WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/90 Esas
KARAR NO:024/258
DAVA: İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/03/2020
KARAR TARİHİ: 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali(Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA:Davacı vekili, müvekkilinin asıl borçlu ------- emtia sattığını, satış sözleşmesinin davalımızında müteselsil kefil olarak katıldığını, asıl borçlu ile davalımız kefil aleyhine ------- dosyasıyla icra takibi başlattıklarını; davalı tarafından borca ve yetkiye itiraz edildiğini, davalının yetki itirazının kabulü ile takibin onun yönünden tefrik edilip -------sayılı dosyasına gönderildiğini, yeni dosya üzerinden çıkarılan ödeme emrine de davalının haksız yere itiraz edip takibi durdurduğunu belirterek, itirazın iptaline takibin devamına ve davalıdan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili, davaya cevap vermemiş olup, icra dosyasına yapmış bulunduğu itirazı çerçevesinde inceleme yapılmış; davalı taraf icra takibinin zaman aşımı yönünden itiraz etmiş ise de arada akdi ilişkinin bulunduğu, zaman aşımı süresinin 10 yıl olduğu, icra takibine kadar sadece 2 yıl geçmiş olması nedeniyle, icra dosyasındaki zaman aşımı defi reddedilmiş, davalı vekilinin yargılama esnasında icra takibindeki borca istinaden -------- teminat mektuplarının da bozdurulduğunu, ayrıca müvekkili tarafından davacı --------- ödemeler gönderildiğini savunduğu görülmüş, ödeme iddiaları da araştırılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava İİK 67. Madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup, davacı tarafından başlatılan icra takibi 339.978,12 TL asıl alacak, 29.064,93 TL işlemiş faiz, 537,36 TL protesto gideri, 288,00 TL komisyon, 134,00 TL ihtiyati haciz gideri ve 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 370.608,41 TL nin tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatılmış, takipte borcun sebebi olarak 09/06/2019 vade tarihli 96.000,00 TL tutarlı bir adet çek, 15/06/2019 vade tarihli 120.000,00 TL tutarlı, ----- vade tarihli ---- tutarlı, ----- vade tarihli ---- tutarlı 3 adet bono ve ----tutarlı kefaletnamenin gösterildiği; davalının süresi içinde icra takibine borcun zaman aşımına uğradığı ve borçlarının bulunmadığı yönündeki itiraz dilekçesi verdiği; itiraz üzerine takibin durduğu, iş bu davanın da 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davalı tarafın ödeme itirazı yönünden gerekli incelemeler yapılmış, davacı vekilinin 17/02/2022 tarihli celsede banka tarafından bildirilen 2 adet senedin ödendiğine dair herhangi bir itirazlarının bulunmadığını ancak icra takibinde cari hesaba da dayandıklarını bildirdiklerine dair beyanı alınmış,Davalımızın kefil olduğu satış sözleşmesinde taraflar arasındaki ihtilaf halinde davacı şirketin kayıtlarının esas alınacağına dair kararlaştırmanın yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, esasen davanın tüm taraflarını bağlayacağı ancak davalı tarafından yapılan ödeme itirazının da ispatlandıkları müddetçe davacı kayıtlarında yer almasa dahi borçtan düşülmesi gerekeceği dikkate alınmak suretiyle uzman mali müşavir --------- 1 kök 2 ek rapor alınmış olup, kök raporun ön rapor niteliğinde olduğu, 1. Ek raporla davacı kayıtlarının incelediği, 2.ek raporda dava dışı ---- ait firmanın kayıtlarının incelendiği; ek raporların hükme esas alınabileceği, ikinci ek raporun sonunda incelenen şirket kayıtlarına göre sonuç kısmının oluşturulduğu görülmüştür.Dosyanın bir bütün olarak değerlendirilmesinde;Davalımızın müteselsil kefil olduğu, TBK 586/1 maddesinde ''kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir'' denmiştir. Davalımızın sözleşmeyi açıkça müteselsil kefil olarak imzalamış olması, icra takibi başlatılmadan önce 14/10/2019 tarihinde kat ihtarının asıl borçluya tebliğ edildiği ancak sonuç alınamadığı ve bundan sonra icra takibinin başlatıldığı bu nedenle artık davalımıza karşı iş bu itirazın iptali davasının açılabileceği belirlenmiş, Bilirkişi raporunda davalı tarafın iddia ettiği tüm ödeme itirazları tek tek incelenmiş olup, hem davacı hem de dava dışı kök borçlu şirketin kayıtlarının incelendiği,Bu inceleme sonunda:''Dava dışı şirket tarafından davacı şirket lehine keşide edilen ----- ibraz tarihli ----- bedelli 1 adet çekin karşılıksız kaldığına, ---- vade tarihli ---- vade tarihli -----vade tarihli ---- bedelli 3 adet bononun ödenmediğine ilişkin kayıtların dava dışı şirket defterlerinde görülemediğini, davacı şirketin kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle dava dışı şirketten 869.978,12 TL alacaklı gözüktüğü, takipte asıl alacağın 339,978,12 TL olarak talep edildiğini, 08.06.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda icra takibindeki asıl alacak, işlemiş faiz ve ferileri yönünden kalem kalem yapılan inceleme ve hesaplama neticesinde; takip tarihi itibariyle işlemiş faiz toplamının 31.980,72 TL olarak hesaplandığını, davalının talebi ile bağlı kalınarak işlemiş faiz toplamının 29.064,93 TL olduğun, karşılıksız kalan 93.970,00 TL çek bedelinin binde 3'ü olanı 281,91 TL (93.970,00 x 0,003) nin çek komisyonu olarak hesaplandığını, davacının takibinde 537,36 TL protesto masrafı, 134,00 TL ihtiyati haciz gideri, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti talep edildiği, takip talebinde yer alan bu alacak kalemlerinin davadaki haklılık durumuna göre karar verilebileceğini, davacı şirket tarafından nakde tahvil olan 580.000,00 TL tutarındaki banka teminat mektuplarından 530.000,00 TL'sinin takipten sonra 08.01.2020 tarihinde dava dışı şirketin cari hesabına alacak kaydedildiğini, 08.06.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; takip tarihinden sonra 26.02.2021 tarihinde davacı tarafından “2019 yılı İcra Tahsilat Mahsubu” açıklaması ile dava dışı şahıs şirketinin cari hesabına alacak kaydedilen 17.656,92 TL'nin sehven görülemediğini, davacının takip tarihinden sonra yaptığı tahsilatlar sonucunda asıl alacağının 322.321,20 TL olduğunu, davacının Takip Tarihi itibariyle Alacağı 869.978,12 TL, Nakde Tahvil Olan 580.000,00 TL Tutarındaki Banka Teminat Mektuplarından 530.000,00 TL'sinin Dava Dışı Şirketin Cari Hesabına Takipten Sonra 08.01.2020 Tarihinde Alacak Kaydedilmesi (-) 530.000,00 TL -Takip Tarihinden Sonra 26.02.2021 Tarihinde Davacı Tarafından "2019 Yılı İcra Tahsilat Mahsubu" Açıklaması ile Dava Dışı Şahıs Şirketinin Cari Hesabına Alacak Kaydedilen -) 17.656,92 TL takipten sonra davacının yaptığı tahsilatlar neticesinde asıl alacak miktarı 322.321,20 TL olduğu'' RAPOR EDİLMİŞTİR.Mahkememizce bilirkişi raporunun doneleri kabul edilmekle birlikte 17.656,92 TL olarak takipten sonra (davadan da sonra) 26/02/2021 tarihinde kayda işleme bedeli ''icra tahsilat makbuzu'' şeklinde davacı kayıtlarında gösterilen bedelin adından da anlaşılacağı üzere icra takibi nedeniyle yapılan bir ödeme olduğu, artık takip talebine nazaran icra takibinden sonra gerçekleştiği anlaşılan bu miktarın asıl alacaktan değil faizden düşülmesi gerektiği, söz konusu kaydın 26/02/2021 tarihinden davacının kaydına işlendiği nazara alınıp icra tahsilat makbuzunun hangi tarihte düzenlendiği, bu bedelin tam hangi tarihte tahsil ediliği belli olmadığından bunun asıl alacaktan düşülemeyeceği, 26/02/2021 tarihine kadarda işlemiş faizin bu miktarı fazlasıyla geçeceği nazara alınarak mahkememizce bu miktar bilirkişi raporundaki asıl alacak miktarına eklenmiş, Davalımızın borca kefil olduğu, elbette çek gibi ödeme vasıtalarıyla bu borç yönünden yapılan ödemelerden faydalanılacağı ama sadece borca kefil olup çeklere kefaleti bulunmadığından çek komisyon ücretinin de ondan istenemeyeceği nazara alınarak ve o kalem çıkarılarak, Diğer kalemler olan protesto gideri, ihtiyati haciz masrafları ve vekalet ücretinin belgeli olması nedeniyle bunlar hesaplamaya katılarak,İcra takibine konu alacağın bir alım satım akdinden kaynaklandığı, likit olduğu, itirazın iptaline karar verilen kısım yönünden davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak hakkındaki itiraz iptal edilen asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki karar tesis olunmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜNE
Davalının --------dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile;
Takibin 339.978,12 TL asıl alacak, 11.408,01 TL işlemiş faiz, 537,36 TL protesto gideri, 134,00 TL ihtiyati haciz gideri ve 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti toplamı olmak üzere toplam 352.663,49 TL üzerinden ve sadece asıl alacağın takipten itibaren takip talebinde belirtilen faiz cinsi ve oranında faiz uygulanarak devamına,
Fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine,
339.978,12 TL üzerinden %20 İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Alınması gereken 24.090,44 TL ilam harcından dava açılırken alınan 4.476,03 TL nin mahsubu ile eksik 19.614,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Tamamı davacı tarafça karşılanan 4.530,43 TL peşin ilam harcı ile başvuru harcının tamamı ile 4.250,00 TL bilirkişi inceleme ücretleri 450,95 TL tebligat gideri ve posta giderinin kabul ve ret oranları gereğince 4.472,25 TL lik kısmının toplamı 9.002,68 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Dava açılmadan önce gidilen arabuluculuk sebebiyle 1.320,00 TL nin 1.255,80 TL sinin davalıdan alınarak kalan 64,20 TL sinin ise davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu amaçla harç tahsil müzekkeresinin hazırlanmasına,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 54.899,45 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, davalı yönünden karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak, reddedilen kısmın miktarı yönünden davacı açısından kesin olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 07/03/2024