T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/658 Esas
KARAR NO: 2024/156
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:16/12/2020
KARAR TARİHİ:14/02/2024
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacının ----- tarihi saat: 08.00sıralarında pendik --- yaya olarak yürümekte iken; davalı sürücü -------sevk ve idaresinde bulunan, davalı -----sayılı poliçe ile ----------- teminatı altına aldığı ve davalı ----- malik olduğu ---plaka sayılı aracın çarpması neticesinde, davacının ağır yaralanmış olduğu, kolluk tarafından tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağına göre davalı sürücünün tam kusurlu olduğu kaza ile ilgili olarak yapılan ceza kovuşturmasında davalı sürücünün tam kusurlu bulunduğu, 43 yaşındaki davacının kuyumcuda çalışmakta ve asgari ücretin üzerinde gelir elde etmekte iken kaza nedeni ile geçici bir süre çalışamadığı, meslekte kazanma gücünde daimi azalma olduğu, ------ tarafından karşılanmayan ve bilirkişi tarafından tespit edilebilecek sağlık giderleri bulunduğu bu maddi zararlarının yanı sıra kaza nedeni ile elem acı ıstırap duyduğu hayat düzeninin bozulduğu hayat boyunca maluliyet yaşayacağı; davalılardan ---- kaza ile ilgili daha önce -----nezdinde açılan----Tazminat davacı sırasında davacının vekili ile anlaşma yaparak 32.972,41 TL ödeme yapmış ise de bu tazminat bedelinin davacının gerçek zararını karşılamadığı, sigorta şirketinin bahse konu tazminatı ----- göre hesaplaması gerekirken normal faiz hesaplama sistemine göre hatalı hesaplamış olduğu, davacı tarafından verilmiş olan ibranamelerin geçersiz olduğu belirtilerek; Davacı --------adına olay tarihinden işleyecek olan ticari reeskont faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak olarak tedavi giderleri için 100,00 TL; çalışamadığı dönemlerdeki kazanç kaybı için 100,00 TL daimi iş gücü kaybı için 100 TL. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararları için 100 TL bakıcı giderleri için 100 TL olmak üzere toplam 500 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıların tamamından müştereken ve müteselsilen; 30.000 TL manevi tazminatın davalılar sürücü ------ve araç maliki ---- olay tarihinden işleyecek olan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı ------vekili tarafından davaya cevap dilekçesinde özetle: Davalı ------- kazalı aracın maliki olsa da; aracın uzun süreli kiralama ile dava dışı ------ uzun süreli olarak kiralanmış ve bu surette işletenlik sıfatının dava dışı kiracıya devredilmiş olduğu; davanın, dava dışı kiracı -------- ihbar edilmesini, kaza ile ilgili olarak kolluk tarafından tanzim edilen Trafik Kazası Tespit Tutanağında hatalı kusur tespitinde bulunulduğu, davalı yan sürücüsünün kazada hızlı seyir etmesinin mümkün olmadığı, ceza kovuşturması bilirkişi raporunun karara esas alınmamasının gerektiğini, Kaza ile ilgili davacı ile diger davalı sigorta şirketi arasında görülen -------sayılı dava dosyasının sonucunun dikkate alınmasının gerektiği, davacı tarafından davalı sigortacıya ibraname verilmiş olduğu, ibranamenin iptal edilebilmesi için Karayolları Trafik Kanunun 111. maddesinde belirlenen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin tespitinin gerektiğini, Davacının kazadan yıl sonra açtığı davadaki manevi tazminat taleplerinin sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanıldığının göstergesi olduğu belirtilerek davanın öncelikle husumet ve davacıya ödeme yapılmış olması gerekçeleri ile reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---- vekili tarafından cevap dilekçesinde özetle; Kazalı ------- sayılı otomobilin davalı sigortacı tarfından ------- sayılı poliçe ile trafik sigortası teminatı altına alınmış olduğu, davayı kabul etmemek kaydıyla, poliçe teminat limitinin 290.000 TL iken yapılan ödemelerin tenzili ile bakiye 253.482,13 TL teminat limitinin bulunduğunu, sorumluluğunun kusurla orantılı olduğunu, Davacı ile davalı sigortacı arasında görülmüş olan---- sayılı ilamı gereğince davacıya icra takibi ferileri ile birlite 3.252,02 TL ödeme yapıldığını, davacı için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü kaybı oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca % 5.1 maluliyet oranı üzerinden bakiye sürekli işgöremezlik zararının 34.911,20 TL olduğunun tespit edilerek 27.05.2020 tarihinde davanın vekiline ödenmiş olduğunu, -------- tarafından sigortacıya rücu edilen 606.67 TL nin ilgili kuruma ödenerek davacının geçici iş göremezlik tazminatınında ödenmiş olduğu davacının sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı alacak bakiyesinin bulunmadığını, tazminat hesaplanacak ise bu ödemelelerin tarihlerin dikkate alınmasının gerektiğini, sağlık giderlerinin ------- sorumluluğunda olduğu,davacının bakıcıya muhtaç kalıp kalmadığının tespit edilmesinin gerektiği bakımı aile tarafından karşılanması halinde % 50 oranında indirim yapılmasını
gerektiğini, davacının avans faizi talep edemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tescil kayıtları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ------sayılı dosyası, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, 01/04/2015 tarihli trafik kazası nedeni ile davacının, davalılardan maddi tazminat ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın 1/04/2015 tarihinde davalı ----- sevk ve idaresindeki------- plakalı aracın yaya davacıya çarpması sonucu oluşan haksız fiilden kaynaklı davacının maluliyetinin oluşup oluşmadığı, şimdilik 100 TL tedavi gideri, 100 TL kazanç kaybı, 100 TL daimi iş gücü kaybı, 100 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı tazminat, 100 TL bakım gideri olmak üzere toplam 500 TL maddi tazminatın ve 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsil edilip edilmeyeceği, oluşan haksız fiilden kaynaklı tarafların kusurlu olup olmadıklarına yönelik olduğu anlaşıldı. 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Kural olarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi ------- gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir.Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır -------2918 sayılı Kanunun 88. maddesi ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar” düzenlemeleri yer almıştır.6098 sayılı TBK 61. Maddesinde (818 sayılı BK’nın 50 ve 51. maddelerinde de), haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda, zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanlardan birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88/1. maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacı dava dilekçesinde zararın tamamını davalılardan talep etmiştir. Davalıların sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88. maddesine dayanmaktadır.--------- İşletenin, 2918 sayılı KTK.’nun 85. maddesi, sürücünün TBK’nun 49 (BK.’nun 41) vd. madde hükümlerine göre mevcut zarardan davacıya karşı, 2918 sayılı KTK.’nun 88/1. maddesi uyarınca müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır. Alacaklı taraf, TBK’nun 163. maddesi (BK.nun 142/1) uyarınca, müteselsil borçlulardan hepsinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir.Bununla birlikte; kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmü uyarınca manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dosyada mübrez --------- alınan --------- sayılı raporda özetle; Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak; Gr1 XII (32a............1)A%5 E cetveline göre: %5,1 (yüzdebeşnoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa etmişlerdir.Dosyada mübrez kusur bilirkişisi ve aktüerya bilirkişisinin raporunda özetle; Davalı ------ Sigortalısı, Davalı Sürücü----------Asli ve Tam Kusurlu Olarak % 100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU 10.2. Davacı/Kazalı yaya -------- Atfı kabil bir KUSURUNUN BULUNMADIĞI; Olayın Trafik Kazası olduğu ve kaçınılmazlık faktörünün bulunmadığı; Davalı sürücü vekili tarafından; Yaya davacının ellerini aracın kaputuna koyup kendisini aracın yanına atarak ayağından yaralanmış olduğu bu nedenle kusurlu olduğu beyan edilmekte ise de; Bu hususların kazayı başlatan ana sebeplerden ve dolayısı ile teknik kusur olmadığı; çarpmaya maruz kalan yayanın reaksiyonlarının tehlikeyi fark ettiği ana göre değişiklik gösterebilecek olup refleks ötesinde iradi bir davranışı olamayacağı ve reflekslerinin zararlı sonuca kendi katkısı olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmış ise de takdirin yüce mahkemede olduğu; Kazalı -----plakalı aracın davalı malik ----- Dava dışı ---- yıllık süre için yapılmış olduğu belirtilen ve dosya da bulunmayan 22.04.2013 tarihli kiralama sözleşmesine ek olan 19.08.2013 tarihli protokolle ana sözleşmeye dahil edilerek 24.09.2013 tarihinde dava dışı kiralayana teslim edildiği; Kira Sözleşmesi Ek Protokolünün; malik davalının, KTK nun 85. Maddesinde sorumluluk yüklenen işleten sıfatını; KTK nun 3. Maddesi “İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” kapsamında kiralayana devrine yeterli kudrette olup olmadığı hususundaki takdirin yüce mahkemenin hukukunda olduğu:Davacı / Kazalı------- geçirdiği trafik kazası nedeniyle davalılardan talep edebileceği maddi zararın 43.017,66 TL olduğu, Davalı sigorta poliçe limitini kapsamı çerçevesinde bulunan Zarar’dan sorumlu olduğu, Davacı---------- talep --- Tedavi /Bakıcı Gideri yönünden; dosya
kapsamında Davacı’nın Tedavi Giderlerine dair mücerret beyanları dışında herhangi bir somut iddia ve delili olmadığı gibi dosyada mübrez bilgi ve belgeler kapsamında da herhangi bir tedavi gideri tutarı bilgisi bulunmadığından, yine heyette uzman hekim bilirkişi de bulunmadığından, Davacı’nın tedavi /bakıcı giderler ne dair maddi zarar talebi yönüyle bir hesaplama yapılamadığı ve hesaplamadan ayrık tutulduğu, Davacı/Kazalı ------- Bakıcı gideri için Bakıcı’nın varlığına dair dosyada belge bulunması gerektiği göz önüne alındığında, Bakıcı masrafı olarak da dosyada herhangi bir davacı somut iddia ve delili olmadığı gibi mücerret iddiası dışında bir bilgi ve belge bulunmadığı; bu hususların yokluğunda Bakıcı Gi derinin oluşmadığının kabulü ile le Bakıcı gideri talebinin hesaplamadan ayrık tutulması gerektiği,Davacı/Kazalı ---------Yol/Ulaşım gideri için Davacı’nın ne sıklıkla ve hangi şekilde Hastaneye ulaşım sağlayacağına dair tıbbi gerekliliği ve makuliyeti de uzmanlık alanımızda olmadığından, - bu hususun uzman doktor bilirkişiden tespiti akabinde değerlendirilmesi gerektiği-, heyette hekim bilirkişi olmadığı için değerlendirilemediğinden bu hususların yokluğunda Yol gideri talebinin hesaplamadan ayrık tutulması gerektiği Davalı sigorta tarafından------ akabinde yapılan ödemenin iddiasında buTedavi giderleri yönünden de ödeme yapılmış ise bu ödemelerin de işbu raporda ayrık tutulan Davacı Tedavi /Bakıcı Gider talebi yönünden değerlendirilmesi ve Sayın
Mahkemece resen hesaplanacak/hesaplatılacak Tedavi /Bakıcı gider hesaplamasından da tenzil gerekeceği, 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan Tedavi Giderleri yönünden Dava Dışı------, işbu dosyaya konu ilgi yasa kapsamı dışında kalan Belgesiz Tedavi Giderlerinden ise Davalılardan ----- poliçe limitleri kapsamında İşleten ve Sürücü Diğer Davalılarla birlikte sorumlu olduğu, kanaatini bildirmişlerdir. Mahkememizin 09/11/2022 tarihli duruşmasının ara kararı ile; dosyanın tedavi giderleri hesabı için uzman doktor bilirkişi tevdine karar verilmiştir.Dosyada mübrez doktor bilirkişisinin raporunda özetle; 01.04.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasın da yaralanan ------- tedavi sürecinde; 9.250,00TL değerinde faturanın mevcut olduğu, Yüksek Yargı Kararları da göz önüne alındığında belgeli tedavi gideri yönünden dava dışı -----sorumluluğunda olduğu, Hukuki değerlendirme ve takdiri Sayın Mahkemenizde olmakla bu faturanın -----adına faturalandığı da görülmektedir. Belgesiz tedavi gideri olarak 700,00TL yol, 250,00TL pansuman vb, 1.201,50TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 2.151,50 TL nin kadri maarufunda olacağı, Kabul ve değerlendirme takdiri Yüce Mahkemenizde olmakla; dosyada sunulu kusur raporunda ---- meydana gelen kazada kusursuz olduğu bildirildiğinden, toplamdan bir indirim uygulanmayacağı Kanaatlerini bildirmiştir. Davacı vekili davasını ıslah ederek; Toplamda 45.169,16 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı------ olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; 01/04/2015 tarihinde davacı taraf yaya konumunda iken davalılardan ----------------- sevk ve idaresindeki ------- plakalı aracın davacıya çarptığı, çarpma sebebi ile davacının yaralandığı, davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için eldeki davayı araç sürüsüne, sigorta şirketine ve araç malikine karşı açtığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında; kazanın gerçekleşmesinde davalı araç sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Yapılan tespitin dosya kapsamındaki delillere ve olayın oluş şekline uygun olduğu görülmüştür. Dosya içerisinde bulunan -------- raporunda davacının kaza nedeni ile %5.1 oranında maluliyetinin olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Ancak hesap bilirkişi raporunda davacının üç buçuk ay sonra çalışmaya başlaması nedeni ile bu süre dikkate alınarak hesaplama yapılması mahkememizce de uygun bulunmuştur. Davadan önce davalı sigorta tarafından ödendiği iddia olunan, davacının da ikrar ettiği bedel ile ---------tarafından ödenen bedellerin mahsubu ile hazırlanan raporda davacının bakiye 43.017,66 TL maddi tazminat talebinde bulunacağı tespit edilmiş, tedavi giderlerinin hesabı için dosya hekim bilirkişine verilmiş, belgesiz tedavi gideri olarak 700,00TL yol, 250,00TL pansuman vb, 1.201,50TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 2.151,50 TL nin kadri maarufunda olacağı tespiti yapılmış olup, dosya kapsamında alınan raporların; yasal mevzuata uygun ve denetime elverişli olması nedeni ile raporlar dikkate alınarak hüküm tesis edilmiştir. Hükümde faize hükmedilirken; sigorta şirketi dışındaki davalıların haksız fiil tarihi itibari ile, sigorta şirketinin ise dava tarihi ile temerrüde düşürüldüğü kabul edilmiştir. Davalı araç maliki şirket her ne kadar aracı kira sözleşmesi ile kiraladığını beyan etmiş ise de dosyaya kira sözleşmesinin sunulmaması nedeni ile davalının işleten sıfatının bulunduğu mahkememizce kabul edilerek maddi ve manevi tazminatlardan sorumlu tutulmuştur. Açıklanan nedenlerle; davanın maddi tazminat istemi yönünden kabulü ile; 45.169,16 TL maddi tazminat ve 2.151,50 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 45.169,16 TL’nin davalılar ---- olay tarihi olan 01.04.2015 tarihinden, davalı ------- dava tarihi olan 16/12/2020 itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Ancak hüküm kısmında maddi tazminat olarak 43.017,66 TL yerine maddi hata sonucu toplam tazminat miktarı olan 45.169,16 TL yazıldığı ancak toplam miktarın doğru yazıldığı açık olduğundan bu hususta ayrıca tashih kararı yazılacaktır.
Manevi tazminat istemi yönünden ise; nitekim, manevi tazminat miktarının tayininde ------- kararında gösterilen ölçütlerin esas alınması gerekmektedir. Buna göre manevi tazminat ne bir ceza ne de gerçek manada bir tazminattır, ceza değildir zira davacının menfaati düşünülmeksizin sorumlu olana hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük değildir. Manevi tazminatın amacı, mağdurda veya zarara uğrayan da bir huzur hissi, bir tatmin duygusu yaratmaktır. Hakim manevi tazminatı tayin ederken, TBK'nun 51 ve 52. maddesini nazara almalıdır. Buna göre manevi tazminat özel hal ve şartlar ile kusurun ağırlığı gözönünde bulundurularak belirlenir. Somut olay ele alındığında; davaya konu trafik kazasında davalı sürücünün kusur durumu, davacının iyileşme süresi, tarafların ekonomik durumları, hakkaniyet ilkelesi ve manevi tazminata yasal içtihatlar gereği yasal faiz işletilmesi hususu da dikkate alınarak; 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar -------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın maddi tazminat istemi yönünden kabulü ile; 45.169,16 TL maddi tazminat ve 2.151,50 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 45.169,16 TL’nin davalılar -------olay tarihi olan 01.04.2015 tarihinden, davalı ------dava tarihi olan 16/12/2020 itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
2-Davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ---------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Maddi tazminat istemi yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 3.085,51 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 104,18 TL peşin harç ile 762,85 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.218,48 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Manevi tazminat istemi yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.366,20 TL karar ve ilam harcının davalılar --------müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 104,18 TL peşin harç ile 762,85 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 921,43 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 2.400,00 TL bilirkişi gideri, 820,00 TL------- fatura bedeli ile tebligat ve müzekkere gideri 436,00 TL olmak üzere toplam 3.656,00 TL yargılama giderinden red/kabul oranına göre 3.169,63 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 1.360,00 TL ara buluculuk ücretinin red/kabul oranına göre; 1.179,07 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak; 180,93 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
9-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca;
a) Kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b) Kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalılar -------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalılar iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca; red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 10.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ------ verilmesine,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 14/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!