WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/516 Esas
KARAR NO:2024/293
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 19/07/2023
KARAR TARİHİ: 30/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ---- ile davalılardan -----arasında, müvekkili şirketin yemek hizmeti verme edimini üstlendiği ---- karşılığında bedel ödeme yükümlülüğünü üstlendiği -------sayılı sözleşme akdedildiği ve taraflar arası ticari ilişki başladığını, müvekkili şirket tarafından sözleşme kapsamında doğan edim ve yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, ------ sözleşmeden doğan para borcunu ödeme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediğini, -------- tarihlerinde kısmi ödemeler yapılmış olmasına rağmen, sözleşmeden doğan ve muaccel olan borcun geri kalan kısım müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkili şirketin tüm ihtar, ikaz ve uyarılarına rağmen, şirket ortakları ----- kurulan bütün iletişime rağmen sonuç alınamamasının ve sözleşme konusu para ödeme ediminin ----- tarafından yerine getirilmemesinin ardından, davalı aleyhine -----Mahkemesi nezdinde ödenmeyen para borcunun ve cezai şartların tazmini talepli dava -----tarihinde ikame edildiğini, yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulü ile ------ No'lu yemek verme hizmetleri Sözleşmesi kapsamında ------ yemek verme hizmetleri sözleşme kapsamında---- doları tutarında cezanın ve ----No'lu yemek verme hizmetleri sözleşmesi kapsamında ---- ruble tutarında borcun ve ------ tutarında devlet harcının tahsil edilmesine, geriye kalan talepler bakımından davanın reddine" karar verildiğini, davalı şirketlerin hem ------- olduğundan, ----- tarafından verilen kararın----- icra edilebilmesi bakımından taraflarınca ----------- dosyasında ilgili kararın tenfizi talep edildiğini, ilgili kararın kesinleşmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davalı şirketlerin tüzel kişilik perdesinin sağladığı hukuki korumayı kötüye kullanarak müvekkili şirketin alacağına ulaşmasını engellediğini, bu anlamda davalılar arasındaki tüzel kişilik perdesinin çarpraz kaldırılmasını, işbu davaya konu ------- de isimleri, ortakları ve yönetim yapıları ortak olup tek bir şirket gibi hareket ettiklerini, davalı şirketler arasında organik bağ mevcut olduğu ------ Sayılı dosyasında davalı Şirket'in ---- iştirakinde çalışan işçisi----- ödenmeyen işçilik alacaklarına ilişkin davalılardan ------sorumlu tutulmasının mahkeme kararı ile de sabit hale geldiğini, davanın kabulü ile, davalı şirketler arasındaki tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını,------- adına ------dosyası nezdinde tenfizi talep edilen karara konu müvekkil şirket alacağından, ------ müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalılar------cevap dilekçesinde özetle, davacı ile davalı ----- aralarında yemek hizmeti verme sözleşmesi akdedildiğini, iş bu sözleşme kapsamında -------- alacaklı olduklarını ve alacaklarının tahsili için diğer davalı ile müvekkili şirketler arasındaki tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gerektiğini iddia ederek huzurdaki davayı ikame ettiklerini, davacı taraf eda davası ikame edebilecek iken tespit davası ikame etmiş olduğunu, hukuki yarar yokluğundan işbu davanın usulden reddi gerektiğini, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması davaları, alacağın tazmini amaçlı ikame edileceğini, burada iddia olunan amaç, bu şekilde açıklanmasa dahi perdenin kaldırılması alacağın ortak ve yöneticilerden tahsili imkanını doğuracağını, davacı yanın dilekçesinin son kısmında ''müvekkilin alacaklarının tahsili için davalı şirketin tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını'' talep ettiklerini belirttiklerini, davacı tarafın,------------- tutarında alacaklı olduğunu iddia etmekle birlikte sırf bu alacağın tahsili amacı ile huzurdaki davayı ikame etmiş olduğunu, yaklaşık 2.015.145,00 TL harç ödememek amacıyla talep sonucu yalnızca tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve şirketlerin tek bir şirket olduğunun tespitine ilişkin olarak gösterildiğini, davacı tarafın alacak iddiaları incelendiğinde eda davası neticesinde taraflarınca kesinlikle kabul anlamına gelmemek ile birlikte şirketler arasındaki bağ da tespit edilmiş olacağını, dolayısıyla tespit davası ile istenen hukuki koruma, eda davası ile elde edilebilecek iken, ayrı bir tespit davası ikame edilmesi usule aykırı olduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin gerçekleştirilmemiş olması sebebiyle usulden reddi gerektiğini, zorunlu arabuluculuk kavramı mevcut uyuşmazlık hakkında dava açmadan önce arabuluculuk yolunun tüketilmesini ifade ettiğini, aksi halde açılacak davanın usulden reddi gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu m.5 "Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuyu başvurulmuş olması dava şartıdır.'' hükmünün olduğunu, zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden ikame edilen davanın usulden reddini, harca esas değeri gösterilmeyen ve eksik harç ile ikame edilen davanın usulden reddini, aksi halde ise harca esas değerin gösterilmesi ve harcın tamamlatılması için davacıya kesin süre verilmesini, davanın müvekkil şirketler yönünden husumet yokluğundan reddini, davanın usulden reddiyle, soyut iddialar ile ikame edilen ispatlanamayan, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, davalı şirketler arasındaki tüzel kişilik perdesinin kaldırılması, --------- sayılı dosyası nezdinde tenfizi talep edilen karara konu davacı şirket alacağından, ----- ile birlikte ----- müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti istemine ilişkindir.Tespit davaları genel olarak bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Hukuki ilişkiden maksat, bir kimse ile diğer bir kimse veya eşya arasında mevcut olan ve somut bir olaydan doğan hukuki ilişkidir. Buna karşılık, bir hukuki ilişki niteliğinde olmayıp maddi vakıadan ibaret olan ilişkilerin tespiti için açılan tespit davası dinlenmez. Ayrıca tespit davasında hukuki ilişkinin hemen tespitinde hukuki yararın bulunması da lazımdır. Bu durum, 6100 sayılı HMK'nın 106/2 maddesinde "Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır" şeklinde ifade edilmiştir.Hukuki ilişkinin mevcut olması tespit davası açmak için yeterli olmayıp, hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının mahkemece tespitinde davacının hukuki yararı bulunmalıdır. Hukuki yarar, hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının hemen tespitine ilişkin olmalıdır. Başka bir deyişle davacının hukuki korunma ihtiyacı güncel olmalıdır. Bu korunma ihtiyacı doğmadan (yani bu hukuki korunma ihtiyacının gelecekte duyulacağından bahisle) tespit davası açılamaz. Bir hukuki ilişkinin tespit edilmesinde hukuki yararın bulunduğunun kabul edilebilmesi için; davacının bir hakkının veya hukuki durumunun güncel (halihazır) bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olması ve bu hususun davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunması, tespit hükmünün de bu tehlikeyi kaldırmaya elverişli olması gereklidir.Kural olarak, gelecekteki yararlara veya zararlara dayanılarak tespit davası açılamayacağı gibi, eda davası açılması mümkün olan hallerde de tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.Tespit davalarında hukuki ilişki ve hukuki yarar dava şartıdır. Hakim, bir tespit davasında bu iki şartın da var olup olmadığını yargılamanın her safhasında re'sen göz önünde bulundurmakla görevlidir.Somut olayda da davacının, ilama bağlanan ve tenfiz işlemi gerçekleştirilen karara konu alacaklarından davalıların sorumlu olduğunun tespitine karar verilmesinin talep edildiği, davacının isteminin, ancak bir eda davasında ileri sürülebilecek nitelikte olduğu, ------- kararlarına göre eda davası açılabilecek hallerde kural olarak tespit davası açılamayacağı, işbu dava neticesinde davacının tespit talebi yönünden kabul kararı verilse dahi bu kararın davacıya doğrudan hak sağlamayacağı,
görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yararın bulunmadığı yani bu vakıanın sorumlu olduğunu iddia ettikleri davalılara karşı açacakları bir eda davasında da ileri sürebilecekleri nazara alındığında hukuki yararlarının olmadığı kanaatine varılmış olup --------mahkememizce davacının davasının 6100 sayılı HMK 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine dair karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının 6100 sayılı HMK 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 269,85TL harçtan mahsubu ile 157,75 TL eksik harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
5-Davalılar --------kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL'nin davacıdan alınarak anılı davalı tarafa verilmesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle,---------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2024