T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/782 Esas
KARAR NO:2024/167
DAVA:Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 20/09/2022
KARAR TARİHİ:28/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kurum sigortalılarından ------ ihyasını talep ettikleri------- tarihinde geçirdiği iş kazası maluliyeti sonucu nedeniyle kazalı işçiye bağlanan gelir neticesinde oluşan kurum zararının tahsili için ----- sayılı dosyası üzerinden açılan rücuen tazminat davasının ------- tarihinde kesinleştiğini, karar ilamının --------- sayılı dosyası ile icraya konulduğunu ancak borçlu şirketin ------ resen terk edildiğinin belirlendiğini, şirket resen terk edildiğinden, tasfiyesi olmadığından husumetin sadece ------ yöneltildiğini, davacı kurumun alacağının terkinden önce doğduğunu, terkinin usulsüz olduğunu, ihyası talep edilen şirketin terkin tarihinin ---- tarihi olduğunu, alacaklarının bu tarihten önce doğduğunu beyanla ----- ihyasına, , tasfiye memuru atanmasına, masraf ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiğini, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddeceğini, -------resen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, ihyası talep edilen şirketin dosyasında yapılan incelemede, adresinin tespit edilemediği hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve -------- Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, resen terk kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri sicil müdürlüğüne ibraz etmeleri veya şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması durumunda aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmeleri gerektiğini, ayrıca şirketin davacı veya davalı sıfatı ile sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı ---- vermesi gerektiğini, ihtara rağmen ihyası talep edilen şirketin yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini beyanla dava açılmasına sebep olmadıklarını ve müvekkili müdürlük hakkında aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK 'nın geçici 7. maddesi gereği re'sen terkin olunan---- ihyası istemine ilişkindir.Yetkisizlik kararı öncesinde, ---- yazı yazılmış, cevabi yazıdan -------sayılı dosyalarında dosyamız davacısının alacaklı, ihyası istenen şirketin borçlu durumunda olduğu anlaşılmıştır. İncelenen tüm dosya kapsamına göre;----------- sayılı dosyası yönünden taraf teşkilinin sağlanması, kararın infazının temini, alacağın tahsili ve müteakip işlemlerin yapılması için davacının işbu davayı açmakta haklı ve hukuki yararının bulunduğu görülmekle; davacı tarafından, açılan davanın sübut bulduğundan kabulü ile ---- numarasında kayıtlı bulunan ------- yeniden ----- kaydına ve tesciline dair karar vermek gerekmiştir. Yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden ise; ihyası talep olunan şirkete ilişkin gelen sicil kayıtlarından şirketin terkin sebebinin "adresin tesbit edilememesi" olduğu anlaşılmaktadır. 5174 Sayılı----------Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği", hükmünü içermektedir.
Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş -----Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; "5174 sayılı kanunun 10 ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler.." ifadesi ile geçici 7. madde kapsamında olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir. Bu nedenle kanunda öngörülen haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında anılan maddedeki sayılan hallerin sınırlı sayıldığı ve genişletici yorumda bulunulamayacağı açıktır. İkincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddelerine aykırı olamaz ve çelişen hallerde ikincil düzenleme hükümleri dikkate alınmaz ve kanun hükümleri uygulanır. Açıklanan nedenlerle, ihyası istenilen şirket hakkında başkaca münfesihlik sebebi ileri sürülmediği, terkin sebebinin "adreste tesbit edilmeme" olduğu, kanunda öngörülmeyen bir sebeble terkin yapıldığı anlaşılmış, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline dair karar vermek gerekmiş, münfesih olmayan şirkete tasfiye memuru atanması söz konusu olmayacağı gözetilerek tasfiye memuru da atanmamıştır. ----------
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile,----- numarasında kayıtlı iken TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen ----- taraf teşkilinin sağlanması, kararın infazının temini, alacağın tahsili ve müteakip işlemlerin yapılması amacıyla----- sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ---------- kayıt ve tesciline,
Kararın ----- ilanına, tescil ve ilan için davacıya yetki verilmesine,
Karar kesinleştiğinde keyfiyetin ----- yazı ile bildirilmesine,
2-Davalı -------harçtan muaf olduğundan karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı----- tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen 97,00 TL posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı Vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!