T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/213 Esas
KARAR NO: 2024/524
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/02/2018
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı ------- müvekkilinin bayisi olduğunu; satın aldığı malların bedelini ödemede temerrüde düşmesi sebebiyle, -------- sayılı dosyasıyla kambiyo takibi başlatıldığını; diğer davalı ---------, anılan şirkete borçlarına karşılık 100.000,00 TL'ye kadar taşınmazını ipotek ettiğini; -- eşinin de aynı belge altında borca müteselsil kefil olduğunu; aksi durumun sübutu halinde resmi senet olan ipotek senedini etkilemek maksadıyla sahte evrak düzenleyerek sunduğunun ikrarı olacağından bahisle, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ---------- sayılı dosyasına vaki itirazın iptaliyle davalının % 20 inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda icra dairesinin yetkisiz olduğunu; buna bağlı olarak da mahkemenin de yetkisiz olduğunu; takipte ödeme emri tebliği üzerine yetkiye ve ipoteğe ayrıca açıkça itiraz edildiğini; genel işlem şartı niteliğinde olan yetki kayıtlarının 6100 sayılı HMK'nın 17. Maddesi dikkate alındığında geçersiz olduğunu; ----------- İcra Dairesi ve Mahkemeleri'nin kesin yetkili olduğunu; ipoteğin müvekkilinin eşinin yazılı rızası ve bilgisi olmadan gerçekleştirildiğinden geçersiz olduğunu; söz konusu taşınmaz üzerine müvekkili ve müvekkilinin eşiyle hiçbir bağı bulunmayan ------ davacıya olan borcuna teminat olarak tesis edildiğini; dolayısıyla ipotek tesisi hukuki nedeninin müvekkilinin eşi tarafından akdedilen bir kefalet sözleşmesi oluşturulduğunu; TBK.m.584 hükmü uyarınca, en geç sözleşmenin kurulması anına kadar rıza verilmesi gerektiğini; ipotek tesisi sırasında eşin rızası alınmadığını; davacı şirketin daha da ileri giderek müvekkiline ait olmayan yazı ve imzayı içerir bir muvafakat belgesini sahte olarak tanzim ettiğini; dava dilekçesi ekinde sunulan müvekkilinin eşi tarafından yazıldığı ileri sürülen metin ve isim altındaki imzanın müvekkilinin elinden sadır olmadığını; belge altındaki imzanın da müvekkilinin eşine ait olmadığını; edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında, müvekkilinin taşınmaz üzerinde hakkı bulunduğunu; ipoteğin iptali amacıyla ----- sayıyla devam eden dava bulunduğunu; anıları dava sonucunun beklenmesi gerektiğinden bahisle, yerinde olmayan davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 22/05/2024 tarihli dilekçe ile dava konusu iddia ve taleplerinden feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını, davadan feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili de 22/05/2024 tarihli dilekçe ile davacının davadan feragat etmesi üzerine herhangi bir suretle vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığını, feragat uyarınca dosyada işlem yapılmasını talep etmiştir. Dosyada bilirkişi raporu alındığı ve duruşmanın 25/09/2024 gününe bırakıldığı; ancak davacı vekili ve davalı vekilinin beyanları itibarı ile duruşma günü ara kararından dönülmüştür.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinden vekilin feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.Feragat 6100 sayılı HMK nun 307. Vd maddelerinde düzenlenmiştir. Yasada feragatin dilekçe ile de yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayacağı belirtildikten başka HMK 311. Maddesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağına yer verilmiştir. Feragatin varlığı nedeniyle, davanın feragat nedeniyle reddine dair takdiren aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere
Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
1-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 1.207,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 780,15 TL fazla harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı vekili tarafından lehine vekalet ücreti talep etmediğinden vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Kullanılmayan gider avansı varsa hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde----------Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda karar verildi. 29/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!