T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/514 Esas
KARAR NO: 2024/116
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 23/10/2020
KARAR TARİHİ: 07/02/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle, müvekkil banka ile dava dışı -----arasında imzalanmış ---- istinaden dava dışı firmaya kredi kullandırıldığını; davalının ise sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını; borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname keşide edildiğini ancak ihtarnameye rağmen ödeme olmayınca ------dosyası ile icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, ara buluculuk sürecinin de anlaşamama ile sonuçlandığını açıklayarak davalının icra dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, inkar olunan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı banka ile müvekkili arasında hukuki bir ilişki mevcut olmadığını, alacağa dayanak gösterilen genel kredi sözleşmesi üzerinde bulunan tüm imzaların müvekkilin eli ürünü olmadığını; kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir genel kredi sözleşmesinin var olduğu düşünülse dahi, davalı müvekkiller lehine kredi kullandırılmadığını, dolayısıyla kefil olarak gösterilen davalının borçtan dolayı sorumluluğu olmadığını; hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun düzenlenerek borçlu ve kefillere tebliğinin zorunlu olduğunu, hesabın kat edildiği tarihin borcun ve alacağın miktarını gösterdiğini ancak temerrüt olgusunun gerçekleşmediğini, dolayısıyla davacı yan açısından bu koşullar gerçekleşmediğinden davacının icra takibi yapma hakkı bulunmadığını; afaki faiz oranları esas alınarak temerrüt faiz hesaplamasının hukuka ve hakkaniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini detaylıca açıklayarak davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Takip konusu olan alacak Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak olup davacı banka davalı aleyhine 30.580,56 TL asıl alacak, 211,21 TL işlemiş temerrüt faizi, 105,54 TL işlemiş faizin %5 BSMV'si , 548,46 TL masraf olmak üzere toplam 31.350,77 TL üzerinden icra takibinde bulunmuş, davalı bu takibe süresi içinde itiraz etmiş; itirazları üzerine takip durmuş ve iş bu davada takip durduktan sonra 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
Mahkememizce davalının savunması öncelikle incelenmiş olup, davalının dava dışı şirkete kefil olduğu, TBK uyarınca usulüne uygun bir kefaletin bulunduğu, davalının kefaletlerin geçersizliğine ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir.
Kredi sözleşmesinde bu sözleşme gereğince çıkacak ihtilaflarda banka kayıtlarının geçerli olacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme delil sözleşmesi niteliğinde olup davalı kefili de bağlayıcıdır. Mahkememizce bu sebeple sadece banka kayıtları üzerinden inceleme ile uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.Uzman bilirkişi raporunda, kredi sözleşmesi ve hükümlerine nazaran borcun zamanında ödenmemesi sebebi ile banka tarafından hesabın kat edilmesinin, alacağın kalan kısmının muaccel hale getirilmesinin yerinde olduğu, davacı tarafından kat ihtarının kefile tebliğinin ispat edilemediği, davalı icra takibinden önce temerrüte düşürülmemiş, icra takibiyle temerrüte düşürülmüş olduğundan alacaklı bankaca davalıdan icra takip tarihinden önce temerrüt faizi talep edilemeyeceği, akdi faiz istenebileceği ancak davacının takipte sadece temerrüt faizi talep ettiğinden, davacı banka ancak kat tarihi itibariyle asıl alacak talep edebilecektir bu çerçevede rapor hükme esas alınmak suretiyle itirazın kısmen iptaline gidilmiştir.Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların likit olduğu, hükme konu miktar yönünden de davalı tarafın haksız olduğu nazara alınarak mahkememizce icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Bu çerçevede borçtan hem kredi kullanan hem de kefalet limiti içinde kaldığından davalı kefilin sorumlu olacağı sebebi ile aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
2-Davalının ------ esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 30.003,88 TL üzerinden takip başlangıcından belirtilen şartlar altında aynen devamına,
3-Fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine,
4-Asıl alacak olan 30.003,88 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.049,57 TL harçtan peşin alınan 378,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.670,92 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Davacı tarafça yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ile 378,65 TL peşin harç olmak üzere toplam 433,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 1.000,00 TL bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 248,00 TL olmak üzere toplam 1.248,00 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 1.194,38 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca kabul edilen dava yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı vekil ile temsil olunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
12-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,
Reddedilen miktar yönüyle kesin kabul yönüyle kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 07/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!