T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/334 Esas
KARAR NO:2024/462
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:26/10/2021
KARAR TARİHİ:15/05/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ----- ortağı ve yetkilkisi olarak davalı bankanın ---- müşterisi olduğu, anılan şubede USD cinsi hesabı bulunduğu, davalı bankanın haksız bir şekilde hesapta bulunan 49.173,12 USD'yu (takip konusu alacak) 6 aya yakın bir sure blokede tuttuğu, müvekkili hesaplarının hiçbir maddi ve hukuki vakıaya dayanılmaksızın keyfi biçimde blokede tutulduğunu, bunun yanında debit kartlarını ve kredi kartını kullanamadığı yurt dışı ---- yoluyla para transferlerini yapamadığını, davalı bankanın verdiği bilgiye göre----- değerlendirmeye kadar ertelendiği bilgisinin verildiğini, bu durumu destekleyen mahkeme, savcılık, --- ve/veya başkaca bir kurum karari bulunmadığını, müvekkilinin ------ yevmiye no.lu kat ihtarını keşide ederek kısıtlamanın kaldırılmasını talep ettiğini, müvekkilinin 2 aylık bir süre beklediğini ve bir gelişme olmayınca bu kez ------ esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi açtığını, akabinde davalı bankanın takibe itirazı Üzerine takibin durduğunu, davalı banka ilk arabuluculuk toplantısının gerçekleştiği gün 01.10.2021 tarihinde blokeyi kaldırdığını ve anaparayı ödediğini, takibin ferileri olan işlemiş faiz, vekalet ücreti ve icra masraflarını ödemediğini, davalı bankanın yapmış olduğu ödemelerin vekalet ücreti ve diğer takibin ferilerine mahsup edilmesi gerektiğini, huzurdaki dava ile konusu aynı olan -------- sayılı dosyasından verilen kararda takibin devamına ve yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verildiğini, neticeten tüm fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve ferileri ile birlikte devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın 5549 sayılı Suç Gelir.Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun yükümlüsü olduğunu, müvekkili bankanın anılan yasa kapsamında kendisine tebliğ edilen karar ve talimatları uygulamakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin 5548 sayılı Kanun ve bu kanuna bağlı yönetmelikler çerçevesinde şüpheli işleme rastlaması halinde ------- bilgi vermekle yükümlü olduğunu, müvekkili bankanın 5549 sayılı K'nun 19. maddesi uyarınca davacı hesabını izlediğini ve şüpheli işlemlere rastlandığını, davacının ---- tarihinde ---- yine -------- yapılan işlemlerinin şüpheli bulunduğunu, ---- tarafından bankalara ilişkin yayınlanan rehber kapsamında, müvekkili bankanın auygulama ve yayınlanan listelerini takip etmesi tavsiye edilen ------ tarafından yayınlanan ve faaliyet gösterilen ülke bakımından terör ile bağlantılı olabilecek gerçek ve tüzel kişilerin yayınlandığı listede mevcut gerçek ve tüzel kişiler ---- ile yine ----- gerçekleştirildiğini, işte bu kapsamda ---- işlemlerin ertelenmesi talepli şüpheli işlem bildiriminde bulunulduğunu, ------ konuyla İlgili davacı şirket hakkında verilen işlemlerin ertelenmesine ilişkin kararın/talimatın celp edilmesi, bu kararın celbi ile yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunun ortaya çıkacağını, müvekkili bankanın ------ olduğu talimatı uygulamış olmakla davacının belirttiği hususlardan sorumlu tutulamayacağını, takibe konu edilen tutar davacıya ödenmiş olduğundan, davanın dayanağı icra takibinin konusuz kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.---------- sayılı kararı ile "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki düzenlemesini içeren 14.maddesinde, bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiş olup, davaya konu bloke işleminin şube işlemi olmayıp, genel müdürlük tarafından konulduğu, bu nedenle şubenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasına ilişkin yasa maddesinin somut olayda, uygulama yeri olmayıp, davalının mahkememizin yetkisini yapmış olduğu itirazı yerinde görülerek genel yetki kuralı gereği davanın ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile dosyanın mahkememize tevzi edilerek mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Celp edilen --------- kayıtlarının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine bankacılık işlemlerinden kaynaklı 49.173,12 TL alacağın asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %16,75 oranında temerrüt faizi, icra harç ve masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte B.K. 100. Mad. Hükümleri dahilinde tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 19/03/2024 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; detayları raporda verilen inceleme ve hesaplamalar sonucunda takdiri tamamen mahkememize ait olmak üzere; gerek takibin açılmasında ve gerekse de davanın açılmasında davalı bankaya isnat ettirilebilecek bir kusurun tespit edilememiş olması nedeniyle anaparanın takip ve dava tarihi aralığında davacı tarafından kendi hesabından çekilmiş olduğu da gözönüne alınarak, yargılama giderlerinden (takip ve dava giderlerinden) davacının sorumlu tutulabileceği görüş ve kanaatine varıldığı, keyfiyeti, 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve HUMK 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran mahkememize ait olmak üzere kanaatlerini bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacının davalı banka nezdinde hesabının bulunduğu, davacı ile dava dışı--------- muhtelif tarih ve miktarlarda para gönderiminin bulunduğu, davacı ile dava dışı arasında para trafiğine rastlanıldığı, ------- tarafından yayınlanan ve faliyet gösterilen ülke bakımından terör ile bağlantılı olabilecek gerçek ve tüzel kişilerin listesinde 3. Şahısların bulunması nedeniyle davalı banka tarafından ihtiyaten tedbir amaçlı bloke şerhi konulup--- bildirildiği, davalı banka ile dava dışı ------- arasındaki karşılıklı yazışmalar, davalı bankanın davacı hesabı üzerine koyduğu blokenin yasal karinesi oluşturduğu gibi şüphe ötesine geçerek bir olgunun varlığı niteliğinde olduğu, bloke işleminin yasal mevzuata uygun olduğu, takibinin 23/08/2021 olduğu, bloke şerhinin masak talimatı ile 30/09/2021 tarihinde kaldırıldığı, davacı tarafından 01/10/2021 tarihinde paranın çekildiği, davalı bankanın bloke koymasında bir kusurun bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 59,30 TL peşin harç ile 1.555,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.614, 30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.186,70 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
4-Davacıdan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 15/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!