T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/455 Esas
KARAR NO:2024/166
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:16/09/2014
KARAR TARİHİ:14/02/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE:Davacı vekili, dava dışı -----davalı şirkete servis hizmeti verdiğini bu nedenle alacaklı olduğunu; müvekkili şirketin 18/04/2007 tarihli temlik sözleşmesi ile bu alacağı devir aldığını, aynı gün davalıya durumun bildirildiğini; davalının temlike konu borcunu ödememesi sebebiyle ------- sayılı dosyasıyla takip başlattıklarını, davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına, davalıdan %40 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, temlik sözleşmesinin davalı müvekkiline 18/04/2007 tarihinde bildirildiğini, temlik edenin müvekkili nezdinde dolan alacaklarını davacıya ödendiğini, dava dışı temlik eden ile aralarındaki sözleşmenin ise 20/07/2007 tarihinde fesih edilerek o tarihten itibaren servis hizmeti alınmadığını; icra ödeme emrinin tebliğ tarihi itibarıyla temlik alana hiçbir borçlarının bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, davacıdan %40 kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
Dava İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup, davacı taraf 50.000,00 TL asıl alacak, 24.406,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 74.406,85 TL üzerinden temlik alan sıfatıyla takip başlatmıştır. İcra takibine konu alacak ise temlik eden dava dışı şirketin verdiği servis hizmetinden kaynaklanmaktadır. Akdi ilişki hususunda ve alacağın usulünce temlik edildiği hususunda herhangi bir ihtilaf yoktur. Mahkememizin ----- sayılı dosyasında açılan bu davada verilen 2 adet karar ------ tarafından bozulmuş olup, mahkememizce ''Dava dışı ------ davalıyla arasındaki servis hizmeti sözleşmesi gereğince 18/04/2007 tarihinden sonra her ay için ne kadar alacağın doğduğu bu alacağı her ay için 50.000,00 TL sinin davacıya ödenip ödenmediğinin saptanmasından ibarettir. Bunun için davalı defteri, dava dışı ----- defterleri ve davacının defterleri bilirkişi tarafından incelenerek çekişmeli hususu cevabı aranmalıdır'' gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda taraf şirketleriyle dava dışı temlik eden şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş ise de; dava dışı ------ tasfiye sonucu ile sicilden terkin edildiği, davada taraf olmadığı, yapılacak işlemin ticari defter ve kayıtlarının incelemesiyle sınırlı olduğu; bir davada temsil gibi, arta kalan bir malının tasfiyesi gibi ihyayı gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığı; şirket defterlerinin 10 yıl saklanması gerektiği, şirket terkin edilse dahi bu yükümlülüğün devam ettiği nazara alınarak mahkememizce şirket yöneticisi aranmaya başlanmış, ancak tüm aramalara rağmen şirket kayıtları bulunamadığından sadece davacı ve davalı şirket kayıtları üzerinden bilirkişi raporu alınabilmiştir. Ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonunda bizzat davalı şirketin kayıtlarından davalı şirketin 07/09/2007 tarihinde banka havalesiyle davacı şirkete 11.567,44 TL ödeme yaparak borç bakiyesini sıfırladığı görülmektedir. Ancak burada temlik edenin borçlarına karşılık davalı şirket nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarını, davalının temlik edenle olan ticari ilişkisi kapsamında doğan alacaklarının mahsup edilip edilmeyeceğinin irdelenmesi gerekmiş olup; dava tarihinde cari olan 818 sayılı Borçlar Kanununun 167.maddesinde ''Borçlu devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devir alana karşıda ileriye sürebilir'' bu hüküm gereğince borçlu konumundaki davalımızın devri öğrendiği zaman devri yapan alacaklıya takas beyanında bulunma hakkına sahipse yeni alacaklıdan herhangi bir alacağı almamasına karşı takas beyanında bulunabileceği; bu durumda hem devredilmiş olan alacak hem de borçlunun devredenden olan alacağı takas beyanıyla sona ereceğinin genel kural olduğu; alacağın devrinden sonra takas beyanının devralan kişiye karşı yapılması konusunu 818 sayılı yasanın 167/2. maddesinde ''Borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağının, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir'' düzenlemesinin yer aldığı; davamızda temlik eden ------ davalı tarafından kesilen 6.997,34 TL akıllı okuyucusu faturası ve 236,00 TL tutarlı -------- faturasının temlikten sonra muaccel olmasına göre, davalının muavin kaydına temlik eden aleyhine borç olarak kaydedebileceği, bu şekilde kaydedildiği, bakiyenin sıfırlama işleminde bu miktarın düşüldüğü; bunun mahkememizce de kabul gördüğü; Ancak 30/04/2007 tarihinde 17.300,00 TL olarak, 25/05/2007 tarihinde 15.000,00 TL olarak, 28/05/2007 tarihinde ise 10.000,00 TL olarak toplam 42.300,00 TL nin temlikin bildirildiği 18/04/2007 tarihinden sonra davacı yerine temlik eden ------ ödeyen davalımızın kusurlu olduğu; bu ödemeler ile davalı kayıtlarında ----hesabının sıfırlandığı; bu nedenle 42.300,00 TL nin davalımızca davacıya ödenmesi gerektiği ancak bu ödemeden sonra alacağı temlik eden------ sebepsiz zenginleşmeden dolayı rücu edilebileceği nazara alınarak mahkememizce 42.300,00 TL asıl alacağa hükmedilmiştir. Davacı takibinde birikmiş faizde talep etmiş olup, davamıza konu takipten evvel davacının ------ sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığı, o takip emrinin davalımıza 31/08/2007 günü tebliğ edildiği, bu nedenle temerrütün bu tarihte oluştuğu, temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında 629 gün geçtiği, bunun ilk 120 gününde avans faizinin %29 olduğu, kalan 507 günde %27 olduğu, toplam takip öncesi işlemiş faizin 19.964 TL olduğu nazara alınarak bu miktar üzerinden de işlemiş faize hükmedilerek, Davacının icra inkar tazminatı talep ettiği, temlik konusu alacağın akdi bir ilişkiden kaynaklandığı, temlik edilen alacağın 50.000,00 TL olarak belirlenip likit olduğu, takibe itirazında hüküm altına alınan kısım yönünden haksız bulunduğu sebebiyle asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilmiş, dava tarihinde inkar tazminatı %40 olduğundan bu orana hükmedilmiş;Davalı taraf kötü niyetli takip tazminatı talep etmişse de temlike konu bir alacağın söz konusu bulunduğu, reddedilen kısmın davalının temlik edenden kaynaklı takasa konu borcundan da oluştuğu nazara alınarak şartı doğmayan bu tazminat talebinin reddine karar verilmiş,İş bu karar davalının bizzat ticari kayıtlarıyla ortaya çıkan ve onun kayıtlarında yer alan hususlardan doğduğu, bu nedenle kendisini bağlayıcı olduğu nazara alınarak davanın haksız yere dava açılmasına sebep olduğu dikkate alınarak hükmedilen miktarlar çerçevesinde aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti de takdir edilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
Davalının -------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 42.300,00 TL asıl alacak ve 19.964,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62.264,44 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmak üzere devamına,
Fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine,
42.300,00 TL asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalının kötü niyetli takip tazminat talebinin reddedilen kısım yönünden şartları oluşmadığından reddine,
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 4.253,28 TL harçtan peşin alınan 632,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.620,78 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafça yatırılan 15,60 TL başvurma harcı ile 632,50 TL peşin harç olmak üzere toplam 648,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 10.200,00 TL bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 270,00 TL olmak üzere toplam 10.470,00 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 5.952,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 175,10 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 75,56 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,
Hüküm tarihindeki tarife uyarınca kabul edilen dava yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden hesaplanan nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından ve ayrıca vekalet ücreti reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 12.142,41 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Reddedilen kısım yönüyle kesin kabul yönüyle kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 14/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!