T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/188 Esas
KARAR NO:2024/137
DAVA:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ:12/06/2020
KARAR TARİHİ:07/02/2024
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ----- tarihleri arasında ----- kayıtlı olarak ve ---- adresinde önce----- tabelası ile perakende ticarete başladığını, müvekkilinden önce söz konusu adreste ---- adında kişinin perakende ticaret faaliyeti yürüttüğünü, müvekkilinin, davalı---- elektrik dağıtım firmasına sözleşme için zamanında başvurmasına rağmen davalı şirket müvekkilinin bu talebini sürekli sürüncemede bıraktığını, müvekkilinin davalı şirketle yaptığı şifahi görüşmede "önceki abonenin borcu olması nedeniyle kendisine sözleşme yapılmadığı" yönünde cevap alındığını, müvekkilinin söz konusu işyerinde gıda faaliyeti yürüttüğü için gerek buzdolabı ihtiyacı gerek işyerinin aydınlatma, güvenlik kameraları ve elektronik cihazlarının çalışması için elektrik ihtiyacı zaruri olduğu için elektriği kullanmaya devam ettiğini, davacı müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirip sözleşme için başvurmasına rağmen sözleşme yapmayan şirketin hem talebi sürüncemede bıraktığını hem de müvekkilinin kullandığı elektriği kaçak elektrik olarak değerlendirip fahiş miktarda faturalar çıkardığını,Hatta müvekkilinin konuyla ilgili olarak -----üzerinden dahi başvurduğunu, Ancak piyasadaki ve bölgedeki hakim durumunu kötüye kullanan davalı firmanın hiçbir şekilde müvekkiline karşı
vazifelerini yerine getirmediğini, Davalı şirketin müvekkiline karşı;
----------- = 1.816,92 TL
-------= 42.279,40 TL
------ = 5.267,04 TL
------= 1.716,84 TL
----- = 10.310,01 TL
------. = 7.466,36 TL olmak üzere toplam 68.856,57 TL icra takibi yapıldığını, Müvekkilinin gelen tebligatlardan haberdar olmayarak süresinde itiraz edemediğini ve takiplerin kesinleştiğini, davalarının kabulü ile; müvekkilinin söz konusu icra takiplerinde iddia edilen (kaçak tüketim) borcunun olmadığının ve 11.10.2017 ile 29.01.2019 tarihleri arasındaki normal tüketim borcunun tespitine, davalı şirketin haksız ve kötüniyetli olmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu edilen olayda ---- tarihinde adreste yapılan kontrolde, adına sözleşme olmadan tüketim yapıldığı için kullanıcı ---- seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tutanağı tutularak tesisatın enerjisinin kesildiğini,--- tarihinde ----- adına imzalanan abonelik sözleşmesi için adrese gidildiğinde, 29.08.2017 tarihinde kesilen elektriğin mühür fekki yapılarak açıldığı ve sözleşmesiz elektrik tüketimi yapıldığı tespit edilerek o tarihte yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri ve 622 Sayılı ------Kurul kararı doğrultusunda ---- adına ----- nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlendiğini ve enerji kesildiğini, Yönetmeliğin 46.Maddesi uyarınca kaçak elektrik enerjisi tüketimi faturalandırıldığını, Faturalandırma işlemi yönetmelik ve yasaya uygun yapıldığını, davacı yanın müvekkil şirketin fahiş
miktarda faturalar çıkardığı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, Yönetmeliğin ödeme başlıklı 47. maddesinin 1. fıkrasında "Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketici, kendisine fatura edilen bedeli son ödeme tarihine kadar ödemekle yükümlüdür. Fatura kredi kartı ile ödenebilir. Tüketiciye gönderilen faturada ödeme için en az 10 gün süre verilir. İtirazın yapılmış olması ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz." Denildiğini, Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit olunan davacının kendisinetahakkuk eden bedeli son ödeme gününe rağmen ödemediğini,
Bu şekilde yükümlülükler yerine getirilmeden tüketim yapıldığı için sırası ile; -----nolu Kaçak Tespit Tutanağına istinaden 14.421,09-TL, --- tarihinde ----- nolu Kaçak Tespit Tutanağına istinaden 5.578,16-TL, ------ tarihinde ------ nolu Kaçak Tespit Tutanağına istinaden 6.178,75-TL, ---- tarihinde ----- nolu Kaçak Tespit Tutanağına istinaden 3.903,57-TL,----- tarihinde --- nolu Kaçak Tespit Tutanağına istinaden 5.157,50-TL,------ tarihinde -------- nolu Kaçak Tespit Tutanağına istinaden 7.311,98-TL, -------nolu Kaçak Tespit Tutanağına istinaden 1.670,84-TL Kaçak elektrik enerjisi faturası tahakkuk edildiğini,Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; Davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine, Davalı yanın %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELLİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, -----------sayılı dosya aslı, -------- gelen müzekkere cevapları, ----- gelen müzekkere cevabı, bilirkişi raporu.
DELLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle kaçak elektrik kullanılmadığı iddiası ile açılan tespit davasıdır.------- davacının esnaf kaydının bulunup bulunmadığının sorulduğu, --- müzekkere yazıldığı görülmüştür.---- yazılan müzekkerede; sorgulamada---- adına, ---- nolu tesisatta, ----- tarihinde başlatılan ve ------ sözleşme hesap numarası ile ticarethane aboneliğinin bulunduğu belirtilmiştir. ---- yazılan yazıya verilen cevapta ise; ---- kayıtlarının tetkikinde --- tarihinde--------- işinden dolayı mükellefiyet tesis ettirmiş olup, -------tarihinde faaliyetine son vermiştir.Ödevli------- takvim yılı beyanlarını 2. sınıf tacir olarak beyan etmiştir. 213 sayılı VUK 'nun 177. maddesini aşan ve Bilanço hesabına göre (1. Sınıf tacir) Defter Tutma hadlerinin olmadığı ödevlinin beyanlarından anlaşılmıştır'' şeklinde cevap vermişlerdir. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.6102 sayılı TTK 'nun 4. maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır. Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, TTK' nda ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlenmiştir.6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile Değişik 6102 sayılı TTK' nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TTK’ndan ve 6102 sayılı TTK’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda, davacı tacir statüsünde olmadığından ve davaya konu edilen dönemde taraflar arasında abone ilişkisi bulunmadığından davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerekir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nun 1.maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, re'sen incelenir. Bu durumda, kaçak tespit tutanağında her ne kadar ticarethane yazılmış ise de bu hususun davacıya tacir sıfatı kazandırmayacağı, gelen müzekkere cevaplarından davacının tacir olmadığının görüldüğü ve taraflar arasında abone ilişkisi bulunmadığı için görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olacağından mahkememizce görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ------ Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere ----- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 07/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!