WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/292 Esas
KARAR NO:2023/694
DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/12/2016
KARAR TARİHİ: 26/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREKÇE:Mahkememizin-------sayılı dosyasında:
''İDDİA:Davacı vekili, müvekkilinin inşaat işi ile iştigal ettiğini, davalı ile 28/01/2015 tarihinde "doğrama sözleşmesi" adı altında eser sözleşmesi imzaladığını; bu sözleşme ile ---------- bulunan bina inşaatının 274 adet PVC doğrama ve 45 adet menfezinin imalat ve montaj işlemini yüklendiğini; tarafların iş bedeli olarak da 290.000,00 TL bedeli kararlaştırdıkları; bunun akabinde sözleşme ile yüklenilen edimler dışında aynı bina içinde yer alan ve dükkan niteliğinde bulunan taşınmazın "doğrama ve kompozit" işlerininde davalı şirketçe müvekkili şirkete teklif edildiğini; 33.076,66 TL'nin kararlaştırıldığını; müvekkilinin gerek sözleşme ile gerek sözleşmeden sonra yüklendiği edimleri yerine getirdiğini; bu kapsamda muhtelif tarihlerde müvekkilinin 160.000,00 TL bedelli çek aldığını; müvekkillerininde sözleşmede düzenlendiği üzere davalıya 175.000,00 TL tutarında teminat mektubu verdiğini; edimini yerine getiren müvekkilinin bu edimlerini faturaya döktüğünü, davalıya gönderdiğini ancak faturaların davalı tarafça iade edildiği; müvekkilinin asıl işten dolayı ödenmeyen 130.000,00 TL alacağı ile sonradan kararlaştırılan iş için 33.076,66 TL olmak üzere toplam 163.076,66 TL alacaklı olduğunu; ayrıca teminat mektuplarınında müvekkiline iade edilmesi gerektiğini; müvekkilinin bunları sağlamak için noterden ihtar gönderdiğini ancak sonuç alamadığını belirterek; 163.076,66 TL alacaklarını en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ayrıca 175.000,00 TL bedelli teminat mektubununda iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen 28/01/2015 tarihli sözleşme uyarınca işin yapılma süresinin yer tesliminden itibaren 60 gün olduğunu; bu süre içinde tamamlanamaması halinde her gün için 1.000,00 TL cezai şart kararlaştarıldığını; teslim süresinin kesin vade niteliğinde olduğunu; davacı tarafın süresinde teslimi ispatı gerektiğini; süresinde teslimin söz konusu olmadığını; davacının kesmiş olduğu faturaların yasal süresi içinde iade edildiğini, davacının iş tesliminde 148 gün geciktiğini, bu nedenle kendilerininde 148.000,00 TL cezai şart alacaklısı olduğunu; davacının talep ettiği eksik iş bedelinin 130.000,00 TL olduğunu; davacının sözleşme dışı yaptığı işin bedelinin 33.076,66 TL olmayıp, KDV dahil 21.000,00 TL olduğunu; böylece toplam alacaklarının 151.000,00 TL olup, kendilerinin cezai şart alacaklarının bu miktardan takas ve mahsubunun gerektiğini; kaldı ki, geç teslimden dolayı uğranılan zararları da nazara alındığında davanın tamamen reddi gerektiğini savunduğu görülmüş,Mahkememizce kararda:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olup, davalı da gecikmeli teslimden dolayı cezai şartın bu alacaktan takas ve mahsubunu savunmaktadır. Taraflar arasında 28/01/2015 tarihinde imzalanan sözleşmede, yapılacak iş belirlenmiş olup; yer tesliminden itibaren sürenin 60 gün olduğu; 15/04/2015 tarihine kadar sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun olarak işin tamamlanması gerektiği düzenlenmiş; belirlenen sürede iş bitmezse hergün için 1.000,00 TL cezai şartın iş verene ödeneceği kararlaştırılmış; sözleşme bedelinin KDV dahil 290.000,00 TL olduğu, ödemelerin 30/07/2015 tarihinden başlamak üzere her ayın 30. Günü 32.000,00 TL olarak çek ile yapılmasının kararlaştırıldığı; sadece 30/12/2015 tarihindeki taksitin faklı olarak 34.000,00 TL olarak düzenlendiği görülmüştür. Ödeme tablosundaki çeklerin ilk 5 tanesinin sözleşme yapıldığı an işi yapan firmaya verileceği; sözleşme yapıldığı an 175.000,00 TL tutarlık çeki işi yapan firmanın teminat olarak iş verene vereceği; işin kusursuz, eksiksiz 15/04/2015 tarihinde bitirilerek kontrolünden sonra herhangi bir kusur yoksa banka teminat mektubunun işi yapan firmaya iade edileceğinin, kalan ödeme planı çeklerininde aynı anda işi yapan firmaya verileceğinin kararlaştırıldığı; ek iş için ayrıca bir sözleşme imzalanmadığı ancak dava dilekçesinin ekinde Metraj - brim fiyat listesinin sunulduğu, market kompozit açıklaması kapsamında 26.246,69 TL, market ------ aliminyum başlığı altında 4.829,86 TL, kepenk kapsamında 2.000,10 TL olmak üzere toplam KDV dahil 33.076,68 TL olarak yazılı bir belgenin sunulduğu ancak belgede herhangi bir imzanın bulunmadığı görülmüştür. İşin teslimi yönünden sunulan teslim tutanağının incelenmesinde ise her bir daire yönünden ayrı ayrı olmak üzere 10/09/2015 tarihli ürün / taksim hizmet teslim tutanaklarının dosyaya sunulduğu; teslim sırasında herhangi bir ayıp ya da eksik iş şerhinin bulunmadığı ihtirazi kayıt konulmadığı görülmüştür.Ek işle ilgili ve ------ bloktan olduğu anlaşılan teslim tutanağı başlığı altında sunulan belgede ise, ------- bulunan dükkanın cephe kaplaması ve doğrama işlerini tam ve eksiksiz olarak teslim aldım" açıklamasının yer aldığı görülmüş; Dosya içinde sunulan teminat senedinin ise; davacı şirketin ------ şubesindeki hesabına keşideli 175.000,00 TL bedelli ve lehtarının davalı olduğu çek olduğu, bu çekin teminat senedi olarak 28/01/2015 günü davalı şirkete teslim edildiğine dair de yazılı belge olduğu görülmüştür. Mahkememizce, taraf delilleri toplanmış, tarafların birbirlerine çektikleri ihtarlar celp edilmiş / sunulmuş, mahkememizce davacı ve davalı tanıkları dinlenmiş, uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmış, tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir. Bilirkişi heyetine verilen yerinde inceleme yetkisi çerçevesinde, davacı asil ve taraf vekillerinin de mahallinde bulunduğu halde yapılan incelemede eser sözleşmesine konu binada ikamet edildiği, binaya ait 274 adet PVC doğrama ve 45 adet menfez ve panjurların takılı olduğu tespit edilmiş olup, dava dosyası içindeki tanık beyanları ve ihtarnamelerde göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede, davacı tarafından yapılacak olan imalat için davalı tarafından yer tesliminin hazırlanmadığı, binaya ait doğramaların takılması için bina ön cephesindeki vincin kaldırılmış olması ve doğrama yapılacak mahallerde seramik kaplama işinin bitirilmiş olmasının mutlaka ve teknik olarak zorunluluk arz ettiği; balkonlardaki seramik kaplama işlerinin tam olarak bitirilememesi ve ön cephedeki vincin kaldırılmadığı ve bu sebeple davacıya tüm imalatlara aynı şekilde başlayabilmesi için davacı yanca "usulünce yer teslim edilmediği"; davacıdan sadır olan bir yeri teslim aldığına dair belgeninde bulunmadığı; bu nedenle davalı tarafın öncelikle ispatı gereken "usulünce yer tesliminin" ispat edilemediği; hal böyle olunca davalının gecikme nedeniyle ve her günlüğü 1.000,00 TL'den cezai şart alacağının doğmadığı; bu nedenle takas ve mahsubunda söz konusu olamayacağı; öte yandan her bir daire yönünden 10/09/2015 tarihli teslim tutanakları çerçevesinde; eksik ve ayıplı iş tesliminin söz konusu olmadığı; ayıp yönünden bir iddia ve ihtarında bulunmadığı; teslim anında herhangi bir itirazı kayıdında bulunmadığı, hal böyle olunca kabul biçimi itibariyle de takas talebinin koşullarının gerçekleşmediği; taraflar arasındaki sözleşme bedelinin yazılı kararlaştırılmış olduğu ve KDV dahil 290.000,00 TL olduğu bunun 160.000,00 TL'si ödenmiş bulunduğundan kalan iş bedelinin talep gibi 130.000,00 TL olduğu mahkememizce benimsenmiştir. Ek işler nedeniyle taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, TBK'nun 481. Madde gereğince eserin bedeli öncelik belirlenmediğinden bedelin yapıldığı yere ve zamana göre eserin değerine ve yüklenicinin giderlerine bakılarak belirlenmesi gerektiği; davacının dükkana yönelik ek iş kapsamındaki imalatlara ilişkin adet ve birim fiyatlarını dosyaya ibraz ettiğini; söz konusu belgeler incelendiğinde, yapıldığı zaman ve yılın koşullarına göre içinde inşaat mühendisi bilirkişininde bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından kadri maruf olduğunun tespit edildiği ve bu nedenle KDV dahil bununda 33.076,65 TL olarak mahkememizce de benimsendiği nazara alınarak toplam 163.076,00 TL yönünden davanın tam kabulüne karar verilmiştir. Bu kabule göre davacının vermiş bulunduğu 175.000,00 TL bedelli çekinde davacıya iadesi gerektiği; davalının bunu elinde tutması için herhangi bir alacağının ve sebebinin kalmadığı nazara alınarak çekinde davacıya iadesine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekirki, dava dilekçesinde yer almayan ve harcı karşılanmamış olan; davacının cevaba cevap dilekçesinde talep ettiği bir takım zarar kalemlerininde mahkememizden tahsiline karar verilmesi davacı yanca talep edilmiş olup; davacı bu talebinde müvekkilince alamadığı iş bedelleri sebebiyle üçüncü şahıslara borçlarını ödeyebilmek için çektiği krediden dolayı uğramış bulunduğu zarar ve davalı tarafın süresinde yer teslim edememesi nedeniyle tuttuğu depo yüzünden ödemek zorunda kaldığı depo kiralarından kaynaklı alacak talebi; bu kalemler yönünden usulünce açılmış bir dava bulunmadığından dolayı hükme bağlanamamış ve bu talepleri bu sebeple "nazara alınmamış"; hal böyle olunca bu talepleri yönündende leyhe ya da aleyhe herhangi bir hüküm yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir''.Denilmek suretiyle davanın kabulüne 130.000,00 TL bakiye iş bedeli ile 133.076,00 TL iş bedeli toplamı 163.076,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ve bankaların uyguladığı yıllık en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; keşidecisinin davacı lehtarının davalı olduğu ve davaya konu edilen ------- bedelli çekin davalıdan alınıp davacıya verilmesine ancak karar kesinleşinceye kadar davalı tarafından tedavülden çıkarılmış olursa o takdirde bu çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine,Davalının mahsup talebinin, mahsuba konu alacak ispat edilemediğinden REDDİNE,
Davacının cevaba cevap dilekçesinde talep ettiği krediden dolayı zarar ve depo kirası ile ilgili talepleri açısından dava dilekçesi ile açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığı için bu taleplerin nazara alınmadığına,
KARARI VERİLMİŞ.
Mahkememiz kararı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuş,
--------- Karar sayılı hükmü ile;'' Dava, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye ve ek iş bedelinin tahsili ile teminat çekinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti, teminat çekinin iadesine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Taraflar arasında 28/01/2015 tarihli doğrama sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede yazılı bina inşaatının 274 adet PVC doğrama ve 45 adet menfezinin imalat ve montaj işinin 290.000 TL bedelle yapımının kararlaştırıldığı, sözleşmenin teknik şartname başlıklı 3 maddesinin son fıkrasında işin teslim süresinin yer tesliminden itibaren 60 gün olduğunun, tüm doğrama işlerinin 15/04/2015 tarihinde sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun tamalanacağı ve iş verene teslim edileceğinin, aksi halde her gün için 1.000 TL cezai şart ödeneceğinin, yine sözleşmenin 4. maddesinde yüklenicinin 175.000 TL bedelli çeki teminat olarak vereceğinin, işin 15/04/2015 tarihinde eksiksiz teslimi halinde teminat çekinin iade edileceğinin düzenlendiği, davalı iş sahibi tarafından sözleşme kapsamında avans olarak 160.000 TL ödendiği, sözleşme kapsamında davacı yüklenici tarafından 175.000 TL bedelli teminat çekinin davalıya verildiği, ayrıca taraflar arasında sözlü olarak söz konusu binada yer alan dükkan vasıflı taşınmazın doğrama ve kompozit işlerinin de davacı yüklenici tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı, davaya konu işlerin yüklenici davacı tarafından 10/09/2015 tarihinde teslim edildiği, teslim tutanaklarında her hangi bir ayıp yada eksik iş şerhinin bulunmadığı, ihtirazı kayıt konulmadığı sabittir.Uyuşmazlık davacı yüklenicinin bakiye iş bedeli ile ek iş bedeli alacağı olup olmadığı, işin geç teslim edilip edilmediği, davalı iş sahibinin geç teslim nedeniyle cezai şart talep edip edemeyeceği, teminat olarak verilen çekin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.Anılan ceza koşulu TBK'nun 179/II. maddesinde düzenlenen, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmış, ifaya ek ceza koşuludur (gecikme cezası). Alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. İfaya ekli cezai şartın istenebilmesi için sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olmadıkça gecikmiş ifanın çekincesiz olarak kabul edilmemesi gerekir. Aksi hâlde cezai şartı isteme hakkı düşer. Gecikmiş ifadan önce keşide edilen ihtarla gecikme cezası isteme hakkı saklı tutulmuş, sözleşmede cezai şart talep edebilmek için ihtirazı kayda gerek olmadığı kararlaştırılmış ise ya da ifadan önce alacaklının bu hakkını saklı tuttuğu anlamına gelecek davranışları mevcut ise sonradan yapılan teslimde çekince konulmamış olsa dahi cezai şart isteme hakkı düşmez, talep edilebilir.----------Somut olayda, davacı yüklenicinin sözleşmede öngörülen süre içinde işi tamamlamadığı, işin geciktiği, iş sahibinin ihtarname ile işin gecikmesinden kaynaklı yasal haklarını saklı tuttuğu sabit olduğundan işi teslim alırken ihtirazi kayıt ileri sürmesine gerek bulunmamaktadır. ------- kararında belirtildiği üzere davalı iş sahibi gecikmeden doğan yasal haklarını (gecikme cezasını) ihtarname ile saklı tuttuğundan, teslimde çekince konulmamış olsa dahi ceza koşulunu talep edebilecektir. İş yerinin geç teslim edildiğine ilişkin yüklenicinin iddiası var ise de iş sahibine bu konuda yapılmış bir ihtarı bulunduğunu iddia ve ispat etmemiştir. Bu nedenle iş yerinin geç teslimi söz konusu olsa bile bu gecikme süresi sözleşmede kararlaştırılan ifa süresine eklenemez.Buna göre mahkemece yapılacak iş, tarafların işin tesliminde gecikmeye ilişkin iddia ve savunmalarının delilleri kapsamında incelenip değerlendirilerek var ise yükleniciden kaynaklı gecikme yönünden sözleşmede ön görülen cezai şart alacağının hesaplanması ve bunun davacı alacağından mahsubu ile sonucuna göre karar vermek olmalıdır. Söz konusu araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile istinafa konu kararın verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir''Denilmek sureti ile davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile mahkememiz kararı kaldırılmış, Mahkememizin------Esas sayılı dosyasına kaydedilen davada ;---- Adliye Mahkemesi kararı çerçevesinde önce tarafların işin tesliminde gecikmeye ilişkin iddia ve delilleri kapsamında dosya değerlendirilmiştir.Dosyamızda davalı işveren, davacı ise yüklenicidir. Bu tür ilişkilerde işveren iş bedelini ödediğini, yüklenici ise edimlerini tamamlayıp hangi tarihte işi teslim ettiğini ispat etmelidir. Ancak, davamızda yüklenici davalı işverenin iş sahasını geç teslim ettiğini iletiye sürmektedir. Geç teslim halinde elbette süre teslim tarihinden başlayacaktır. Mahkememizce daha önce bu hususta tanıklar dinlendiğinde, iş sahasının hangi tarihte teslim edildiği öncelikle taraflardan sorulmuş olup; taraflar sahanın hangi tarihte teslim edildiği hususunda bir tarih üzerinde anlaşamamışlardır. Davacı yüklenicinin eseri hangi tarihte davalı işverene teslim ettiği sabit olup bu husus taraflar arasında tutanağa bağlanmıştır. Söz konusu bu tarihe nazaran sözleşmedeki işin teslim tarihi geçmiştir ancak sözleşmedeki teslim süresi davalı işveren tarafından sahanın davacı yükleniciye işleri yapması için teslim edildiği tarihten başlayacağı için, o tarihe nazaran gecikmenin söz konusu olup olmadığını mahkememiz belirlemek zorunda kalmıştır. Taraf vekilleri iş sahasının tesliminin parti parti gerçekleştiğini kabul etmekte olup esasen tanıklarda bu yönde beyanda bulunmuşlardır. Davacı tanıkları dahi iş sahasının ocak ayında teslim edildiğini bildirmişlerdir. Sahanın davacı yükleniciye teslim edildiği tarihin davalı ispat ile sorumlu olduğundan; davacı tanıklarının bu beyanı çerçevesinde artık sahanın ocak ayı sonunda (ispat külfeti davalıda olduğu için ocak ayı içinde davacının en çok lehine olan ocak ayı sonunda alınmıştır) saha teslimi yapıldığı kabul edilmiş, sözleşmedeki 60 günlük iş süresinin 13/07/2015 tarihte olan eserin teslim tarihinden geriye doğru gidildiğinde gecikmenin 103 gün olduğu, --------- kaldırma kararında işaret edildiği üzere davalının gecikme cezasını eserin tesliminden önce Noter İhtarı ile saklı tuttuğu, bu sebeple isteyebileceği ve beher gün için 1000 TL den 103 gün için 103.000,00 TL gecikme cezası isteyebileceği bunu mahsup yolu ile ileri sürdüğü nazara alınarak; bu bedelin mahsubu yoluna gidilmiş; Davacı tarafından yapılan işin bakiye bedelinin 130.000,00 TL olduğu ek iş bedelinin 33.076,00 TL olduğu, bu yönden ilk kararımızdaki kanaatin korunduğu, 170.000,00 TL lik çek yönünden verilen daha önceki kararımızdaki gerekçelerin geçerli olduğu,''Davacının cevaba cevap dilekçesinde talep ettiği krediden dolayı zarar ve depo kirası ile ilgili talepleri açısından dava dilekçesi ile açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından bu yönden karar verilmesine yer olmadığına '' ilişkin mahkememiz hükmünün zaten davacı tarafça istinaf edilmediği, davalı lehine kazanılmış hak doğduğu nazara alınarak;
Aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
130.000,00 TL bakiye iş bedeli ile 33.076,00 TL ek iş bedeli toplamı 163.076,00 TL davacı toplam alacağından davalının mahsup talep ettiği 103.000,00 TL'nin mahsubu ile 60.076,00 TL kalan davacı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek olan bankaların uyguladığı yıllık en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya dair talebin mahsup nedeni ile REDDİNE,
Keşidecisinin davacı, lehtarının ise davalı olduğu ve davaya konu edelen -------- bedelli çekin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ancak karar kesinleşinceye kadar davalı tarafından tedavüle çıkarılırsa o taktirde bu çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine,
Davacının cevaba cevap dilekçesinde talep ettiği krediden dolayı zarar ve depo kirası ile ilgili talepleri açısından dava dilekçesi ile açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından bu yönden karar verilmesine yer olmadığına,
Hükmü altına alınan alacak miktarı ve iadesine karar verilen çek miktarı üzerinden 15.716,49 TL harçtan baştan yatırılan 2.784,95 TL peşin ilam harcı ve sonra tamamlanan 2.988,56 TL peşin ilam harcının mahsubu ile 9.942,98 TL eksik ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Tamamı davacı tarafça karşılanan 5.802,71 TL peşin ilam harcı ve başvuru harcının toplamının tamamı ile; kabul ve ret oranları gereğince 18 davetiye gideri 114,00 TL ve 4.000,00 TL bilirkişi ücreti toplamının 3.403,67 TL lik kısmının toplamı 9.206,38 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına; karar kesinleştiğinde kalan gider avansı olursa davacıya iadesine,
Kendisini vekille temsil ettiren taraflar için karar tarihindeki AAÜT gereğince 36.511,40 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalı lehine hesaplanan nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 26/10/2023