WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/165 Esas
KARAR NO:2024/484
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/03/2023
KARAR TARİHİ: 11/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin, oto cam işi yaptığını, bu kapsamda davalıya ait ----- plaka sayılı aracın camını değiştirdiğini, müvekkilinin davalı borçludan defalarca araç camı değişim ücretinin ödenmesini talep etmiş ise de, davalı borçlu araç değişiminin ücretini ödemediğini, bunun üzerine davalı borçlu aleyhine------- icra takibini başlattığını, borçlunun borcunu bildiği halde, kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek, takibin durdurduğunu, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, aracının camını değiştirdiği halde, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, müvekkiline karşı borcu olmadığını iddia etmişse de, müvekkilin değiştirdiği cam bedelini ödediğine dair icra dosyasına herhangi bir delil sunmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, yapılan görüşmelerde uzlaşma sağlanamadığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden ve icra takibini durdurduğundan, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin de davalıdan alınarak, davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari hizmet ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı gerçek kişinin tacir vasfının olup olmadığı araştırılmış, dosyaya gelen vergi dairesi kayıtlarından davacının tacir olduğu anlaşılmış ve Mahkememiz görevli olduğundan yargılamaya devam olunmuştur.------ sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 31/10/2022 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 3.575,26 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 07/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 11/11/2022 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı ----------yılına ilişkin Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış/ kapanış tasdikleri süresinde yapıldığını, ticari defterlerin T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre süresinde usulüne uygun tutulduğunu, davacının kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görüldüğünü, davalı ------ huzurdaki davaya katılmadığını, cevap dilekçesi sunmadığını, 20.10.2023 tarihinde Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmadığını, ticari defterlerini ibraz etmediğinden defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığını, davacının Alacak Talebi ve Teslim, Tesellüm Yönünden: davacı---------- tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan incelemede; davacının incelenen kendi ticari defter kayıtlarında, davalı açık hesabında takip tarihi itibariyle 3.000,00 TL tutarında alacaklı gözüktüğünü, davacının defter kayıtlarında davalı açık hesabında takip konusu fatura haricinde herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, başkaca fatura yada ödeme kaydına rastlanmadığını, Mahkemenin talebiyle dosya kapsamınca celp edilen ve raporda; ----- sayılın cevap yazısında;----- hasar tarihli --- hasar dosya numaralı kasko poliçesinin işlem gördüğünü, davacının takip konusu ---- bedelli faturada ------ şeklinde yazılı olduğunu, bahse konu faturanın GİB e-arşiv fatura portal sistemi üzerinden düzenlendiğini, faturanın davalı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında ilave bir delil sunulmadığının görüldüğünü, davacının----- tutarlı asıl alacak talebine ilişkin takip konusu faturada yazılı mal/hizmetin davalı şirkete teslimine ilişkin ifasını somut olarak ispat etmesi gerektiğini beyan etmiştir.Bilirkişi ek rapor içeriğine göre; davalı ------- tarihinde Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmadığını, ticari defterlerinin ibraz edilmediğini, bu sebeple davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığını, davacının ticari defter kayıtlarında, davalı açık hesabında takip tarihi itibariyle 3.000,00TL tutarında alacaklı gözüktüğünü, davacının defter kayıtlarında davalı açık hesabında takip konusu fatura haricinde herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, başkaca fatura yada ödeme kaydına rastlanmadığını, dosya kapsamınca celp edilen ---- sayılın cevap yazısında; ---- plakalı araca ilişkin ---- hasar tarihli---- hasar dosya numaralı kasko poliçesinin işlem gördüğü, davacının takip konusu -----şeklinde yazılı olduğunu,---------- tutarlı faturanın e-fatura olarak değil, e-arşiv fatura senaryosu ile düzlendiğinin sabit olduğunu, e-arşiv fatura sisteminde, e-faturadan farklı olarak, oluşturulan faturalar -------- üzerinden alıcısına ulaştırılamayacağını, 397 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde de belirtildiği üzere, e-arşiv fatura kâğıt faturadan farklı bir belge türü olmayıp, kâğıt fatura ile aynı hukuki niteliklere sahip olduğunu, huzurdaki davanın konusu e-arşiv faturanın davalı şirkete tebliği edildiğine yönelik davacı vekilinin kök rapora itirazlarının soyut kaldığı kanaatine varıldığını beyan etmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 3.000,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, ---- plakalı aracın davalı şirket adına kayıtlı olduğu, davacının düzenlediği fatura içeriğinde ---- plakalı---- yazılı olduğu, ---- sayılın cevap yazısında; --- plakalı araca ilişkin ------ hasar tarihli -------- işlem gördüğünün tablo halinde gösterildiği, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde davacının hukuki ilişkiyi ve alacağını ispatladığı kanaatine varılmış, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 3.000,00 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, fatura düzenlenmesinin borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığı, fatura tarihinin faize başlangıç yapılamayacağı, takip işlemi öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi --------- gerektiği, iş bu davada davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği, bu haliyle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davanın kısmen KABULÜ ile, ----------- sayılı dosyasında davalı/borçlunun 3.000,00 TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte icra takibinin DEVAMINA, aşan istemin reddine
2) Hükmolunan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3)Alınması gerekli karar harcı 427,60 TL’den peşin olarak yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile 247,70 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4)Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5)Davacı tarafından yapılan 205,50 TL ilk dava masrafı, 3.250,00 TL bilirkişi, 374,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.829,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%84 kabul) 3.216,78‬ TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
6)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8)Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 575,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%84 kabul) 2.620,80 TL' sinin davalı taraftan, (%16 Ret) 499,20TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
10)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2024