T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/348 Esas
KARAR NO: 2024/151
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:26/05/2021
KARAR TARİHİ: 14/02/2024
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 05/05/2019 tarihinde 16:00 sularında ikamet adresi olan -----e adresinde bulunduğu esnada, ---- plakalı araçla,---- numaralı ile ------ yapılan----- plakalı aracın geri geri manevra yaparken davacıya çarptığını ve ağır yaralanmasına neden olduğunu, davacı kaza nedeniyle kafasından ve ayağından darbe olarak çok ciddi bir şekilde yaralandığını, davacı kaza nedeniyle 4 hastanede tedavi gördüğünü, kaza sonrasında çok büyük acılar ve ızdıraplar çektiğini, kazadan dolayı tam kondisyon sağlayamadığını ve psikolojisinin bozulduğunu, davacı vekili---- plakalı aracın 3. Kişilere devrini önlemek üzere teminatsız ihtiyati tedbir konulmasını ( ---- plakalı araç davalı tarafından satıldığını ve yeni aracın ----- plakala araç üzerinden tedbir konulmasını ), kaza nedeniyle davacının uğradığı bedensel zararlar yönünden maddi tazminat başlığı altında sürekli iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılmasını nedeniyle asgari 1.000 TL maddi tazminatın ve maddi tazminat adı altında tedavi giderleri ve bakıcı giderleri, tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masrafların adına asgari 100 TL maddi tazminatın şimdilik toplam 1.100 TL ödenmesi yönünden karar verilmesini, çekilecek acı elem ve ızdırap nedeniyle manevi tazminat yönünden 40.000 TL manevi tazminatın ------ tarafından ödenmesi yönünden karar verilmesini ve bütün alacakları için kaza tarihi olan 05/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek olan faiz oranı üzerinden hesaplanacak ticari faizilye birlikte davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ----- vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ----- numarası ile -------- plakalı aracın sigortalı olduğunu, devam ile mezkur kazanın oluşumunda müvekkili şirket nezdinde trafik sigortası poliçesi ile sigortalı ---- plakalı araç sürücüsü----- kusuru bulunmadığını, bu husususun bir yansıma olarak müvekkilinin davacı yanca iddia ve talep olunan tazminattan sorumluluğunun bulunmadığını, olay nedeni ile sigorta şirketinin varsa sorumluluğu kusur ve ----- ile sınırlı bulunduğunu, ------- poliçeleri kusur oranında sorumluluğu havi poliçeler olup, mezkur kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün ve müvekkili şirketin de kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacı yanca iddia olunan sürekli iş gücü/gelir kaybının tespiti aşamasında, ----- için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik kapsamında belirlenecek oranın dikkate alınmasının gerekmekte olduğunu, davacı yanca sürekli bir sakatlık meydana gelmiş ise sürekli sakatlık tazminatı hesaplanması aşamasında ------- yaşam tablosu dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda davacı yanın uğradığı iddia olunan zararın hesaplanması aşamasında vergilendirilmiş geliri dikkate alınacak olup aksi takdirde asgari ücrete göre hesaplanmasının gerekmekte olduğunu, sorumluluğu kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin ancak ve ancak dava yoluyla yapılan ihbardan itibaren faizden sorumlu tutulabileceğini, yine avans faizi taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketi ile davacının arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, talebinin bu yönü ile reddinin gerekeceğini, Haksız olarak açılmış işbu davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı --------vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı, maddi ve manevi tazminat taleplerine konu etmiş olduğu işbu davayı, asliye ticaret mahkemesi sıfatını taşıyan mahkemenizde ikame ettiğini, Ancak mahkemenizin, davaya konu uyuşmazlıkta görevli mahkeme olmadığını, taleplere konu edilen hususun bir ticari iş niteliğinde olmadığını, basit usule göre defter tutan, esnaf sıfatını haiz bir kişi olduğunu, tacir olmadığını, davaya konu olan olayda da bir ticari faaliyet etrafında değil, alışverişten evine dönmekte olan müvekkilinin aracını evinin önüne park etmesi etrafında gerçekleştiğini, İşbu dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ("TBK") 49 ve devamındaki maddeleri uyarınca haksız fiilden doğan borç ilişkileri kapsamında maddi ve manevi tazminat taleplerini konu alır nitelikte bir dava olduğunu, Anılan yasa uyarınca da görevli mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ("HMK") 2. maddesinde öngörüldüğü üzere asliye hukuk mahkemesi olduğunu, öte yandan işbu uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ("TTK") 4. maddesi kapsamında ticari dava olmadığını, işbu davanını görevli ve yetkili mahkemede açılmamış olması nedeni ile görev ve yetki itirazlarına itibar edilmesini, davanın usulden reddine karar verilmesini, davacının, davaya konu olayın yaşandığı gün ve devamında müvekkilinden şikayetçi olmadığını, müvekkilinin davacı küçüğün düşmesi sonucu yaralanması doğrultusunda şahit olduğu olayda tüm özen ve bildirim yükümlülüklerini yerine getirdiğini, -------- birlikte sabahın ilk saatlerine dek davacının tedavisini de takip ettiğini, davacının davaya dayanak gösterdiği yaralanma olayı akabinde ne kendisinin ne de velisinin şikayeti bulunmadığını, bunun yegane sebebinin müvekkilinin kusurlu olmadığını, gün itibari ile biliyor olduklarını, ancak aradan tamı tamına 22 gün geçtikten sonra şikayetçi olunduğunu, bunun haksız bir talebi vaki kılmaya dönük kötü niyetli bir eylem niteliğinde olduğunu, davacı, işbu davayı 40.000,00.-TL manevi, belirsiz alacak niteliğinde 1.100,00.-TL maddi tazminat talepleri üzerine ikame ettiğini, Fakat söz konusu maddi tazminat talebinin kendisi de belirsiz alacak niteliğinde ileri sürülmesinin kabulü mümkün olmadığını, zira öncelikle bu talebe konu edilen gerekçelerin niteliği belirsiz alacak mefhumuna uygun olmadığını, davacının 2015 doğumlu yani 6 yaşında olan bir çocuk olduğunu, herhangi bir gelirinin olmasının mümkün olmadığını, ekonomik geleceğinin de sarsılmasının söz konusu olmayacağını, müvekkilinin olayın meydana geldiği aracını park etmek amacı ile manevra yapması esnasında tüm yükümlülüğünü dikkat ve özenini sergilediğini, dikiz aynaları ile etrafı kontrol ettiğini, hızlı yada öngörülemez olmasının mümkün olmadığını, davacının saniyelik hatta anlık eylemlerle hareket ettiğini, müvekkilinin sevkindeki araca çarptığının dahi tartışmalı olduğunu, müvekkilinin olay sırasında araçta bulunan eşinin verdikleri ifadede herhangi bir çarpma bulunmadığını beyan ettiklerini, olayın oluşuna, olay gününe ve akabinde yaşanan gelişmelere şahit olan tanıkların olduğunu ve dinlenilmesini talep ettiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, ceza dosyası, ----kayıtları, hastane tedavi evrakları, hasar dosyası ve poliçe suretleri, -----araştırmasına ilişkin evraklar, tanık beyanları, --- raporları, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, 05/05/2019 tarihli trafik kazası nedeni ile davacının, davalılardan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın; 05/05/2019 tarihli kazada davacının oluşan kazadan kaynaklı sürekli iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığı, maluliyet durumunun oluşup oluşmadığı, sürekli iş göremezlik ve ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle 1.000 TL ve maddi tazminat adı altında tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve tüm iyileşme süresince yapılan masraflar adına şimdilik 100,00 TL, 40.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilinin mümkün olup olmadığı, oluşan kazada tarafların kusurlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir.Kural olarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (mülga 818 Sayılı BK'nun 53. maddesi) gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir.Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır -----------2918 sayılı Kanunun 88. maddesi ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar” düzenlemeleri yer almıştır.6098 sayılı TBK 61. Maddesinde (818 sayılı BK’nın 50 ve 51. maddelerinde de), haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda, zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanlardan birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu düzenlenmiştir.Dolayısıyla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88/1. maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacı dava dilekçesinde zararın tamamını davalılardan talep etmiştir. Davalıların sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88. maddesine dayanmaktadır. ----------İşletenin, 2918 sayılı KTK.’nun 85. maddesi, sürücünün TBK’nun 49 (BK.’nun 41) vd. madde hükümlerine göre mevcut zarardan davacıya karşı, 2918 sayılı KTK.’nun 88/1. maddesi uyarınca müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır. Alacaklı taraf, TBK’nun 163. maddesi (BK.nun 142/1) uyarınca, müteselsil borçlulardan hepsinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir.Bununla birlikte; kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmü uyarınca manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Dosyada mübrez ------tarihli raporda özetle; Davalı sürücü ----- %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, 2015 doğumlu davacı yaya ------ davranış faktörlerinin kazanın meydana gelmesinde %25 (yüzde yirmibeş) oranında etken olduğu kanaatini bildirir müşterek rapor olduğunu belirtmişlerdir.Dosyada mübrez kusur bilirkişisi ve aktüerya bilirkişisinin raporunda özetle; davalı sürücü ------ idaresindeki ------ plakalı---- park etmek için geri geri manevra yaparken, manevraları düzenleyen genel şartlara uymadığı ve 3 yıl 10 ay yaşındaki ----- çarparak sürekli sakat kalacak nitelikte yaralanmasına neden olduğu için KTK 67/b – 84/j ve KTY 137/B – 157/a/10 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve %75 kusurlu olduğu; Davacı --------- kaza anında 3 yıl 10 ay yaşında olduğu halde sokakta oynarken park etmek için geri geri manevra yapan ----- plakalı ---çarpması sonucu sürekli sakat kalacak şekilde yaralandı anda yanında büyüklerinden birinin olmaması, yeterince kollanmaması ve sahip çıkılmaması nedeniyle KTK 47/d ve KTY 95/d maddelerinde açıklanan kusurların işlenmesinin yaralanmalı trafik kazasının meydana gelmesinde tali ve %25 oranında etkili olduğu;
Davacı / Kazalı --- geçirdiği trafik kazası nedeniyle talep edebileceği maddi zararının toplam 4.115,31 TL olduğu, Davalı sigorta’nın da poliçe limit kapsamı ile sınırlı olarak - poliçe kapsamında Şahıs Başı limitin 360.000,00-TL olduğu tespit edilmiştir – Diğer Davalı ile birlikte Zarardan sorumlu olduğu, Davacı ------ talep ettiği Tedavi Giderleri ile buna bağlı Bakıcı,Refakatçi, Yol/Ulaşım ve İlaç/Tıbbi Malzeme Giderleri yönünden; Davacı/Kazalı------- Bakıcı Gideri için; kadri maruf olmadığına kanaat getirilen Davacı Bakıcı Gider talebine ilişkin davacının ağır maluliyeti
olmadığı gibi, yine Bakıcı’nın varlığına dair dosyada herhangi bir belge de olmadığı hususları göz önünde bulundurularak Bakıcı Gideri’nin oluşmadığı, Davacı/Kazalı-----Refakatçi Gideri için; kadri maruf olmadığına kanaat getirilen Davacı Refakatçi Gider talebinin yine belgesiz olduğu da göz önünde bulundurularak Refakatçi Gideri’nin oluşmadığı,
Davacı/Kazalı ----Yol/Ulaşım Gideri için; Yaralanmanın niteliğine göre ne kadarlık yol gideri yapıldığı belirlenerek varsa Belgesiz de olsa Tedavi Gideri olarak Ulaşım/Yol Masrafı’na takdir edilmesi gerekmesine karşın, Davacı’nın ne sıklıkla ve hangi şekilde Hastaneye ulaşım sağlayacağına
dair tıbbi gerekliliği ve makuliyeti de uzmanlık alanımızda olmadığından, - bu hususun uzman doktor bilirkişiden tespiti akabinde değerlendirilmesi gerektiği-, heyette hekim bilirkişi olmadığı için değerlendirilemediğinden bu hususların yokluğunda Yol/Ulaşım gideri talebinin hesaplamadan
ayrık tutulması gerektiği, Davacı/Kazalı ----- İlaç-Tıbbi Malzeme/Tedavi Gideri için; kadri maruf olmadığına kanaat getirilen Davacı İlaç-Tıbbi Malzeme/Tedavi Gider talebine dair söz konusu ilaç/tıbbi malzeme ve sair medikal ürünlerin hangilerinin Davacı tedavisi ile ilgili gerekli/makul olup olmadığı ve varsa hangi süreyle makul olduğu hususları ile Davacı yan Tıbbi iddia ve taleplerinin kadri marufluğu hususların da yine uzman hekimce değerlendirilmesi akabinde Davacı’nın taleplerinin makuliyeti ortaya çıkabileceği; buna göre, Davacı’nın hangi süreyle ve hangi -- ihtiyaç duyacağına dair tıbbi gerekliliği ve makuliyeti de uzmanlık alanımızda olmadığından, - bu hususun uzman doktor bilirkişiden tespiti akabinde değerlendirilmesi gerektiği-,heyette hekim bilirkişi olmadığı içindeğerlendirilemediğinden, yine tedavi giderlerini tevsik edici bilgi ve belge de dosya kapsamında bulunmadığından bu hususların yokluğunda İlaç-Tıbbi Malzeme/Tedavi
Gideri talebinin hesaplamadan ayrık tutulması gerektiği, 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan Tedavi Giderleri yönünden Dava Dışı ----, ilgi yasa kapsamı dışında kalan Belgesiz Tedavi Giderlerinden ise Davalı Sigorta Şirketi’nin de poliçe limitleri kapsamında Diğer Davalılarla birlikte sorumlu olduğu, Yönündeki, tespit, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememizin 14/06/2023 tarihli duruşmasının ara kararı uyarınca; dosyanın kurum doktoru bilirkişi ----- tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez doktor bilirkişisinin raporunda özetle; 05.05.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasın da yaralanan ----- tedavi sürecinde; Belgesiz tedavi gideri olarak yol gideri olarak 1.100,00TL , pansuman, bakım vb gideri olarak 1.000,00TL 1(bir) aylık evrede bakıcı gideri olarak 2.558,40TL olmak üzere toplam
4.658,40 TL nin kadri maarufunda olduğu, Kabul ve değerlendirme takdiri yüce Mahkemenizde olmakla dosya içerisinde ki kusur oranı göz önüne alındığında; 3.493,80TL olacağı, belgesiz tedavi giderleri açısından davalıların sorumluluğunun devam ettiği, Babanın tarafıma verdiği anamnez de ----- baş ağrısı şikayetlerinin kalmadığı,
dosyada ki tıbbi evraklar ve kişinin --- muayenesin de nörolojik muayenesinin normal olduğu, nörolojik defisit saptanmadığı göz önüne alındığında, kişi de kazaya bağlı kalıcı bir nörolojik arazın kalmadığı,----- nolu epikriz raporunun 06.05.2019 beyin ve sinir cerrahi konsültasyon notu;(acil kırmızı alan) bölümün de dün geçirdiği --- sonrası dış merkezden tarafımıza gönderilen hasta yakınlarından alınan bilgide ‘’hastanın boy kısalığı için ilaç uygulandığı
öğrenildi’’ ifadesinin bulunduğu, -----dosya/geliş nolu ---epikriz raporunda; gelişme geriliği, protein-enerji malnütrisyonu sonrası, şikayet ; boy 96cm(3P), muayene bulguları doğal, ----- dosya/geliş nolu---- epikriz raporunda; gelişme geriliği, protein-enerji malnütrisyonu sonrası, vitamin eksikliği, kilo 14 kg (3-10 p), boy 95cm (3-10p), muayene bulguları doğal, ------ onay tarihli tetkik sonucunda; sol el-el bileği kemik yaşı tayininde; sol el bilek grafisine göre kemik yaşı 3,5-4 yaş aralığında değerlendirildiği, -----------
tekrar nolu ------ ayaktan epikriz raporunda; tanı raşitizm, aktif, yakınma: TK 6 ay önce olmuş, 15 cm yarık oluşmuş, baş ağrısı, halsizlik, öyküsü; 15kg 3-10p, 95cm 3p den küçük, çocuk endokrinoloji takip önermiş,anemi tetkik, ---- normal olduğu bildirildiği, kaza sonrası bacak kemik yapısında osseoz bir patoloji saptanmadığı, kaza sonrası 3. Aydaki hastane kayıtların da da kişinin boy persentil eğrisinin 3 persentilde olduğu, tarafımca yapılan muayene de de boy 3-10p arasında olduğu göz önüne alındığın da gelişme geriliği ile ilgili sorununun kaza ile illiyet bağının olmadığı, Ancak takdir ve değerlendirme sayın Mahkemeniz de olmakla başka bir görüş ihtiyaç duyulduğu takdirde çocuk endokrinoloji bölümünden de uzman görüşü alınabileceği,
kanaatini bildirmiştir. Davacı vekili tarafından dava değer artırım dilekçesi ile; Dava açılış esnasında maddi tazminat olarak 1.000 TL talep edildiğini bu taleplerini bilirkişi raporları doğrultusunda 3.115,31 TL arttırarak toplamda 4.115,31 TL ye çıkarttıklarını, tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar adına dava açılış esnasında 100 TL maddi tazminat talep edildiğini, bu taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda talebimizi bilirkişi raporu doğrultusunda 3.393,80 arttırarak toplamda 3493,80 TL ye çıkarttıklarını, manevi tazminata ilişkin taleplerinin dava dilekçesindeki gibi olduğunu, manevi tazminat yönünden 40.000 TL manevi tazminatın-------tarafından ödenmesi yönünde karar verilmesini, tazminat alacakları için kaza tarihi olan 05.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek olan ( 3095 sayılı yasa gereğince ---- kısa vadeli avanslar için uyguladığı) faiz oranı üzerinden hesaplanacak ticari faiziyle birlikte davalılar (Sigorta şirketi için poliçe limiti dahilinde) tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda 05/05/2019 tarihinde davalı --------- plakalı aracın yaya konumunda olan ------- çarptığı, aracın diğer davalı sigorta şirketinde sigortalı olduğu, yaşanan kaza nedeni ile davacının malul kaldığı iddiası ile eldeki maddi ve manevi tazminat davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davacının kaza anında üç yaş on aylık olduğu görülmüştür. Yaşanan kazada tarafların kusur durumlarının tespiti için dosya ------gönderilmiş, alınan raporda davalı sürücünün %75 oranında, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. ---- yaşanan kaza sonucunda sürekli maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise üç aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Dosya kapsamında alınan aktüel bilirkişi raporunda her ne kadar davacının geçici iş göremezlik tazminatı hesap edilmiş ise de, yerleşik yargı içtihatları doğrultusunda ------ kaza tarihindeki yaşı gereği geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağı açıktır. Bununla birlikte, belgesiz tedavi gideri olarak yol gideri olarak 1.100,00TL , pansuman, bakım vb gideri olarak 1.000,00TL 1(bir) aylık evrede bakıcı gideri olarak 2.558,40TL olmak üzere toplam 4.658,40 TL nin kadri maarufunda olduğu, dosya içerisinde ki kusur oranı göz önüne alındığında; 3.493,80TL olacağı hekim bilirkişi tarafından tespit edilmiş olup, bu bedelden davalıların sorumluluğu devam etmektedir. Bu sebeple, davalı araç malikinin haksız fiil tarihinde, davalı sigorta şirketinin ise başvuru tarihi sonrası yasal süre geçtikte sonra temerrüde düştüğü de dikkate alınarak; maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; tedavi, bakıcı gideri ve masraflar olmak üzere toplam 3.493,80 TL’nin davalı sigorta şirketinden 28.02.2020 tarihinden, davalı---- 05.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Manevi tazminat istemi yönünden ise; nitekim, manevi tazminat miktarının tayininde ------ Kurulu'nun kararında gösterilen ölçütlerin esas alınması gerekmektedir. Buna göre manevi tazminat ne bir ceza ne de gerçek manada bir tazminattır, ceza değildir zira davacının menfaati düşünülmeksizin sorumlu olana hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük değildir. Manevi tazminatın amacı, mağdurda veya zarara uğrayan da bir huzur hissi, bir tatmin duygusu yaratmaktır. Hakim manevi tazminatı tayin ederken, TBK'nun 51 ve 52. maddesini nazara almalıdır. Buna göre manevi tazminat özel hal ve şartlar ile kusurun ağırlığı gözönünde bulundurularak belirlenir. Somut olay ele alındığında; davaya konu trafik kazasında davalı sürücünün kusur durumu, davacının iyileşme süresi, tarafların ekonomik durumları, hakkaniyet ilkelesi ve manevi tazminata yasal içtihatlar gereği yasal faiz işletilmesi hususu da dikkate alınarak; davacının davasının manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 05.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---- alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile tedavi, bakıcı gideri ve masraflar olmak üzere toplam 3.493,80 TL’nin davalı sigorta şirketinden 28.02.2020 tarihinden, davalı ----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 05.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ------alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Maddi tazminat istemi yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 140,38 TL peşin harç ile 115,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 172,22 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Manevi tazminat istemi yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.366,20 TL karar ve ilam harcının davalı -----tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 140,38 TL peşin harç ile 115,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 314,68 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 3.800,00 TL bilirkişi gideri, 1.578,00 TL ile 1.070,00 TL -----fatura bedeli ile tebligat ve müzekkere gideri 427,10 TL olmak üzere toplam 6.875,10 TL yargılama giderinden red/kabul oranına göre 3.392,67 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.360.00 TL ara buluculuk ücretinin kabul/red oranı dikkate alınarak 671,12 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 688,88 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca;
a) Kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 3.493,80 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b) Kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalı ------------ tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalılar iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca;
a) Red edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 3.493,80 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
b) Red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin ve davalı ------ vekilinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 14/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!