T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/431 Esas
KARAR NO: 2024/442
DAVA: Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 07/06/2022
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekili, müvekkili bankanın ---- dava dışı ---------kullandırıldığını, şirket yöneticisi olan davalının sözleşmeyi ''müşterek borçlu müteselsil kefil olarak'' imzaladığını; kredinin ödenmediğini, bunun üzerine hesabın kat edilerek kat ihtarının borçluya ve davalımız kefile tebliğ edildiğini; kredinin yine ödenmemesi üzerine de davalı aleyhine----- dosyasından icra takibi başlatıldığını; davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu bildirerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili, davanın sadece kefile karşı açıldığını, kefilin kredi borçlusu olmadığını, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu ileriye sürerek görevsizlik kararı verilmesini; takibin hangi sözleşmeye dayalı olarak açıldığının belli olmadığını, borç için verilen ipoteğin söz konusu olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmaksızın kendi aleyhine dava açılmasının usulsüz olduğunu, ayrıca ödemelerin bulunduğunu, ödemelerde düşülmeden icra takibi yapıldığını; kredi borcundan doğan alacak likit olmadığından ötürü icra inkar tazminatı da istenemeyeceğini belirterek; davanın öncelikle usulden ve bu kabul edilmezse esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava İİK 67 madde gereğince açılan İtirazın İptali davasıdır. Davacı banka davalı kefil aleyhine 774.024,06 TL asıl alacak, 7.143,96 TL işlemiş temerrüt faizi, 357,20 TL temerrüt faizinin gider vergisi ---- ve 3.020,62 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 784.545,84 TL üzerinden icra takibi başlatmış; iş bu takibe davalı taraf süresi içinde itiraz etmiş; itiraz üzerine takip durmuş, iş bu davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Davalı icra takibine itirazında takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığını ileriye sürmüş ise de; davalının ikametgahının mahkememizin ve icra dairesinin yargı sahası içinde olduğu, kredinin verildiği şubenin mahkememizin ve icra dairesinin yargı sahası içinde kaldığı; kaldı ki yetki itirazında yetkili icra dairesinin de gösterilmediği ve bu haliyle yetki itirazının usulünce yapılmadığı nazara alınarak icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın ilk celse reddine karar verilmiş; her ne kadar davacı taraf görev itirazında bulunmuş ise de, kefil olduğu kredinin ----- kaynaklandığı, teselsül karinesi gereğince tacirin borcuna kefil olanın davasının Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekeceği nedeniyle mahkememiz görevli bulunmuş;
Her ne kadar aynı kredi sözleşmelerinde ipotek alınmışsa da; bu ipoteğin asıl borç için alındığı; kefilin borcu için alınan bir ipoteğin bulunmadığı nedeniyle, davalımızın ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla bir ödeme söz konusu olursa bundan faydalanabileceği nazara alınmış; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla da --------- dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, ancak bir tahsilat sağlanmadığı; bir tahsilat olursa her iki dosyadan da yapılacak tahsilatların tekerrür ettirilmemesi yoluyla icra takiplerinin devamı gerektiği mahkememizce belirlenmiş; yine davalımızın şirket yöneticisi olduğu çıkarılan firma kaydından anlaşıldığı için, eşin rızası aranmaksızın alınan kefaletinde geçerli olduğu belirlenmiş; Kredi sözleşmesinde taraflar arasında anlaşmazlık çıktığında banka kayıtlarının geçerli olacağına dair ''Delil Sözleşmesi'' niteliğindeki düzenlenin kefili de bağlayıcı nitelikte olduğu nazara alınarak davacı alacağının tespiti yönünden banka kayıtları esas alınarak bilirkişi raporu alınmış, Uzman bilirkişi raporunun incelenmesinde, bilirkişi tarafından ödenmeyen ilk taksitten itibaren bankanın sözleşmedeki yetkisini kullanarak hesabı kat ettiği, hesabın katıyla birlikte tüm kalan banka alacağının muaccel hale geldiği; ödenmeyen taksitler ile hesap katının tebliği arasında banka alacağına bu tür kredilere uygulanan akdi faiz oranı uygulanmış olduğu, hesap katıyla icra takibi arasında temerrüt faizinin uygulandığı; takip tarihinden sonra ödemelerin bulunduğu, söz konusu bu ödemelerin takip talebinde açıkça önce faiz ve ferilerine sayılacağı yazılı olduğundan faiz ve ferilerinden düşüldüğü; dava anındaki alacağın bu şekilde belirlendiği görülmüş; bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplama şekli kabule şayan bulunarak hükme esas alınmış; ancak takipten sonra fakat davadan evvel yapılan ödemelerin öncelikle faiz ve ferilerinden düşülmesiyle artık takibin; takip tarihi itibarıyla değilde dava tarihi itibarıyla nasıl devam edeceği hususunda hüküm oluşturularak ''Mahkeme kararının infazı kabil olması'' sağlanmış,
Davacının icra inkar tazminatı talep ettiği; kredi sözleşmesinden kaynaklı alacakların likit olduğu, hüküm altına alınan miktarlar yönünden davacının haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmetmek suretiyle ve davadaki haklılığın belirlenmesi yönünden takip anındaki davacı alacağının da gösterilmesi suretiyle, fakat dava anında takibin nasıl devam edeceği belirtilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
Davalının -------- dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile;
Takip anında davalının 772.454,53 TL asıl alacak, 7.143,96 TL işlemiş faiz, 357,20 TL ---------- ve 3.020,62 TL ihtar masrafı olmak üzere 782.976,31 TL borcunun bulunduğunun tespitine, ancak takipten sonra davadan evvel yapılan ödemeler sebebi ile TAKİBİN DAVA TARİHİ İTİBARİ İLE 722.587,31 TL asıl alacak, 56.650,82 TL işlemiş faiz, 2.832,54 TL ------- 3.020,62 TL ihtar gideri toplamı 785.091,29 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa dava tarihinden itibaren %25,20 yıllık faiz ve bunun %5 gider vergisi uygulanmak sureti ile devamına,
Fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine,
722.587,31 TL üzerinden %20 üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,
Davacı taraf harçtan muaf olduğundan dolayı harçsız olarak açılan davada 53.629,58 TL ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Tamamı davacı tarafından karşılanan 2.500,00 TL bilirkişi ücretiyle 655,75 TL posta giderinin kabul ve ret oranı gereğince 3.146,95 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 115.616,64 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; reddedilen bedel üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından ve maktu vekalet ücreti de asıl alacaktan daha yüksek olamayacağından 1.569,31 TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine, (her ne kadar yargılama esnasında davalı vekili istifa etmiş ise de, kendisini vekille bir süre temsil ettirdiği için davalıda vekalet ücretine hak kazanacağından)
Dava açılmadan önce gidilen arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL nin kabul ve ret oranı gereğince 1.556,00 TL sinin davalıdan, 4,00 TL sinin davacı bankadan alınarak hazineye irat kaydına, bu amaçla harç tahsil müzekkerelerinin hazırlanmasına,
İş bu dosyadan yapılacak tahsilatlarla ---------- sayılı takip dosyasından yapılan tahsilatlarla ''TAHSİLDE TEKERRÜR ETTİRİLMEMESİNE'' ,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 09/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!