen mali müşavir ve bankacı bilirkişi eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişiler 09/02/2024 Tarihli raporunda; Dava dışı ---------yıllarına ilişkin Envanter açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, Yevmiye ve Kebir Defteri açılış tasdiklerinin ibraz edilmemesi nedeniyle incelemenin yapılamadığı, 2015 yılına ilişkin ticari defterlerinin ------ onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafından, talep edilen döneme ilişkin ticari defterlerin çok uzun zaman geçmiş olması nedeniyle bulunmadığı bildirildiğinden incelemenin yapılamadığı, Davacının ------- vekilinin dava dilekçesindeki beyanları ile icra takibindeki talepleri ve davalı ----- vekilinin cevap dilekçesindeki savunmaları ile icra takibine itirazlarının hukuken değerlendirilmesi ve takdirini Mahkeme’nin uhdesinde olduğu, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi halinde, Davacı ----, davalı - kefil ----- takip tarihi itibariyle, dava dışı Tasfiye Halinde ----- kullandırılan---- sözleşme numaralı----------kredisinden kaynaklanmış,---- temerrüt faizinin % 5 gider vergisi olmak üzere; toplam ---- alacağının olduğu, davacının tarafımızca hesaplanan alacağının, dava dışı ---- dava dışı ----- arasında, davalı ---- kefaleti ile imzalanan----- kapsamına uygun olduğu ve ----- başlıklı 19. maddesi gereğince ---------kayıtlarının incelenmesi suretiyle tespit edildiği, Tahsilde tekerrür olmamak ve TBK 100. maddesi gereğince, takip tarihinden sonra yapılabilecek kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve borcun ferilerine mahsup edilmek kaydıyla, takip tarihinden, asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar, 25.394,26 TL asıl alacağı, yıllık % 17,32 gecikme faiz oranından temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle takibin devam edeceği rapor edilmiştir.Davalı vekilinin zamanaşımı definin kredisözleşmelerinden kaynaklı alacakların 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımının da ödenmeyen taksitle başlayacağı nedeniyle esas hükümle birlikte İstinafa tabi olmak üzere reddine, karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; Dava dışı ------ İle dava dışı ----- Arasında arasında ---------- sözleşmesi imzalandığı, davalının ise bu sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladığı, borcun ödenmediği, noter ihtarı sonrası alacağın ödenmediği, davacı tarafından dava dışı----------alacağı temlik alarak alacağının tahsili için icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve davacıya borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkememizce dava dışı ----- kayıtları ile dava dışı borçlu ------kayıtları üzerinden uzman bilirkişilere inceleme yaptırılmış, rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda, davacının hesaplanan alacağının, dava dışı ---- ile dava dışı----- arasında, davalı----- kefaleti ile imzalanan ------ kapsamına uygun olduğu ve--------başlıklı 19. maddesi gereğince -----------kayıtlarının incelenmesi suretiyle tespit edildiği, ödenmeyen takip konusu alacağın 41.955,64 TL olduğunu, asıl alacağa yıllık % 17,32 gecikme faiz oranından temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle takibin devam edeceği, kefalet limiti dahilinde doğan tüm borçlardan sorumlu olacağı rapor edilmiş ve mahkemece hükme esas alınmış olup, keza kefaletnamelerinde sözleşme tarihindeki meri yasaya uygun olarak alınmış olduğu; davalıyı bağlayıcı olduğu mahkememizce belirlenmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacakların likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
Davanın KABULÜ ile;
1-(------ Esas sayılı icra takibi ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla) Davalının -------- dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki hali ile aynen devamına,
2-Davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 25.394,26 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 2.865,99 TL harçtan, peşin alınan 716,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.149,49 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 716,50 TL peşin harcın ve 4.176,50 TL bilirkişi ücreti ve posta giderleri olmak üzere toplam 4.973,70 TL' nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2024