WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/445 Esas
KARAR NO:2024/579
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 13/06/2022
KARAR TARİHİ: 12/06/2024

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu-----arasında taksitli ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı --------ise; iş bu sözleşmeyi, müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, söz konusu sözleşmeye istinaden asıl borçlu şirkete ticari kredi kullandırıldığını, asıl borçlu şirket adına kayıtlı araç üzerine rehin şerhi işlendiğini, borçlunun borcunu ödememesi üzerine, borcun ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, yasal süresi içinde ödeme yapılmadığı takdirde yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, söz konusu ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğini, ancak ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmayan ve borçları da ödemeyen borçluya karşı ----- dosyasından taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takibe geçildiğini, müvekkili kurum lehine rehinli bulunan aracın satıldığını, ancak satış bedelinin alacaklarını karşılamadığını, kalan miktar için taraflarına kesin rehin açığı belgesi verilerek----- sayılı dosyasıyla ilamsız takibe geçildiğini, davalının söz konusu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin haksız olarak durdurulmasına sebebiyet verdiğini, davalının borçlu olmadığına ilişkin vaki itirazları yerinde olmamakla birlikte, haksız ve kötü niyetli olup iptali gerektiğini, davalının müteselsil kefil olarak tüm dosya borcundan sorumlu olduğunu, davalının, müvekkili banka ile asıl borçlu şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, takibe konu ticari kredinin, borçlu şirket adına ------- Sözleşmesine istinaden kullandırılmış olup, müvekkili bankanın söz konusu ticari kredi borcundan kaynaklanan alacağına ilişkin asıl borçlu ve müteselsil kefillerin sorumluluğunun bulunduğunu, borçlunun itirazlarının mesnetsiz ve delilsiz olduğunu, borçlunun ihtarnameye süresi içinde itiraz etmediğinden ve ödeme de yapmadığından maddi olarak ortada vaki borcun bulunmaması sebebiyle davalının temerrüde düştüğünü, bununla beraber davalının borçlu olmadığını hiçbir belge ile de ispat edemediklerini belirterek davalının ----------------- sayılı dosyası ile açılmış takibe ve ferilerine ilişkin itirazının iptaline, davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından aleyhine ------sayılı dosyası üzerinden girişilen icra takibine vaki borca itirazları üzerine davacı-alacaklı tarafından açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasına karşı esasa ilişkin itirazlarının bulunduğunu, davacı iddialarının geçersiz olduğunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'unun 5. Maddesi gereğince tarafı ile müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilen ve sözleşmeden doğan hak ve yükümlülükleri dürüstlük kuralına aykırı olarak aleyhine dengesizliğe neden olan bir haksız şartın söz konusu olduğunu, bu haksız şartın önceden hazırlanması ve standart sözleşmede yer almış olması nedeniyle kredi sözleşmenin içeriğine etki edemediğini, davacı banka tarafından hakkaniyet ilkesinin ihlal edildiğini, borca dayanak yapılan kefalet ilişkisinin geçerli bir şekilde kurulmadığını, söz konusu iddia edilen borç ile ilişkisinin bulunmadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesinde, kefalet sözleşmesinin kurulabilmesi için gerekli olan şekil şartları açıklanmış olup somut olayda bu şekil şartlarının sağlanmadığını, dolayısıyla, geçerli olarak kurulmuş bir kefalet ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceğinden, tarafına kefil sıfatı ile icra takibine konu edilen borçtan sorumlu tutulması suretiyle husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmede yer alan hükümlerin, banka tarafından kredi müşterisine açıkça belirtilmediğinri, içeriğinin öğrenilmesine imkân verilmediğini ve kredi müşterisi tarafından kabul edilmediği sürece yok hükmünde olduğunu, Genel kredi sözleşmesinde yer alan ancak söz konusu sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan koşulların da yazılmamış sayılacağının aynı maddeyle hükme bağlandığını, Bankanın önceden ve tek taraflı düzenleme imkanına sahip olması ve TBK md.23 dolayısıyla Genel Kredi Sözleşmeleri yorumlanırken, zayıf olanın korunması prensibine bağlı olarak açık veya anlaşılır olmayan ifadelerin kredi kullanıcısı lehine yorumlanacağını, somut olayda davacı tarafın dilekçesinde, Genel Kredi Sözleşmesi'nin 6.1. Delil Başlıklı maddesine dayanmıştır. İşbu madde; "Müşteri ve kefiller, Banka ile aralarında çıkacak her türlü anlaşmazlıkta tarafların defter ve kayıtları ve mikro filmlerden, mikrofişlerden alınan kopyalar, elektronik ya da manyetik ortamlardan çıkarılan bilgileri içeren belgeler ile ---- kamera kayıtları, telefon ses kayıtları, bilgisayar ve benzeri kayıtlar ile ----- müstenitli olsun ya da olmasın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 193. Maddesi uyarınca yegane geçerli, bağlayıcı ve kesin delil olacağını kabul ederler." şeklinde olup sözleşmede zayıf taraf olan Müvekkilin irade beyanlarının aksine zorlayıcı ve dayatıcı hükümler içerdiğinin çok açık olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen işbu davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın yüzde 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Celp edilen------sayılı takip dosyasının----- kayıtlarının celp olunarak yapılan incelemesinde; davacının davalı aleyhine taksitli ticari kredi sözleşmesine dayalı olarak 6.123,72 TL asıl alacak, 1.519,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.642,79 TL alacağın tahsili istemi ile ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davalının -----dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar ve kötü niyet tazminatına noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 19/01/2024 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Kredi sözleşmesinde, bu sözleşmeden kaynaklı ihtilaflarda banka kayıtlarının esas alınacağı düzenlenmiş olup, bu düzenleme delil sözleşmesi niteliğindedir, tarafları bağlar. Elbette, davalı bu kredi gereğince yaptığı ancak takibe konu edilen ödemeler varsa, belgelerini ibraz etmek suretiyle bu hususu ispatlayabilirler, bu ödemelerin banka kayıtlarında yer almaması, banka lehinedeğerlendirilemez, borçtan mahsubu gerekir. Ancak dosyamızda herhangi bir ödeme iddia edilmiş ya da ispatlanmış değildir. Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman banka bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişi raporu gerekçeleriyle ve hesaplama şekliyle mahkememizce denetlenmiş olup; kabule şayan bilirkişi raporunda; dava dışı şirketin taksitli ticari kredi sözleşmesi kapsamında davalının ise müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumlu olacağı kredi borcunun ödenmediği, bu sebeple banka tarafından hesabın kat edildiği, kat ihtarının davalıya tebliğ edildiği; sonuç alınamayınca icra takibi başlatıldığı belirlenmiş; asıl alacağın 6.123,72 TL, işlemiş faizin 995,10 TL olduğu belirlenip; toplam alacağın 7.118,82 TL olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememizce kabule şayan bulunan bilirkişi raporundaki bu tespitler çerçevesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talep ettiği, banka kredilerinden doğan alacağın likit olduğu, mahkememizce hüküm altına alınan asıl alacağa yönelik itirazında haksız olduğu nazara alınarak davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmiş; icra takibini temlik alan davacının aktif davacı sıfatının bulunduğu ve banka yerine bu davayı açabileceği değerlendirilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN RKISMEN KABULÜNE,
2-Davalının --------- dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 6.123,72 TL asıl alacak, 995,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.118,82 TL üzerinden aynen devamına,
3-Fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine,
4-Asıl alacak olan 6.123,72 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Şartları oluşmayın kötü niyet takip tazminatı talebinin reddine,
6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 486,29 TL harçtan peşin alınan 92,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 393,98 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile 92,31 TL peşin harç olmak üzere toplam 173,01 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 250,50 TL olmak üzere toplam 2.250,00 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 2.095,66 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca kabul edilen dava yönünden 7.118,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Davalı vekil ile temsil olunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
13-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,
Miktar yönüyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı ile davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup anlatıldı. 12/06/2024