WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/239 Esas
KARAR NO: 2024/381
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 31/03/2022
KARAR TARİHİ: 25/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA:Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine ------ icra takibi başlatıldığını; müvekkilinin davalının dava dışı sigortalısı ---- tarihli satış sözleşmesi ile bir yat sattığını, teknenin ----- açıklarında motor arızası verdiği, tekne kaptanının motorun üreticisi olan ---- geçirildiğini, ----- talimatları doğrultusunda teknenin açıkta tamir için gelecek ekibi beklemeye başladığını; ancak o arada hava koşullarının değiştiğini ve teknenin sürüklenmeye başladığını, yat kaptanının kendi imkanlarıyla kurtulamayacağını anlayınca yardım istediğini, açık denizde botlar ve gemiler yardımı ile limana çekildiğini; limandayken -------gönderdiği elemanlarca geminin ücretsiz tamir edildiğini; ancak kurtarmaya katılan botların ve turistik teknenin kurtarma ücreti istemesi üzerine yat'ın limandan çıkmasının ------makamlarınca yasaklandığını; bunun üzerine kurtarma ücretinin yat sahibince karşılandığı, yat sahibinin de bu bedeli sigortadan aldığında bahisle davalı sigorta şirketinin de TTK 1472 maddeye dayalı olarak sigortalısının alacaklarına halef olmak suretiyle icra takibi başlattığını; kendilerinin satıcı olarak yatın kurtarılma ücretinden sorumlu olmadıklarını, yat'ın sigorta ettirilmesinin sebebinin bu gibi durumlarda zararın giderilmesi olduğunu; kurtarma giderine davalı sigorta şirketinin katlanması gerektiğini; icra takibine itiraz süresini kaçırdıklarından dolayı menfi tespit davası açmak zorunda kaldıklarını; motor hatasından satıcı sıfatıyla sorumlu olamayacaklarını; olsalar bile bu masrafların ispat edilmesi gerektiğini belirterek, aleyhlerine başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı sigorta şirketi vekili davanın zaman aşımına uğramış olduğunu, davacının satıcı sıfatıyla motor arızasından sorumlu olduğunu, satmış bulunduğu yattaki motor arızası nedeniyle açık denizdeki kurtarma işlerinin gerçekleştiğini, bu nedenle kurtarma bedelinden davacının sorumlu olduğu; hem poliçe gereği dava dışı sigortalısının zararının ödenerek alacağına halef olunduğu, hem de sigortalıdan poliçe kapsamı dışındaki miktar yönünden de alacağının temlik alındığını; bu nedenle kurtarma bedelinin tamamının davacı satıcı aleyhine icraya konmasının mümkün ve yerinde olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini, davacıdan %20 kötü niyetli dava tazminatı tahsiline de karar verilmesini savunmuş ve talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava İİK 72 madde gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İcra takibine konu olan alacak davalının sigortalısına yaptığı teknenin açık denizde kurtarılması ücreti olup, davalı sigorta aynı zamanda poliçe limitini aşan ödemeleri yönünden de sigortalısından temlikname almıştır. Mahkememizce, taraf delilleri toplanmış, açık denizde meydana gelen olay nedeniyle tutulan tutanaklar, yapılan ödemelere ilişkin belgeler, ----- çevirileri ile birlikte dosyamız içine alınmış, tanıklar dinlenmiş; davalının talebi üzerine dava ----- ihbar olunmuş, ihbar olunan vekili de dosyaya yazılı beyanda bulunmuştur.Davalı taraf her ne kadar zaman aşımı definde bulunmuş ise de menfi tespit davası için özel bir zaman aşımı bulunmayıp; davacının ilişkisinin dava dışı sigortalı ile alım satım ilişkisi olduğu, 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğu öte yandan icra takibine konu alacağında 2 yıllık rücu davası açma süresi içinde başlatıldığı sebebiyle zaman aşımı define itibar edilmemiştir.Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden de rapor alınmış olup; ----konusunda uzman bilirkişi ----sektörel bilirkişi olarak gemi işletmesi ve gemi yükleme ve tahliye konularında uzman bilirkişi---- rapor alınmış, Bilirkişi heyeti raporunda, kurtarma masrafına yat motorundaki arızanın sebep olduğunu, arıza tarihinde yeni alınan yatın 1 yıl 3 aylık olduğu, motor arızası olmasa gelecek fırtınadan yatın limana kendisi girerek etkilenmeyeceği; motor arızası nedeniyle açık denizden demir atıp, motor üreticisi firmayla bağlantı kurulduğu ve üretici firma servisinin ücretsiz onarım hizmetini alabilmek için demir attığı yerde beklemesinin normal olduğu; hava şartları olumsuz hale gelip geminin sürüklenmeye başlaması üzerine zorunlu olarak yardım istendiği; 4 tekne tarafından kurtarıldığı; kurtarma ücreti olarak tekne başına 50.000 Euro dan toplam 200.000 Euro ile avukatlık ücret bedeli 12.157,20 Euro, liman başkanlığı işlem masrafları ve suç masraflarıyla sörvey ücreti toplamı 7.440 Euro olmak üzere toplam 219.567,00 Euro'nun kurtarma ücreti olarak ödenmesinin makul olduğu, bu ücretlerin kadri maruf olduğu; sigorta poliçesi gereği 10.000 Euro kurtarma ve çekme teminatı bulunduğu;
Motor arızasından satıcı şirketin de TBK hükümleri gereği sorumlu olacağı; bu nedenle sigorta şirketinin davacımız aleyhine başlattığı icra takibinde, takibe konu 219.567,00 Euro'dan sigorta poliçesi içinde kalan kısım yönünden TTK 1472 maddenin halefiyet hükümlerine göre, kalanının ise alacağın temliki hükümlerine göre haklı olduğu; zira arada hiç sigorta şirketi olmasaydı,------yat satım sözleşmesine göre, motor arızasından dolayı davacımıza karşı kurtarma bedeli ve masraflarından oluşan bu miktarı isteyebileceği; bu miktarın bir kısmının poliçe limiti dahilinde ödeyen sigorta şirketinin bu miktar yönünden yasal halefiyet hakkı artan kısmı yönünden de alacağın temliki hükümleri gereği talepte bulunabileceği kabul edilerek; davacı tarafın menfi tespit talebinin yerinde olmadığı, davanın reddi gerektiği sonucuna varılmış,Davalı her ne kadar kötü niyetli takip tazminatı talep etmiş ise de, bu tazminatın şartı olan ''mahkemece konan ihtiyati tedbir sebebiyle icra veznesine girip de, tedbir sebebiyle alacaklıya verilmeyen bir tahsilatın söz konusu olması'' gerektiğini; böyle bir tahsilat olmadığı nedeniyle bu tazminatın da reddine karar verilmiş, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı tarafından açılan iş bu menfi tespit davasının REDDİNE,
Davalı tarafın kötü niyetli dava tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,
Mahkememiz tarafından icra veznesine girecek paranın davacıya ödenmemesi yönünde kurulan ihtiyati tedbir kararının da KALDIRILMASINA,
Maktu ret harcının mahsubu ile, 68.652,31 TL bakiye harcın talebi halinde davacıya iadesine,
Tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 323.352,46 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------------adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 25/04/2024