WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/317 Esas
KARAR NO: 2024/211
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2022
KARAR TARİHİ: 28/02/2024

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin uzun yıllardır yurtiçi ve yurt dışında mimarlık ve tasarım sektöründe, proje, uygulama ve danışmanlık faaliyetlerinde bulunduğunu, bu kapsamda davalının yurtiçi ve yurtdışında katıldığı fuarlarda stant ve mimari proje tasarımı, dekorasyon, üretim uygulama hizmetlerinin 15 yılı aşkın süredir davalıya eksiksiz olarak verildiğini, bu süreçte çalışma şeklinin iki yıllık periyotlar halinde, ortalama yılda 4-6 fuar olarak belirlendiğini, davalının katılacağı her bir fuar için birbirinden farklı stant tasarımı, uygulaması ve üretimi yapıldığını, fuar alanına kurulumu ile de süreç son bulduğunu, davacının teslim ettiği işlerin bedelini karşılıklı mutabakata bağlı olarak kesilen faturalara binaen ödeyen davalı, teslim edilen son fuar stant hizmet bedeli bakiyeleri içerikli, davalı şirket hizmet sorumlusuna tebliği sağlanan; ----- tutarlı faturaları ödemediği gibi faturaların miktar ve mahiyetine de itiraz etmediğini, borcunu ödemekten imtina eden davalı ile yapılan görüşme ve yazışmalardan sonuç alınamaması üzerine alacağın tahsili için davalı aleyhine ---- dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı başlatılan icra takibine kötü niyetle itirazda bulunarak takibin durmasını sağladığını iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı şirketin ---- olarak kurulduğunu, -----işlem gören ve yaklaşık 12 milyar dolarlık cirosu ile dünyanın en büyük ikinci kimyasal hammadde distribütör firması olduğunu, ---- faaliyetlerinin ise satın alma yatırımı ile ----başladığını,----------hizmet veren önde gelen lider bir firma konumunda olduğunu, davalı şirket ile davacı şirket daha önceki dönemlerde fuar tasarımları için çalıştığını ve son olarak davalı şirket davacı şirketten 2018 yılında hizmet aldığını, aldığı hizmet bedellerinin karşılığı olan faturaları eksiksiz olarak davacı şirkete ödemiş olduğunu, 2019 kasım dönemi için davacı firma dahil olmak üzere 3 firmadan fuar için teklif aldığını, davalı şirketin davacıdan özgün tasarımlar talep etmediğini, ---- defalarca kullandığı ve tasarımı -------şirketine ait olan tek tip standart tasarımın aynısını veya aynısına en yakınını kendisine önceden verilen referans bilgiler doğrultusunda hazırlamasını ve bir maaliyet çıkarmasını istediğini, davacı şirketin sunmuş olduğu fiyat teklifinin uygun bulunmadığını ve---- fuar dönemi için dava dışı ------firma ile anlaşma sağlandığını, ancak davacının dava konusu olarak ileri sürdüğü -------- bedelli faturalar karşılığında davalı şirket davacıdan herhangi bir hizmet almadığını, iş bu faturaların davalı şirkete icra takibinden önce teslim de edilmediğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu faturalar incelendiğinde teslim eden kısmında davacı şirket yetkilisi ----- imzası yer almasına rağmen teslim alan kısmında davalı şirket çalışanı ------- imzasının boş olduğunun görüldüğünü, ayrıca bu faturaların e-fatura olarak da düzenlenmediğini, davacının bu faturaların davalıya ne zaman ve kime teslim edildiğini ispatlaması gerektiğini, davalı şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir borcunun mevcut olmadığını, davalı şirkete iletilmeyen faturalara dava dilekçesinde, davalı şirket tarafından itiraz edilmediğinin belirtilmesinin anlaşılabilir nitelikte olmadığını, müvekkili şirketin iş bu faturalardan icra takibi ile haberdar olduğunu, yasal süre içerisinde icra takibine itiraz ettiğini, davalı şirkete ait cari hesap dökümü incelendiğinde davacı şirketin alacak bakiyesinin “---- yılında karşılıklı mutabakat sağlandığını ve davacının alacaklı olmadığının görüleceğini,----- dosyasına yapmış oldukları itirazın kabulüne, haksız ve kötü niyetli açılan iş bu dava sebebi ile davacının %20 oranından az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER : Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası --- çıktıları, tarafların----- kayıtları, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, davacı taraf 26/04/2021 tarihinde, cari hesap fatura alacağına ilişkin -----sayılı dosyasından Örnek No:7 İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibi başlatmış, Ödeme Emrinin -----tarihinde borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun ödeme emrine ve yapılan ilamsız icra takibine ilişkin esas olmak üzere; 04.05.2021 tarihinde borcun tamamına, ferilerine ve faize itiraz etmiştir. İcra takibi durdurulmuş olup, 53.100,00 TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlattıkları, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacının davalıdan faturaya dayalı alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez 06/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı yönünden yapılan incelemede; davacı ------- yıllarına ilişkin ticari defterlerinin noter açılış, kapanış tasdiklerinin süresinde T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre süresinde ve usulüne uygun tutulduğunu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığının görüldüğünü,Davalı ------- yılında e-defter kullanıcısı mükellef konumunda olduğunu, ---- Yevmiye ve Defter-i Kebir e-efter beratları ile Envanter defterinin noter onaylarının süresinde T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre süresinde ve usulüne uygun tutulduğunu, davalı şirketin kendi defter kayıtları ile birbirlerini doğruladığının görüldüğünü,
Davacının alacak talebi yönünden yapılan incelemede; Davacı şirketin ------- tarihli takipteki 53.100,00 TL tutarlı asıl alacağa binaen davacı şirketin incelenen kendi defter kayıtlarında davalı açık hesabında 26.04.2021 takip tarihi itibariyle 339.535,00 TL tutarında alacaklı gözüktüğünü, davalı şirketin incelenen 2019 yılı ticari defterlerinde ise takip dayanağı 29.07.2019 tarih KDV dahil 44.840,00 TL ve 10.10.219 tarih KDV dahil 8.260,00 TL tutarlı faturaya ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığını, herhangi bir ödeme kaydının da bulunmadığını, takip konusu 2 (iki) adet toplamda KDV dahil 53.100,00 TL tutarlı irsaliyeli kâğıt ortamında düzenlenen faturaların teslim alan bölümünde davalı şirket adına -----------isminin yazılı olduğunu, imzasının bulunmadığını, ayrıca taraflar arasında bir takım e-posta yazışmaları, fiyat tekliflerinin dosya kapsamına sunulduğunun görüldüğünü,----sayılı takip dosyasında talep etmiş olduğu 53.100,00 TL tutarlı fatura alacağına ilişkin mal/hizmetin tesliminin ispatına yönelik karinelerin oluşmadığını,Faiz yönünden yapılan incelemede; Davacı/alacaklının takip öncesinde faiz talebine ilişkin dosya kapsamında taraflar arasında önceden kararlaştırılmış vade, sözleşme, ihbar, ihtar yer almadığını, temerrüt şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğunu, mahkemenin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında yıllık %16,75 oranında faizi talep edebileceğini rapor etmiştir.Dosyada mübrez 03/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacının ------- sayılı takip dosyasında talep etmiş olduğu 53.100,00 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin kök raporda mevcut tespit ve kanaatin değişmediği yönündeki tespit, görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda davacı tarafça; davalının katılacağı her bir fuar için birbirinden farklı stant tasarımı, uygulaması ve üretimi yapıldığı, fuar alanına kurulumu ile de sürecin son bulduğu, teslim edilen son fuar stant hizmet bedeli bakiyelerini içerir ve davalı şirket hizmet sorumlusuna tebliği sağlanan;--------- tutarlı faturaları ödenmediği iddiası ile eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça dava konusu faturalardan dolayı borcunun bulunmadığı savunmasının ileri sürüldüğü görülmüştür. Her iki tarafın ticari defteri üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporunda; "...Davacı şirketin 26.04.2021 tarihli takipteki 53.100,00 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan incelemede; raporun 4.b. bölümünde davacı şirketin incelenen kendi defter kayıtlarında davalı açık hesabında 26.04.2021 takip tarihi itibariyle 339.535,00 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin incelenen 2019 yılı ticari defterlerinde ise takip dayanağı 29.07.2019 tarih KDV DAHİL 44.840,00 TL ve 10.10.219 tarih KDV DAHİL 8.260,00 TL tutarlı faturaya ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı, ayrıca herhangi bir ödeme kaydının da bulunmadığı, raporun 4.c. bölümünde incelen takip konusu 2 (iki) adet toplamda KDV DAHİL 53.100,00 TL tutarlı irsaliyeli kâğıt ortamında düzenlenen faturaların teslim alan bölümünde davalı şirket adına ------- isminin yazılı olduğu, imzasının bulunmadığı, ayrıca taraflar arasında bir takım e-posta yazışmaları, fiyat tekliflerinin dosya kapsamında sunulduğu görülmüştür. Tüm bu tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde davacının -------- sayılı takip dosyasında talep etmiş olduğu 53.100,00 TL tutarlı fatura alacağına ilişkin mal/hizmetin tesliminin ispatına yönelik karinelerin oluşmadığı..." tespiti yapılmıştır. Yine davalının BA bildiriminde davaya konu faturaları bildirmediği görülmüştür. Belirtmek gerekir ki, kural olarak satışın yapılıp malın veya hizmetin teslim edildiğini davacı ispatla yükümlüdür. Somut olayda, davaya konu, takibe dayanak faturalar davalı ticari defterine işlenmediği gibi, faturaların teslim alan bölümünde ------ isminin altında imza bulunmadığı, bu sebeple faturaların davalıya teslim edildiğinin davacı tarafça ispatlanamadığı, kargo takip numarasından kargonun içeriği bilinemeyeceğinden bu delilin de davacı iddiasını ispatlamaya elverişli olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.Bununla birlikte, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız olması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca alacaklının kötüniyetli olması da gerekmektedir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için de, takibin haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Bu hususun ispat yükü de, davacı borçlulardadır. Davacı borçlular davalının kötüniyetle icra takibi yaptığını tüm dosya kapsamında ispatlayamadığından davacının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 813,15 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 385,55‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1,320,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davalı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 28/02/2024