WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/297 Esas
KARAR NO:2024/155
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:24/07/2020
KARAR TARİHİ:14/02/2024

Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı 07.02.2018 tarihinde------isimli yer önünde yaya olarak bulunan davacı ---- davalılardan-------sayılı poliçe ile ---- teminatı altına almış olduğunu, diğer davalı----
malik olduğu davalı ---- sürücülüğünü yaptığı --- plaka sayılı kamyonetin geri geri gelerek çarpıp ayağının üzerinden geçmesi neticesinde yaya olan davacının yaralanmış olduğunu, Kazada davalı yan sürücüsünün geri geri manevra yaparak KTK nun 67. Maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, kaza ile ilgili Ceza Yargılamasını yapan----- dosyasında yapılan keşifle davalı yan sürücünün yolunu uzatmamak için 50 metre geri geri manevra yaptığının tespit edildiği ve kusurlu bulunarak cezaya mahkûm edilmiş olduğunu, Davalı yan aracının çarpması neticesinde hasarlanmış olan yaya davacının kaza sonrası --------tedavi altına alınıp 6 defa ameliyat geçirdiği 16 gece hastanede yattığı, 30 defa her biri yarım gün süren fizik tedavi seansına katıldığı ve doktorları tarafından bir daha eski sağlığına kavuşamayacağı söylenerek % 16 oranında malul kaldığını, Davacının maluliyetine ilişkin tazminatların ödenmesi için davalılardan sigortacıya yapılan başvurunun yanıt verilmeyerek karşılanmadığı, sigorta şirketinin poliçe sözleşmeleri ticari işlem olduğundan davalılardan sigortacının ticari faizden sorumlu olacağı, davalı sigortacı ve davalı işleten ile yapılan arabuluculuk girişiminin anlaşamamazlık ile sonuçlandığını, Davacı ---- kaza tarihinde 35 yaşında olduğu, aynı zamanda İngiliz vatandaşlığı taşıdığını, ticari faaliyetlerde bulunduğu kaza nedeni ile kendisine yapılan iş tekliflerini kabul edemeyerek maddi zarara uğradığının dava dilekçesine ek maillerden anlaşılacağı üzere olağan geliri dışında kendisine
yapılan 36.000 TL lik iş teklifini kabul edemeyerek kazanç kaybına uğradığını, Kaza sonrası ağır yaralanıp 4 kez ameliyat geçiren ve 35 yaşında iken kısmı sakat kalan davacının sakatlık ve ameliyat izleri profesyonel olarak ilgilendiği yüzme bisiklet, koşu sporları yapamayacak olmasının yarattığı psikolojik travma nedeni ile aşırı üzüntü duyarak psikolojisinin bozulmuş olduğundan davalılardan malik ve sürücüden manevi tazminat taleplerinin olduğunu, Maddi tazminatın bilirkişi marifeti ile hesaplanması gerektiğinden alacağın belirsiz olduğunu, Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere; 5.000,00 TL daimi maluliyet, 1.000,00 Geçici maluliyet 1.000 TL tedavi giderleri olmak üzere 7.000,00 TL maddi tazminatın davalıların tamamından müştereken ve müteselsilen 100.000,00 TL manevi tazminat ve şimdilik 100,00 TL kazanç kaybının davalı sürücü ve işletenden müştereken ve müteselsilen Yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin davalıların tamamından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı -------- vekili tarafından davaya cevap dilekçesinde özetle: Davalı sigortacının davayı kabul etmemek kaydı ile sorumluluğunun poliçe teminat limiti olan 330.000 TL ve sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğu olaydaki kusur durumunun tespit edilmesinin gerektiği, maddi tazminata esas alınacak olan maluliyet raporunun 20.02.2020 tarihinde yürürlüğe giren --------- uygun olarak alınmasının gerektiği, davacının kişisel olarak aldığı maluliyet raporunun tazminat hesabına esas alınamayacağı, geçici iş göremezlik ve sağlık giderlerinin trafik sigortası teminat limitlerinin dışında kaldığı, tazminat
hesabının aktüer bilirkişi tarafından ---- belirlenen esaslara göre yapılmasının gerektiği davacıların ceza yargılaması sırasında şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiği, davalı sigortacının davayı kabul etmemek kaydı ile ancak yasal faiz ile sorumlu olabileceği sigortacının temerrüde düşmemiş olduğu, tazminat hesaplamasının -----esas alınarak yapılmasının gerektiği, davacının müterafik kusurunun göz önüne alınarak tazminattan indirim sebebi sayılması davaya davalı sigortacı sebep olmadığından yargılama
ve vekâlet giderlerinden sorumlu olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ------- tarafından cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin zaman aşımına uğramış olduğu, Kazada sigortalı aracın kusurunun bulunmadığı, davacının maluliyet oranının kabul edilemeyeceği faiz talep edemeyeceği, kazanç kaybı talep edemeyeceği, caza yargılamasının bağlayıcı olmayacağı kazada yaya olan davacının KTK nun 68 ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138. Maddesinde belirtilen yayaların uyacağı kuralları ihlal ettiği, davacının manevi tazminat talebinin fahiş olduğu, belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Sürücü------ cevap dilekçesi sunmamıştır.

DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, trafik tescil kayıtları, poliçe ve hasar dosyası, hastane tedavi evrakları, ------ kayıtları, ---- araştırması bilgileri, ----- raporu, bilirkişi raporları.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, 07/02/2018 tarihli trafik kazası nedeni ile davacının, davalılardan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, 07/02/2018 tarihli davalılardan ---- plakalı aracın sürücüsünün davalı--------sevk idaresinde iken yaya olan davacıya çarparak yere düşmesi sonucu oluşan kazada davacının maluliyetinin oluşup oluşmadığı, tarafların kusurlu olup olmadığı, oluşan zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağı, şimdilik 5.000 TL daimi iş göremezlik, 1.000 TL geçici iş göremezlik, 1.000 TL tedavi giderleri, 100.000 TL manevi tazminatın, 100,00 TL kazanç kaybının davalılardan tahsilinin mümkün olup olmayacağına yönelik olduğu görüldü. 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Kural olarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi ------ gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir.Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır ----------2918 sayılı Kanunun 88. maddesi ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar” düzenlemeleri yer almıştır.6098 sayılı TBK 61. Maddesinde (818 sayılı BK’nın 50 ve 51. maddelerinde de), haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda, zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanlardan birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88/1. maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacı dava dilekçesinde zararın tamamını davalılardan talep etmiştir. Davalıların sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88. maddesine dayanmaktadır.-----------İşletenin, 2918 sayılı KTK.’nun 85. maddesi, sürücünün TBK’nun 49 (BK.’nun 41) vd. madde hükümlerine göre mevcut zarardan davacıya karşı, 2918 sayılı KTK.’nun 88/1. maddesi uyarınca müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır. Alacaklı taraf, TBK’nun 163. maddesi (BK.nun 142/1) uyarınca, müteselsil borçlulardan hepsinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir.Bununla birlikte; kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmü uyarınca manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Dosyada mübrez kusur bilirkişisi ile aktüerya bilirkişisinin raporunda özetle; Yukarıda ayrıntılı gerekçeleri ile birlikte arz ve izahına çalışıldığı üzere bu kazanın oluşumunda; Davalı Yan Sürücü ------: Asli Kusurlu Olarak % 75 (YÜZDEYETMİŞ BEŞ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; Davacı Yaya ----: Tali Kusurlu Olarak % 25 (YÜZDE YİRMİ BEŞ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; Yaya ----kendisine kusur atfedilen kural ihlallerinin haricinde
müterafik kusur olarak değerlendirilebilecek ve zararlı sonuca katkısı bulunan başkaca bir davranışının bulunmadığı; Davalı ----- araç maliki olarak KTK nun 3. Maddesi kapsamında işleten sıfatına haiz olduğu KTK nun 85. Maddesi gereğince zarar gören davacının zararından sorumlu olduğu; Davalı Sigortacının KTK nun 91. Maddesi gereğinde davalı işletenin sorumluluğunu üstlendiğinden zarar gören davacının zararından sorumlu olduğu; Kazanın oluşumunda KTK nun 86 maddesi kapsamında; Davalı işleten ve eylemlerinden sorumlu olduğu davalı sürücünün; kusurunu kaldıran veya azaltan harici bir mücbir sebep veya 3. Kişinin ağın kusurunun bulunmadığı Tespit ve Kanaatlerini bildirmiştir. Davalı Yan Sürücü -------: Asli Kusurlu Olarak % 75 (YÜZDE YETMİŞ BEŞ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; Davacı Yaya ------ Tali Kusurlu Olarak % 25 (YÜZDE YİRMİ BEŞ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; Yaya------ kendisine kusur atfedilen kural ihlallerinin haricinde müteraf ik kusur olarakdeğerlendirilebilecek ve zararlı sonuca katkısı bulunan
başkaca bir davranışının bulunmadığı; Davalı ------: araç maliki olarak KTK nun 3. Maddesi kapsamında işleten sıfatına haiz olduğu KTK nun 85. Maddesi gereğince zarar gören davacının zararından sorumlu olduğu; Davalı Sigortacının KTK nun 91. Maddesi gereğinde davalı işletenin sorumluluğunu üstlendiğinden zarar gören davacının zararından sorumlu olduğu; Kazanın oluşumunda KTK nun 86 maddesi kapsamında; Davalı işleten ve eylemlerinden sorumlu olduğu davalı sürücünün; kusurunu kaldıran veya azaltan harici bir mücbir sebep veya 3. Kişinin ağın kusurunun bulunmadığı; Davacı / Kazalı -------geçirdiği trafik kazası nedeniyle talep edebileceği maddi zararının toplam 199.110,97 TL olduğu, Davacının % 25 kusur oranı mahsup edildiğinde talep edebileceği tutarın; 199.110,97 TL – (%25) 49.777,74 = 149.333,22 TL Olduğu Tazminat Tutarının Davalılardan sigortacının; 360.000 TL olan poliçe limit kapsamında olduğu Diğer Davalılar ile birlikte Zarardan sorumlu olduğu, Davacı ---- talep ettiği Tedavi Giderleri yönünden gerekli değerlendirmeyi yapmak üzere heyette uzman hekim bilirkişi de bulunmadığından, Davacı’nın Tedavi giderlerine dair maddi zarar talebi yönüyle bir hesaplama yapılamadığı ve hesaplamadan ayrık tutulduğu, Davacı/Kazalı ------- Yol/Ulaşım Gideri için; Muhtelif tarihli Araç Benzin fişleri, Otopark ücret fişleri ile Araç Kiralama faturasına dair taleplerinin olduğu görülmekle; söz konusu Kiralanan araç, benzin konulan Araç, yine araca koyulan benzin miktarı ve otopark ücretleri ile Davacı’nın tedavisi arasındaki illiyet bağı tevsik edilemeyeceğinden, muhtelif tarihli söz konusu benzin fişleri, otopark fişleri ile araç
kiralama faturasının hesaplamadan ayrık tutulması gerektiği,
Ve fakat, Yaralanmanın niteliğine göre ne kadarlık yol gideri yapıldığı belirlenerek Tedavi Gideri olarak Ulaşım/Yol Masrafı’na takdir edilmesi gerekmesine karşın, Davacı’nın ne sıklıkla ve hangi şekilde Hastaneye ulaşım sağlayacağına dair tıbbi gerekliliği ve makuliyeti de uzmanlık alanımızda olmadığından, - bu hususun uzman doktor bilirkişiden tespiti akabinde değerlendirilmesi gerektiği, heyette hekim bilirkişi olmadığı için değerlendirilemediğinden bu hususların yokluğunda Yol gideri talebinin hesaplamadan ayrık tutulması gerektiği, Davacı/Kazalı --------Gideri için; Davacı’nın muhtelif tarihli gıda alışveriş fişleri ile bunların içindeki bir takım gıda ürünlerine dair talepleri olduğu görülmekle; söz konusu Gıda ürünleri ile Davacı’nın tedavisi arasındaki
illiyet bağı tevsik edilemeyeceğinden, muhtelif tarihli söz konusu gıda fişlerinin hesaplamadan ayrık tutulması gerektiği, Davacı/Kazalı ---- için; Davacı’nın muhtelif tarihli giyim alışveriş fişleri ile bunların içindeki bir takım giyim ürünlerine dair talepleri olduğu görülmekle; söz konusu Giyim ürünleri ile Davacı’nın tedavisi arasındaki
illiyet bağı tevsik edilemeyeceğinden, muhtelif tarihli söz konusu giyim fişlerinin hesaplamadan ayrık tutulması gerektiği, Davacı/Kazalı------ İlaç-Tıbbi Malzeme/Tedavi Gideri için; Davacı’nın muhtelif tarih ve içerikli İlaç/Tıbbi Malzeme ve Fizik Tedavi dahil Tedavi Gideri fiş ve faturalarına dair taleplerinin olduğu görülmekle; söz konusu ilaç/tıbbi malzeme ve sair medikal ürünlerin hangilerinin Davacı tedavisi ile ilgili gerekli/makul olduğu ve hangi süreyle
makul olduğu hususları ile Davacı yanca sunulan delillerin kadri marufluğu hususların da yine uzman hekimce değerlendirilmesi akabinde Davacı’nın taleplerinin makuliyeti ortaya çıkabilecektir, buna göre, Davacı’nın hangi süreyle ve hangi İlaç/Tıbbi-Medikal Malzemelere ihtiyaç duyacağına dair tıbbi gerekliliği ve makuliyeti de uzmanlık alanımızda olmadığından, bu hususun uzman doktor bilirkişiden tespiti akabinde değerlendirilmesi gerektiği, heyette hekim bilirkişi olmadığı için değerlendirilemediğinden bu hususların yokluğunda İlaç-Tıbbi Malzeme/Tedavi Gideri talebinin hesaplamadan ayrık tutulması gerektiği, 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan Tedavi Giderleri yönünden Dava Dışı -----, ilgi yasa kapsamı dışında kalan Belgesiz Tedavi Giderlerinden ise Davalı Sigorta Şirketi’nin de poliçe limitleri kapsamında Diğer Davalılarla birlikte sorumlu olduğu kanaatini bildirmiştir.Dosyada-------karar sayılı raporda özetle; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunmuştur.Dosyada mübrez --- alınan tarihli raporda özetle; Davalı sürücü----- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya --- kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur şeklinde bildirilmiştir.Davalı sigorta şirketi vekilinin 08/02/2023 tarihinde davacının teminatlarına giren maddi tazminata ilişkin talebi ile ilgili olarak davacı taraf ile sulh olunduğunu, bu çerçevede 321.500,00 TL ibraname mukabilinde ödendiğini, işbu ödeme ile davacının, davalı şirket, davalı sigortalı ile sigortalı araç sürücüsü için maddi tazminat talepleri bakımından tamamen feragat ettiğini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bu konuda lehlerine hüküm kurulmasına yer olmadığını talep etmiştir. Davacı vekili 19/12/2022 tarihli maddi tazminat talebi yönünden sulh olunduğuna ilişkin feragat dilekçesi sunduğunu, ibrarname uyarınca maddi tazminat talepleri yönünden feragat etme yükümlülüğü bulunduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri, ulaşım gideri, rapor ücretine ilişkin taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davacı vekili 20/12/2023 tarihli duruşmada; maddi tazminat talepleri yönünden tüm davalılar adına feragat ettiklerini, manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir.
Davadan feragat 6100 sayılı HMK nun 307. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Yasada feragatin dilekçe ile de yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayacağı belirtildikten başka HMK 311. maddesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağına yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; eldeki davanın 07/02/2018 tarihli trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemi ile açıldığı, yargılama devam ederken, davacı vekilinin maddi tazminat talebine ilişkin isteminden tüm davalılar yönünden feragat ettiğini bildirdiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat etmeye yönelik olarak özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmakla; davacının maddi tazminat talebi yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.Manevi tazminat istemi yönünden ise; Nitekim, manevi tazminat miktarının tayininde ---------kararında gösterilen ölçütlerin esas alınması gerekmektedir. Buna göre manevi tazminat ne bir ceza ne de gerçek manada bir tazminattır, ceza değildir zira davacının menfaati düşünülmeksizin sorumlu olana hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük değildir. Manevi tazminatın amacı, mağdurda veya zarara uğrayan da bir huzur hissi, bir tatmin duygusu yaratmaktır. Hakim manevi tazminatı tayin ederken, TBK'nun 51 ve 52. maddesini nazara almalıdır. Buna göre manevi tazminat özel hal ve şartlar ile kusurun ağırlığı gözönünde bulundurularak belirlenir. Somut olay ele alındığında; davaya konu trafik kazasında davalı sürücünün kusur durumu, davacının iyileşme süresi, tarafların ekonomik durumları, hakkaniyet ilkelesi ve manevi tazminata yasal içtihatlar gereği yasal faiz işletilmesi hususu da dikkate alınarak; davacının davasının manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile; 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07/02/2018 tatarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın maddi tazminat istemi yönünden feragat nedeni ile REDDİNE,
2-Davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile; 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07/02/2018 tatarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar -------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Maddi tazminat talebi yönünden karar tarihi itibari ile alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 365,81 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 61,79 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafa yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 365,81 TL peşin harç toplamı 420,21 TL'nin davalılar --------alınarak davacıya verilmesine,
5-Manevi tazminat talebi yönünden karar tarihi itibari ile alınması gereken 4.098,60 TL karar ve ilam harcının davalılar ------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafça yapılmış 306,60 TL tebligat, müzekkere ve 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 820,00 TL, 1.070,00 TL ve 2.345,00 TL adli tıp faturası ücretleri olmak üzere toplam 6.341,60 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.552,72 TL'sinin davalılar ------- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davalı sigorta şirketi tarafından feragat edilen maddi tazminat talebi yönünden vekalet ücreti talep edilmediğinden maddi tazminat talebi yönünden bu davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Davalı ------kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 7.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalı-------- verilmesine,
10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden, AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalı ---------- verilmesine,
12-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının HMK 333. Maddesi gereği karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta ------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 14/02/2024