T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/44 Esas
KARAR NO:2024/110
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:16/01/2023
KARAR TARİHİ: 13/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil banka ile -------- aktedildiği ve işbu sözleşmeye istinaden krediler açıldığı ve kullandırıldığı ve adı geçen diğer borçluların işbu sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile dahil olduğunu, söz konusu sözleşmelerin hükümlerine riayet etmeyen borçlulara ekteki ------- numaralı ihtarnamesi ile söz konusu borç bildirildiği, fakat buna rağmen borcun ödenmediği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlu hakkında -------sayılı dosyası ile asıl alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili için ilamsız icra takibine başlanıldığı, davalı borçlular, haksız ve kötüniyetli olarak tüm borca ve faize itiraz ederek, takibin durmasına sebep olduğu, davalıların müvekkili bankaya olan borçları devam etmekte ve asıl alacak ve fer'ilerinin tahsili amacıyla açılan icra takibinde talep edilen ana para, faizler ve tüm ferileri tamamen usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı borçluların icra takibine vaki itirazlarının iptali ile takibe devam edilebilmesi için işbu davanın açılmasından evvel arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, borçluların haksız itirazlarının iptal edilerek takibin devamına ve davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı taraflar cevap dilekçesi sunmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.----- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 25/10/2022 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi+ masraf toplamı 282.931,14 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçlular vekilince 28/11/2022 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup raporda özetle; davacı bankanın,-------- sayılı dosyası ile başlattığı takip talebi ile hesaplamaların tabloda gösterildiği, davacı bankanın takip talebi ile bağlı olarak; 270.666,24 TL Anapara 5.945,35 TL İşleyen Temerrüt Faizi (takip talebi ile aynı) 297,27 TL %5 BSMV Toplamı 1.558,21 TL İhtarname Masrafı (Takip talebi ile aynı) toplam 278.467,07 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, davacının takipte istediği alacağın tespitleri aşan (4.464,07 TL) kısmının davaya sunulan belgelere ve takip talebi ile bağlı olarak yerinde olmadığı, bankanın takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar takipte; ----- temerrüt faizi ve faizin gider vergisini talep edebileceği bildirilmiştir.TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerdeuygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği, -------- karar sayılı kararı da gözetilerek bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı------- davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalıların müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalılar tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 278.467,07 TL olarak tespit edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Davalı ---- aleyhine açılan dava yönünden yapılan değerlendirmede; icra takip dosyasında ilk defa sunulan takip talebinde borçlu olarak iki şirketin gösterildiği ve ---- tarihli ödeme emrinde de iki şirketin adının bulunduğu, daha sonra alacaklı vekilince kasım ---- tarihli dilekçe ile -----de borçlu olduğu, sehven yazılmadığı bildirilerek eklenmesinin talep edildiği, talep üzerine --- kasım ayında ikinci bir ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmakla,------- sayılı ilamında da belirtildiği üzere takip dosyasına sonradan borçlu eklenmesinin mümkün olmadığı, davalılar- borçlular arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığı gözetilerek bu hususun yeni bir takip talebi ile ve harcın yatırılması ile talep edilebileceği, bu yönde davacı alacaklı tarafından yapılan bir işlem olmadığı, davalı ---- hakkında usulüne uygun başlatılmış bir takip bulunmadığı, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava olduğundan davalı ------aleyhine açılan davanın işbu davalı hakkında usulüne uygun başlatılmış takip bulunmadığından usulden reddine dair karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davalılar -----aleyhine açılan davasının kısmen kabulü ile; -------- sayılı takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %25,20 oranında faiz işletilmek suretiyle, 270.666,24 TL asıl alacak, 5.945,35 TL işlemiş temerrüt faizi, 297,27 TL BSMV ve 1.558,21 TL masraf olmak üzere toplamda 278.467,07 TL üzerinden devamına, aşan istemin reddine,
Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalılar ------- tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davalı --------aleyhine açılan davanın işbu davalı hakkında usulüne uygun başlatılmış takip bulunmadığından usulden reddine,
3- Kabul edilen miktar üzerinden alınması gerekli 19.021,88 TL peşin harcın davalılar ---------- müştereken ve müteselsilen tahsili hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan, 3.000,00 TL bilirkişi, 568,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.568,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (% 99kabul) 3.532,00 TL' sinin davalılar -------müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 43.770,06 TL vekalet ücretinin davalılar --------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%99 kabul) 3.168,00 TL'sinin davalılar---------- müştereken ve müteselsilen alınmasına, (%1 Ret) 32,00 TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, -------Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!