WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/193 Esas
KARAR NO: 2024/591
DAVA: Maddi ve Manevi tazminat Davası (Banka Alacağının Tahsili Esnasındaki Eylemlerden Dolayı)
DAVA TARİHİ : 09/02/2022
KARAR TARİHİ: 13/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Maddi ve Manevi tazminat Davası (Banka Alacağının Tahsili Esnasındaki Eylemlerden Dolayı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREKÇE:----- Esas sayılı dosyasında açılan maddi ve manevi tazminat davasında; Davacı ---- idaresi adına iflas masası temsilcisi ---- tarafından açılan davada; davacı şirketin ---- kullandığı krediler nedeniyle banka tarafından hesabın kat edildiğini, ------yevmiye nolu kat ihtarının müvekkili şirkete mevzuata aykırı tebliğ edildiğini, bilahare şirket hakkında --------dosyasıyla icra takibi başlattıklarını; ödeme emrinin de aynı şekilde mevzuata aykırı tebliğ edildiğini; her iki tebligatında şirket yetkilisine yapılmadığını, tebligat anında şirket yetkilinini kim olduğunu ve hangi sebeple şirkette bulunmadığı sorulmaksızın ve esasen şirket çalışanı olmayan bir şahsa tebligat yapıldığını; oysa kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmemesi halinde banka alacağının muaccel olmayacağını, takip şartının gerçekleşmeyeceğini; bunun süresiz şikayete tabi olduğunu, icra memurları tarafından da nazara alınması gerektiğini; kaldı ki başlatılan icra takibinin de ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini; bununda icra memurluğunca nazara alınması gerektiğini; hukuka aykırı olarak gerçekleşen kat ihtarının tebliği ve ödeme emrinin tebliğini bilmelerine rağmen icra takip işlemlerinin devam ettirildiğini, dosyalara alacaklı bankanın bildirdiği harici ödemelerin nazara alınmadığını, bunlar için tahsil harcı karşılamayan davalı bankanın sanki hiç ödeme yapılmamış gibi müvekkili şirket aleyhine taşkın hacizlere sebebiyet verdiğini, açtıkları tüm ihalenin feshi davalarında usulüne aykırı olarak aleyhlerine kesinleştiğini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen ihalenin feshi kararının ihale alacaklısı olan ------kanun yollarına başvurmasıyla ortadan haksız yere kaldırıldığını bunun sahte bir hukuki mütalaa ile sağlandığını, bu yollarla müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğratıldığını belirterek; kusurlu eylemleriyle bu zarara sebep olan icra müdürlükleri görevlileri --------- aleyhine ve dosyamızın davalıları aleyhine açtığı davada fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.000.000,00 TL maddi tazminat, 3.000.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş,------- tarihinde verilen ara kararlarla dosyamızın davalıları yönünden ---- karar gereğince banka ve finans davaları yönünden tefrik ve görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiş, diğer davalılar yönünden ise görevsizlik kararı verilerek dosya Asliye Hukuk Mahkemesinegönderilmiş, Mahkememizin bu esasına alınan davada; Davalı banka ve banka çalışanları/ banka vekilleri, davanın müflis şirket yetkilisi ---- etkisinde kalan iflas idare memuru tarafından açıldığını, amacın şirketi tasfiye sürecini uzatmak olduğunu, bankanın alacağının doğduğunu, kat ihtarının şirketin kredi sözleşmelerindeki adresine gönderildiğini, usulünce gerçekleştirildiğini, ödeme emrinin tebliğinde de usulsüzlük bulunmadığını; esasen bu iddiaların icra mahkemelerine yapılan şikayetlerle, icra takibi sonunda gerçekleşen ihale sebebiyle açılan ''ihalenin feshi'' davalarıyla ileriye sürüldüğünü, mahkemelerce tartışıldığını, davacının tüm iddialarının aksine açılan bu davaların tamamında davacı iddialarının gerçek olmadığının ortaya çıktığını; buna rağmen açılan iş bu maddi ve manevi tazminat davasının kötü niyetli olduğunu savunmuşlar,
Davalı şirket --------- vekili; müvekkili şirketin ihale alacaklısı olduğunu, o ihalenin feshi için açılan davada, taşınmazın -----muaf olup olmayacağını tartışıldığını, mahkemenin müvekkili şirket aleyhine verdiği ihalenin feshi kararının kanun yolunda bozularak kaldırıldığını, o dosyaya sunulan hukuki mütalaadan dolayı şirket yetkilisi ve iki avukatının aleyhine de dava açıldığını; mütalaanın saklı olmadığını, sadece bir hukuki görüş olduğunu, buna dayanılarak maddi ve manevi tazminat istenemeyeceğini bildirerek davanın reddini savunmuş, Davalı ----- vekili de, müvekkilinin profesör olduğunu, kendisine yapılan başvuru üzerine ihaleye konu taşınmazın KDV den istisna olmadığına dair mütalaa hazırladığını, kendi görüşünü bildirdiğini, bundan dolayı maddi ve manevi tazminatahükmedilemeyeceğini savunmuş, Mahkememizin esasına kaydedilen iş bu davada öncelikle görev yönü ele alınmış olup; davacı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin -------- tarafından kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi, icra takibinin öncesindeki kat ihtarı ve ihale aşamalarıyla ilgili işler ve davalarla ilgili olması sebebiyle; bankacılık davalarında görevli olan mahkememizin görev sahası içinde kaldığı; yine maddi ne manevi tazminat istemleri bir kısım davalılar yönünden ihale alacaklısı ----------- onun yetkilisi ile avukatlarının aleyhine açılması sebebiyle iddia edilen haksız fiilin bir tarafının ticari şirket olması, davacının da ticari bir şirket olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olacağı; davalı banka ve davalı şirket dışındaki şahısların; banka görevlileri, şirket ilgilileri ve mütalaa düzenleyen öğretim görevlisinin de banka ve şirketle birlikte müteselsilen zarardan sorumlu oldukları iddia edildiğinden; müteselsil sorumlular aleyhine açılan davalarda davalılardan biri için dava ticari dava sayıldığında; diğer davalılar aleyhine açılan davalara da ihtisas mahkemesi niteliğindeki ticaret mahkemesi tarafından bakılması gerektiği değerlendirilerek mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiş,
Davalıların bir kısmının zaman aşımı def'inde bulundukları; ancak davacı iddiasına göre zaman aşımının belirlenmesi gerektiği; davacı iddiasının doğru olması halinde davalıların iş ve eylemleri cezai yönden suç teşkil edeceğinden davanın ceza zaman aşımına tabi olacağı, ceza zaman aşımının da geçmediği sebebiyle davanın esasına girilmiş;
Davada 3 grup davalı bulunduğu, Bunlardan birinin -------- sayılı dosyasında ihalenin feshi sebebi olarak gösterilen ihaleye konu taşınmazın KDV'den muaf olmasına rağmen ihale şartnamesinde KDV'sinin gösterilmesi sebebine dayalı ihalenin feshi davasında, ihale alacaklısı olan -------- başvurusu üzerine hukuki görüş hazırlayan akademisyen olduğu,
Bunlardan diğerinin, aynı dosyada davalı olarak yer alan ihale alacaklısı -------- bu şirketin yetkilisi ----- dosyaya hukuki görüşü sunan şirket avukatları -------- oldukları; bu iki grubun; taşınmazın KDV'den muaf olduğu görüşüyle ihalenin feshine karar veren ilk derece mahkemesi kararının, kanun yolunda kaldırılmasına neden olan hukuki görüşü hazırlayan ve hazırlatıp dosyaya sunan taraflar olarak şirket zararına sebep oldukları iddia edilmiş; aynı zamanda hukuki mütalaada profesörün çalıştığı üniversitenin antetli kağıtlarının kullanılmadığı, raporunda sahte olduğu ileriye sürülmüş; buna karşı şirket ve şirketle ilgili kişilerin vekili, mütalaanın üniversite tarafından hazırlanmadığını, hoca tarafından hazırlandığını, bu nedenle zaten antetli kağıt kullanamayacağını, mütalaanın da sahte olmadığının son derece açık olduğunu ileriye sürdüğü,Davada ki 3.grubun; ---- çalışanları/banka avukatları olduğu, bunlarında kat ihtarının usulüne aykırı tebliğ edildiğini bile bile, keza ödeme emrininde usulüne aykırı tebliğ edildiğini farkında olmalarına rağmen icra takiplerini sürdüren, şirket malları üzerine hacizler koyduran, şirket taşınmazının ihale yoluyla usulsüzce satılmasına neden olan, haricen yapılan ödemeleri bilerek icra dosyasından düşürtmeyen ve bu yolla taşkın hacizler yaptıran banka ve avukatları olmasından dolayı zarardan müteselsilen sorumlu olduklarının iddia edildiği, Davacının yanında fer'i müdahil olarak dosyalara katılan -----müflis şirketin iflas idaresi memurunca iddia edilen ve maddi-manevi tazminata konu davalılara ait eylemlerin aynen tekrar edilerek şirketin zarara uğratıldığını, davanın kabulü gerektiğini iddia ettiği; kendisinin Müflis -----yetkilisi olduğu, Mahkememizce taraf delillerinin toplandığı, iddia edilen dosyaların tek tek getirtilip incelendiği, Davalı ------ kredi borçlarından dolayı davacı şirketin kredi hesabını kat ettiği, kat ihtarını bir şekilde tebliğ ettirdiği bilahare ------ dosyasıyla icra takibi başlattığı, icra takibi devam ederken davacı şirketin iflasına karar verilmesi üzerine bankanın-------- sayılı dosyasında KAYIT KABUL DAVASI açtığı, esasen davacı iflas idaresi tarafından da ikame edilen icra takibinin iptali yönündeki şikayet davalarının ----- Esas sayılı dosyaları ve -----dosyalarıyla davaların görüldüğü; bu davalarda davacı tarafın ''haricen yapılan ödemelerin icra takibinde dikkate alınmadığı'' iddiası da dahil olmak üzere takibin şekli ve başlangıcı yönünden de yapılan ve bu davaya konu olan işlemlere ilişkin iddialarında tartışılığı ve davacı aleyhine sonuçlandığı, Davacı müflis şirketin ------ taşınmazın satışından sonra ---- sayılı dosyasıyla ihale sonrasında yapılan dağıtıma ilişkin sıra cetveline şikayet davasının reddedildiği,---------- dosyasında da sıra cetveline itiraz davası açıldığı, bu davada davacı vekilinin dayanmış bulunduğu ilk raporun mahkemece hükme esas alınamayacağı tespit edilerek bir başka rapor alınmasına karar verildiği; ancak iş bu davanın sıra cetveline ilişkin olduğu davamızın dayandırıldığı hukuka aykırı kat ihtarı , ödeme emri tebliğleri; bunlara rağmen icra takiplerinin devam edilip şirket mallarına konan haciz ve şirket malının ihaleyle satışına ilişkin olmadığı, bunların sebeplerinden farklı olduğu, haricen yapılan ödemelerden kaynaklanan ve ihaleye konu taşınmazın KDV'den müstesna olup olmadığı ile alakalı dosya olmadığı görülmüş,
Her ne kadar davacı taraf mahkememizden dava ile ilgili bilirkişi raporu alınmasını talep etmiş ise de; davadaki düğüm noktasının yukarıda süreci anlatılan iş ve işlemlerden davacı şirketi kasten ya da kusurlu olarak zarara uğratılıp uğratılmadığının tespiti ile ilgili olduğu; bunu tamamen hukuki bir değerlendirme kapsamında kalacağı, hukuki değerlendirme yönünden de bilirkişi raporu alınamayacağı; ancak mahkememizce yapılan hukuki değerlendirme sonunda davacı şirketin gerçekten haksız olarak zarara uğratıldığı kanaatine varılsa, o zaman zararın miktarı yönünden bilirkişi incelemesine gerek bulunduğu değerlendirilmiş, Esasen bankanın hesap katının usulünce tebliğ edilmediğiyle başlayan davacı iddialarının, söz konusu usulsüzlüğün icra ödeme emrinin tebliği ile devam etmesine rağmen icra takibinin yürütülmeye devam edişi, bu icra takibinin kesinleşmiş kabul edilerek yapılan hacizler, yapılan ihalelerin geçersiz olduğu, kaldı ki haricen yapılan ödemelerin icra dosyasına bildirilmesine rağmen tahsil harcının alacaklı banka tarafından yatırılmayarak icra borcundan mahsup ettirilmemesi, ihalenin feshi sebepleri varken, ihaleye konu taşınmazın KDV'den müstesna olmadığı yönündeki sahte ve haksız mütalaa ile karar alınması eylemlerinin hepsinin; şikayet türü davalarla, ihalenin feshi davalarıyla ve menfi tespit davasıyla dava konusu edildiği; davaların hep davacı aleyhine sonuçlandığı; dava konusu edilen eylemlerin yeniden bir başka davayla ele alınamayacağı, kat ihtarının, ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olup - olmadığının, harici ödemelerin dosya borcundan düşülüp düşülmediği, düşülmemesi sebebiyle davacının zarar görüp görmediğinin, ihaleye konu taşınmazın ihalesinin feshi gerekip gerekmediği, fesih edilmemesi nedeniyle davacı şirketin zarar görüp görmediği ''bir başka yargılama olan'' mahkememizdeki yargılamada ele alınamayacağı; çünkü bunların tamamının daha önce mahkemelerde tartışılan, dava konusu edilen ve hükme bağlanan davalarla görüşüldüğü; iş bu davanın türü bir başka dava olsa da sebepleri yargılamaya konu olmuş ve olumlu hiçbir netice çıkmamış hususlarda davacı lehine bir karar vermenin mümkün olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN REDDİNE,
Ret harcı maktu olduğundan, dava açılırken alınan 68.310,00 TL harçtan maktu ret harcından mahsubu ile bakiye 67.882,42 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,
Tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
1.440,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bunun için harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince ve müteselsilen sorumluluk esasına göre açılan davalarda dava aynı sebeple ret olunursa davalılar birden çok olsa da tek bir vekalet ücreti takdir edileceği; manevi tazminatın tamamının ret edilmesi halinde ise maktu vekalet ücreti takdir edileceği nazara alınarak;
Ret edilen maddi tazminat için 140.000,00 TL nispi vekalet ücretinin, ret edilen manevi tazminat için ise 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara eşit olarak paylaştırılmasına,
Dair karar, Davacı vekilinin, feri müdahilin, Davalılardan------ vekilinin, Davalı ---- vekilinin, Davalı---------vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde--------------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 13/06/2024