T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/264 Esas
KARAR NO:2024/37
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/04/2023
KARAR TARİHİ:23/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirket ile davalı şirket arasında mal alım-satıma istinaden ticari ilişki mevcut olduğunu, davacının davalıya satmış olduğu ürünlere istinaden ------- bedelli ve yedi adet e-arşiv fatura tanzim edilmiş olup fatura ve faturalara konu mallar sırasıyla: -------- numaralı sevk irsaliyeleri ile davalıya teslim edildiğini, aradan geçen zamana ve davacı tarafından davalıya faturaların ibrazı ile satış bedellerinin ödenmesine ilişkin tüm taleplerine rağmen davalı tarafından bu talepler karşılıksız bırakıldığını, davacının alacağını tahsil edemediğini, ----- yevmiyeli ihtarname ile iki gün içerisinde davacı şirketin muavin kayıtlarına göre alacağın işlemiş ticari faizi ile birlikte ödenmesi ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya ----- tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafın ---- tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, ihtarın gereğinin yapılmadığı gibi ---------- cevabi ihtarname ile “söz konusu bedel müvekkil şirket tarafından muhataba ödenecek olup işbu ihtar ile ilave süre talebimiz mevcuttur.” denilerek borcu kabul ederek borcun ödeneceğini ancak süre talebi olduğunun belirtildiği, davalı, söz konusu faturalar gereği davacı şirketi cari hesap ile ticari defter ve belgelere göre takip tarihi itibarıyla 800.440,29 TL alacaklı olduğunu, davalı tarafın fatura ve cari hesaba istinaden muaccel borcunu ödememekte ısrar etmesi üzerine----- dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, %15 teminat karşılığı verilen ihtiyati hacizle birlikte ------sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine de geçildiğini,-------- sayılı dosyasından düzenlenen ödeme emri davalıya 21.03.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı/borçlunun 22.03.2023 tarihli, kötü niyetli itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu fatura ve malların davalı tarafa teslim edildiğini, davalının 800.440,29 TL borçlu olduğu davacı şirketin ticari defter ve belgeleri ile sabit olduğunu, cevabi ihtarnamesi ile kabulü de mevcut olduğunu, açıklanan nedenlerle, ihtiyati haczin devamıyla ve fazlaya ilişkin her türlü alacak ve faiz talep hakları saklı kalması kaydıyla, davalı borçlunun ------ sayılı dosyasına yapmış olduğu borca itirazın iptaline, takibin devamına, 800.440,29 TL asıl alacak ve tüm ferilerin tahsiline, itirazın haksız olması sebebiyle %20 icra inkâr tazminatının, davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri, vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı şirketin davacı şirketten birçok kez ürünler almış ve bu ürünlerin bedelini de aksatmadan düzenli şekilde ödediğini, fakat son dönemde davacı şirketten alınan ürünlerin doğru malzeme gönderilmemesi, eksik ürün teslimatı, zamanında ürün teslimatı yapılmaması veya faturada bahsedilen ürünlerin hiç teslim edilmemiş olması gibi çeşitli nedenlerle sorunlar yaşanmış olduğunu, bu nedenlerle davaya esas olarak gönderilen faturalarla ilgili mutabakat sağlanamadığından ödeme yapılmadığını, dava dosyası ekinde sunulan faturalarda bahsi geçen ürünlerin davalıya zamanında düzgün teslim edilmediğini, teslimata dair irsaliyeler dosyaya sunulmuş olsa da teslimat yapılmışsa bile kimlere ne şekilde teslimat yapıldığı teslim alanların yetkili olup olmadığının araştırılması gerektiğini, faturanın tek başına hizmetin alındığına dair kanıt oluşturamayacağı, ayrıca dava konusu faturaların da kime ne şekilde teslim edildiğine ilişkin delillerin de davacı tarafından sunulması gerektiğini, davalı şirkete 800.440,29 TL toplam tutarında faturalar gönderdiğini iddia etmiş, söz konusu faturaların davacı tarafından hangi tarihteki hizmetlere istinaden düzenlendiği de davalı şirketçe bilinmediğini, faturaların dayanak olarak gösterildiği ----------- sayılı icra takibi hukuka aykırı olduğunu, taraflarından takip tarihine kadar işlenmiş olan faize de itiraz etmiş olduğunu, davacı davada işlemiş faize ilişkin itirazın iptalini de talep etmemiş, her ne kadar davalının önceki vekili tarafından, davacı tarafından gönderilen ihtarnameye karşı yazılan ihtarname cevabında davacı ile bir alacak var ise onu araştırmak mutabakat sağlanıp sağlanmadığını kontrol etmek amacıyla mutabık kalınan borç olması halinde ödeme yapılacağı belirtilerek süre istenmiş olsa da bu ihtarname borcu kabul manasına gelmediği, sehven söylenmek istenen yanlış ifade edilmiş ise de davalı adına bir kabul beyanı olmadığını, bu nedenle davalı likit olmayan bir alacağa dayanan bu icra takibine itiraz etmiş, davacının davasında haklı olduğu kanıtlansa dahi icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit olması ve borçlunun kötü niyetli olması gerekeceği, davalı görüldüğü üzere önceki ticari alışverişlerde ödemelerini düzenli olarak yaptığını, bununda kötü niyetli olmadığının ispatı olduğu, ayrıca icra inkâr tazminatı istenebilmesi için alacağın likit olması gerektiğini, açıklanan nedenlerle; ------------ sayılı takibin iptaline, İİK 67/2 hükmü gereğince davacı aleyhine takip bedelinin %20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
-------sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 14/03/2023 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 1.174.727,98 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde 22/03/2023 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi ------- tarafından düzenlenen 09/11/2023 tarihli rapora göre; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tacir olan her iki tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı yönünden; Mahkemenin vermiş olduğu görev yetki ile; davacı ------ yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2021-2022 yıllarında e-defter kullanıcısı mükellef olduğu, bu kapsamda GIB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görüldüğünü, davalı --------- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2021-2022 yıllarında e-defter kullanıcısı mükellef olduğu, bu kapsamda GIB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığını, ticari defterlerin T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığının görüldüğünü, davacının alacak talebi, teslim tesellüm yönünden; davacı şirketin --------- takip dosyasındaki talebine ilişkin tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; davacı şirketin kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından 13/03/2023 takip tarihi itibariyle 1.174.939,62 TL tutarında alacaklı, davalı şirketin de incelenen kendi defter kayıtlarında davacı şirkete takip tarihi itibariyle 1.170.811,33 TL tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtları arasında 4.128,29 TL tutarında uyumsuzluk bulunduğu, bahse konu uyumsuzluğun davacının davalı aleyhine 31.12.2022 tarihinde “Kur değerlemesi” açıklaması ile 4.424,31 TL tutarında borç kaydetmiş olduğu, (4.424,31 TL-4.128,29 TL) 296,02 TL” nin ise davalının kendi defterlerinde davacı lehine borç alacak kaydetmiş olduğu işlemden kaynaklandığı, davacının takip dayanağının cari/açık hesap alacağı olmadığı, fatura alacağına ilişkin olduğu, aynı şekilde raporun 4.c.4 bölümünde incelenen her iki tarafın bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerine yapmış oldukları ------------ bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu, bahse konu “alım” ve “satış” bildirimlerin tarafların kendi ticari defterlerinde lehte ve aleyhte borç/alacak kaydedilen faturalardan ibaret olduğu tespit edildiğini, davalının şirketin cevap dilekçesinde sevk irsaliyelerinde isim imza bilgisi bulunan kişilerin davalı adına hareket eden kimseler olmadığı yönündeki beyanına doğrultusunda Mahkemenin dosyaya kazandırmış olduğu ve raporun 4.c.3 bölümünde incelenen ----sevk irsaliyelerinde bilgileri yazılı, ------- davalı şirket çalışanları olarak ----------- hizmet listelerinde kayıtlı olduğunun görüldüğünü, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi defterlerine kendi borcu olarak yazmayacağı, “alım” olarak vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu faturalar içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı şirkete geçtiği, davalı şirketin işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini somut olarak ispat etmesi gerektiği değerlendirildiğini, tüm bu tespit ve incelemeler çerçevesinde; davacı şirketin-------------- tutarlık asıl alacak talebine ilişkin ispat karinelerinin oluştuğunun, davacı/alacaklının takip öncesi faiz talebine ilişkin taraflar arasında önceden kararlaştırılmış, ödeme vadesi, temerrüt şartı, sözleşme vs dosya kapsamında yer almadığı, davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ---------- no.lu ihtarnamesinin borçluya tebliğine ilişkin tebliğ şerhinin dosyada yer almadığı, tüm bu hususlar çerçevesinde davacının takip öncesi 19.812,78 TL faiz talebine ve temerrüt şartlarının oluşup olmadığına ilişkin hukuki takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğunu, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faizi talep edebileceğinin değerlendirildiğini, Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğunu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların münhasır takdiri içinde kaldığını beyan etmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.
6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Davacı vekiline harca esas değer ile takip tutarı arasındaki farkın kaynağı ile talep sonucunu açıklaması için süre verilmiş, 20/09/2023 tarihli beyan dilekçesinde sadece asıl alacak olarak 800.440,29 TL üzerinden takibe itirazın iptalinin talep edildiği bildirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 1.174.939,62 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise davalının davacıya 1.170.811,33 TL borçlu olduğu, HMK. 221. maddesi gereği ---- formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği (---------- davalının ----bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının ----- formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği ----- davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği --------, davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle talep ettiği 800.440,29 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davanın KABULÜ ile, --------- dosyasında davalı/borçlunun 800.440,29 TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte icra takibinin DEVAMINA,
2)İptaline karar verilen 800.440,29 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3)Alınması gerekli karar harcı 54.678,07 TL’den peşin olarak yatırılan 7.795,88 TL'nin mahsubu ile 46.882,19 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4)Davacı tarafça yatırılan 7.795,88 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5)Davacı tarafından yapılan 205,50 TL ilk dava masrafı, 2.500,00 TL bilirkişi, 72,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.777,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 118.048,43 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8)-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ---------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!