WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2022/201 Esas
KARAR NO:2024/573
DAVA:3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 21/03/2022
KARAR TARİHİ:12/06/2024

Mahkememizde görülen 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Alacaklı -----dosyası ile borçlu------- hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatmıştır. Müvekkil dosyada usulsüz tebligatlar ile İİK. Md. 89'a dayalı haciz ihbarnameleri ile 3. kişi olarak fer'i takip borçlusu haline getirildiğini, Tebligatların usulsüzlüğü nedeniyle -----------tarihi itibarı ile usulsüz yasaya aykırı haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmesine dair şikayette bulunmuşlarsa da şikayetlerinin esastan reddolunması, şikayetin süresinden olmadığından bahisle reddolunduğundan şekli hukuka ilişkin kanun yollarının da tüketilmiş olması nedeni ile İİK md 89/5 c.2 ye dayalı olarak kötü niyetli borçlu ve alacaklıdan olumsuz tespit ve istirdat davası için bu süreci başlatmak mecburiyetinde kaldıklarını, İcra dosyasından haczedilen müvekkilinin 3 adet taşınmazdan 2 adedi cebri icra kanalı ile satılarak dosyadan alacaklıya, ---- tarihinde, ---- olmak üzere toplam ---- ödeme yapıldığını,-----sayılı icra dosyasından müvekkiline İİK 89.madde mucibince yapılan ---------- Haciz ihbarnamesi tebligatlarının tebliğ tarihlerinde müvekkilinin yurt dışında bulunduğu bu nedenle tebligatların usulsüz olduğunun tespiti yapıldığını, Ancak İİK 103.md ihbarnamesi ne haciz ihbarnamesine benzer sonuçlar yüklenerek ve haciz ihbarnameleri yasal mevzuata aykırı olduğu tespit edildiğini, Ancak bu eksiklik ve usulsüzlüklerin müvekkilinin hakkının yerine getirilmesini yani haciz ihbarnamesine itiraz hakkını engelleyecek nitelikte olmadığı dolayısı ile bir hakkın sebepsiz sürüncemede bırakılmaması nedeni ile davacıya süresiz şikayet hakkı vermediği, hak kaybına neden olmadığından kamu düzeni ile de ilgili olmadığı, bu nedenle haciz ihbarnamelerinin geçerli olduğu, eksik ve yanlış hukuka aykırı olarak sonuca varıldığını, öncelikle, bu ihbarnamelerin müvekkiline tebliğinin yapılmadığının ve dosyadaki 28.12.2018 tarihli belgenin müvekkili tarafından dosyaya sunulmadığı bu şekilde 103 md ye dayalı bir tebligatın kanunun aradığı unsurları ve ihtarları içermeyen yazılarla yapılan bildirimlerin kanunun tayin ettiği sonucu meydana getirmesi mümkün olmadığı, akabinde bu eksik ihbarnamelere (usulüne uygun tebliğ edilmiş olmaları koşulu ile) bir hukuki sonuç ancak şu halde bağlanabilir ki o da; Eğer üçüncü kişi elinde takip borçlusuna ait bir para mevcutsa, haciz ihbarnamesi kanunen gereken şartları ihtiva etmese bile, süresinde itiraz edilmezse, alacak, üçüncü kişinin ihbarnameyi tebellüğ ettiği anda, takip borçlusuna borçlu olduğu miktar ölçüsünde haczedilmiş olacağı, Üçüncü kişi nezdinde takip borçlusuna ait mal, alacak veya hak bulunmuyorsa, üçüncü kişinin itiraz etmemesinin, borcun zimmetinde sayılması sonucunu doğurması mümkün olmadığını, Zaten haciz ihbarnamesinin kanunen gerekli kayıtları ihtiva etmesi kuralı, üçüncü kişi lehine konulmuş bir kural olduğunu, Şu halde, bu kurala uyulmamış olmasına dayanılarak maddi hukuk anlamında üçüncü kişi aleyhine durum yaratıldığı kabul edilemeyeceği, bu bağlamda müvekkilinin boçluya herhangi bir borcu bulunmadığını üçüncü şahıs müvekkilin borçluya borcu bulunmadığının tespiti ile , borçlu ---- ile kötü niyetli alacaklı ---------karşı ,ödemek zorunda kaldığı 295.072TL paranın, ödeme tarihi 5.3.2021 tarihinden itibaren (takipte de talep edilen şekilde) --------- uygulanacağı bildirdiği en yüksek mevduat faizi ile tahsiline, her türlü fazlaya dair tazminat ,alacak dava ve talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı---- cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından------ nolu dosyasında davacı-------Tahsil olunan para İİK.89. Maddesindeki şartlar yerine getirilerek Hukuken tahsil edildiğini, davacı tarafın İİK 89. Maddesine istinaden kesinleşmiş olan parayı yatırdığını, davacı tarafın --------- icra Hukuk Mahkemesinde şikayet davası açmış ve açtığı davada davası reddedilmiş daha sonra istinat kanun yoluna ve ardından Temyiz kanun yoluna gitmiş olup sonuç alamadığını, yine davacı tarafın ayrı bir şikayet davasını------ İcra Hukuk mahkemesinde açmış olup şikayeti reddedildiği ardından İstinaf kanun yoluna gidilmiş ancak yine sonuç alamayarak istinaf talepleri reddedildiği, davacının açtığı dava her ne kadar İstirdat davası olsada aynı zamanda men'i Tespit talebi içermekte olup İİK. 89/3 maddesine istinaden Menfi Tespit isteme hakları zamanaşımına uğradığını, (İİK.89/3 maddesinde Menfi Tespit davası için 15 günlük süre öngörülmüştür.), İİK.89/5 maddesinde düzenlenen istirdat davası İİK.89/3 maddesindeki Menfi Tespit davası ile bağlantılı olup bu davadada aynı zamanda menfi tespit istendiği, Bu davada davacı taraf borçlu olmadığının Tespiti ile istirdat talep ettiği, İİK m. 72 ve 89/3’te menfi tespit davasına ilişkin hükümlere yerverilmiştir. Menfi tespit davası, her ne kadar İİK’da düzenlenmişse de davacının (borçlunun) maddi hukuk bakımından borçlu olmadığının tespiti için açılan bir dava türü olduğunu, bu nedenle menfi tespit davası, dava konusu itibariyle icra hukukuna ilişkin olmayıp maddi hukuka ilişkin olduğunu, menfi tespit davası, istirdat davasının öncüsü niteliğinde olduğunu, dolayısıyla istirdat davası, aslında menfi tespit davasının devamı niteliğinde bir dava olup, sadece borçlu tarafından icra tehdidi altında borcun ödenmiş olması durumunda, bu paranın iadesi için açılan dava olması nedeniyle artık borçlu menfi tespit yerine istirdat davası açması gerektiği İİK’da düzenlendiğini, (İİK m. 72/VII). Müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, davcı tarafın müvekkilinin kötüniyetli olduğunu ispat etmesi gerektiğini belirterek müvekkili aleyhine açılan davanın öncelikle zamanaşımı açısından mümkün olmazsa esastan reddine, davacıdan İİK. Gereğince %20 den aşağı olmayacak şekilde davacıdan İcra inkar Tazminatının Tahsiline,YARGI giderleriyle ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, İcra İflas Kanunu'nun 89/5. Maddesi gereğince ödenmek zorunda kalınan paranın iadesi istemiyle açılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın ------- sayılı icra dosyasına davacı tarafından ödenen 295.072,00 TL'nin davalılardan istirdatının mümkün olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. İcra İflas Kanunu'nun 89/5. Maddesinde "Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir. " düzenlemesine yer verilerek Türk Borçlar Kanunu'nun 77. Maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine atıf yapmıştır. -----Tüm dosya kapsamında dava, Türk Borçlar Kanunu'nun 77. Maddesinde belirtilen süreler içerisinde açılmıştır. İİK 89. Maddenin tüm alt bentlerinin baştan uygulanma şartı icra dosyası alacaklısının, borçlusunun 3. Şahıstan alacaklı olmasıdır. Bu hususun kayden anlaşılabilir olması yeterlidir. İİK 89/5 maddesinde davacı 3. Şahıs tarafından davalı icra dosyası alacaklısının kötü niyetli olduğunun ispatlaması gerekir. Bu açıklamalardan sonra dosyamız ele alındığında davacımız olan 3. Şahıs ve 3. Şahsın borcu kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı edimlerinden dolayı dava dışı ---- Bu şirketin yetkilisi ----borcu yoktur. Şimdi sadece kağıt üzerinde----borçlu gözükse idi o takdirde artık ----- vurgulandığı gibi ''esasen borcum yoktur'' şeklinde bir savunma getiremeyecek iş sadece icra alacaklısının kötü niyetini ispata kalacaktır. Dosyada toplanan delillerde davacı 3. Şahsın icra dosyası ile alakası olmayan ----- kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden dolayı borcu varsa bunun şirkete karşı olduğu,------ herhangi bir borcu olmadığı ve----- olduğuna dair de herhangi bir yazılı belgenin sunulmadığı, öte yandan icra takip alacaklısının dayandığı senedin müteahhit şirketten değil yetkilisi ----- alındığı, bir başka deyişle ancak ----- sürüleceği ve müteahhit şirkete gidilemeyeceği, hal böyle iken ancak müteahhit şirkete borçlu olan davacıya gidilemeyeceği anlaşılmış olup; davalı vekili son aşamada asıl borçlunun ilk ilişki nedeniyle ---- iddia etmiş ve bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuş ise de icra takibi ---- aleyhinedir. İcra dosyasını geçmişe etkili ihya etmesi mümkün değildir. Bu nedenle davacının------- olduğu ispatlanamadığı nazara alınarak; davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki karar tesis olunmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-DAVANIN KABULÜNE,
Davacının--------sayılı dosyasına ödemiş olduğu 295.072,00 TL'nin istirdatı ile ödeme tarihi olan 05/03/2021 tarihinden itibaren bankaların uyguladığı yıllık en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 20.156,37 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.625,81 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 46.260,80 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 80,70 TL peşin harcın ve 114,50 TL posta giderleri olmak üzere toplam 275,90 TL' nin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2024