T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/543 Esas
KARAR NO:2024/464
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 31/07/2023
KARAR TARİHİ: 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle, müvekkil ------------yılında kredi sözleşmeleri imzalanmış olduğu, kredi borcunun teminatı olarak ipotek tesis edilmiş olduğu, ayrıca bankaya kendi adına ve müvekkili şirket kredi hesabına tahsil için 58 adet muhtelif tarih ve tutarlı 3. şahıs müşteri çeki verilmiş olduğu, söz konusu kredinin ödemelerinde gecikme olması üzerine,----- sayılı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğinin müvekkili şirkete ihtar edilerek, -----dosyaları ile aleyhine takibe geçilmiş olduğu,---------- ipotekli taşınmazların icradan satışı ve taraflar arasında imzalanan 07.11.2016 tarihli protokol çerçevesinde müvekkili şirket tarafından kredi borcu ödenerek kapatılmış olduğu, kredi borcunun kapatıldığının karşı taraf banka tarafından yazılı olarak teyit edilmiş olduğu, kredi sözleşmesine istinaden muhatap bankanın -----------, bedeli tahsil ve kredi borcuna mahsuben verilen 58 adet 3. şahıs müşteri çekinin keşidecileri tarafından ödenip ödenmediğini, varsa ödenmeyenler için kanuni bir işlem gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, eğer işlem yapılmış ise, yapılan işlemler ile neticelerinin bildirilmesi, listede adı geçen ve ancak işlem yapılmayan çeklerin müvekkili şirkete iadesi için şube ve karşı taraf banka genel müdürlüğü ile yazışmalar yapılmış olduğu, bu çeklerle ilgili işlemlere ilişkin sözlü ve yazılı olarak bilgi talep edilmişse de, muhatap banka tarafından herhangi bir cevap ve bilgi verilmemiş olduğu, bunun üzerine, ----------yevmiye numarası ile muhatap bankaya ihtarname keşide edilerek, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak üzere, tahsil için verilen 3. şahıs müşteri çekleri ilişkin işlem bilgilerinin ve işlem yapılmayan çeklerin iadesi konusunda tebliğden itibaren yedi gün süre verilmiş olduğu, aksi takdirde teslim edilmeyen çek bedellerinin, işleyecek faizi, ferileri, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve bilcümle masrafları ile birlikte tahsilini teminen yasal yollara başvurulacağının ihtar edilmiş olduğu, muhatap banka tarafından ihtarnameye herhangi bir cevap verilmemiş olduğu, ihtarnamenin tebliğinden yaklaşık beş ay sonra, ihtarnameye konu müşteri çeklerinden --------- tarihinde müvekkili şirkete teslim edilmiş olduğu, bilahare, müvekkili şirkete iade edilen çekler incelendiğinde, bir kısım çeklerin hiç ibraz edilmediği, ibraz edilen çeklerle ilgili banka sorumluluk tutarlarının tahsili için muhatap bankalara müracaat edilmediği, kısmi karşılıklarının alınmadığı ve süresinde işlem yapılmadığı için bu çeklerin zamanaşımına uğradığı, kambiyo senedi/çek vasfını yitirdiği ayrıca karşılıksız çıkan çeklerin tahsili için icra takibine de geçilmediği tespit edilmiş olduğu, karşı taraf bankanın yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi veya süresinde yerine getirmemesi nedeniyle, işbu başvuruya konu çeklerin bir kısmı süresinde ibraz edilmeyerek kambiyo senedi vasfını yitirmiş olduğu, karşılıksız çıkan çekler hakkında ise icra takibine geçilmeyerek ve müvekkili şirketin takibe geçmesine de bilgi verilmemek ve iade edilmemek suretiyle engel olunarak tahsili imkansız hale getirilmiş olduğu, neticeten çeklerin tahsili için hiç bir işlem yapılmadığından bahisle, sorumluluğa konu toplam çek bedeli tutarı 1.668.000,00.- Türk Lirası (çeklerin müvekkil şirkete teslim edilmesinden sonra ilgili muhatap bankalardan çek yaprağı sorumluluk tutarı 33.000,00 TL. tahsil edilmiş olduğu) ve işleyen avans faizinin davalı bankadan tahsilinin talep edildiği, dava konusu müşteri çeklerinin davalı bankaya tahsil amacıyla verilmiş olduğu, ciranta ile hamil arasındaki ilişkinin TTK 688/1 maddesi hükmü uyarınca vekalet sözleşmesi hükmünde olduğu, dolayısıyla müvekkilinin (ciranta) vermiş olduğu talimata uygun hareket etmeyen vekil durumundaki bankanın, TBK'nın 509/2 maddesi hükmü gereğince ortaya çıkan zararları üstlenmek durumunda olduğu, ayrıca bankaların faaliyetlerinin; BK'nın 99/2 ve 100/3 maddelerinde geçen "...Hükümet tarafından imtiyaz suretiyle verilen bir sanatın icrası" kapsamında sayılmakta olduğu, dolayısıyla bir güven kurumu olan bankaların TK 20 hükmüne göre bütün işlemlerinde basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülükleri bulunduğu, davalı bankanın dava konusu çeklerin tahsili sürecinde göstermiş olduğu en ufak bir ihmalin bile yukarıda anılan maddeler gereğince bankayı sorumlu kılmaya yetecek olduğu, davalı bankanın tahsiline ilişkin yükümlülüklerini objektif özen yükümlülüğüne ve vekalet ilişkisine aykırı olarak, hiç, gereği gibi ve süresinde yerine getirmemesi nedeniyle kambiyo senedi vasfını yitiren çeklerden dolayı davacı şirketin 1.635.000,00 TL ve bu çeklere keşide tarihlerinden itibaren işleyen avans faizi 1.928.144,17 TL. ile birlikte toplam 3.563.144,17 TL zarara uğramış olduğu, netice olarak karşı taraf bankanın objektif özen yükümlülüğüne ve vekalet ilişkisine aykırı olarak, tahsil cirosuyla devraldığı çekleri zamanında ibraz etmeyerek ve karşılıksız çıkan çeklerin tahsili için gerekli iş ve işlemleri hiç, gereği gibi ve/veya süresinde yerine getirmeyerek, müvekkili şirketin alacağını tahsiline engel olmuş olduğu ve müvekkilini zarara uğratmış olduğundan bahisle 1.635.000,00 TL ve bu çeklere keşide tarihlerinden itibaren işleyen avans faizi 1.928.144,17 TL ile birlikte toplam 3.563.144,17 TL zararının işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilince verilen cevap dilekçesinde özetle, Mahkememiz yetkisine itiraz ettikleri, HMK’nın 6. maddesi hükmü uyarınca davalı bankanın yerleşim yeri mahkemesini yetkili olduğu, davanın ------- Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, davanın, haksız fiil iddiasıyla açılan tazminat davası olduğu, TBK 72. maddesi gereği haksız fiilden dolayı açılacak davalarda öğrenme taraihinden itibaren iki yıllık ve her halukarda 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüş olduğu, davanın süre aşımı sebebiyle reddi gerektiği, davalı bankanın davacı şirkete krediler kullandırmış olduğu, davacı şirketin, kullanmış olduğu kredilerin teminatı kapsamında, kredilerin ödenmesi için tahsilinde kredi borçlarına mahsup edilmek üzere davaya konu çekleri müvekkili bankaya ciro ve teslim etmiş olduğu, davaya konu çeklerin verilmesi amacının kullanılan kredilere teminat ve kredi borçlarının ödenmesi olduğu, davacı taraf ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri hükümlerine göre; müvekkili bankanın karşılıksız olan çekleri icra takibine koyma veya çek borçlularından tahsil etme gibi bir yükümlülüğü bulunmadığı, zaten çeklerin tahsili halinde kredi borçlarından düşülmek amacıyla verilmiş olduğu, müvekkili bankanın, davacı şirketin vekili olmadığı, teminat çekleri sebebiyle müvekkili bankaya vekalet ilişkisi atfedilmesinin, davacının avukatlığını yapmasının beklenmesi şüphesiz mümkün olmadığı, davacı tarafın, basiretli bir tacirden beklenen davranışa uygun olarak, işlerinde gereken özeni göstermesi, tahsilinde kredi borçlarından düşülmek üzere bankaya verdiği çeklerden karşılıksız çıkanları vakit geçirmeksizin bankadan iade alması ve tahsili için lazım gelen çalışmayı yapması gerekeceği, davacı tarafın, kendi ticari faaliyetine konu olması sebebiyle, müvekkili bankaya verdiği çeklerin bütün özellikleri, vadelerini, ibrazında tahsil olup olmadıklarını, karşılıksız kalanları pek tabi bilmekte olduğu, basiretli tacirden beklenen özen sebebiyle bilmesi gerekmekte olduğu, davacı tarafın, kredi borçlarını ödeyerek karşılıksız çıkan çekleri bankadan iade alması, çekten kaynaklanan müracat haklarını kullanması, çek alacaklarının tahsili için yapılması lazım gelen bil cümle işi ifa etmesi gerekirken bütün bu yükümlüklerinin hilafına harekeret etmesinin davacının bizzat kendi kusuru olduğu, davacı tarafın, kendi kusurunun olumsuz sonuçlarından müvekkili bankayı sorumlu tutmaya çalıştığı, davacının davalıdan krediler kullanmış olduğu, bu kredilerin teminatı olarak toplam 3 adet taşınmaz ipoteği ve tahsilinde kredi borçlarından mahsup edilmek üzere davacı tarafından ciro teslim edilen muhtelif miktar ve adetli müşteri çekleri alınmış olduğu, davacı tarafın kredi sözleşmesi hükümlerine uymaması, kredi geri ödemelerini süresinde ve tam olarak ifa etmemesi ve böylece kredinin geri ödemelerinde temerrüde düşülmesi sebebiyle kredi hesaplarının kat edilerek ----------- Nolu hesap kat ihtarnamesi ile 5.804.725,42-TL nakdi, 70.950-TL gayri nakdi kredi alacağının ödenmesini ihtar edilmiş olduğu, rağmen borcun ödenmemesi üzerine; kredi alacağının tahsili amacıyla davacı şirket hakkında icra takipleri başlatılmış olduğu, sonrası süreçte davacı borçluya kredi borçlarında indirim, borçların vadeye yayılması gibi bir takım kolaylık ve avantajlar sağlamış olduğu, nihayetinde 2019 tarihinde bakiye borçların ödenerek kredi borçlarının tasfiye edilmiş olduğu, davaya konu edilen 33 adet çekin tamamının müvekkili banka tarafından yasal süresi içinde takasa ibraz edilmiş olduğu, bu kapsamda 28 adet çekin karşılıksız olarak 3 adet çekin ise Mahkeme ödeme yasağı kararı nedeniyle yazılmış olduğu, 2 adet çekin ise talimata istinaden iade edilmiş olduğu, takasa ibraz edilen anılan çekler karşılığı bulunsaydı yapılan tahsilatlar davacının kredi borcuna mahsup edilecek olduğu, çeklerin karşılıksız çıkması neticesinde davacının basiretli bir tacir gibi davranıp borcunu ödeyerek çeklerini iade alması ve çek borçlularına karşı gerekli yasal işlemleri kendisinin yapması gerekirken bunu yapmayıp üstelik çeklerin zaman aşımına uğramasını bekledikten sonra zarara uğradığı iddiasıyla bankayı sorumlu tutmaya çalışmasının, dava açmasının kötü niyet içerdiği, davacı şirket tarafından imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümlerine göre; kredi borçlarının teminatı olarak tahsilinde kredi borçlarına mahsup edilmek üzere alınan ve fakat karşılıksız çıkan çek ve senetlerle ilgili bankanın icra takip işlemleri yapma yükümlülüğü olmadığı, müvekkili banka ile davacı arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 31. maddesinin " Müşteri(ler) iş bu sözleşme veya diğer alacakları veya alacaklarının gelecek dönemlerde tahakkuk edecek faizleri nedeniyle, Bankanın istediği veya dilediği zaman isteyeceği miktarda ve nitelikte, Bankaca kabule şayan vadeleri uygun ticari senetleri vermeyi taahhüt ere(ler) Banka senetlerin dilerse rehnini dilerse teminat amacıyla temlikini istemeye yetkilidir. Banka dilerse bizzat müşterinin (müşterilerin) borçlusu olduğu ticari senetleri de teminata alabilir. Banka her ne nedenle olursa olsun temlik veya terhin edilen ticari senetlerden herhangi birini , kredi ilişkisi devam etsin veya etmesin vaktinde tahsile koyup koymamakta kanunen alınması gerekli olabilecek komisyon ve masrafları tahsil edip etmemekte senetlerin vadesi sonunda ödenmemesi halinde protesto keşide ve tebliğinde kanuni işlem yapılmasında ve dava açılmasında, senet bedellerini veya faizlerini kısmen veya tamamen tahsil etmeden borçlularına iade etmekte tam bir serbestiye sahip olup Bankanın bu yetkilerini kullanıp kullanmamasından ötürü müşteriye (müşterilere) karşı hiç bir sorumluluğu yoktur. Bankanın senetleri takibe koymuş olması bu haklarından vazgeçtiği ,bu konuda sorumluluk üstlendiği anlamında yorumlanamaz. Senede bağlı hakların bu ya da başka herhangi sebepten düşmesinden , zamanaşımına uğramasından müşterinin (müşterilerin) Bankaya karşı herhangi bir talep hakkı mevcut değildir. Banka bu yetkilerini müşteriye (müşterilere ) ihbarda ,ihtarda bulunmadan kullanabilir. ...." Kredi sözleşmesinin 26. maddesinin " Taraflar bu sözleşme tahtında kararlaştırılan teminatın bir kısmının Bankaca kabule şayan, vadeleri uygun, alacaklısı veya borçlusu müşteri olan ticari senetlerin rehnedilmesi veya devri suretiyle verilebileceği hususunda anlaşmışlardır. Taraflar rehin yahut temlik ettiği senet bedellerinin tahsili için kanuni takip işlemlerini başlatmayı yahut başlattığı işlemlere devam etmeyi tercih etmediği durumlarda; ilgili senetleri müşteriye iade edebileceği ve söz konusu senet bedellerinin müşteri tarafından makul süre içerisinde depo edilmesini talep edebileceği hususunda mutabık kalmışlardır... " şeklinde olduğu, bankanın çekleri takibe koyma yükümlülüğü bulunmadığı, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre davacının davayı açmadan önce ticari ilişkide bulunduğu çek keşidecisi şirkete karşı temel ilişkiye dayalı olarak dava ve takip yoluna gitmek suretiyle alacağını takip etmesi gerektiği yapılan takip ve dava sonucu davacının alacağını alamaması halinde iş bu dava açma hakkının doğacağının içtihat edilmiş olduğu, ki böyle bir durumda da çekin keşidecisinin ve cirantalarının ödeme gücünün olup olmadığı inceleme konusu olacağı, davacı tarafın davaya konu çekler bakımından müvekkili bankaya herhangi bir iade talebi olmadığı, sadece --------keşide tarihli 2 adet çeki davacı tarafın iade talep ettiği, davacının talebi üzerine bu çeklerin --------tarihinde müvekkili banka tarafından davacıya iade edilmiş olduğu, 12.11.2018 tarihli ihtarname tarihi itibariyle davaya konu çeklerin tamamının zaman aşımına uğradığı, ayrıca bu tarih itibariyle davacının borçlarının tamamı kapatılmamış olduğu, 63.250,00 TL masraf borcu kalmış olduğu, ihtarnamede belirtildiğinin aksine çeklerin zaman aşımına uğramasından 2 çek dışında davacının çeklerin iadesi için sözlü ve yazılı başvurusu olmadığı, dava konusu çeklerin de 05.04.20219 tarihinde iade edilmiş olduğu, dava konusu çekler incelendiğinde çeklerin davacı lehine keşide edildiği, ciro yolu ile aldığı çeklerin cirantasının başka çeklerin keşidecisi olduğu başka bir deyişle davacının çek keşidecileri ve cirantalar ile temel ticari ilişkisi bulunduğu bu nedenle çeklerin tahsil edilip edilemeyeceğini bildiği, öte yandan, bütün müşteri hesapları gerek internet bankacılığı ve gerekse mobil bankacılık izinleri bağlamında davacının kontrol ve denetiminde olduğu, teminat çeklerinden yapılan tahsilatların müşteri hesaplarına alacak yazılmakta olduğu, dolayısıyla davacının hangi çekin tahsil olduğunu hangi çekin tahsil olmadığını bildiği, zaten kendi ticari ilişki sebebiyle temin edilerek borçların ödeme aracı olarak bankaya verilen işbu çeklerin özelliklerinin veya ödenip ödenmediklerinin bilinmemesinin ticari hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, ayrıca çeklerin yazılma tarihi ------------ yılları olup bu tarihlerde davacının kredi hesabı dahi kat edilip temerrüt hali henüz gerçekleşmediğinden müvekkil bankanın çekler hakkında takip başlatma hakkı ve gerekliliği bulunmadığı, yine kredinin teminatında bulunan gayrimenkullerden alacağını tahsil imkanı var iken icra takibi ile tahsil edilip edilmeyeceği belli olmayan söz konusu çekler hakkında müvekkili bankanın takip başlatması zaman, emek ve para kaybı olup bankamızın böyle bir yükümlülüğü de bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği gibi davaya konu çeklerin tahsil cirosuyla bankaya teslim edilmediği, davaya konu çeklerin kredi borçlarının teminatı olarak, tahsilinde kredi borçlarından mahsup edilmek üzere bankaya verildiği, bankaya teslim edilen çeklerde “bedeli tahsil içindir”, “vekaleten”, “kabz içindir” veya bu anlama gelecek bir kayıt ve açıklama bulunmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir.Dava, davalının davacıyı zarara uğrattığından bahisle 1.635.000,00 TL'nin 1.928.144,17 TL avans faizi ile birlikte toplam 3.563.144,17 TL zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafça bu istem, taraflar arasındaki kredi ilişkisi kapsamında davacı tarafça davalı bankaya teslim edilen müşteri çeklerinin bir kısmının süresinde ibraz edilmeyerek kambiyo senedi vasfını yitirdiği, karşılıksız çıkan çekler hakkında ise icra takibine geçilmeyerek ve müvekkili şirketin takibe geçmesine de bilgi verilmemek ve iade edilmemek suretiyle engel olunarak tahsilini imkansız hale getirdiği, neticeten çeklerin tahsili için davalı bankanın hiç bir işlem yapmadığı, sorumluluğa konu toplam çek bedeli tutarı ve işleyen avans faizi kadar zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu, zira dava konusu müşteri çeklerinin davalı bankaya tahsil amacıyla verilmiş olduğu, TTK 688 maddesi gereği bankanın vekil konumunda olduğu iddialarına dayandırılmıştır.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile Mahkememiz yetkisine itiraz etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede yer alan yetki kaydı ile, ilgili banka şubesinin olduğu yer Mahkemesinin de yetkili kılındığı, taraflar arasındaki kredi ilişkisinin davalının Maltepe Şubesince takip edildiği, buna göre Mahkememizin de yetkili bulunduğu kanaatiyle yetki itirazın reddine dair ön inceleme celsesinde karar verilmiştir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davalı banka ilgili şubesi nezdinde yerinde inceleme yapılarak rapor alınmasına dair karar verilmiştir. Bu kapsamda sunulan rapor, dosya kapsamına, delil durumuna uygun, denetime el verişli bulunmuş, varılan kanaate Mahkememizce de iştirak edilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaflardan biri de, davaya konu çeklerin davalı bankaya tesliminin tahsil cirosuna dayalı olup olmadığı noktasındadır.
Davacı taraf dava konusu çeklerin tahsil cirosu ile teslim edilmiş olduğunu iddia etmiş davalı tarafça bu iddia kabul edilmemiştir.Tahsil cirosu TTK'nun 668/1. maddesinde;
"Ciro, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir şerhi ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içerirse, hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat o poliçeyi ancak tahsil cirosu ile tekrar ciro edebilir." şeklinde tanımlanmıştır---- karar sayılı ilamında ise; "(..) Cirodan istenen amaca göre ciro, temlik, tahsil ve rehin cirosu olmak üzere üç şekilde yapılır.
24. Temlik cirosu, senetten doğan tüm hakları senedi devralana geçirmek amacıyla yapılır. Temlik cirosunda, cirodan sonra senedin devralana teslimi gerekir. Aksine düzenleme olmadıkça ciro, kural olarak temlik için yapılmış sayılır. Cironun temlikten başka bir amaçla yapıldığını iddia eden kişi bu durumu yazılı delille ispatlamalıdır ------Temlik cirosu tam ciro şeklinde yapılabileceği gibi beyaz ciro şeklinde de yapılabilir.(..)36. Kambiyo senetlerinde tahsil cirosuna gelince, çeşitli sebeplerle senet bedelini bizzat tahsil edemeyen veya etmek istenmeyen hamil, bir başkasını bu işi yapmakla görevlendirebilir. Senedin tahsil cirosu ile verilmesi bu amaca hizmet etmektedir. Tahsil cirosu ile bir senedin bedelini tahsil eden hamil, bu bedeli aralarındaki anlaşmaya uygun olarak getirip cirantasına vermektedir. Bir senedin tahsil olunması için yetki verilmesini kapsayan bu tahsil cirosu iki şekilde yapılabilir. Normal olan tahsil cirosunda bu hususun senet üzerine yazılarak belli edilmesidir. Buna “alenî tahsil cirosu” da denilir -------42. Tahsil cirolu senet, temlik cirosunun aksine, bir borcun ödenmesi için veya borç yerine kaim olmak üzere verilmemektedir. Bu bakımdan tahsil cirosunda temlik fonksiyonu bulunmamaktadır. Tahsil cirosunun temlik fonksiyonu olmadığı için ciro edileni senedin ve senette mündemiç hakkın sahibi hâline getirmemekte, onu sadece senet bedelini talep yetkisiyle teçhiz etmektedir. Mülkiyet ciroya rağmen ciro edende kalmıştır. Herhangi bir mülkiyet intikali söz konusu olmadığından ciro edenin senette mündemiç hakkın ödeneceği veya senedin kabul olunacağı konusunda teminat vermesine lüzum yoktur. Yani tahsil cirosunun teminat fonksiyonu da yoktur. Kısacası tahsil cirosunun tek fonksiyonu “teşhis fonksiyonu” olmaktadır. Tahsil cirosu ile senedi verenin, “senet alacaklısı” sıfatı ise aynen devam etmektedir ---- şeklinde açıklanmıştır. Buna göre davacı taraf tahsil cirosu iddiasını yazılı delille ispat külfeti altındadır. Aksi halde davaya konu çeklere ilişkin ciro, temlik için yapılmış sayılacaktır.Davaya konu çeklerin ise TTK'nun 668/1. maddesinde düzenlendiği şekilde “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir şerh ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kayıt içermediği belirlenmiştir. Davacı başkaca delille de tahsil cirosu iddiasını ispat edememiştir. Dava konusu çeklerin tetkikinde, birinin keşide tarihinin 2014 yılına ait olduğu, diğer çeklerinin 2015 yılında keşide edilmiş olduğu, yapılan inceleme ile davaya konu çeklerin 28 adedinin ibraz süresi içinde ibraz edilip karşılıksız şerhi aldığı, 3 adedinin ödeme yasağı kararları nedeniyle tahsil edilemediği, 2 adedinin ise davacı şirket talebine binaen davacıya iade edildiği, davacı tarafça 12/11/2018 tarihli ihtar ile davalı yedindeki çeklerin iadesinin talep edildiği, dava konusu çeklerden keşide tarihi en yeni olan çekin 25/09/2015 olup davacı ihtarı olan 12/11/2018 tarihi itibariyle, dava konusu tüm çekler için 3 yıllık kambiyo zaman aşımı süresinin dolmuş olduğu belirlenmiştir.
Davacı tarafça, davalı tarafa, dava konusu çeklerin tahsili için gerekli iş ve işlemleri yapmadığından ötürü tazmin sorumluluğu atfedilmekle birlikte, TTK'nun 18. maddesi gereğince basiretli hareket etme sorumluluğu altında olmasına rağmen, davaya konu çeklerin tahsiline ilişkin, taraflarınca hangi iş ve işlemlerin yapıldığı izah edilmemiştir.
Nitekim davacı ile temel ilişkiye dayalı olarak 3. kişiden alınmış çekler yönünden davalı bankanın anılan temel ilişkinin yabancısı olması itibariyle, dava ya da takip yoluna gitmesinin de bir ticari risk teşkil edebileceği, taraflar arasındaki sözleşmenin 31. maddesi gereğince de, davalı bankanın bu konuda serbestiye sahip olduğu Mahkememizce gözetilmiştir.
Bundan başka davacı tarafça, dava dışı ticari ilişkisi kapsamında, davacı şirkete ciro edilen veya davacı lehine düzenlenen dava konusu müşteri çeklerinin, keşidecisi veya davacıdan önceki cirantasına yönelik olarak temel ilişki gereği tahsil yoluna gidildiği ve neticesinde bu çeklerin tahsil olanağının kalmamış olduğuna dair de bir ispat vasıtası sunulmamıştır. Esasen bu çeklerin hali hazırda tahsil kabiliyeti olup olmadığı davacı tarafça usulünce ispat edilmemiş olmakla, iddia edildiği suretle davacının bir zararının da sübut bulmadığı değerlendirilmiş, davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafın sunduğu zaman aşımı savunmasına ilişkin yapılan incelemede ise, davalı tarafın 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu iddia ettiği ve bunu TBK'nun 72 maddesi hükmüne dayandırmış olduğu, davanın haksız fiile dayandığını savunduğu, ancak davaya konu istemin taraflar arasındaki kredi sözleşmesi ilişkisi kapsamında verilen çeklere ilişkin olup, TBK'nun 146 maddesi gereği 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, buna karşın davacının tazmin isteminin, alacağının tahsiline engel olunmak suretiyle davacının zararlandırıldığı iddiasına dayandığı halde, davacı ile çek keşidecileri/önceki cirantalar arasındaki temel ilişki kapsamında, dava konusu çeklerin tahsil imkanının olup olmadığına ilişkin bir ispat vasıtası sunulmamış olmakla, zaman aşımı süresinin de başlamadığı, güncel bir zararın varlığı ispat edilememekle, muaccel bir alacağın da bulunmadığı, dolayısıyla TBK 149 maddesi gereği zaman aşımı süresinin de işlemeye başlamadığı değerlendirilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Sübut bulmayan davanın reddine,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 60.849,61 TL harçtan mahsubu kalan 60.422,01 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Avukatlık asgari ücret tarifesi madde 13/4'e göre davalı için takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davadan önce gidilen arabulucukta hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretini davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 05/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!