T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/141 Esas
KARAR NO:2024/430
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:19/08/2020
KARAR TARİHİ:08/05/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı şirket nezdinde trafik poliçesi ile sigortalı olan davalıya ait------ plaka sayılı araçta istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana gelen kaza neticesinde davacı şirket tarafından sigortalı araçta yolcu konumunda olan mağdur tarafa tazminat ödediğini, ödenen tazminat nedeniyle trafik sigortası genel şartları gereğince ---- dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının süresinde borçlu olmadığı iddiası ile borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; araçta fazla yolcu bulunması ile gerçekleşen kaza bir illiyet bağı bulunmadığını, kazanın aracın mucurlu yolda lastiğinin patlamasının akabinde sürücünün gayri idari bir şekilde aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde gerçekleştiğini ,bu nedenle kusur araştırması yapılmaksızın davalı araç sürücüsünün tam kusurlu sayılarak yapılan ödemenin haksız olduğunu ve bunun davalıdan tahsilinin talep edilmesinin yersiz olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava; trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin sigortalıdan rücuen tahsili istemidir.Dosyanın ------ sayılı görevsizlik kararı ile ---- Mahkemesine gönderildiği, -----Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize geldiği anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın ---- tarihi ile davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan davalının İstiap haddinin aşılmasından dolayı meydana gelen kaza sonucunda ----- plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan dava dışı ---- yaralanması neticesinde 79.016,52 TL sürekli sakatlık tazminatı ödendiği, ödenen tazminatın kadri maruf olup olmadığı ve davalıdan rücuan tahsilinin mümkün olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.-----Asliye Hukuk Mahkemesince dinlenen tanıklardan ----- beyanında "Beyanında : Ben------------köyünde ikamet ederim. Bana okumuş olduğunuz kaza benim nişanımın olduğu tarihte meydana geldiğinden biliyorum, tam tarihini hatırlamıyorum ancak 8-9 yıl önce bu kaza meydana geldi. Ben kendi aracım ile seyahat ediyordum, ben kazayı bizzat görmedim ancak yarım saat sonra kaza mahalline geldim, kaza bildiğim kadarıyla lastiğin patlaması sonucu meydana gelmiş ve şarampole düşmüş ve yan yatmıştı, ben araca kaç kişinin bindiğini bilmiyorum, ancak bu araçta şoförün kendi ailesi vardı ve kazada yara almış olan ---- araçta olduğunu biliyorum, normalde ---- benim aracıma binecekti ancak ---- eşinin benimle arası iyi olmadığından ----- kaza yapan araca bindirmiştir. Ben kazayı görmedim ancak ------ bu kazada yaralandığını biliyorum bir kaç gün hastanede yattı ve daha sonra bir kaç gün de evinde yattığını biliyorum. Ben kendim de hastanede ziyarete gittim. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir. " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Tanık----- Ben ---- köyündenim, kazaya karışan araçta bende vardım. Biz -----nişanından dönerken kaza yapılan araçta vardım. Tam tarihini hatırlamıyorum ancak ---- nişanında ---- ilçesinden,---- ilçesine dönerken, ----ilçesine bağlı ----------köyünün yaylasının ilerisinde bulunan köprünün üzerinde kaza yaptık. Yol üzerinde bulunan çukurlardan birisine aracın lastiğinin sert bir şekilde çarpması sonucu patladı, bunun üzerine araç kontrolden çıktı ve şarampole yuvarlandık. Araçta toplamda 5 kişiydik, araçta ben vardım,-------- vardık. Kazada ağır yaralanma olmadı, hepimizde ufak tefek yaralanmalar vardı.--------- ne kadar yara aldığını bilmiyorum olay anında bunu anlamak mümkün olmadı çünkü hepimiz sarsıldık zaten kazadan sonra hepimizi ---- bulunan -----sevk ettiler ve bir kaç gün sonra hepimiz evimize geri döndük. Benim olaya ilişkin bilgi ve görgüm bundan ibarettir. " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyanın kusur bilirkişisi ve aktüerya bilirkişisine verilerek rapor aldırılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişiler 03/05/2023 tarihli raporunda; Sürücü-------idaresindeki ------- plakalı kamyoneti ile seyrederken yolun tehlikeli virajlı kısmına yaklaşırken yavaşlamadığı; hızını aracının teknik özelliklerine ve yol şartlarına göre ayarlamadığı; kamyonetin kontrolünü kaybederek yoldan çıktığı; kendisi ile birlikte kamyonette bulunan yolcular ---yaralanmalarına neden olduğu için KTK 52/a – 52/b ve KTY 101/a - 101/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı, maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Dava dışı yolcular ------- plakalı ------ kullanımına herhangi bir müdahaleleri olmadığı için yaralanmalı, maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde kusurlarının olmadığı; Kazaya karışan ---------- model kamyonetin istiap haddi 1 + 4 = 5 kişi olduğu halde kamyonette 1 + 5 = 6 kişi olmasının kazanın meydana gelmesine etkisinin olmadığı ve idari ceza gerektiren kusur olarak değerlendirilmesi gerektiği; -------- da görüleceği üzere; “Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerektiği, söz konusu belirlemenin ise ----- veya -------gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden” rapor alınması sonrası yine ---- kaza tarihi göz önüne alındığında;------hükümleri dahilinde rapor sonrası ancak dava dışı 3. Kişi 12/12/1975 doğumlu ------maluliyet durumunun tespit edilebileceği, Ancak, verilen görev çerçevesinde ve dosyada mübrez --------- tarafından düzenlenmiş raporlar dahilinde hesaplandığında; Ödemeye konu aktüer raporunun düzenlenme tarihi ---- tarihi itibariyle, Dava dışı -------- tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; % 19 maluliyet oranı dahilinde (elbette maluliyet raporunun takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere) ve kazada sigortalı araçta yolcu konumunda bulunması nedeni ile kusura katılımınınolmadığının kabulü ile; sürekli maluliyet zararının 101.406,53 TL olduğu, (davalı vekilinin hatır taşıması itirazının olduğu görülmekle % 20 indirim yapılması durumunda 81.125,22 TL olacağı, yine ödenen miktardan yüksek bir tutar olduğu) davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 79.016,52 TL ‘ nin kadri maruf olduğundan söz edilebileceği, Sigorta Rücu Yönünden Sürücünün yaşanan kazada tam kusurlu olması; ----------Sigortacısının, sigortalısından; üçüncü kişilere ödemiş olduğu tazminatları rücu etme hakkını doğurmadığı, Sigorta şirketinin araç işleteni/ maliki/ sigorta ettiren gerçek veya tüzel kişiye rücu edebilmesi için; araç sürücüsünün kazada “Kasdi bir hareketi veya ağır kusurunun bulunması” gerektiği, davacı ----------- teminat altında bulunan sigortalıya ait araç sürücüsünün tam ve % 100 kusuru ile kazanın meydana geldiği, ancak yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı ve Yargıtay İçtihatlarında da görüldüğü üzere tam kusurunun “Ağır Kusur” olarak değerlendirilemeyeceği, kazanın oluşumunda “istiap haddinin aşılmasının söz konusu olmadığı ve kazaya araçta 5 yolcunun bulunmasının neden olduğundan / münhasıran sebep olduğundan söz edilemeyeceği, ---- poliçeni tanzim edip, davacıdan İcra Kanalı ile tahsil eden davalının TTK 1281 maddesi gereği iddia etmiş olduğu istiap haddinin aşılması iddiasını da kanıtlayamadığı, bu bağlamda davalının davacı sigortalısından dava dışı 3. Kişiye ödemiş olduğu maddi tazminatı rücuen talep edemeyeceği,-------- “Sürücünün % 100 tam ve asli kusuru ile trafik kazasına neden olduğu, bu halin kasıt veya ağır kusur olarak değerlendirilemeyeceği, Dava konusu olayda, sürücü kusurlu olmakla birlikte, ağır kusurlu olmadığının Sayın Mahkeme tarafından kabulü ile davacı ----- sigortacısı davacı ------ dava dışı 3. Şahsa ödemiş olduğu maddi tazminatı davalı sigortalısından rücuen talep edemeyeceği, rapor etmişlerdir. Davalı -------sticvap davetiyesi çıkarılarak kaza anında araçtaki oturum durumunun ne olduğu aracın yan ve arka emniyet kemerlerinin bulunup bulunmadığı bulunuyorsa kaç tane olduğu yolculardan hangilerinde emniyet kemeri olduğu, yaralanan kişinin emniyet kemeri takıp takmadığı, nasıl yaralandığı hususlarında beyanda bulunmak üzere duruşma gün ve saatinde dinleneceği gelmediği taktirde yaralanan ------------ emniyet kemeri takmadığı bu nedenle sigortanın sorumlu olmayacağı yaralanmanın emniyet kemeri takmamaktan kaynaklandığı kabul edilerek karar verileceğinin ihtarına karar verilmiştir. Davalı ------; "Ben şoför koltuğunda oturuyordum, yanımda ---- oturuyordu, sürücü koltuğunun tam arkasında da ----- oturuyordu, onun yanında da ----oturuyordu, onun yanında da ------ oturuyordu, arka koltukta oturan ----- kucağında da -------- oturuyordu, aracın ön koltuğunda ve arka koltuklarında emniyet kemeri bulunmaktadır, araç yola çıktığında herkes emniyet kemerini takmıştı, ben virajlı yola girdiğimde aracın lastiği patladı, bu sebepten dolayı araç kontrolden çıktı karşıdan da araç geldiği için kontrolüm dışında araç yoldan çıktı, hızım 50 km civarındaydı zaten yolun virajlı olduğunu bildiğim içinde araçtaki 5 kişiye bir şey olmadı, sadece ---- yaralandı, ------ aracın koltuğun arasına sıkışmış bir şekilde çıkardık, kaza bir anda olduğu için yolculardan hiç kimse sürüşümü etkilememiştir," şeklinde beyanda bulunmuştur.Dosyanın önceki makine mühendis bilirkişiye tevdii ile tarafların itiraz ve beyanları da dikkate alınarak ek rapor aldırılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişi 09/02/2024 ek raporunda; kök raporda değişiklik yapmaya gerek
olmadığını ve aynen geçerli olduğunu rapor etmiştir.Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; davalının maliki olduğu------ plakalı sayılı aracın davacı sigorta tarafından sigortalandığını, 14.06.2014 tarihinde davalının sahibi olduğu sigortalı aracın karıştığı tek taraflı yaralanmalı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan ------- yaralandığı, davalının istiap haddini aşması sebebiyle yolcunun yaralandığı ileri sürülmüş, kaza sonucu davacı tarafından dava dışı ------- yapılan ödemenin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamına ilişkin yapılan yargılama neticesinde aldırılan kusur yönünden bilirkişi raporunda; Sürücü ----idaresindeki ------- plakalı kamyoneti ile seyrederken yolun tehlikeli virajlı kısmına yaklaşırken yavaşlamadığı; hızını aracının teknik özelliklerine ve yol şartlarına göre ayarlamadığı; ------ kontrolünü kaybederek yoldan çıktığı; kendisi ile birlikte kamyonette bulunan yolcular ---------- yaralanmalarına neden olduğu için KTK 52/a – 52/b ve KTY 101/a - 101/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı, maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu;
Dava dışı yolcular ------ plakalı ------ kullanımına herhangi bir müdahaleleri olmadığı için yaralanmalı, maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde kusurlarının olmadığı; Kazaya karışan --------kişi olduğu halde--------1 + 5 = 6 kişi olmasının kazanın meydana gelmesine etkisinin olmadığı ve idari ceza gerektiren kusur olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş, bu kusur durumu mahkememizce dava konusu olaya ve bilimsel verilere uygun bulunarak kabul ve takdir edilmiştir. Uyuşmazlık konusu ve davacının rücu talebi yönünden yapılan inceleme sonunda; rucu istemine dayanak poliçenin kaza tarihi kapsayan davalıya ait aracın zorunlu trafik sigortası olduğu zorunlu trafik sigortasında kusurun rücu sebebi oluşturmadığı; rücu hallerinin KTK.m.95 ve poliçe genel şartları madde B.4'de tahdidi olarak sayıldığı; bu hallerin somut olayda gerçekleştiğinin ispatı yükü sigortacı üzerinde iken,-------yapılan düzenleme ile sigortacıların ispat yükünün tamamen üzerlerinden alındığı; davacının Sigorta Genel Şartları "B4-f" maddesi gereğince yapmış olduğu ödemeyi, davalı sigortalısına rücu şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Peşin alınan 427,60 TL harçtan, alınması gereken 1.104,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 676,63 TL harcın, hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı taraflar kendilerini vekil ile temsil ettiklerinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından artan tutar varsa hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!