T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/72 Esas
KARAR NO:2024/216
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/02/2021
KARAR TARİHİ: 28/02/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilne tahsis edilen --------- hissenin satışı konusunda taraftarın anlaştığını; ----- maddesi gereğince üzerinde tesis üretime başlamadan devir ve tesis işlemi yapılamayacağından, müvekkilinin -------- yevmiye numara ile arsadaki hissesini davalıya satmayı vaat ettiğini; davalı arsayı satın alıp üzerine tesis inşa etmek istediğinden, bu işlemleri yürütmesi için vekaletname verildiğini; iki ay sonra davalı----- başvurabilmek için satış vaadi sözleşmesinin yeterli olmadığını; devir sözleşmesi yapması gerektiğini söylediğinden, bu defa taraflar arasında ------- yevmiyeyle tahsis hakkının devir ve temlik sözleşmesi imzalandığını; ---- hisse sahibi olan ----- de aynı şekilde arsadaki hissesini davalıya devrettiğini; yine davalı şirket yetkililerine aynı kapsamda vekaletname verildiğini; davalının bu kapsamda -----yapı denetim sözleşmesini vekaletname kapsamında imzaladığını; ancak yapı denetim şirketine sözleşmeyi feshederek hizmet sözleşmesi bedelini talep ve tahsili ---- müvekkili ve davalı aleyhine icra takibi başlattığını; ------ bahse konu takibe vuku bulan itirazını iptali için dava açıldığını; yapılan yargılaması sonunda yapı denetim hizmet bedelini müvekkili ile diğer davalı -------tahsiline karar verildiğini; ancak sözleşme gereği yapı denetim şirketine olan borçtan davalının sorumlu olduğunu; zira davalıların taşımazı arsa olarak satın aldığını; müvekkilinin arsa üzerinde davalının yaptırdığı tesisle ilgili borç ve sorumluluğu bulunmadığını; her ne kadar sözleşme müvekkili ve -------vekaleten imzalanmış gözükse de, binanın yapımı ile ilgili tüm masrafların davalı tarafından karşılandığını; hizmetten davalının yararlandığından bahisle ----- ilamı kapsamında öncesinde başlatılan -------- dosyasına yapılan ödemeden davalının sorumluğu olduğundan bahisle rücusu amacıyla ---------- takip başlatıldığını; davalının haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle iptaliyle %20 inkar ödencesine mahkum edilmesine talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Talebin 16 yıl önce yapılan sözleşmelere dayandırıldığını; davaya konu edilen olaylar ve alacak iddiasını zamanaşımına uğradığını; öte yandan ----------- tarafından davacı ile birlikte müvekkil aleyhine de dava açıldığını; itirazın iptali davasında müvekkili hakkındaki davanın reddine karar verildiğini ve kesinleştiğini; dolayısıyla talebinde kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini; taraftar arasında 5 Nisan 2005 günü imzalanan tahsis hakkı devir ve temlik sözleşmesinde geçerlilik şartının, -------- müteşebbis heyetinin onayına bağlandığını; devrin geçerli olabilmesi için müteşebbis heyetinin devir ve sözleşmeye onay vermesi yanı sıra, üzerinde bir tesis inşaatının başlanması ve o inşaatın %10'unun tamamlanması gerektiğini; tahsis hakkı devrinin geçerli kazanabilmesi için davacının inşaata başlayıp bu inşaatın %10'unun tamamlaması gerektiğini; bu hususun davacının sorumluluğu kapsamında olduğunu; kesin hüküm itirazına konu davada da işin %10'luk kısmının yapı denetim hizmet bedeli hakkında hüküm kurulduğunu; bu kısım için ödenen sözleşme bedelinden de davacının sorumlu olduğunu; davacının muvazaa iddiasının gerçek dışı olduğunu; taraftar arasındaki muvazaa iddiasının yasal/yazılı delilerle ispatlanması gerektiğini; 5 Nisan 2005 tarihli tahsis hakkı devir sözleşmesi öncesinde yapılan 1 Şubat 2005 tarihli satış vaadi sözleşmenin taraftarın gerçek iradesini yansıtmadığını; müvekkilinin sorumluluğu müteşebbis heyetinin onayından sonra başladığını; 5 Nisan 2005 tarihli tahsis devir hakkı sözleşmesinin ------müteşebbis Heyeti tarafından 12 Mart 2007 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girdiğini; bu tarih öncesindeki işlemler hakkında sorumluluğun davacıya ait olduğunu; müvekkilinin vekil tayin edilme sebebinin tahsis hakkını diğer tarafı olan dava dışı ---------- tarafından vekil tayin edilmesi sebebiyle ve iki sahibinin bulunması kapsamında işlerin kolay yürütülmesi amacına yönelik olduğunu; muvazaa iddiasında ileri sürüldüğü gibi tarafların satım iradesi taşıdığı iddiasıyla bir ilgisi bulunmadığını; müvekkili şirketinde yüklenici olmadığını; sebepsiz zenginleşmiş bulunmadığı gibi hak düşürücü süre de geçtiğinden bahisle yerinde olmayan davanın hak düşürücü süre, zamanaşımı ve esastan reddini istemiştir
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Dava dosyasının celse arasında İnşaat Mühendisi ile hesap bilirkişinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile; Taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ve vekaletnameler ile ------------- gönderilen belgelere nazaran imkansızlık sebepleri dikkate alınarak esasen bir başka davada hükme bağlanan ve kesinleşen yapı denetim hizmet bedelinin miktarını tartışmaksızın kimin ne miktardan sorumlu olacağına ilişkin rapor düzenlemelerinin istenilmesine, karar verilmiştir.
Bilirkişiler 24/07/2023 Tarihli raporunda; itirazın iptaline ilişkin takip dosyasındaki alacak kalemlerini yapılan incelemesi sonunda: Davacının rücu edebileceği asıl alacak tutarının 35.000,00 TL olduğu; (Talep: 35.000,00 TL) davacının takip tarihine kadar birikmiş faiz alacağının 10.929,34 TL (Talep: 11.499,65 TL) davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep ettiğinin görüldüğü; rapor edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; Davacının sahip olduğu----- parselde kayıtlı arsadaki ------- tarihinde davalıya devrine konu arsa üzerinde sözleşmeden sonra inşa edilecek bina için imzalanan yapı denetim hizmeti sözleşmesi bedeline ilişkin ------ hüküm sonunda davacının ödediği tutarı davalıya rücu amacıyla icra takibi başlattığı, davalının davaya sunduğu cevap dilekçesinde davaya konu edilen alacağın zaman aşımına uğradığını, taraflar arasında imzalanan 05.04.2005 tarihli tahsis hakkı devir ve temlik sözleşmesinin geçerlilik şartının ------- heyetinin onayına bağlandığını, tahsis hakkı devrinin geçerli olabilmesi için davacının inşaata başlayıp %10 unun tamamlaması gerektiği; kesin hüküm itirazına konu davada işin %10'luk kısmının yapı denetim hizmet bedeli hakkında hüküm kurulduğu, davalının sorumluluğunun müteşebbis heyetinin onayından sonra başladığını bu nedenle davanın reddini ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan tahsis hakkının devrine ve temlikine ilişkin sözleşmenin, kooperatifin ya da---------onay şartına bağlanmış olmasının, sözleşmenin geçerliliğini etkilemeyeceği; sadece hüküm ifade etmesinin --------yönetim kurulunun onay kararına bağlı olduğu; dolayısıyla onay kararıyla birlikte hüküm ifade etmesinin sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren geçerli olacağı; davalının savunmasında hisse devir ve temlikinin onayı için parselde %10 oranında inşaat yapılmasına bağlı bulunduğunu bildirdiği; sözleşmede devreden davacının inşaat yapma yükümlüğü bulunmadığı; bilakis devir sözleşmesi içeriğinde “ Alıcının da kendisine devir ve teslimi yapılan söz konusu arazi bina ile birlikte söz konusu mülkiyetlerin ayrılmaz bir parçası olan katılımcılık sıfatından doğan tüm müeccel borç ve mükellefiyet ve sorumluluklarını tesellüm ettiğinin” kararlaştırıldığı; eğer tahsisin onayı için % 10 inşaat yapılması koşulu varsa bile, bu sorumluluğun davalı alıcıya (devralana) ait olduğu: bir başka anlatımla iddia edilen şart varsa tahakkukun sağlamakla yükümlü olduğu, her ne kadar -------- görülen davada huzurdaki davalı hakkında red kararı verilmişse de, sözleşmenin huzurdaki davalı tarafından vekâleten davacılar adına imzalanması sebebiyle, yapı denetim şirketine karşı taraf (sözleşen) sıfatı bulunmamasından kaynaklandığı; işbu davadaki davacı ile anılan davadaki davacı aynı kişi olmadığından, kesin hüküm sonucu doğurmadığı, bu nedenle davacının rücu edeceği alacak miktarının 35.000 TL olduğu, takip tarihine kadar birikmiş işlemiş faiz alacağının 10.929,34 TL olduğu rapor edilmiş ve mahkemece hükme esas alınmış olup; bilirkişiler her ne kadar işlemiş faiz yönünden alacağı daha az hesaplamış iseler de sehven daha az hesaplandığı, Mahkemece yapılan hesaplamada davacının takip talebindeki işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu nazara alınarak davanın kabulü ile alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
Davanın KABULÜ İLE;
1-Davalının---------- sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile; takibin 35.000 TL asıl alacak, 11.499,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.499,65 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen DEVAMINA,
2-Davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 35.000,00 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 3.176,39 TL harçtan, peşin alınan 561,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.614,79 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 561,60 TL peşin harcın ve 5.174,30 TL bilirkişi ücreti ve posta giderleri olmak üzere toplam 5.795,20 TL' nin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----------- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!