T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/451 Esas
KARAR NO: 2024/245
DAVA: Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı)
DAVA TARİHİ: 04/02/2013
KARAR TARİHİ: 04/04/2024
-----maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----- Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA: Davacı vekili; davalı -------firmasına müvekkili bankanın -------- şubesi tarafından kredi kullandırıldığını, firmanın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerine yerine getirmediğinden hesabının kat edildiğini, keşide edilen ihtarnameden sonra borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında icra takibine başlandığını, bankanın takip tarihi itibarıyla borçlu firmadan 7.650.959,07 TL alacaklı olup takip işlemlerine devam edildiğini, ----- tarla vasıflı taşınmaz ----- kayıtlı iken diğer davalı --------- muvazaalı olarak devredildiğini, yine davalı -------kayıtlı arsa vasıflı taşınmazın ----- borçlu firmanın alacaklarından mal kaçırmaya çalıştığı bir dönemde diğer davalı ---------muvazaalı olarak devrettiğini, devredilen taşınmazları alan davalıların davalı borçlunun alacaklarından mal kaçırma amacıyla bu işlemleri yaptığı bilmekte ve kendisinin de bu işlemlere aracı olduğunu davalı borçlu firmanın kendi aktifinde bulunan taşınmazlarını usulüne uygun olmayan bir şekilde ve muvazaalı olarak diğer davalılara mal kaçırma amacıyla devrettiğini emsallerine göre devir tarihlerindeki rayiç bedellerinin altında devredildiğini belirterek ----- Esas sayılı dosyası borçlusu ----adına kayıtlı olan ---- vasıflı taşınmazın diğer davalı -------kayıtlı arsa vasıflı taşınmazdaki ---- hissenin diğer davalı ------- yapılan muvazaalı devirle ilgili tasarruf işlemlerinin İİK 277 mad. ve devam eden hükümlerine göre batıl olmakla müvekkili banka yönünden iptaline, taşınmazlar üzerinde cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisinin tanınmasına, 7.650.959,07 TL tutarlı banka alacağı için öncelikle ihtiyaten haczine, fazlaya dair ve faizle karşılanmayan munzam zarar ve haklarının saklı tutulmasına, masraf ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalı -------- vekili; tasarrufun iptali davasında alacağın semeresiz kalmış olması bir ön şart olduğunu ve bununda kanıtlanması gerektiğini, somut olayda bu şartın gerçekleşmediğini müvekkilin emlakçılık yaptığını taşınmazın gerçek değeri ile satın alındığını davacı yan davalılar arasındaki muvazaalı ilişkiyi kanıtlamaktan uzan olduğunu rayiç değerin altında bir bedelle taşınmazın devralınmış olduğu hususunun gerçeği yansıtmadığını belirtmiştir.Davalı-------- vekili; her iki davalı yan yönünden ayrı davaların açılması gerektiğini taşınmazın müvekkil tarafından 21.000,00 TL bedelle satın alındığını müvekkilin davalı yandan alacağı mevcut ise de bu taşınmaz devrinin borcun tahsili maksadıyla yapılmamış olduğunu davalılardan ------ sektöründe lider işletmelerden bir tanesi olduğunu bu şirketin borçlarını ödemekten aciz halde bulunduğu hususunun müvekkil tarafından bilinmesinin mümkün olmayacağını devralınan taşınmazın davalılardan ----- önemli bir kısmını da meydana getirmediğini beyan etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, tasarrufun iptali davasıdır.Mahkememizce daha önce verilen görevsizlik kararı ----- sayılı istinaf ilamı ile kaldırılarak, mahkememiz görevli kılınmıştır.Davacı vekili, Davalı -------- şirketin 25.05.2010 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ödemediğini, bu nedenle----- dosyası üzerinden takip yapıldığını, Davalı -----bedelle Davalı------ devrettiğini, devrin muvazaalı olduğunu, mal kaçırma amacıyla yapıldığını, satış değerinin düşük olduğunu, ticari şirketler adına emtiaların devir şekline uyulmadığından iyi niyet ve bedel farkı aranmadan iptalin gerektiğini, icra takibindeki alacağın tahsil imkanının bulunmadığını belirterek, muvazaalı tapu devir işlemlerinin davacı banka yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı -----Vekili, müvekkilinin emlakçılık yaptığını, satılık ilanı üzerine taşınmazı değerine satın aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- Vekili, taşınmazın değerine satın alındığını, bedelin banka kanalıyla ödendiğini, taşınmazın satın alma önce kullanılmadığını, ticari işletmenin mühim kısmını teşkil etmediğini, Davalı ----adlı şirketinini faaliyetlerini ---sürdürdüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Uyuşmazlık; Davalı ---- bedelle Davalı -----devirlerinin, muvazaalı olup olmadığı, tasarrufların iptaline karar verilmesi gerekip gerekmediği hususundadır. Uyuşmazlık kapsamında bilirkişi raporları aldırılmıştır.---- Asliye Hukuk Mahkemesi kanlıyla aldırılan 03.05.2013 tarihli inşaat mühendisi raporunda, ------- yerin tarla vasfında olduğunu, içinde tek katlı yığma bina bulunduğunu, değerinin 115.680,00 TL olduğunu, belirtmiştir.Mahkememizce aldırılan 11.03.2014 tarihli heyet bilirkişi raporunda; -------- olduğu belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamında; Dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değerler arasında misli farklar bulunmadığı, davacı tarafça yine davalılar ---- adlı şirketin borçlu ----- adlı şirketin durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu (kötüniyetli) ispatlanamadığından, tasarrufun iptali şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir. ---------
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken maktu karar ve ilam harcı başlangıçta yatırılmadığından 427,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalılar davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 47.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı --------- tarafından yapılan 980,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Dair; davacı, davalı --- ve davalı ---- vekilinin yüzüne karşı, davalı ---- vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde---------Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/04/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!